Adı: MAZE (Labirent)
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.
13. Bölüm
Jungmin koltukta yayılmıştı ve önündeki koltukta Büşra
oturuyordu. Kucağında BlackEye vardı ve o bir havuç yerken, Büşra onu okşuyordu.
Jungmin burnunu kıvırdı ve Televizyon’a geri döndü. Bir süre
baktıktan sonra, çok sıkılmıştı. Neden iş olmadığı günlerde hep Jungmin’in canını
sıkacak şeyleri televizyon’a koyuyolardi? Jungmin kendine baktı. Üstünde açık
mavi kot pantolonu ve hafiften pembe bir tişört vardı.
Bu sabah onu giymemek için protesto yapmıştı Büşra’ya, ama Büşra eliende
oyuncak arabasının paketini tutuyordu. Paketin iki hafta sonra gelceğini
bekliyordu Jungmin, ama bir kaç gün önce gelmişti ve ilk Büşra onu posta’da
görmüştü, bu yüzden Jungmin’e dediğini yaptırıyordu.
Aslında Jungmin bugün dışarı çıkmak istiyordu, ama üstünde bu tişört varken çıkamazdı.
Ayrıca bugün sahte erkek arkadaşı gelcekti. Nerdeyse öğlen olmuştu ve
Jungmin heyecanlanmaya başladı.
Birden, kapının zili çaldı. Büşra önce kapıya, sonra Jungmin’e baktı. Jungmin
ona BoA yada Taemin’in gelceğini söylememişti. Demekki ikisinden birisi olamazdı.
Hemen koltuktan kalktı ve BlackEye’ı kafesine götürdü. Jungmin kapıyı açmaya
gitti.
Kapıyı açtığında, önünde Jungmin’den biraz daha büyük bir erkek duruyordu.
Siyah saçları kısaydı ve yüzüne çok yakışıyordu. Giyisileri rahat ve sportif
görünüyordu, ama aynı zamanda çok zengin bir görünüşü vardı. Jungmin adam’a
iyice baktıktan sonra kendi kendine gülümsdi. Afferin, Taemin.
“Merhaba, ben…” diye başladı adam, ama Jungmin lafını
böldü.
“Öyle konuşmayı bırak, Büşra tavşanını kafese götürmeye gitti. Her an geri
gelebilir!“ Jungmin adamı hemen evin içine çekti, ama apartmanın kapısını
kapatmayı unuttu.
“Kim geldi?” Büşra oturma odasına gitti ve misafirlerine bakmaktan kapının açık
olduğunu fark etmedi.
“Erkek arkadaşım,” diye cevap verdi Jungmin ve adamı zorla koltuğa oturttu, ve
sonra Büsra’yı odadan mutfağa doğru itti. “Hadi sen git bize çay yap.”
Adam oturma odasında şaşkınca etrafına bakıyordu. Jungmin Büşrayla mutfağa
gitti.
“Erkek arkadaşın mı?” diye sordu.
“Evet, öyle dedim ya aptal! Bana bir iyilik yap ve…”
“Güzelce konuş…” diye lafını böldü Büşra.
Jungmin gözlerini çevirdi. “Evet, erkek arkadaşım CANIM. Ona Merve’den
bahsetme.”
“Merve’yi bu adamla mı aldatıyorsun?” diye sordu Büşra.
Jungmin’in yaptığından utanıyordu.
“Aslında onu Merveyle aldatıyorum. Ilk onunla çıkmaya
başladım.”
Büşra’nın hayal kırıklığına uğradığı yüzünden besbelliydi. Bu iyi bir şeydi, demi?
“Hmm… öyleyse sen erkek arkadaşına git, seni bekliyordur.”
“Tamam, sen çayı hazırla. Ben onunla öpüşmeye gidiyorum.” diye yalan attı
Jungmin.
Büsra burnunu kıvırdı ve suyu kaynatmaya başladı. Jungmin oturma odasına gittiğinde
kendi kendine güldü. Adam hala koltukta
oturuyordu ve ona şaşkınca bakıyordu.
Jungmin yanına oturdu ve kolunu omzuna koydu. “Afferin!
Yalanı yedi!”
“Ne yalanı?” diye sordu adam.
“Taemin sana ayrıntıları anlatmadı mı? Büşra’nın yanında erkek arkadaşım mışın
gibi davrancaksın.”
“………” adam Jungmin’e sessizce baktı.
“Adın ne senin? Taemin bana söyleyi unuttu.”
“Yunho,” diye cevap verdi adam, hala çok şaşkındı.
“Hmm, sanki biyerde duydum o ismi, ama neyse…”
Büşra mutfaktan çıktı. “Çayın yanında bisküvide istermisiniz?” diye sordu.
Onu görünce Jungmin hemen iki kolunuda Yunho’nun etrafına sardı ve adamı
kendine doğru çekti. “Evet, evet, benim aşkım bisküvi çok sever, demi??”
Jungmin Yunho’ya gözünü kırptı ve flört eder gibi
gülümsedi. Yunho Jungmin’in yaptığı şeylerden korkmaya başladı ve kendi kollarını
ovdu. Korkudan ürpermişti ve kaz derisi oluşmuştu kollarında xD
Ondan uzaklaşmaya çalıştı, ama Jungmin onu dahada sıkı
tutu ve saçını okşadı. “Bebeğim, üşüdün mü? Merak etme, ben seni sıcak tutarım.”
Jungmin ona sıkıca sarıldı ve gözünün kenarından Büşra’nın şaşkın bakışını fark
etti. Sonra Büşra mutfağa geri gitti ve Jungmin Yunho’dan ayrıldı.
“Afedersin, ama…” Yunho Jungmin’le konuşmaya çalıştı, ama Jungmin mutfağa bakmakla
meşguldu. Sonra Büşra elinde bir tepsiyle geldi. Üstünde bir tabak dolusu meyve
vardı.
“Özür dilerim, evde bisküvi kalmamış. Meyve getirdim
yerine.” diye gülümsedi.
Jungmin bir kaşını kaldırdı. Bu durum Büşra’yı hiç
etkilemiyor muydu yoksa?
Yunho’yla biraz daha oynamaya karar verdi. “Benim bebeğim meyveyi çok sever,
demi?” Jungmin yine Yunho’nun protestosuna karşı, ona yaklaştı. Yunho
Jungmin’in kollarını kendinden ayırmaya çalışıyordu.
“Su kaynamıştır şimdi, hemen çaylarla geliyorum.” Büşra Yunho’ya gülümsedi ve çayları
yapmaya gitti mutfağa.
Jungmin çok şaşırdı. Az action olduğu için mi Büşra tepki vermiyordu? Demek
ki biraz action getirmesi lazımdı bu işe!
Kendi kendine güldü. Oyun’un son adımına gelmişlerdi. Jungmin koltuktan kalktı
ve Yunho’nun kucağına oturdu. “Birazdan gelir! Oyunun sonuna gelelim hadi.”
diye fısıldadı Yunho’nun kulağına.
“Ne?” Yunho havasızlıktan ölüyordu. Ama birşey sorma fırsatı olmadan, Büşra
yine elinde bir tepsiyle oturma odasına girdi.
Jungmin gözlerini kapattı, dudaklarını şişirdi, ve Yunho’nun dudaklarını öpmeye
hazırlandı. Büşra’dan kurtulmak için herşey yapardı!
Ama tam onu öpmek isterken, Yunho Büşra’ya doğru döndü, ve Jungmin Yunho’nun dudaklarını
değil yanağını öptü.
Büşra ikisine büyük gözlerle bakıyordu, elinde hala tepsi vardi. Yunho şimdi
tüm gücünle Jungmin’i ittirdi. “Ya! Ne yapıyosun?!” Yunho koltuktan kalktı.
Ama okadar hızlı bir hareket yapmıştı kı, kalktığında bacağı masanın kenarına
ildi. Yunho arkaya doğru düşüyordu, ve aynı zamanda Jungmin onu tutmak için ona
doğru ellerini uzattı.
Aynı zamanda, Büşra Yunho’ya yardım etmek için tepsiyi nereye koyacağını şaştı.
Karmakarışık bir ortamdı.
Hemen sonra, Jungmin’in açık bıraktığı kapı açıldı ve BoA ve Taemin içeri
girdi. “Abi, kapı neden…” diye başladı Taemin ama lafını bitiremedi. Taemin ve
BoA şaşkınca ortalığa bakıyordu.
Yunho tam arkaya doğru düşerken Jungmin onu elinden tutmuştu ve kendine doğru hızlıca
çekti ve bu yüzden Yunho onun üstüne düşmüştü… ve dudakları birleşmişti!
Odadaki herkes şoktaydı.
Sessizliği ilk bozan Taemin oldu. “Vay be…” dedi ve kahkahayla gülmeye başladı.
BoA ona kafasını salladı.
Yunho hemen Jungmin’in üstünden kalktı ve etrafına utanarak baktı. Ardından
hemen Jungmin yerden kalktı ve ilk Büşra’ya baktı. Büşra’nın yüzündeki ifadeyi
tam olarak okuyamıyordu. Utanç mıydı, yoksa üzüntü mü?
Yunho sonra BoA ve Taemin’e baktı, ve BoA’yı görünce
sanki gözleri ışıldadı. Sonra yine Jungmin’e döndü ve ona sinirlice baktı.
“Abartma bee,” dedi Jungmin ona. Sonra Taemin’e döndü. “Arkadaşın herşeyi
mahfetti!” diye bağırdı.
“Arkadaşım mı?” diye sordu Taemin ve bir kaşını kaldırdı. Yunho onun arkadaşı
değildi ki.
Yunho yine Jungmin’e döndü. “Beni başka biriyle karıştırdın galiba. Ben buraya
senin sahte erkek arkadaşın olmak için gelmedim. Ben buraya sadece bir işciyi
ziyarete gelmiştim. Ofiste senin üzerinde çok konuşuluyor, işe istediğin zaman
gelip gittiğin ve öylesine bonus aldığın söyleniyor.”
Jungmin’in ağzı açık kaldı. “Ne??”
“Benim adım Jung Yunho. Yeni işvereninim.”
Jungmin şok oldu. “Işte şimdi boku yedim.”
“Lütfen küfürlü konuşma.” dedi Büşra birden. Odadaki tüm gözler ona baktı şimdi.
Bu kız hiç etkilenmedi mi bu durumdan?
Büşra Yunho’ya
döndü ve ona gülümsedi. “Efendim, akşam yemeğine kalmak istermisiniz?”
Jungmin’in gözleri Yunho’dan Büşra’ya, Büşra’dan Yunho’ya baktı. Yunho Büşra’ya
gülümsüyordu, ve bu Jungmin’i biraz rahatsız etti. Ablası ve kardeşı hala kapıda
duruyorlardı ve ne yapcaklarını bilmiyordu.
Jungmin’in
aklına hemen iyi bir fikir gelmese, işten kovulacaktı. „Evet! Lütfen
bizimle akşam yemeğine kalın. Ablam ve ev arkadaşım çok güzel yemek yapıyor!
Bende çok iyi bir insanım!”
Son cümle’de Yunho Jungmin’e garipce baktı. Taemin gülmemekte zorlanırken BoA
Jungmin işsiz kalcak diye üzülüyordu.
Sonra BoA Yunho’ya gülümsedi. “Evet, lütfen akşam yemeğine kalın. Siz Jungmin ve Taemin ile firma
üzerinde konuşurken, ben ve Büsra yemeği hazırlarız.”
“Evet doğru! Ben çok iyi bir işçiyim, firma’nın gelmişini geçmişini bilirim,
benden iyisi yoktur!” diye ekledi Jungmin. Ne dediğinin farkında bile değildi.
Işini tutabilmek için, elinden geleni yapmaya hazırdı. Aynı zamanda Taemin hala
kendini gülmemekte zor tutuyordu.
Yunho BoA’ya
baktı. “Siz Jungmin’in kardeşi misiniz?”
“Evet, ismim BoA. Jungmin’in ablasıyım. Onun yaptığı şeyler için özür dilerim,
aslında çok iyi bir insandır. Lütfen ona bir şans daha verin.”
“Neden bilmiyorum, ama bu kıza bir erkek arkadaşı olduğunda yalan söylemek
istiyordu.”
“Efendim?” Büşra çok şaşırdı. Bugün burda olan şeyler
hepsi Büşra yüzünden miydi?
Yunho Jungmin’e döndü. “Çok kötü bir yalancısın.” Bunu hem Büşra’ya karşı yaptıkları
için, hemde iyi bir işci olamadığı için söylüyordu.
“Ne? Hayır, ben… şey… aslında…” Jungmin ne diyeceğini şaştı.
Taemin araya girdi. “Büşra Jungmin abime aşık, ama Jungmin onu sevmiyor. Onun
kalbini kırmamak için yüzüne söylemek istemedi, bu yüzden kendine bir sahte
erkek arkadaşı buldu, Büşra kendiliğinden onu sevmesini bıraksın diye. Ama
benim ayarladığım sahte erkek arkadaşı’nın bugün bir işi çıktı ve gelemedi.
Sizi kapıda görünce abim sizi o sandı.”
“Ne?” Büşra neyin olup bittiğinden hiç haberi yoktu.
Yunho Büşra’ya döndü. “Sen Jungmin’e aşık mısın?”
“Ben Jungmin’e aşık mıyım??” Büşra Taemin ve BoA’ya şaşkınca baktı.
“Evet!” dedi BoA ve hemen Büşra’nın yanına gitti. Elini omzuna koydu ve sıkıca
bastırdı. Bu Büşra’ya bir mesajdi. BoA onunda Jungmin’in hatrına yalan
söylemesini istiyordu.
Yunho birdaha sordu. “Ona aşık mısın?”
Büşra BoA’ya baktı ve gözlerindeki ifadeyi gördü. BoA’yı kırmak istemiyordu, o
yüzden yalan söylemeye karar verdı.
Sonra Yunho’ya döndü. “Evet, ona aşığım. Onun yüzüme
söylemek istememesi ve bana böyle bir yalan uydurması beni çok duygulandırdı.
Ama artık anladım, onu daha fazla rahatsız etmiceğime söz veriyorum.”
Jungmin ve Taemin yan yana duruyorlardi ve birbirine bakıp güldüler sessizce.
Yine gözleriyle konuştular.
Taemin, ‘Oh be! Nihayet kendi ağzından duyabildik sana
aşık olduğunu!’ dedi.
Jungmin geri güldü. ‘Evet ya, hemde beni rahat bırakcağına
söz verdi!’
BoA Yunho’ya baktı. “Lütfen oturun, ben ve Büşra hemen yemeği hazırlamaya başlayalım.
Jungmin,” dedi ve kardeşine döndü. “Sende mutfağa gel, çay soğudu, Yunho bey için
birtane daha yap.”
“Teşekkür ederim.” dedi Yunho ve BoA’ya odadan çıktığında arkasından baktı.
Mutfağa girer girmez, kapıyı örttü ve Taemin’le
Yunho’yu oturma odasında yanlız bıraktı.
“Off, abla sağol yaa, herşey yolunda gidiyo!” Jungmin çok sevinçliydi.
“Sen beni bırak Büşra’ya teşekkür et.” BoA Jungmin’e çok sinirliydi.
Jungmin Büşra’ya baktı, ama Büşra ona bakmadan cevap verdi. „Bana teşekkür etmene gerek yok.“
Gözlerini çevirdi Jungmin. “Sana yalan söylediğim için bana kızgın değil misin?
Neden yalan söylediğimi sormicak mısın?”
“Yalan söylediğine değilde, hala küfürlü konuştuğuna kızgınım. Bana
güzel konuşacağını söz vermiştin.” dedi Büşra. “Bana yalan söylemenin nedenini
bilmiyorum ve bilmekte istemiyorum, cünkü beni ilgilendirmez.”
“Seni ilgilendirmez mi?” diye sordu Jungmin. Birşey daha söylemek için ağzını açtı
ama BoA onun önüne geçti.
“Jungmin sus artık. Fark etmediysen bidaha söyliyim: Işverenin
seni kovmak üzere, ve sen bunu engellemek için hiçbir şey yapmıyorsun. Hemen
yeni bir bardak çay koy ona ve herşeyi anlatmaya git.”
Jungmin Büşra’ya baktı ama Büşra hiç tepki göstermedi. “Peki…”
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.
13. Bölüm
Jungmin koltukta yayılmıştı ve önündeki koltukta Büşra
oturuyordu. Kucağında BlackEye vardı ve o bir havuç yerken, Büşra onu okşuyordu.
Jungmin burnunu kıvırdı ve Televizyon’a geri döndü. Bir süre
baktıktan sonra, çok sıkılmıştı. Neden iş olmadığı günlerde hep Jungmin’in canını
sıkacak şeyleri televizyon’a koyuyolardi? Jungmin kendine baktı. Üstünde açık
mavi kot pantolonu ve hafiften pembe bir tişört vardı.
Bu sabah onu giymemek için protesto yapmıştı Büşra’ya, ama Büşra eliende
oyuncak arabasının paketini tutuyordu. Paketin iki hafta sonra gelceğini
bekliyordu Jungmin, ama bir kaç gün önce gelmişti ve ilk Büşra onu posta’da
görmüştü, bu yüzden Jungmin’e dediğini yaptırıyordu.
Aslında Jungmin bugün dışarı çıkmak istiyordu, ama üstünde bu tişört varken çıkamazdı.
Ayrıca bugün sahte erkek arkadaşı gelcekti. Nerdeyse öğlen olmuştu ve
Jungmin heyecanlanmaya başladı.
Birden, kapının zili çaldı. Büşra önce kapıya, sonra Jungmin’e baktı. Jungmin
ona BoA yada Taemin’in gelceğini söylememişti. Demekki ikisinden birisi olamazdı.
Hemen koltuktan kalktı ve BlackEye’ı kafesine götürdü. Jungmin kapıyı açmaya
gitti.
Kapıyı açtığında, önünde Jungmin’den biraz daha büyük bir erkek duruyordu.
Siyah saçları kısaydı ve yüzüne çok yakışıyordu. Giyisileri rahat ve sportif
görünüyordu, ama aynı zamanda çok zengin bir görünüşü vardı. Jungmin adam’a
iyice baktıktan sonra kendi kendine gülümsdi. Afferin, Taemin.
“Merhaba, ben…” diye başladı adam, ama Jungmin lafını
böldü.
“Öyle konuşmayı bırak, Büşra tavşanını kafese götürmeye gitti. Her an geri
gelebilir!“ Jungmin adamı hemen evin içine çekti, ama apartmanın kapısını
kapatmayı unuttu.
“Kim geldi?” Büşra oturma odasına gitti ve misafirlerine bakmaktan kapının açık
olduğunu fark etmedi.
“Erkek arkadaşım,” diye cevap verdi Jungmin ve adamı zorla koltuğa oturttu, ve
sonra Büsra’yı odadan mutfağa doğru itti. “Hadi sen git bize çay yap.”
Adam oturma odasında şaşkınca etrafına bakıyordu. Jungmin Büşrayla mutfağa
gitti.
“Erkek arkadaşın mı?” diye sordu.
“Evet, öyle dedim ya aptal! Bana bir iyilik yap ve…”
“Güzelce konuş…” diye lafını böldü Büşra.
Jungmin gözlerini çevirdi. “Evet, erkek arkadaşım CANIM. Ona Merve’den
bahsetme.”
“Merve’yi bu adamla mı aldatıyorsun?” diye sordu Büşra.
Jungmin’in yaptığından utanıyordu.
“Aslında onu Merveyle aldatıyorum. Ilk onunla çıkmaya
başladım.”
Büşra’nın hayal kırıklığına uğradığı yüzünden besbelliydi. Bu iyi bir şeydi, demi?
“Hmm… öyleyse sen erkek arkadaşına git, seni bekliyordur.”
“Tamam, sen çayı hazırla. Ben onunla öpüşmeye gidiyorum.” diye yalan attı
Jungmin.
Büsra burnunu kıvırdı ve suyu kaynatmaya başladı. Jungmin oturma odasına gittiğinde
kendi kendine güldü. Adam hala koltukta
oturuyordu ve ona şaşkınca bakıyordu.
Jungmin yanına oturdu ve kolunu omzuna koydu. “Afferin!
Yalanı yedi!”
“Ne yalanı?” diye sordu adam.
“Taemin sana ayrıntıları anlatmadı mı? Büşra’nın yanında erkek arkadaşım mışın
gibi davrancaksın.”
“………” adam Jungmin’e sessizce baktı.
“Adın ne senin? Taemin bana söyleyi unuttu.”
“Yunho,” diye cevap verdi adam, hala çok şaşkındı.
“Hmm, sanki biyerde duydum o ismi, ama neyse…”
Büşra mutfaktan çıktı. “Çayın yanında bisküvide istermisiniz?” diye sordu.
Onu görünce Jungmin hemen iki kolunuda Yunho’nun etrafına sardı ve adamı
kendine doğru çekti. “Evet, evet, benim aşkım bisküvi çok sever, demi??”
Jungmin Yunho’ya gözünü kırptı ve flört eder gibi
gülümsedi. Yunho Jungmin’in yaptığı şeylerden korkmaya başladı ve kendi kollarını
ovdu. Korkudan ürpermişti ve kaz derisi oluşmuştu kollarında xD
Ondan uzaklaşmaya çalıştı, ama Jungmin onu dahada sıkı
tutu ve saçını okşadı. “Bebeğim, üşüdün mü? Merak etme, ben seni sıcak tutarım.”
Jungmin ona sıkıca sarıldı ve gözünün kenarından Büşra’nın şaşkın bakışını fark
etti. Sonra Büşra mutfağa geri gitti ve Jungmin Yunho’dan ayrıldı.
“Afedersin, ama…” Yunho Jungmin’le konuşmaya çalıştı, ama Jungmin mutfağa bakmakla
meşguldu. Sonra Büşra elinde bir tepsiyle geldi. Üstünde bir tabak dolusu meyve
vardı.
“Özür dilerim, evde bisküvi kalmamış. Meyve getirdim
yerine.” diye gülümsedi.
Jungmin bir kaşını kaldırdı. Bu durum Büşra’yı hiç
etkilemiyor muydu yoksa?
Yunho’yla biraz daha oynamaya karar verdi. “Benim bebeğim meyveyi çok sever,
demi?” Jungmin yine Yunho’nun protestosuna karşı, ona yaklaştı. Yunho
Jungmin’in kollarını kendinden ayırmaya çalışıyordu.
“Su kaynamıştır şimdi, hemen çaylarla geliyorum.” Büşra Yunho’ya gülümsedi ve çayları
yapmaya gitti mutfağa.
Jungmin çok şaşırdı. Az action olduğu için mi Büşra tepki vermiyordu? Demek
ki biraz action getirmesi lazımdı bu işe!
Kendi kendine güldü. Oyun’un son adımına gelmişlerdi. Jungmin koltuktan kalktı
ve Yunho’nun kucağına oturdu. “Birazdan gelir! Oyunun sonuna gelelim hadi.”
diye fısıldadı Yunho’nun kulağına.
“Ne?” Yunho havasızlıktan ölüyordu. Ama birşey sorma fırsatı olmadan, Büşra
yine elinde bir tepsiyle oturma odasına girdi.
Jungmin gözlerini kapattı, dudaklarını şişirdi, ve Yunho’nun dudaklarını öpmeye
hazırlandı. Büşra’dan kurtulmak için herşey yapardı!
Ama tam onu öpmek isterken, Yunho Büşra’ya doğru döndü, ve Jungmin Yunho’nun dudaklarını
değil yanağını öptü.
Büşra ikisine büyük gözlerle bakıyordu, elinde hala tepsi vardi. Yunho şimdi
tüm gücünle Jungmin’i ittirdi. “Ya! Ne yapıyosun?!” Yunho koltuktan kalktı.
Ama okadar hızlı bir hareket yapmıştı kı, kalktığında bacağı masanın kenarına
ildi. Yunho arkaya doğru düşüyordu, ve aynı zamanda Jungmin onu tutmak için ona
doğru ellerini uzattı.
Aynı zamanda, Büşra Yunho’ya yardım etmek için tepsiyi nereye koyacağını şaştı.
Karmakarışık bir ortamdı.
Hemen sonra, Jungmin’in açık bıraktığı kapı açıldı ve BoA ve Taemin içeri
girdi. “Abi, kapı neden…” diye başladı Taemin ama lafını bitiremedi. Taemin ve
BoA şaşkınca ortalığa bakıyordu.
Yunho tam arkaya doğru düşerken Jungmin onu elinden tutmuştu ve kendine doğru hızlıca
çekti ve bu yüzden Yunho onun üstüne düşmüştü… ve dudakları birleşmişti!
Odadaki herkes şoktaydı.
Sessizliği ilk bozan Taemin oldu. “Vay be…” dedi ve kahkahayla gülmeye başladı.
BoA ona kafasını salladı.
Yunho hemen Jungmin’in üstünden kalktı ve etrafına utanarak baktı. Ardından
hemen Jungmin yerden kalktı ve ilk Büşra’ya baktı. Büşra’nın yüzündeki ifadeyi
tam olarak okuyamıyordu. Utanç mıydı, yoksa üzüntü mü?
Yunho sonra BoA ve Taemin’e baktı, ve BoA’yı görünce
sanki gözleri ışıldadı. Sonra yine Jungmin’e döndü ve ona sinirlice baktı.
“Abartma bee,” dedi Jungmin ona. Sonra Taemin’e döndü. “Arkadaşın herşeyi
mahfetti!” diye bağırdı.
“Arkadaşım mı?” diye sordu Taemin ve bir kaşını kaldırdı. Yunho onun arkadaşı
değildi ki.
Yunho yine Jungmin’e döndü. “Beni başka biriyle karıştırdın galiba. Ben buraya
senin sahte erkek arkadaşın olmak için gelmedim. Ben buraya sadece bir işciyi
ziyarete gelmiştim. Ofiste senin üzerinde çok konuşuluyor, işe istediğin zaman
gelip gittiğin ve öylesine bonus aldığın söyleniyor.”
Jungmin’in ağzı açık kaldı. “Ne??”
“Benim adım Jung Yunho. Yeni işvereninim.”
Jungmin şok oldu. “Işte şimdi boku yedim.”
“Lütfen küfürlü konuşma.” dedi Büşra birden. Odadaki tüm gözler ona baktı şimdi.
Bu kız hiç etkilenmedi mi bu durumdan?
Büşra Yunho’ya
döndü ve ona gülümsedi. “Efendim, akşam yemeğine kalmak istermisiniz?”
Jungmin’in gözleri Yunho’dan Büşra’ya, Büşra’dan Yunho’ya baktı. Yunho Büşra’ya
gülümsüyordu, ve bu Jungmin’i biraz rahatsız etti. Ablası ve kardeşı hala kapıda
duruyorlardı ve ne yapcaklarını bilmiyordu.
Jungmin’in
aklına hemen iyi bir fikir gelmese, işten kovulacaktı. „Evet! Lütfen
bizimle akşam yemeğine kalın. Ablam ve ev arkadaşım çok güzel yemek yapıyor!
Bende çok iyi bir insanım!”
Son cümle’de Yunho Jungmin’e garipce baktı. Taemin gülmemekte zorlanırken BoA
Jungmin işsiz kalcak diye üzülüyordu.
Sonra BoA Yunho’ya gülümsedi. “Evet, lütfen akşam yemeğine kalın. Siz Jungmin ve Taemin ile firma
üzerinde konuşurken, ben ve Büsra yemeği hazırlarız.”
“Evet doğru! Ben çok iyi bir işçiyim, firma’nın gelmişini geçmişini bilirim,
benden iyisi yoktur!” diye ekledi Jungmin. Ne dediğinin farkında bile değildi.
Işini tutabilmek için, elinden geleni yapmaya hazırdı. Aynı zamanda Taemin hala
kendini gülmemekte zor tutuyordu.
Yunho BoA’ya
baktı. “Siz Jungmin’in kardeşi misiniz?”
“Evet, ismim BoA. Jungmin’in ablasıyım. Onun yaptığı şeyler için özür dilerim,
aslında çok iyi bir insandır. Lütfen ona bir şans daha verin.”
“Neden bilmiyorum, ama bu kıza bir erkek arkadaşı olduğunda yalan söylemek
istiyordu.”
“Efendim?” Büşra çok şaşırdı. Bugün burda olan şeyler
hepsi Büşra yüzünden miydi?
Yunho Jungmin’e döndü. “Çok kötü bir yalancısın.” Bunu hem Büşra’ya karşı yaptıkları
için, hemde iyi bir işci olamadığı için söylüyordu.
“Ne? Hayır, ben… şey… aslında…” Jungmin ne diyeceğini şaştı.
Taemin araya girdi. “Büşra Jungmin abime aşık, ama Jungmin onu sevmiyor. Onun
kalbini kırmamak için yüzüne söylemek istemedi, bu yüzden kendine bir sahte
erkek arkadaşı buldu, Büşra kendiliğinden onu sevmesini bıraksın diye. Ama
benim ayarladığım sahte erkek arkadaşı’nın bugün bir işi çıktı ve gelemedi.
Sizi kapıda görünce abim sizi o sandı.”
“Ne?” Büşra neyin olup bittiğinden hiç haberi yoktu.
Yunho Büşra’ya döndü. “Sen Jungmin’e aşık mısın?”
“Ben Jungmin’e aşık mıyım??” Büşra Taemin ve BoA’ya şaşkınca baktı.
“Evet!” dedi BoA ve hemen Büşra’nın yanına gitti. Elini omzuna koydu ve sıkıca
bastırdı. Bu Büşra’ya bir mesajdi. BoA onunda Jungmin’in hatrına yalan
söylemesini istiyordu.
Yunho birdaha sordu. “Ona aşık mısın?”
Büşra BoA’ya baktı ve gözlerindeki ifadeyi gördü. BoA’yı kırmak istemiyordu, o
yüzden yalan söylemeye karar verdı.
Sonra Yunho’ya döndü. “Evet, ona aşığım. Onun yüzüme
söylemek istememesi ve bana böyle bir yalan uydurması beni çok duygulandırdı.
Ama artık anladım, onu daha fazla rahatsız etmiceğime söz veriyorum.”
Jungmin ve Taemin yan yana duruyorlardi ve birbirine bakıp güldüler sessizce.
Yine gözleriyle konuştular.
Taemin, ‘Oh be! Nihayet kendi ağzından duyabildik sana
aşık olduğunu!’ dedi.
Jungmin geri güldü. ‘Evet ya, hemde beni rahat bırakcağına
söz verdi!’
BoA Yunho’ya baktı. “Lütfen oturun, ben ve Büşra hemen yemeği hazırlamaya başlayalım.
Jungmin,” dedi ve kardeşine döndü. “Sende mutfağa gel, çay soğudu, Yunho bey için
birtane daha yap.”
“Teşekkür ederim.” dedi Yunho ve BoA’ya odadan çıktığında arkasından baktı.
Mutfağa girer girmez, kapıyı örttü ve Taemin’le
Yunho’yu oturma odasında yanlız bıraktı.
“Off, abla sağol yaa, herşey yolunda gidiyo!” Jungmin çok sevinçliydi.
“Sen beni bırak Büşra’ya teşekkür et.” BoA Jungmin’e çok sinirliydi.
Jungmin Büşra’ya baktı, ama Büşra ona bakmadan cevap verdi. „Bana teşekkür etmene gerek yok.“
Gözlerini çevirdi Jungmin. “Sana yalan söylediğim için bana kızgın değil misin?
Neden yalan söylediğimi sormicak mısın?”
“Yalan söylediğine değilde, hala küfürlü konuştuğuna kızgınım. Bana
güzel konuşacağını söz vermiştin.” dedi Büşra. “Bana yalan söylemenin nedenini
bilmiyorum ve bilmekte istemiyorum, cünkü beni ilgilendirmez.”
“Seni ilgilendirmez mi?” diye sordu Jungmin. Birşey daha söylemek için ağzını açtı
ama BoA onun önüne geçti.
“Jungmin sus artık. Fark etmediysen bidaha söyliyim: Işverenin
seni kovmak üzere, ve sen bunu engellemek için hiçbir şey yapmıyorsun. Hemen
yeni bir bardak çay koy ona ve herşeyi anlatmaya git.”
Jungmin Büşra’ya baktı ama Büşra hiç tepki göstermedi. “Peki…”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder