6.BÖLÜM
Birlikte Min-kyung'un evine gittik.
-Ne işimiz var burada.Bir an önce gözlüğüme kavuşmak istiyorum diye bağırdım
-Cadı salyangoz bir sus! dedi Min-kyong.
-Canım biraz sakin ol.Tamam Shin ve Jang-ho bir şekilde halledecek dedi Jin-kyong tatlı bir tonla.
Nihayet gözlüklerime kavuştum.Min-kyung'un evinde beşimiz akşam yemeği yedik.Babamı arayıp durumu anlattım.Biraz endişelendi ama gözlüğüme kavuştuğumu öğrenince rahatladı.
-Hadi,Jin-kyong biz kalkalım.Bu arada teşekkürler çocuklar..Herşey için
-Ne demek Ha-na..Sen artık bizim dostumuzsun..
Evet gerçekten onlarla dost olmuştuk.
-Bana neden kimse teşekkür etmiyor! dedi min-kyung sinirli bir tavırla.
-Sana da teşekkür ederim dedim.Huysuz huysuz baktı sadece
Jin-kyong ile tam kapıdan çıkacakken Shin bağırdı
-Hey Jin-kyong unutma yarın hep birlikte gideceğiz okula.
-Tamam.
-Ne demek birlikte gidiyoruz.Ne alaka?
-Mızmızlanma.Arkadaşız işte birlikte gidelim ne var bunda? dedi Shin
-Her arkadaş okula ordu gibi mi geliyor?
-Sus bi Salyangoz! Bizi dinle birkez de. dedi Min-kyung
-İyi peki..Var sizde birşeyler dedim.
-O zaman yarın şöförüne söyle beklemesin.Ben Jin-kyong'u alacağım.Min-kyung Shin'i ve seni alacak anlaştık mı? ~ dedi Jang-ho.
-İyi peki dedim.
~Sabah~
Dedikleri gibi sabah kendi şoförümle gitmedim Min-kyung'u bekledim.Okula birlikte geldik.Herkes bize hayran hayran bakıyordu.Ben önden yürüdüm bir an önce sınıfa gitmek için.Birden arkadan onların sesini duydum
Minkyung:
-Jin-kyong,o pislikle konuştun değil mi?
-Evet konuştum merak etme.Onunla bir konuşma yapacak bugün.Kırmamaya çalışmasını söyledim.
-Bence de kırmasın yokse biz onun kafasını kırarız dedi Shin.
-Sizden önce ben kırarım dedi Min-kyung.
Arkamı döndüm
-Kimin kafasını kırıyorsunuz ne oluyor?
-Yok bişey meraklı Salyangoz!
Sınıfa geçtik.Ben yine Shin'in yanına geçtim.Min-kyung da diğer yanına.O da ne?Kapıdan gelen kişi..
-Hyun-shik diye çığlık attım farkında olmadan.
Bizimkiler birbirlerine garip garip baktılar.Hyun-shik beni gördü ama neden gelmedi?Belki de bakmıştır ama görmemiştir dedim.Yanına koştum.
-Hyun-shik!
Arkasını döndü
-Aaa,,Ha-na..Ne büyük sürpriz!
-Hyun-shik inanmıyorum sonunda geldin!Seni çok özlemişim.
-Tenefüste konuşalım mı Ha-na? Aşağıda küçük bir bahçe gördüm oraya gel olur mu?
-Şey..olur tabi..tamam..
Bana sarılmasını beklemiştim ama yapmadı..
~Tenefüs~
Hyun-shik hemen dışarı çıktı ben de peşinden gitmek için kalktım ki 'Cennet erkekleri' ve Jin-kyong da ayağa kalktı.Onlara doğru dönüp.-Özel konuşsak daha iyi olur sanırım dedim.
-Şey,tabi..Biz zaten kafeteryaya inecektik dedi Jin-kyong.
-İyi,peki o zaman dedim.
Aşağıya,bahçeye indim.Boş boş ordaki banklardan birine oturmuş bekliyordu.
-Hyun-shik?
-Ah,geldin mi? dedi ve ayağa kalktı.Bense yanıma otur demesini bekliyordum.Her neyse deyip:
-Seni gerçekten özlemişim dedim tüm sevecen gülümsememle
-Hıı.. evet ben de seni
-Çocukluk günlerimiz ne güzeldi değil mi?
-Şey,evet...
-Bana demiştin ki 'Ben seul üniversitesi konservatuar bölümü için elimden geleni yapacağım.Lütfen sen de benim kadar çalış ve orada birlikt okuyalım.Ayrılmay...' lafımı tamamlamama izin vermedi.
-Hatırlıyorum hatırlıyorum..! O zaman ne kadar farklıymışım..
-Ne demek şimdi bu? Ne gibi? dedim yine gülümsemeye çalışarak ama bu tavırları hiç hoşuma gitmemişti.
Ellerini cebine attı ve kendine güvenen bir bakışla bana baktı.Çok ukala görünüyordu.
-Diyorum ki o zamanlar ne kadar çocuksuymuşum.Lisede oldukça değiştim.Ama bakıyorumda...Sen hiç değişmemişsin.Hala aynı kalın gözlük hala aynı saç tipi ve hala aynı zevksiz giyim...
-Sen kendini ne zannediyorsun adi herif!!
Bunu söyleyen Min-kyung'du birden yakasına yapıştı ve devam etti:
-Ona nasıl böyle hakaret edebilirsin adi ukala!
Gözlerim dolmuştu.Bunu Hyun-shik'ten duymak acı verdi bana!
-Bırak onu Min-kyung dedim sertçe.İkisi de bana baktı.Min-kyung beni suçlayan gözlerle baktı.Belli ki onu savunduğumu sanmıştı.Yavaşça yakasını bıraktı.Tam ağzını açıp bana bağıracaktı ki:
-Bulaşmaya değmez! dedim Hyun-shik'e sinirli sinirli ve dolu gözlerle bakarak.
Min-kyung sakinleşti.
-Haklısın,Hyun-shik.Ben hiç değişmedim.Hala zevksizim..Ama sen baya değişmişsin.O masum,o iyi Hyun-shik değilsin! dedim bağırarak.
Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.Hyun-shik mahcup olmuşa benziyordu.Ama sonra acı acı gülümseyerek:
-Bu halim daha iyi ! dedi.
Bu arada okulun ilk günü tanıştığım o süs budalası kız :
-Oppa~aa seni aradım saatlerdir.Neredesin tanrı aşkına deyip öptü.
-Tamam,aşkım.Geliyorum.
Bana bakıp:
-Görüşürüz Ha-na.. dedi ukalaca. Ve kızın omzuna elini atıp gittiler.
Daha fazla dayanamadım arkamı dönüp ağlamaya başladım.Başta sessiz sessiz ağlıyordum ama elimde olmadan ağlama sesim yükselmeye başladı.Haykıra haykıra ağlamak istiyordum.
Min-kyung acıyarak baktı bana sonra yavaşça kendine çekip sarıldı.O an kim olduğu önemli değil..Birinin omzunda ağlamaya ihtiyacım vardı!!Bu kişi Min-kyung oldu..Omzumu sıvazlıyordu.'ağla..açılırsın' der gibi...
Umarım beğenirsiniz. ^^
-Kim Fueisa -

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder