5 Mayıs 2011 Perşembe

Sen Benim Kaderimsin (6. Bölüm)


6.BÖLÜM



Birlikte Min-kyung'un evine gittik.



-Ne işimiz var burada.Bir an önce gözlüğüme kavuşmak istiyorum diye bağırdım



-Cadı salyangoz bir sus! dedi Min-kyong.



-Canım biraz sakin ol.Tamam Shin ve Jang-ho bir şekilde halledecek dedi Jin-kyong tatlı bir tonla.





Nihayet gözlüklerime kavuştum.Min-kyung'un evinde beşimiz akşam yemeği yedik.Babamı arayıp durumu anlattım.Biraz endişelendi ama gözlüğüme kavuştuğumu öğrenince rahatladı.





-Hadi,Jin-kyong biz kalkalım.Bu arada teşekkürler çocuklar..Herşey için



-Ne demek Ha-na..Sen artık bizim dostumuzsun..



Evet gerçekten onlarla dost olmuştuk.



-Bana neden kimse teşekkür etmiyor! dedi min-kyung sinirli bir tavırla.



-Sana da teşekkür ederim dedim.Huysuz huysuz baktı sadece





Jin-kyong ile tam kapıdan çıkacakken Shin bağırdı





-Hey Jin-kyong unutma yarın hep birlikte gideceğiz okula.



-Tamam.



-Ne demek birlikte gidiyoruz.Ne alaka?



-Mızmızlanma.Arkadaşız işte birlikte gidelim ne var bunda? dedi Shin



-Her arkadaş okula ordu gibi mi geliyor?



-Sus bi Salyangoz! Bizi dinle birkez de. dedi Min-kyung



-İyi peki..Var sizde birşeyler dedim.



-O zaman yarın şöförüne söyle beklemesin.Ben Jin-kyong'u alacağım.Min-kyung Shin'i ve seni alacak anlaştık mı? ~ dedi Jang-ho.



-İyi peki dedim.





~Sabah~



Dedikleri gibi sabah kendi şoförümle gitmedim Min-kyung'u bekledim.Okula birlikte geldik.Herkes bize hayran hayran bakıyordu.Ben önden yürüdüm bir an önce sınıfa gitmek için.Birden arkadan onların sesini duydum



Minkyung:



-Jin-kyong,o pislikle konuştun değil mi?



-Evet konuştum merak etme.Onunla bir konuşma yapacak bugün.Kırmamaya çalışmasını söyledim.



-Bence de kırmasın yokse biz onun kafasını kırarız dedi Shin.



-Sizden önce ben kırarım dedi Min-kyung.



Arkamı döndüm



-Kimin kafasını kırıyorsunuz ne oluyor?



-Yok bişey meraklı Salyangoz!





Sınıfa geçtik.Ben yine Shin'in yanına geçtim.Min-kyung da diğer yanına.O da ne?Kapıdan gelen kişi..



-Hyun-shik diye çığlık attım farkında olmadan.



Bizimkiler birbirlerine garip garip baktılar.Hyun-shik beni gördü ama neden gelmedi?Belki de bakmıştır ama görmemiştir dedim.Yanına koştum.



-Hyun-shik!



Arkasını döndü



-Aaa,,Ha-na..Ne büyük sürpriz!



-Hyun-shik inanmıyorum sonunda geldin!Seni çok özlemişim.



-Tenefüste konuşalım mı Ha-na? Aşağıda küçük bir bahçe gördüm oraya gel olur mu?



-Şey..olur tabi..tamam..





Bana sarılmasını beklemiştim ama yapmadı..





~Tenefüs~





Hyun-shik hemen dışarı çıktı ben de peşinden gitmek için kalktım ki 'Cennet erkekleri' ve Jin-kyong da ayağa kalktı.Onlara doğru dönüp.-Özel konuşsak daha iyi olur sanırım dedim.



-Şey,tabi..Biz zaten kafeteryaya inecektik dedi Jin-kyong.



-İyi,peki o zaman dedim.



Aşağıya,bahçeye indim.Boş boş ordaki banklardan birine oturmuş bekliyordu.





-Hyun-shik?



-Ah,geldin mi? dedi ve ayağa kalktı.Bense yanıma otur demesini bekliyordum.Her neyse deyip:





-Seni gerçekten özlemişim dedim tüm sevecen gülümsememle



-Hıı.. evet ben de seni



-Çocukluk günlerimiz ne güzeldi değil mi?



-Şey,evet...



-Bana demiştin ki 'Ben seul üniversitesi konservatuar bölümü için elimden geleni yapacağım.Lütfen sen de benim kadar çalış ve orada birlikt okuyalım.Ayrılmay...' lafımı tamamlamama izin vermedi.



-Hatırlıyorum hatırlıyorum..! O zaman ne kadar farklıymışım..



-Ne demek şimdi bu? Ne gibi? dedim yine gülümsemeye çalışarak ama bu tavırları hiç hoşuma gitmemişti.



Ellerini cebine attı ve kendine güvenen bir bakışla bana baktı.Çok ukala görünüyordu.



-Diyorum ki o zamanlar ne kadar çocuksuymuşum.Lisede oldukça değiştim.Ama bakıyorumda...Sen hiç değişmemişsin.Hala aynı kalın gözlük hala aynı saç tipi ve hala aynı zevksiz giyim...



-Sen kendini ne zannediyorsun adi herif!!



Bunu söyleyen Min-kyung'du birden yakasına yapıştı ve devam etti:



-Ona nasıl böyle hakaret edebilirsin adi ukala!





Gözlerim dolmuştu.Bunu Hyun-shik'ten duymak acı verdi bana!



-Bırak onu Min-kyung dedim sertçe.İkisi de bana baktı.Min-kyung beni suçlayan gözlerle baktı.Belli ki onu savunduğumu sanmıştı.Yavaşça yakasını bıraktı.Tam ağzını açıp bana bağıracaktı ki:



-Bulaşmaya değmez! dedim Hyun-shik'e sinirli sinirli ve dolu gözlerle bakarak.



Min-kyung sakinleşti.



-Haklısın,Hyun-shik.Ben hiç değişmedim.Hala zevksizim..Ama sen baya değişmişsin.O masum,o iyi Hyun-shik değilsin! dedim bağırarak.



Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum.Hyun-shik mahcup olmuşa benziyordu.Ama sonra acı acı gülümseyerek:



-Bu halim daha iyi ! dedi.



Bu arada okulun ilk günü tanıştığım o süs budalası kız :



-Oppa~aa seni aradım saatlerdir.Neredesin tanrı aşkına deyip öptü.



-Tamam,aşkım.Geliyorum.



Bana bakıp:



-Görüşürüz Ha-na.. dedi ukalaca. Ve kızın omzuna elini atıp gittiler.





Daha fazla dayanamadım arkamı dönüp ağlamaya başladım.Başta sessiz sessiz ağlıyordum ama elimde olmadan ağlama sesim yükselmeye başladı.Haykıra haykıra ağlamak istiyordum.



Min-kyung acıyarak baktı bana sonra yavaşça kendine çekip sarıldı.O an kim olduğu önemli değil..Birinin omzunda ağlamaya ihtiyacım vardı!!Bu kişi Min-kyung oldu..Omzumu sıvazlıyordu.'ağla..açılırsın' der gibi...



Umarım beğenirsiniz. ^^



-Kim Fueisa -

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder