5 Mayıs 2011 Perşembe

Sen Benim Kaderimsin (5.Bölüm)


Yazar: Kim Fuiesa

Çırpındım çığlık atmaya çalıştım.-Kes çırpınmayı salyangoz. Min-kyungun sesiydi.Gözlerim yuvalarından çıktı.Çığlık atmaya çalıştım ama o kocaman eli ağzımdayken bu mümkün değildi.-Ya bi sakin ol! Sana birşey yapmayacağım korkma.Elimi ağzından çekeceğim tamam ama sakin ol milleti başımıza toplama.Elini yavaşça ağzımdan çekti.Hemen ona döndüm-Neyin peşindesin sen!! dedim sinirle-Birşeyin peşinde değilim.Arkadaşımı rahatsız etmeni istemiyorum hepsi bu.-Ne saçmalıyorsun.-Bak şuraya dedi omzundan tutup çevirdi.İnanamıyordum..Jin-kyong ile Jang-ho oldukça romantik bir şekilde oturmuş elele konuşuyorlardı.Min-kyung ile bir süre öylece bakakaldık.Min-kyung'a döndüm:-Neden benden sakladı ki?-Çünkü Senin arkadaşın da senin gibi inatçı! Yok neymiş sen benden nefret ediyorsun diye benim arkadaşımı kabul edemezmiş.Arkadaşının beyni de seninki gibi çalışıyor! dedi sessiz bir kahkahayla-Bana bak arkadaşıma laf edemezsin.! Ayrıca senin 'aşk' konusunda bu kadar hassas olmana şaşırdım doğrusu.-Ne demek şimdi bu?-Bilmem..Çok bencil ve ukalasın.Kendinden başka kimseyi sevemezsin.-Haklısın şimdiye kadar kimseyi sevmedim ama 'aşk' konusunu alaya alıyor da değilim. Ayrıca az önce seni öpeceğimi sandın. Daha önce kimseyi öpmedim, öpeceğim ilk kişi de senin gibi bir zevksiz olmaz.Emin ol ve içini rahat tut Salyangoz.Dedikleri yine canımı yakmıştı ama aldırmamaya çalıştım.
Kafeteryaya geldik.Min-kyung ile biraz konuştuk. Onun da benim gibi annesi yokmuş.
Bizim aptal aşıklar Jang-ho ve Jin-kyong'un yüzünden Min-kyung'un oturduğu sıraya oturmak zorunda kaldım. Neyse ki aramızda Shin var.
Tenefüsteyiz..
-Aman tanrım bu adamın anlatış kabiliyeti sıfır!! dedi Shin.Biz de 'aynen' der gibi gözlerimizi devirdik.Shin yine yerinde duramadı:-Hey genç çit. Size diyorum Jang-ho ve Jin-kyong. Hadi resminizi çekeyim.-Güzel fikir dostum dedi Jang- ho ve bize doğru döndüler ve değişik değişik pozlarda resim çekindiler.Jang-ho'nun hayranları kıskancından ağlıyorlardı.Shin'e ve Min-kyung'a aşık olan kızlarsa 2 dakika rahat vermiyorlar her tenefüs gelip-Oppa biraz gezelim mi? diyorlardı.Tabi bizimkiler adeta kovuyorlardı onları.
Sonra Shin elindeki telefonu bana doğru tutarak:-Hey Ha-na bugün gözlerinin rengi daha belli.Hadi resmini çekeyim.-Bu gözlüklerle mi?-2 dakikalığına çıkaramaz mısın?-Tamam dedim.ve gözlüğümü çıkarıp masaya koydum.-Of ama çok bulanık görüyorum.-Sadece 1 dakika ha-na!Hadi gülümse.-Maymuna çevirdin beni Shin!-Hadi ama Ha-na ben seni gülümsetirim diyerek bana doğru uzandi Jin-kyong bu arada gözlüğümün yere düştü.Arkamızdaki kızlardan biri de ayağıyla yanlışlıkla bastı ve kırıldı.-Eyvah!diye bağırdı Jin-kyong ve Shin!-Ne oldu?-Şey gözlüğün kırıldı-Ne!!-Ah,çok özür dilerim gerçekten yanlışlıkla bastım dedi bir kız.Bu arada-Oppaaa ~ diye bir ses duyduk.-Ne oluyor yine birinizin aşığı buraya mı geliyor? dedimJin-kyong'dan küçük bir çığlık koptu.-Neler oluyor dedim.-Yok ..yok bişey dedi ve 'cennet erkekleri' ne bişeyler fısıldadı.Kahretsin ne doğru düzgün görebiliyordum ne de duyabiliyor!-Ne konuşuyorsunuz tanrı aşkına?Min-kyung birden omuzlarımdan tutup kaldırdı ve yürütmeye başladı.-Ne yapıyorsun sen?-Eve götürmeliyiz seni.Hemen şu gözlük işini halledelim,Hey Shin,Jang-ho ve Jin-kyong siz de çantaları toparlayıp gelin-Tamam dediler hep bir ağızdan.Tam kapıdan çıkacakken sesler duydum.-Oppa seni çok özledim.Neden beni bu kadar beklettin.??Bu ses hiç de yabancı gelmedi bana...!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder