#eun hye'NİN ağzından#
Tam geri geri gitmeye karar vermişken jung-soo bu tarafa doğru döndü.bana bakıyordu,gecenin bir yarısı yüzümü tanımamasını umarak bir şey olmamış gibi yürümeye devam etmek istedim.
ilk adımı atmıştım ki jung-soo seslendi.
“eun hye?”
Sesini bile özlemiştim.arkamı dönüp ona doğru koşmamak için kendimi zor tutuyordum.olduğum yerde dikildim ve arkamda ayak sesleri duydum.
Hemen sonra jung soo önümdeydi ve bana sarılmıştı.tüm gücümle sarılışına karşılık vermemek için çabalıyordum.ama bunu başardım.
Jung soo beni bırakıp yüzüme baktı.
“eun hye?”
#jung soo'nun ağzından#
“eun hye?”
karşımdakinin eun hye olduğundan emindim bir saniye önce.ama bu kız eun hye’ye hiç benzemiyordu.
Bu kız gülmüyordu!gülmeyi bırak bir duygu kırıntısı bile yoktu yüzünde!
“geleceğini heechulden duydum.bana niye haber vermedin?”dedim.
“niye vereyim?”
Gözlerim kocaman açıldı.ne diyordu bu kız?niye vereyim mi?
“çünkü senin arkadaşınım!”
“hayır,benim ARKADAŞIMDIN!artık değilsin,senin yüzünü bile görmeye tahammülüm yok benim.”
Ağlamak üzereydim,gözlerim dolmuştu.fısıldarcasına konuşmaya başladım.
“neden?”
“sadece senden ayrıldıktan sonra,o gün aslında senden ne kadar nefret ettiğimi fark ettim.”dedi duygusuzca.hder sözü kalbime bir hançer gibi saplanıyordu.
Her dudak hareketinde biraz daha eriyor,bu dünyadan siliniyordum.
Gözlerine her baktığım saniye artık onun eski eun hye olmadığını anlıyordum.
Benim meleğim,dokuz ay öncesinde beni bırakan o güzel,narin beyaz kanatlı kelebeğim ölmüştü.
Karşımdaki bu duygusuz,sert canavar benim eun hye’m değildi!
O artık gitmişti…
#eun hye'nin ağzından#
Üzgünüm jung soo,ama beni gördüğün anda gaeul’u ve çocuğunuzu unutmana izin veremem…
Sen onlara aitsin,bana değil!
Git onlara!
“eun hye?yanlış anladığımı söyle,lütfen.”
“hayır!”diyerek yanından uzaklaştım.
Yeterince uzaklaştığım anda tüm gücümle ağlamaya başladım.
Görüşüm bulanıklaşırken adımlarım hızlanıyordu.
ondan gittikçe uzaklaşıyordum.
Keşke o da kalbimden bu hızla uzaklaşsaydı…
--sabah—
#heechul'un ağzından#
#heechul'un ağzından#
Sabah hyo-soon çok mutluydu.bugün gahyunu alacaktık.
Kalktığından beri etrafta hopluyor,zıplıyordu.
“hyo-soon iki dakika otursana!seni izlerken ben yoruldum.daha kahvaltı yapmadık,bu kadar enerjiyi nereden buluyorsun?”
“mutluluğun enerjisi bu heechul!”diye gülerek haykırdı.
Tam bu sırada telefonum çaldı.arayan eun hye’ydi.
“efendim?”
“heechul,biliyorum çok ani olacak ama evinin önündeyim.müsait değilsen geri dönebilirim.”
“ha?aa hayır,hemen kapıyı açıyorum.”diyerek kapıya koştum.
Açtığım anda boynuma atladı ve bir şeyler anlatmaya başladı.ne olduğunu çözememiştim,bana dediği her şey saşma geliyordu.bazıları doğru düzgün kelime bile değildi!
“eun hye içeri gir,derin bir nefes alıp sakinleş ve öyle anlat.”diyerek onu içeri aldım.
Hyo-soon bize bakıyordu.
“o kim?”diye sordu.
Ona dönüp “eun hye.çok yakın bir arkadaşım.uzun süredir tokyodaydı.bu yüzden tanışma fırsatınız olmadı.”dedim.
Eun hye’ye de “eun hye,hyo-soon benim eşim.bir ay önce evlendik.sana ondan bahsetmiştim.”dedim.
Eun hye başıyla onayladı ve hyo-soon’a dönerek “memnun oldum.”dedi.
Hyo-soon da aynı şekilde karşılık verdi ve üçümüz birlikte oturduk.
Eun hye bana onun yanında konuşmasının sorun olup olmayacağını soruyordu gözleriyle.
Başımla onayladım.
Bana buruk bir gülümsemeyle baktı ve dün akşam olanları anlattı.
Bittiğinde gözyaşları içindeydi yüzü.
İçim burkuldu,artık ona karşı olan hislerim dokuz ay öncesiyle aynı değildi.ama yine de içim burkuldu.
Çünkü bir arkadaşım önümde ağlıyordu.
#jung soo'nun ağzından#
Gece olanlar nedeniyle uyuyamamıştım.
Heechulu aramanın iyi bir fikir olduğunu düşündüm.
“alo?”
“heechul,vaktin var mı?”
“hayır,bugün gahyunu alıyoruz.ne oldu?sesin kötü geliyor.”
“dün akşam bir gram uyuduysam taş yağmuruna tutulayım.”
Güldü ve “neyse,şimdi çıkıyoruz.seni sonra ararım.”diyerek telefonu kapattı.
#eun hye'nin ağzından#
Heechul tam bir şey söyleyecekken telefonu çalmıştı.
Konuşması bitince ona “kim aramış?”diye sordum.
Gözlerini kaçırıp “jung soo”dedi.
“HA?”
Hyo-soon sevinçle “ne dedi?” diye sordu.
Bu kızı sevmiştim.çok neşeli biriydi,etrafına resmen ışık saçıyordu.
Ama olayı anlamamıştım.jung soo neden heechulu arasın ki?
Heechule “gittiğimden beri burada neler oldu?”diye sordum.
Heechul gözlerini tavana dikip ellerini birleştirdi.
“şöyle bir düşüneyim.sen gittin,jung soo delirmenin eşiğine geldi.onunla ayrıldığınız yerde karşılaştım ve bana olanları kendi gözünden anlattı.daha sonra da nasıl oldu bilmiyorum ama arkadaş olduk.”
“ne anlattı?”dedim ona doğru eğilip tek kaşımı kaldırarak.
“çok fazla detaya inemem,ama seni bana sarılırken görmüş ve söylediğin o söz nedeniyle bana aşık olduğunu düşünmüş.az kaldı balataları tamamen sıyırıp intihar edecekti.”
“ama neden?gaeul ve bebeklerine ne oldu?”diye sordum.
Yeniden gözlerini kaçırdı.
“eun hye,sen gelmeden birkaç gün önce gaeul doğum yaptı.”
“peki jung soo neden hala böyle?”
“sen gitmeden hemen önce jung soo gaeul ile konuşmuştu.konu bebekti.gaeul onu doğurmak istiyordu, jung soo ise alınmasını istiyordu.gaeul yalvardı ve jung soo’ya bebeğe tek başına bakacağını ondan hiçbir şey beklemediğini söyledi.yani jung soo bana böyle anlattı.jung soo ne olursa olsun seni seviyordu.”
“gaeul’e ne oldu?”diye sorumu tekrarladım.
“o…bebeğini doğurduktan hemen sonra hayatını kaybetti.”
Hyo-soon da araya girerek “bugün de gahyun’u yani kızını evlat edinmek için gidecektik.ben,yani şey kısırım ama her zaman bir çocuk istemiştim.jung soo da olanları anlatıp bizden onu evlat edinmemizi isteyince hemen kabul ettim.”dedi.
“jung soo sizden ne istedi?”diye çığlık attım.
“evlat edinmek için evli olman lazım.o da evli olmayınca bizden istedi.”dedi heechul.
“tamam biraz bekleyin.kafam allak bullak oldu.”dedim.
Uzunca bir sessizlik oldu,sonunda dayanamayıp konuşmaya başladım.
“yani gaeul öldü,bebeğini siz evlat ediniyorsunuz ve bunu sizden heechulun mucizevi bir şekilde yakın arkadaşı olan jung soo istedi.”
İkisi aynı anda başıyla onaylayınca gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı.
Ben burada yokken neler olmuştu böyle?
Şu an içimden diyorum ki keşke o gün jung soo’yu dinleseydim.
Cesaretimi toplayarak “ben yokken başka neler oldu?”diye sordum.
“ermmm,berfin türkiye’ye döndü.fueisa birkaç kez jung soo ve benimle buluştu ama son 5 aydır sesi soluğu çıkmıyor.onu her gördüğümde senin evine doğru gidiyordu.”
“ooh,hayır!fueisa en yakın arkadaşımdı!ben gidince ne hissedeceğini neden hesaba katmadım ki!
Ben bencil bir aptalım!tokyo’ya taşınmamın herkesin hayatını böyle etkileyeceğini bilseydim hiç gitmezdim!”
Heechul bana sarıldı ve “eun hye kendine gel!her şeyi kendi üzerine alma!sen sana göre en doğru kararı aldın!”dedi.
“tamam,şimdi de herkes için iyi olan bir karar alıyorum.jung soo ile her şeyi konuşacağım.”dedim ve kalktım.
“görüşürüz!”diyerek hemen evden dışarı fırladım.
#jung soo'nun ağzından#
Kapı çaldığında hala gece olanları düşünüyordum.
İsteksizce kalktım ve kapıyı açtım.
Bakmadan “gir” dedim.
İçeri giren dizlerimdeki tüm gücü çekti götürdü.
yere çökerek “eun hye?”dedim.
dün geceki gibi duygusuz bir ifadeyle “seninle konuşmaya geldim.”dedi.
başımı sallayıp zorla ayağa kalktım ve o önde ben arkada içeri geçtik.
Oturdu ve “gaeul’un hamile olduğunu öğrenince senin benimle değil onlarla olman gerektiğini düşündüm ve senden ayrıldım.ama o gün seni dinlememiş olmam belli ki herkesin hayatını mahvetmiş.”dedi.
Ben hala ayaktaydım. “eun hye,ben onunla olamazdım.seni seviyordum,hala da seni seviyorum.dokuz aydır nasıl yaşadığımı bilmiyorum.eğer heechul olmasaydı yaşamazdım da zaten.”dedim acı çekerek.
“jung soo asla yeniden seninle beraber olmak istiyorum demeyeceğim.bunu istemiyorum.seninle olmak herkese,özellikle bana çok acı veriyor.”
“eun…”diyecektim ki sözümü kesti.
“hayır,tek kelime etme!bu kararımı hiçbir şey değiştirmeyecek.”
Kalbim çok yüksek bir gürültüyle yıkıldı,paramparça oldu!
Gerçekten meleğimi kaybetmiştim…
Başımı öne eğdim ve “peki”dedim.
Kaderime razı olmuştum.
#eun hye'nin ağzından#
Jung soo’yu öyle başı eğik halde görünce tüm dediklerimi unuttum ve ona sarıldım.
“eun…hye?”dedi şaşkın bir sesle.
“üzgünüm,gerçekten üzgünüm.ama yeniden en başa dönemez miyiz?sadece arkadaş olduğumuz zamanlara…”
Ağlamaya başladı ve o da bana sarıldı.
“sen yeter ki yeniden hayatımdan çıkma,meleğim.”
Bu hikaye bu şekilde bitti diyemem…
Hayatımda daha birçok aşk yaşadım,ama hepsinde ilk aşkımı hatırladım.
Tabi bunda ilk aşkımın arkadaşım olmaya dönmesinin de etkisi az değildi.
- #6 yıl sonra -#
#eun hye'nin ağzından#
#eun hye'nin ağzından#
“jung soo!erkek arkadaşımla dalga geçme!”
“ama doğru değil mi?burnu çok küçük!”
“oof!sen iflah olmazsın.”
“ha şunu bileydin”
“yıllardır biliyorum,sadece bir şansımı deneyim demiştim”
Altı yıldır jung soo ile çok iyi arkadaşız.o günden sonra bir daha asla aramızda bir aşktan bahsetmedik.
O olayı tatlı-acı bir anı olarak tarihimize yazdık ve o sayfalarda kaldı.
O günden beri sekiz kişiyle çıktım.hepsi ya jung soo ya da heechulu kıskanmaları nedeniyle benimle ayrıldı.
Şimdi dokuzuncuyla çıkıyorum ve ilişkimiz başlayalı altı ay oldu.sanırım bu sefer gerçekten aşkımı buldum.
heechul ve hyo-soon’un da çok iyi devam eden bir evlilikleri var.gahyun bir hafta önce 6 yaşına bastı ve her zamanki gibi herkes o gün sadece o doğmuş gibi davrandık.
Çünkü gahyun hala evlat edinildiğini bilmiyor ve asla bilmeyecek.
Bunu bu şekilde kararlaştırdık.o hyo-soon ve heechulun öz kızı…
Anne babam da hala kore’de.döndüğümüzden beri tokyoya gitmediler,bir kez bile.
Fueisa da ben gelince normale döndü ve şimdi de onu bıraktığım gibi,deli dolu.
Berfin arada sırada kore’ye,bizi ziyarete geliyor.
“ben eve dönüyorum.beni bekliyorlar.”jung soo seslendi.
Bu arada jung soo da geçen sene şeker mi şeker biriyle evlendi…
Şu anki hayatımdan öyle memnunum ki!
SON..
nOT:LÜTFEN şimdiye kadar beğeNİPte yorum yapmayanlarda yapabilirler mi?
Bir hikayenin daha soNuna geldik
Okuyan,takip eden herkese sonsuz teşekkürler.
Sizi seviyorum .....

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder