7 Mayıs 2011 Cumartesi

Friends (29.Bölüm)








--9 ay sonra—

-gaeulun doğumu,doktorun ağzından-




Bebek çıkmak istemiyor gibiydi.annesi olacak olan küçük hanımı çok zorluyordu.

Sonunda bebek annesinin içinden çıktı,çok güzel bir kız bebekti bu.

Annesine bu müjdeli haberi verdik.

Küçük hanım çok kötü görünüyordu,yine de bebeğini kucağına alırken gülümsedi ve ona sarılıp nazikçe öptü.

Sonra

“tatlı,güzel ama doğuştan bahtsız bebeğim benim.adın…ga-hyun olsun,umarım kaderini elinde tutarsın!” dedi.

Biz bebeği alırken kolları yatağa düştü.

İçimdeki uyarı çanları çalmaya başladı.

Küçük ga-hyun annesini doğduğu gün kaybetmişti!




-eun hye'nin ağzından-




Okulum bitmişti.tokyo’ya geldiğimden beri daha önce hiç çalışmadığım kadar çalışmış ve son senemi dereceyle bitirmiştim.tüm günümü kitap okuyarak geçiriyor,arkadaş ortamına girmiyor ve neredeyse hiç konuşmuyordum.

Sınıfımdakiler benim dilsiz olduğumu düşünmeye başlamıştı.aslında haklı olabilirlerdi.konuştuğum nadir zamanlar annem ya da babamın yanında olduğum zamanlardı sadece.öğretmenlerimle bile konuşmamıştım.

Annem bu durumumdan endişe duymasına rağmen bana karşı davranışlarını değiştirmemeye özen gösteriyor,durumun daha da kötüye gitmemesi için hayatımın geri kalanının aynı kalmasını sağlamaya çalışıyordu.

Ona bunun için çok minnettardım.ama pek işe yaradığı söylenemezdi ve son bir aydır iyice içime kapanmıştım.artık ailemle bile konuşmuyordum.neden mi?

Babam işi nedeniyle koreye,eski evimize,şehrimize gidecekti.annem de işini ona göre ayarlamış ve benim için de en iyi üniversitelerden birinde istediğim bölüme kayıt yaptırmışlardı.yani kore’ye dönüyorduk.

9 aylık uğraşlarım boşa gitmişti.jung soo ile karşılaşacak,gaeul ve bebeklerini görecektim.

Ama sevinçli de sayılırdım.fueisa,berfin ve heechulu çok özlemiştim…




-jung soo'nun ağzından-




Ne kadar kafamı takmamaya çalışsam da aklımda hep gaeul ve bebeğin nasıl olduğu vardı.sonunda hastaneye gittim ve gaeulu sordum,cevabı duyduğumda ise neredeyse yaşadığım şoktan kalp krizi geçirecektim.

Gaeul,bebeği doğurduktan dakikalar sonra hayata gözlerini yummuştu.doğumu yaptıran doktoru sordum,onunla görüşmeye gittim.gaeul gittiyse artık bu dünyadan bebeğe ne olacağı belli değildi.

O bebek-ne kadar kabullenmek istemesem de-benimdi.

Doktoru gördüğümde ona gaeulun bebeğini sordum.

“ah,siz gahyun’u soruyorsunuz.hala hastanede.”dedi.

“gahyun mu?”

“evet,annesi ölmeden önce ismini koydu,biz de değiştirmek istemedik.”

Gülümseyip “gahyunu evlat edinmek istiyorum.”dedim.

“elbette!ancak bunun için birkaç soru cevaplamanız gerek ve sonra da bebeğe bakabilecek durumda olup olmadığına karar verilecek.”

“peki,hemen sorulara başlayabiliriz.”dedim sabırsızca.o bebeğin ortada kalmasına izin vermeyecektim.

“ancak bu işlere ben bakmıyorum.sizi bu işlerle ilgilenen arkadaşıma göndereyim.daha sonra eğer karar olumlu olursa işlemleri yapmak için resmi kurumlara danışmanız gerekecek.”

Hemen beni gerekli yere götürdü ve ilk sorudan bebeği kaybettim.

“evli misiniz?”

“Hayır.”

“üzgünüm,bebeklerin mutlu bir aile ortamına ihtiyaçları var.eğer bu olmazsa sağlıklı bir gelişimleri ve kişilikleri olmaz.”

Bunu duyduğum anda iyi günler dileyip oradan çıktım.

Çıkar çıkmaz yakın dostum heechulu aradım.

Evet,heechulle çok yakın arkadaşlar olmuştuk.çünkü bu son 9 ayda delirmeme engel olan kişi oydu ve bu sırada eun hye ile ikisi arasında bir şey olmadığını öğrendim.zaten heechul geçen ay evlenmişti ve bilidğim kadarıyla eşiyle çok iyi anlaşıyordu.eşinin adı neydi?hah hyo-soon.

her neyse heechul telefonu açtı.

“alo?jung soo?”

“evet benim.biraz ani olacak ama hemen hyo-soon ve seninle konuşmam gerek.bir saat içinde buluşalım.ha sormayı unuttum uygun musunuz?”

“aferin,en azından sonunda hatırladın.sorunun cevabı olarak da evet boşuz,hemen geliyoruz.” Dedi ve telefonu kapattı.




-eun hye'nin ağzından-




Bu gece yarısı kore’de,eski evimde olacaktım.mutlu muydum?tabi ki hayır diye haykırmak isterdim.ama lanet olsun ki çok mutluydum.

Jung soo’yu görme fikri bile tek başına beni mutlu ediyordu.ama onun şimdi gaeul ile mutlu bir aile olduğunu biliyordum.

Yine de duygularıma engel olamamıştım…





-Heechul'un ağzından-




Bugün iki önemli telefonu art arda aldım.önce eun hye 9 aydan beri ilk kez aradı.biraz konuştuk ve ona evlendiğimden bahsettim.o da çok sevinçli bir sesle beni tebrik etti.

Konuşmanın sonuna doğru ise koreye döneceğini söyledi ve ben cevap veremeden kimseye söylememem gerektiğini de söyleyerek telefonu kapattı.bir görüşürüz bile diyememiştim,gerçi o da dememişti ama…

Hemen sonra jung soo’dan bir telefon geldi.benimle ve hyo-soon ile acilen görüşmesi gerektiğini söyledi.açıkçası uzun zamandır sesi bu kadar heyecanlı gelmemişti,bende meraklanarak kabul ettim- ki dediği zamanda babamla görüşmem lazımdı.aman boşver diyerek hyo-soon’a plan değişikliğini açıkladım.

Çocukluğumuz birlikte geçmişti hyo-soonla.abi kardeş gibi büyümüştük ama bu babamın paraya düşkünlüğü nedeniyle bu şekilde evliliğe döndü.aslında tanımadığım biriyle evlenmekten iyiydi ve evlendiğiniz kişi hyo-soon gibi biri olunca harika bir şeydi.

Her zamanki gibi dediklerimi neşeyle karşılandı ve hemen hazırlanmaya gitti.




-jung soo'nun ağzından-




Kararlaştırdığımız saatte buluştuk.

“heechul,hyo-soon nasılsınız?”

“biz iyiyiz de sana ne oluyor?bu kadar acele etmene sebep olacak ne oldu?”dedi heechul.

“gaeul doğum yaparken ölmüş.bebeği evlat edinmek istedim ama evli olmamın daha iyi olacağını söylediler.bende belki siz onu evlat edinebilirsiniz diye düşündüm.”dedim ve anında aslında saçma olduğunu anladım.

“ama şimdi düşünüyorum da siz bana aldırmayın.aslında çok saçma bir fikirmiş.”

Hyo-soon genelde sakin olurdu.ama bu sefer

“hayır!bu çocuk sahibi olmamız için tek şans!onu istiyorum!” sonra hemen sakinleşti ve “heechul,sen ne düşünüyorsun?” dedi.

Heechul gerçekten iyi yürekli biriydi.kabul etti ve hemen işlemler için yanımdan ayrıldılar.

Sonra heechulun normalden biraz farklı davrandığını fark ettim.acaba ne olmuştu?sormak için çok geçti,çoktan uzaklaşmışlardı ve arayarak da rahatsız etmek istemedim.eminim önemli bir şey değildir.




-- gece yarısı—

-Eun hye'nin ağzından-


Eve eşyaları yerleştirmeye yardım etmek istemiştim ama annem “burayı özlemişsindir.biraz geç ama bir dolaşmaya çık biz de sen gelene kadar en azından yatakları hallederiz.”dedi.

Bende dediğini yaparak biraz yürümeye çıktım.hemen jung soo’yu son gördüğüm yere koştum ve arada çok az mesafe kalmışken yere çakıldım kaldım.

Jung soo oradaydı!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder