12 Mayıs 2011 Perşembe

MAZE (Labirent) (11.Bölüm)



Adı: MAZE (Labirent)

Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve

Türü: Romantik, Komedi

Yazan: Cassie

NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.

11. Bölüm


Jungmin eve
geldiğinde Büşra’yı koltukta uyurken buldu. Bir top gibi yuvarlanmıştı ve
elleri yanağının altındaydı. Bebek gibi uyuyordu.
Jungmin
Büşra’nın yanında duran temizlik kartonunu gördü ve ona böyle davrandığı için
biraz acıdı.


Sonra yavaşca Büşra’nın yanına gitti ve yüzüne bakınca kalbi yumuşadı. Büşra
aslında çok tatlıydı.





Bir süreliğine öyle Büşra’ya bakarak durdu odanın
ortasında. Sonra kendine
geldi ve kafasını salladı. Neden Büşra onu bu kadar çok etkiliyordu?





Büşra’nın
yanına oturdu ve sağ elini yüzüne doğru kaldırdı…



“Ya! Uyan!” diyerek omzunu sertçe salladı.





Büşra hemen gözlerini
açtı ve durumu anlamadan hemen koltuktan kalktı. Jungmin Büşra’nın ani
hareketlerinden yaralanmamak için arkaya doğru kaçtı. “Noldu? Noldu, bişey mi
oldu??”



“Evet, bişey oldu! Sen benim koltuğumda uyuyorsun! Daha TV yemeğimi yemedim,
kendi odana git yat.”



Büşra Jungmin’e baktı ve gözlerini ovdu. “Özür dilerim.”





------------------

Ertesi sabah Büşra uyandıktan sonra odasından çıktı ve Jungmin’i oturma odasında
buldu. Cumartesi günleri genelde saat ikiye kadar uyuyordu, Büşra ondan önce
uyanmasına çok şaşırmıştı. Televizyon açıktı, ama Jungmin’in gözleri elindeki
magazindeydi.





Büşra ona
elektriği boş yere harcamamasını söylemek istiyordu, ama Jungmin magazine
okadar büyük ve heyecanlı gözlerle bakıyordu ki, kendini geri tuttu.





“Ne
okuyorsun?” diye sordu, fakat bir cevap gelceğini beklemiyordu.





Dün akşam
Jungmin ona koltukta uyuduktan sonra çok kızmıştı, odasındaki yatağı masmavi
yaptı diye. Büşra ama onunla daha fazla ilgilenmedi. Mavi yorganı ve çarşafı olması
Büşra’nın çok hoşuna gidiyordu. Jungmin çok renksiz bir insandı, hayatına biraz
renk gelmesi çok güzel olur diye düşündü.

En azından Jungmin yatağın çarşafını değiştirmeye üşendiği için odası hala Büşra’nın
bıraktığı gibiydi. Ama Büşra ona cevap vereceğini gerçekten beklemiyordu.

“Okumuyorum…” dedi Jungmin. “Bu reklama baksana.”



Jungmin yanındaki yere vurdu ve Büşra yanına oturdu. Sonra magazini kaldırıp Büşra’nın
kucağına koydu.

Büşra magazindeki reklama baktı: Kısıtlı sayıda üretilmiş bir spor araba oyuncağı
reklamıydı. Büşra için hiç özel birşey değildi, ama Jungmin ona hala kızgınken
gösterdiği halde, onun icin ÇOK özel birşey olması lazımdı herhalde.



“Çok beğendin galiba. Alcak mısın bunu?”

Jungmin yine magazini kendi kucağına koydu ve araba oyuncağına üzgünce baktı.
“Alamam ki, param yetmiyor, maaşımın gelmesine daha iki hafta var, o zamana
kadar bitmiş olur…” Sonra kağıttaki arabayı elledi. “Özür dilerim, aşkım.”



Büşra çok şaşırdı. Kız arkadaşına karşı hiç bir romantikliği olmayan Jungmin,
bir oyuncak arabaya nasıl bu kadar romantik olabiliyordu? Sanki hayatinin aşkına
hoşcakal diyordu.

“Spor arabalarını seviyor musun?”

Jungmin ona deliymiş gibi baktı. “Şaka mı yapıyosun? Spor arabalarına AŞIĞIM!
Çocukluğumdan beri delisiyim, çocukluk arkadaşım Kibum’la hep oynardık, o beni
araba delisi yaptı.”



Büşra Jungmin’i kücük yaşta oyuncak arabalarla oynadığını hayal ederken
bilmeyerek gülümsemeye başladı.

“Belki senin için o arabayı alabilirim.”



Jungmin’in gözleri ışıldamaya başladı heyecandan, sanki biri ona bir çuval
dolusu altın vermişti. “Gerçekten mi? ...Hediye olarak, demi? Geri ödeme falan
yok?”

“Evet, ama karşılığında sana birşey yapmama izin verceksin…”

Jungmin’in gözleri yine korkudan büyüdü ve hemen ellerini kendi etrafına sardı
ve Büşra’ya sanki bir tecavüzcüymüş gibi baktı. “N-Ne…?





Büşra
Jungmin’e garipce baktı. “Neden kollarını etrafına doladın? Üşüyomusun?
Kalörüferi açayımmı?”



Jungmin Büşra’dan dahada uzaklaştı. Acaba bu kızın beğninin yarısı çalışmıyormuydu?





“Hayır, aptal,” dedi.

“Ha, tamam öyleyse. Neyse, konuya geri dönelim. Sana bu kısıtlı sayıda
üretilmiş mükemmel spor arabasını alırım… ama karşılığında sen bir aylığına
benim kurallarıma göre yaşayacaksın. Sadece bir kaç kural değiştirmek
istiyorum. Bir ay sonra, kendindeki bu değişikliği sevmezsen, o zaman eski
haline geri dönebilirsin.”





“Ne gibi
kural mesela?” Jungmin Büsra’ya güvenmiyordu.

“Mesela, giyisilerin…”

“NE?! Evde çıplak dolaşmam!!!” diye bağırdı Jungmin.



Büşra ona garipce baktı. “Ehh… bunu yapmazsan sevinirim.”





“Ne? Senin istediğin bu değilmiydi?” diye sordu
Jungmin.

“Tabiki hayır,” Büsra gözlerini çevirdi. “Sadece bir kaç giyisini değiştirmeme
izin vermeni istiyorum. Hep siyah yada koyu mavi giyisilerin var, dün dolabını
dürerken fark ettim. Sence hep aynı renkte giyinmek biraz sıkıcı değilmi?”

“Hayır.”

“Ama benim için çok sıkıcı.”

“Seni sıkan şeyler beni ilgilendirmez.”

“Ben seni ilgilendirmiyorum, ama o limitli sayıdan spor arabası seni çok
ilgilendiriyor.” Büşra şimdi bulmuştu Jungmin’in yumuşak noktasını.

Jungmin’in gözleri yine koltukta duran magazin’deki oyuncağa baktı. Bu ayın maaşını
bekleyebilirdi, ama oda iki hafta sonraydı… o zamana kadar bu araba bitmiş
olurdu!

“…Peki öyleyse. Başka?”

Büşra çok sevindi ve Jungmin’e gülümsedi. “Ikincisi, bir ay boyunca hiç küfürlü
konuşmicaksın.”

Jungmin Büsra’ya sinirlice bakti, sonra aklına yine spor arabası geldi. “Peki,
ama sadece bu iki kural! Başka yok!”

Büşra başını sallayarak onayladı ve gülümsedi. “Teşekkür ederim.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder