Adı: MAZE (Labirent)
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.
10. Bölüm
gibi ünlü DEĞIL.
10. Bölüm
Jungmin işten
yeni eve gelmişti. Işvereni bu gün son günü olduğu için Jungmin’le sarmaş dolaş’tı,
ama artık onun önemli bir insan olmadığı için Jungmin onunla pek ilgilenmedi. Eskiden
Jungmin ona hep tatlıca gülümserdi ve gözünü kırpardı ve işvereni ona hep
bedava tatil yada maaşına bir bonus verirdi, ama artık gideceği kesin olduğu için
Jungmin onunla ilgilenmedi. Kadın gitmeden önce Jungmin‘in cebine cep telefonun
numarası olan bir parça kağıt soktu. Jungmin gözlerini çevirdi ve o gider
gitmez kağıdı çöpe attı.
Jungmin onun gitmesiyle hem mutluydu, hemde üzgündü. Bir yandan artık ona kimse
sırnaşmaya çalışmicaktı, öbür yanda artık her gün işe gitmek zorundaydı, çünkü
artık ona izin veren kimse yoktu.
Acaba yeni işvereni nasıl biriydi…
Jungmin apartmanın kapısını açtı ve içeri girdi. Hala apartmanın bu kadar temiz
olmasına alışamamıştı. Girdiğinde burnuna çok güzel bir çiçek kokusu geldi. Büşra
evin her odasına birer oda kokusu koymuştu. Mutfakta gül kokulusu vardı, oturma
odasında ise deniz kokulusu.
Jungmin bu
yeni değişikliği çok sevmişti, ama tabi Büşra’ya birşey demedi, yoksa burnu
havaya kalkardı. Aslında bu değişimlere alışmak istemiyordu. Büşra bir yıl
sonra gidince, evini kim temizleyecekti?
Kendi odasına
doğru yürüdü ve odasının kapısı hafiften açık olduğunu gördü. Kapıyı iyice açtığında
nerdeyse şok’tan bayılacaktı.
Normalde hiç odasını evden çıkarken kilitlemezdi. Zaten odasına kim girmek
isterdi ki? Bu kadar pis bir oda’da hırsızlar hiçbir şey bulamazdı.
Ama birisi girmişti odasına!
“BÜŞRA!” diye bağırdı Jungmin. Kafasını sağa doğru döndürdü ve Büşra’nın odasından
çıktığını gördü. Kucağın‘da BlackEye’ı taşıyordu.
“Efendim?” Büşra ona gülümsedi. BlackEye’ı burda tutabilme iznini aldıktan
sonra, her gün sanki dahada sevimliydi.
“Şu odaya bi baksana!”
Büşra bir kaşını kaldırdı ve Jungmin’in odasına doğru yürüdü. Jungmin kucağındaki
tavşana sinirlice baktı ve dilini çıkardı. Bunun üzerine tavşan kafasını Büşra’nın
koltuk altına soktu.
Büşra Jungmin’in odasına baktıktan sonra, kafasını eğdi ve BlackEye’a baktı.
“Ben mutfağı temizlerken sen buraya girdin demek.”
“Odamın kapısı ama kapalıydı. Kitli değildi ama yinede kapalıydı. Bu şey nasıl
girebildi?”
“Mutfağı temizliyordum bu sabah. Bulaşık makinasini çalıştırmadan önce, senin
odandaki tuvalette bir kaç tabak görmüştüm, onları almaya gittim. Herhalde
odan’dan çıktığımda kapıyı kapatmayı unuttum herhalde.”
Jungmin birdaha odasına baktı. Önceden berbattı, ama şimdi felaket olmuş!
Yorganının ucu yırtıktı, ve sanki yenilmiş gibi görünüyordu. Masasındaki müzik
besteleri şimdi hepsi yerde dağınıktı.
“Yani bütün bunları o hayvan mı yaptı?”
“Çok özür dilerim.”
“Offf, odamı ne hale getirmiş!”
“Sanki ondan önce odan çok temizdi.” dedi Büşra. Jungmin ona uyarıcı bakışla
baktı ve Büşra hemen sustu.
Kucağından
BlackEye’ı ellerine aldı ve kafasını hafifce Jungmin’e doğru eğdi ve tatlı bir
sesle, “Özür dilerim, Jungmin hyung.” dedi.
Jungmin bunu aslında çok tatlı buldu, ama yinede sinirlice baktı. “Eee, özür
dilemek yetmiyor sadece!”
“Izin verirsen yarın senin odanı tertemiz yaparım.” Büşra gülümsedi.
Jungmin ona
düşüncelice baktı. Fena fikir değildi aslında. Odasını bedavaya
temizlettirirdi.
“Peki, ama bidaha tavşanın odama girmesin!” dedi Jungmin ve çok mutlu değilmiş
gibi davrandı, ama aslında çok mutluydu.
---------------------
Ertesi gün,
Büsra sağlıklı bir kahvaltı yerken, Jung Min işe geç kaldığı için ağzında bir
soğuk parça pizzayla evden dışarı koştu.
Kahvaltıdan
sonra, Büşra mavi bir önlük ve pembe eldiven giydi. Ayrıca
burnuna ve ağzına bir maske taktı. Sonra içine temizlik eşyası doldurduğu büyük
bir kartonla Jungmin’in odasına girdi.
Büyük karton’dan üç tane daha küçük kutu çıkardı ve üzerlerine siyah kalemle
özel, iş, ve müzik besteleri yazdı. Sonra yerde dağılı olan tüm kağıtları
toplayıp kendi kategorilerine yerleştirdi. Müzik bestelerini okumak istiyordu,
ama bunu yapamadı. Onun özel hayatına olduğundan daha çok karışmış olurdu.
Masayı temizleyip tozunu aldıktan sonra yatağa geçti. Üzerindeki siyah çarşafı çıkardı
ve yerine açık mavi bir set kullandı.
Sonra odanın diğer bölümlerine geçti. Yanında iki büyük boş kutu getirmişti.
Birine tüm çöpleri koydu, diğerine yıkancak eşyaları. Sonra odayı süpürdü ve
heryerin tozunu aldıktan sonra, oda daha iyi görünmeye başladı.
Sonunda, Büşra en pis yere gelmişti: elbise dolabı. Içindeki tüm eşyaları çıkardı
ve hepsini birer birer askılara astı. Askıya asmadığı şeyleri, yani pantolonları
ve iç çamaşırları temizce dürerek yerleştirdi. İç çamaşırlarını dürerken
kıpkırmızıydı utançtan. Boxershortların üstünde her tür desen vardı. Büşra buna
çok şaşırdı. Hep siyah giyinen Jungmin’in iç çamaşırları neden bukadar
renkliydi? Geri kalan eşzaları düzenlemesi aslında hiç zor değildi çünkü herşey
ya siyah yada koyu maviydi.
Nerdeyse bitmişti. Dolabın kapısını kapattı ve Jungmin’in odasındakı
televizyona döndü. Jungmin hafta sonunda sabahları uyandıktan sonra hep
televizyon izliyordu ve güneşin ışığı ona vurmasın diye televizyonu başka yere çevirmeye
çalıştı. Fakat televizyon’u döndürürken, altında bir resim buldu.
Resimde Jungmin, Boa ve Taemin vardı. Çocukluk günlerinden bir resimdi.
Büşra resime bakarken gülümsedi. Üçü beraber ne kadar mutlu görünüyorlardi.
Oda’da etrafına baktı ve hiç resim olmadığını fark etti.
Yine elindeki resime bakti. Bunu yapması yanlış birşeydi, ama gerçekten resimi
çok sevmişti… ve çok istiyordu.
Jungmin resimi televizyonun altına koyduğuna göre, resimi istemiyor demektir,
değil mi? Yani resimin gittiğini bile fark etmezdi…
Büşra resimi önlüğün cebine soktu.
Tek bir oda temizlemesi tam 4 saat sürdü. Bitince Büşra çok yorulmuştu ve
oturma odasına gitti. Oturmadan önce önlüğünü ve eldivenleri dürüp bir kenara
koydu.
Sonra koltuğa uzandı ve uyuya kaldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder