Adı: MAZE (Labirent)
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho, Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
3. Bölüm
Jung Min nerdeyse yine uykuya dalmıştı, ama o tatlı anda
yine kapının zili çaldı. “Cehennemin dibine git, emi BoA!!”
Yataktan kalkıp kapıya yürüdü. Kapıyı yine delikten
bakmadan açtı. “Ne istiyosun yine, BoA? Uyumaya--”
Jung Min’in ağzı açık kaldı şoktan. Önünde ablasi değil,
başka bir kadın duruyordu. Fakat bu kadında ona ablasını hatırlatıyordu. Ablası
gibi çok bakımlı ve güzeldi. Üstünde pembe bir kazak ve beyaz pantolon olmak
üzere basit bir kıyafet vardı, ama sanki mankenmiş ve elindeki çanta için
reklam yapıyormuş gibi duruyordu.
Ama yinede kıza sinirliydi. Onu uykusundan uyarmıştı, hemde en tatlı yerinde!
“Ne var?“ diye soğukça sordu kıza.
“Ah, evet,” kız gülümsedi. Jung Min ona bağırınca şoka girmişti. “Gazetede boş
oda ilanınızı gördüm, ve…”
Jung Min’in gözleri büyüdü ve birden kalbi hızlı atmaya başladı. “Bir dakika!”
Kapıyı kızın suratına kapattı ve en hızlı ev toplama rekoruna başladı. Beş
dakika içinde ortalıkta bulunan her tür pisliği kendi odasına fırlattı çünkü kıza
odasını göstermeyeceğinden emindi. Üstüne siyah bir pantolon ve siyah bir tişört
giydi ve kapıyı acmadan önce saçından çabukça bir tarak geçirdi.
Kapıyı açtığında kız hala orda şaşkınca duruyordu. Jung Min sahte bir gülümseme
yapıştırdı yüzüne ve elini uzattı. “Merhaba, ben Park Jung Min.”
Kız’da elini sıktı. “Ben Büşra, memnun oldum.”
Jung Min elini geri çevirmeye çalıştı, fakat Büşra elini sıkıca tutarak sanki
dünyadaki en acayip şeymiş gibi bakıyordu.
Jung Min kıza deliymiş gibi baktı. Yüksek sesle, “Size apartmanı göstereyim. Beğenceğinizden
eminim.” dedi.
Büşra Jung Min’e gülümsedi ama gülümsemesi Jung Min’e biraz fazla tatlı geldi.
Bu kız bir işler çeviriyordu sanki.
Jung Min Büşra’ya evin odalarını tek tek gösterdi. Önce oturma odasını, sonra
mutfağı.
“Yemek yapıyor musunuz?” diye sordu Büşra.
Jung Min soruya çok şaşırdı ve iyi bir cevap bulmaya çalıştı. “Yakınlarda büyük
bir süper market var ve buralarda zaten yemeği evine getiren çok lokanta var.”
“Yani yemek yapmıyorsunuz. Hep dışarıdan yemek yemesi hiç sağlıklı değil.”
Jung Min az kalsın kıza meşhur ‘Sen-Aptalmısın?’ ifadesini göstercekti, ama
acil paraya ihtiyacı vardı, o yüzden kız ne derse desin karşı çıkamazdı.
“Neyse, devam edelim,” Jung Min Büşra’ya salon’daki tuvaleti gösterdi. “Bura
sizin tuvaletiniz. Benim odam’da bir tane var bile, o yüzden bu sizin olur.”
Ama Büşra onun dediklerini dinlemiyordu bile ve Jung Min’in omuzundan diğer
odalara baktı. “Burası sizin odanız mı?” diyerek Jung Min’in odasına doğru
yürüdü.
Jung Min hemen kapı ve Büsra’nın arasına geçti. “Evet, burası benim odam ve
anlaşmamızın birinci kuralı; siz benim odama ve ben sizin odanıza giremem.”
Büşra cevap vermedi ve sessizce ona baktı. Jung Min şimdi fark etti
birbirlerine ne kadar yakın olduklarını. Kız’dan bir an önce uzaklaşmak
istiyordu.
“Sizin odanız orda,” dedi ve Büşra elinin gösterdiği yere döndü.
Büşra odasına girdi ve odaya hiç bakmadan “Iyi, bu odayı sevdim.” dedi.
“Tamam öyleyse,” Jung Min böyle garip bir kızla tam bir yıl aynı evde oturmak
istiyormuydu bilmiyordu. Ama acil paraya ihtiyacı vardı ve asla ailesinden
almak istemiyordu.
“Anlaşma bir yıl sürüyor ve parası…”
“Ah, evet, bende para işini sizinle konuşmak istiyordum.”
Jung Min birden ciddileşti. Asla ilan’daki paradan daha aza veremezdi odayı Büşra’ya.
“Ilan’daki fiyat…”
“Ilan’a sadece kısaca baktım zaten. Neydi fiyatı? 90.000 won muydu, yoksa
100.000 mi? Tam olarak hatırlamıyorum.”
Jung Min’in ağzı açık kaldı. Bu kız delimiydi? Bu apartman için o kadar para
verilir mi?
Aslında kızdan sadece 40.000 won isteyecekti, ama kız ona iki mistlisinden
fazlasını teklif etmişti ve bunu kaçıramazdı! Kızın zengin olduğu çok belliydi.
“100.000 won yeter.” Jung Min sevinçten havaya uçmak
üzereydi. Yeterde artar bile!
Büşra gülümsedi. “Tamam öyleyse 100.000 won olsun. Ne zaman odaya taşınabilirim?”
“Yarın sabah anlaşma hazır olur, yani yarından itibaren buraya taşınabilirsiniz.”
“Peki, o zaman ben eşyalarımı buraya getittiririm yarın sabah.”
Büşra evden çıktığında sanki annesi ona en çok istediği oyuncağı alan bir çocuğa
benziyordu.
Jung Min kapıyı kapattıktan sonra yanağını kaşıdı.
Bu kız kesinlikle para’ya dikkat edenlerden değildi. Okadar parası varken,
neden böyle bir yerde yaşamaya karar verdi? Belki ailesi çok zengindi ve onu yaşlı
ve çirkin bir adamla evlendirmek istiyorlardı ve o yüzden evden kaçtı ve anne
babası onu bulamasın diye böyle bir çöplükte yasamaya karar verdi?
Yada kız gizli bir ajanda olabilirdi, ve kolay bulunmayan yerlere taşınmak
istedi.
Yoksa kız Jung Min’den hoşlanıyor muydu ve o yüzden mi
onunla yaşamak istiyordu?
Jung Min gülmeye başladı. Çok fazla film izliyordu.
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho, Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
3. Bölüm
Jung Min nerdeyse yine uykuya dalmıştı, ama o tatlı anda
yine kapının zili çaldı. “Cehennemin dibine git, emi BoA!!”
Yataktan kalkıp kapıya yürüdü. Kapıyı yine delikten
bakmadan açtı. “Ne istiyosun yine, BoA? Uyumaya--”
Jung Min’in ağzı açık kaldı şoktan. Önünde ablasi değil,
başka bir kadın duruyordu. Fakat bu kadında ona ablasını hatırlatıyordu. Ablası
gibi çok bakımlı ve güzeldi. Üstünde pembe bir kazak ve beyaz pantolon olmak
üzere basit bir kıyafet vardı, ama sanki mankenmiş ve elindeki çanta için
reklam yapıyormuş gibi duruyordu.
Ama yinede kıza sinirliydi. Onu uykusundan uyarmıştı, hemde en tatlı yerinde!
“Ne var?“ diye soğukça sordu kıza.
“Ah, evet,” kız gülümsedi. Jung Min ona bağırınca şoka girmişti. “Gazetede boş
oda ilanınızı gördüm, ve…”
Jung Min’in gözleri büyüdü ve birden kalbi hızlı atmaya başladı. “Bir dakika!”
Kapıyı kızın suratına kapattı ve en hızlı ev toplama rekoruna başladı. Beş
dakika içinde ortalıkta bulunan her tür pisliği kendi odasına fırlattı çünkü kıza
odasını göstermeyeceğinden emindi. Üstüne siyah bir pantolon ve siyah bir tişört
giydi ve kapıyı acmadan önce saçından çabukça bir tarak geçirdi.
Kapıyı açtığında kız hala orda şaşkınca duruyordu. Jung Min sahte bir gülümseme
yapıştırdı yüzüne ve elini uzattı. “Merhaba, ben Park Jung Min.”
Kız’da elini sıktı. “Ben Büşra, memnun oldum.”
Jung Min elini geri çevirmeye çalıştı, fakat Büşra elini sıkıca tutarak sanki
dünyadaki en acayip şeymiş gibi bakıyordu.
Jung Min kıza deliymiş gibi baktı. Yüksek sesle, “Size apartmanı göstereyim. Beğenceğinizden
eminim.” dedi.
Büşra Jung Min’e gülümsedi ama gülümsemesi Jung Min’e biraz fazla tatlı geldi.
Bu kız bir işler çeviriyordu sanki.
Jung Min Büşra’ya evin odalarını tek tek gösterdi. Önce oturma odasını, sonra
mutfağı.
“Yemek yapıyor musunuz?” diye sordu Büşra.
Jung Min soruya çok şaşırdı ve iyi bir cevap bulmaya çalıştı. “Yakınlarda büyük
bir süper market var ve buralarda zaten yemeği evine getiren çok lokanta var.”
“Yani yemek yapmıyorsunuz. Hep dışarıdan yemek yemesi hiç sağlıklı değil.”
Jung Min az kalsın kıza meşhur ‘Sen-Aptalmısın?’ ifadesini göstercekti, ama
acil paraya ihtiyacı vardı, o yüzden kız ne derse desin karşı çıkamazdı.
“Neyse, devam edelim,” Jung Min Büşra’ya salon’daki tuvaleti gösterdi. “Bura
sizin tuvaletiniz. Benim odam’da bir tane var bile, o yüzden bu sizin olur.”
Ama Büşra onun dediklerini dinlemiyordu bile ve Jung Min’in omuzundan diğer
odalara baktı. “Burası sizin odanız mı?” diyerek Jung Min’in odasına doğru
yürüdü.
Jung Min hemen kapı ve Büsra’nın arasına geçti. “Evet, burası benim odam ve
anlaşmamızın birinci kuralı; siz benim odama ve ben sizin odanıza giremem.”
Büşra cevap vermedi ve sessizce ona baktı. Jung Min şimdi fark etti
birbirlerine ne kadar yakın olduklarını. Kız’dan bir an önce uzaklaşmak
istiyordu.
“Sizin odanız orda,” dedi ve Büşra elinin gösterdiği yere döndü.
Büşra odasına girdi ve odaya hiç bakmadan “Iyi, bu odayı sevdim.” dedi.
“Tamam öyleyse,” Jung Min böyle garip bir kızla tam bir yıl aynı evde oturmak
istiyormuydu bilmiyordu. Ama acil paraya ihtiyacı vardı ve asla ailesinden
almak istemiyordu.
“Anlaşma bir yıl sürüyor ve parası…”
“Ah, evet, bende para işini sizinle konuşmak istiyordum.”
Jung Min birden ciddileşti. Asla ilan’daki paradan daha aza veremezdi odayı Büşra’ya.
“Ilan’daki fiyat…”
“Ilan’a sadece kısaca baktım zaten. Neydi fiyatı? 90.000 won muydu, yoksa
100.000 mi? Tam olarak hatırlamıyorum.”
Jung Min’in ağzı açık kaldı. Bu kız delimiydi? Bu apartman için o kadar para
verilir mi?
Aslında kızdan sadece 40.000 won isteyecekti, ama kız ona iki mistlisinden
fazlasını teklif etmişti ve bunu kaçıramazdı! Kızın zengin olduğu çok belliydi.
“100.000 won yeter.” Jung Min sevinçten havaya uçmak
üzereydi. Yeterde artar bile!
Büşra gülümsedi. “Tamam öyleyse 100.000 won olsun. Ne zaman odaya taşınabilirim?”
“Yarın sabah anlaşma hazır olur, yani yarından itibaren buraya taşınabilirsiniz.”
“Peki, o zaman ben eşyalarımı buraya getittiririm yarın sabah.”
Büşra evden çıktığında sanki annesi ona en çok istediği oyuncağı alan bir çocuğa
benziyordu.
Jung Min kapıyı kapattıktan sonra yanağını kaşıdı.
Bu kız kesinlikle para’ya dikkat edenlerden değildi. Okadar parası varken,
neden böyle bir yerde yaşamaya karar verdi? Belki ailesi çok zengindi ve onu yaşlı
ve çirkin bir adamla evlendirmek istiyorlardı ve o yüzden evden kaçtı ve anne
babası onu bulamasın diye böyle bir çöplükte yasamaya karar verdi?
Yada kız gizli bir ajanda olabilirdi, ve kolay bulunmayan yerlere taşınmak
istedi.
Yoksa kız Jung Min’den hoşlanıyor muydu ve o yüzden mi
onunla yaşamak istiyordu?
Jung Min gülmeye başladı. Çok fazla film izliyordu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder