15 Mayıs 2011 Pazar

KÖR (1. Bölüm)


 


Adı: KÖR


Oyuncular: Yoochun, Ahsen, Jaejoong, Duygu, Se7en
(Dongwook) , Nefise


Türü: Romantik, Komedi


Yazan: Cassie

NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.




Başlamadan önce
size hikaye’nin strüktürü üzerinde birşey söylemek istiyorum:


Hikayenin ilk
10-15 bölümüne kadar sadece Ahsen’in bakış açısında yazılacak herşey.


O bölümlerden
sonra, herşey genel bakış açışından yazılacak. Smile





■■■■■

“Kaç yaçındasın?”

“23,” dedi Ahsen, ama hemen birçey daha ekledi, “Fakat başkalarına bakmakta çok
iyiyimdir. Benden küçük beş kardeş’le büyüdüm.” Bu bir yalandı, ama bu iş’e
ihtiyacı vardı Ahsen’in.



“Bayağı gençsin. Daha ne yapmak üzere olduğunu pek anlamış değilsin galiba…” dedi
önünde oturan orta yaşlarındaki kadın.





“Yemek
yapabiliyorum, temizlik yapabilirim ve…”

“Onlardan şüphem yok. Benim derdim…,” diye başladı yaşlı kadın. Genç kızın
gözlerine bakmaya çalışıyordu, ama Ahsen’in yanağındaki yara ister istemez göze
batıyordu. “Mr. Park bir araba kazası geçirdikten sonra beğninde kan toplanması
oldu ve bu yüzden artık kör. Çok küçük bir adadaki evin’e yerleşti ve hep yalnız
kalmak istiyor artık. Gözleri her an yine görebilir, ve o iyileşene kadar sen
onunla aynı evde kalmalısın. Sadece ikiniz.”

“Bunları biliyorum,” dedi Ahsen. Masa’nin altında elleriyle oynuyordu utançtan.
Keşke şapkası olsaydı yanında. Maalesef bir iş başvurusuna şapkayla gelseydi,
bu işi ciddiye almaz gibi gelirdi ve onun profesyonel olmadığını düşünürlerdi.





“Sana bu
kadar çok aylık vermesinin nedenini biliyor musun? Senden önce on üç tane bakıcı
onu çekemedikleri için istifa ettiler.”



Ahsen yine kafasını sallayarak onayladı. “Sıra dışı kişiliğinin olduğunuda
biliyorum.”



“Evet ‘sıra dışı’,” dedi kadın ve gözlüğünü takarak elindeki dosyaya baktı. Içinde
sadece bir kağıt vardı: Ahsen’in başvurusu.





“Bunu
yapabilceğime söz veriyorum.” dedi Ahsen.

“Peki,” yaşlı kadın derin bir nefes aldı. “Zaten başka kimse başvurmadı.
Yarın sabah saat 6’da hava alanına gel. Mr. Park’ın özel jeti seni oturduğu
ada’ya götürecek.”

“Teşekkür ederim!” diye güldü Ahsen.

Kadın ona bakmak için kafasını kaldırdı ve yine gözleri otomatikten yanağındaki
yara’ya baktı. Ahsen hemen elini kaldırdı ve saçını düzeltiyormus gibi yaptı.
Sonra yüzünü biraz daha eğdi, ve birdaha teşekkür etti kadın’a.





Yaşlı kadın Ahsen’e öyle baktığı için kendini suçlu
hissediyordu, ama Ahsen onu anlayabiliyordu. Kadın ona on dakika sonra önemli
bir iş buluşmasının olduğunu söyledi ve Ahsen’i kapıya doğru götürdü.

Oda’dan çıktığında Ahsen hemen çantasındaki şapkayı çıkardı ve saçlarını yanağın
üstüne getirerek giydi. Kimsenin yüzünü görmesini istemiyordu.





■■■■■

“O hayvanı bulup onu hapise at!” diye bağırdı Park Yoochun telefona. Gözlerini
açıp kapattı, ama ikisindede sadece karanlık görüyordu. Kör olduğundan beri çok
daha güçsüz olmuştu.

“Bir kazaydı,” telefonun diğer ucundan Nefise’nin sesi geliyordu.

“Onun yüzünden kaza yaptım ve arkasına dönüp bana bakmadı bile! O hayvan’ın
aptallığı yüzünden sadece gözlerimi değil, sevdiğim kadınıda kaybettim!”

“Onu bulmak için elimden geleni yapıyorum, ama bana verebilceğin başka bilgiler
varmı…”

“Çok çirkin.”

“…çirkin olduğunu yüz kere söyledikten sonra anladık, Yoochun. Ondan başka
bilgi veremez misin?”

“Hayır, anlamıyorsun. Iğrenc. Derecede. Çir. Kin.”

“Yoochun, bu dünya’da zaten ‘güzel’ bulduğun ne var ki senin?” diye sordu en
iyi arkadaşı ona.

“Ama o kız sıradan görünmüyor, çok çirkin. Upuzun saçları var, boyu benim civarımda,
ve çok ince.” dedi kör adam. “Ve bir yarası var! Sol yanağında büyük bir yanık
yarası var.” Sadece bu kadar hatırlayabiliyordu Yoochun.

Nefise bir nefes aldı, “Sanırım yarası onu bulmayı kolaylaştırır. Aramaya devam
ederim.”

“Ne kadar para tutarsa tutsun! Bana verdiği acı için onu hapiste çürütcem!”
Yoochun elindeki telefonu sıkıca tuttu sinirinden. Sonra kapı’nın zili çaldı ve
daha’da sinirlendi. “Yeni bakıcım geldi. Yeni birşey bulunca beni ara.”



“Kendine iyi bak, Yoochun. Çok fazla çıldırma, sağlığın için zararlı.”



“Çıldırmamak sağlığım için zararlı.”

“Off…” diye başladı Nefise, ama Yoochun lafını böldü.

“Asıl çıldırmamak, benim için kötü bir sinyal’dir.” diyerek telefonu kapattı.



■■■■■

Ahsen kapıyı çaldığında üçüncü kez hapşırdı. Biri onun üzerinde konuşuyordu
galiba.

Bir süre sonra kapı açıldı ve Ahsen’in önünde yaşlı bir adam duruyordu. Adam
Ahsen’e iyice bir baktı. Üzerinde eski ayakkabı, kot pantolon ve basit bir tişört
vardı, ama adamın en çok yüzündeki yara’ya baktığını fark etti Ahsen.



Ahsen hemen saçını biraz daha yüzüne getirdi. Yanağını mümkün olduğu kadar kapatmak
istiyordu. “Ben… Park Yoochun’ın yeni bakıcısıyım.”



Yaşlı adam kafasını sallayarak onayladı ve Ahsen’e bir el hareketiyle eve
girmesini söyledi. “Mr. Park şu an ofisinde. Siz geldiğinize göre, ben
gidebilirim.”





“Sizin kim olduğunuzu sorabilir miyim?” dedi Ahsen.

“Ben Park Yoochun’in baş uşağıyım, ama bir takım özel meselelerim için Seoul’a
geri dönmeliyim. Gelecek bir kaç ay boyunca sen onunla yalnız kalmalısın. En kısa
süre‘de sana yardım etmeye gelirim…” dedi adam ve biraz sustuktan sonra, “…tabi
sende diğerleri gibi bir hafta içinde kaçmazsan.”


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder