15 Mayıs 2011 Pazar

KÖR (13. Bölüm)

13.
Bölüm






Dongwook Ahsen ve
Duygu’yla beraber arabasında eve doğru yol aldı. Yoochun’ın arabası onları takip ediyordu.

“Ne yapıyorsun? Bizim evimizin yerini gösterme onlara!” diye bağırdı Ahsen.

“Merak etme, herşey kontrolum altında.” Ahsen Dongwook’un söylediği bu sözleri
kaç kez duyduğunu hatırlamıyordu, ama her seferinde ondan korkuyordu. Arkadasşı
hep beklenmedik ve manyak şeyleri planlıyordu.

“Nasıl herşey kontrol altında? Neyi planladın, ha? Duygu’nun beni taklit
etmesini mi? Deli misin sen?”

“Kıçını kurtarmadık mı? Konuşmamaya devam etseydin kendini bile kurtaramicaktın!”
diye geri bağırdı Dongwook.

“Abla lütfen, sana sadece yardım etmeye çalışıyoruz.” Duygu arkada oturuyordu
ve ablasını sakinleştirmeye çalıştı.

“Bu numarayı yemiceğini biliyorum!” dedi Ahsen sinirlice.

“Karakol’da ağzını bıçak açmıyordu, şimdi bozuk kaset gibi aynı şeyi tekrarlıyorsun,
biraz sus’ta bize güven.” diye mırıldadı Dongwook.

“Off…” Ahsen ağlamak istiyordu. Ne diyeceğini bilemiyordu.

“Bu senin kararın, Ahsen. Ya senin Micky olduğunu ona söylersin, yada Duygu
‘Micky’ olur ve Yoochun’ı Micky’den nefret ettirmeye çalışırız.”

“Abla, belki…” Duygu lafını bitirmedi. Belki Ahsen Yoochun’a gerçekleri
söyleseydi daha iyi olurdu demek istiyordu. Ama Ahsen bunu kabul etmezdi.

“Hayır, hiçbir zaman beni kabul edemez. Yapamam. Ahsen onun gözünde bir
canavar, ama Micky onun için güzeller güzeli bir hayal. Ona gerçekleri söyleyip
onun güzel Micky hayalini kırmak istemiyorum.”

“Ahsen…” Dongwook derin bir nefes aldı. Neden Ahsen bu kadar inadcıydi?

“Micky’den nefret ettirme planı’nı yapalım.”

“Kararına saygı duyarım. Şimdilik, sadece seni hapise attırmamaya ikna
etmeliyiz.”

“Ondan sonra ne yapcaz? Duygu
sonsuza kadar beni taklit edemez.”

“Sadece Park Yoochun pes edene kadar devam edecek.”

“Pes edermi sence?” diye sordu Duygu.

Ahsen’in içinde bir his Yoochun’ın pes etmesini istiyordu. Ama aynı zamanda
kalbi istemiyordu. Ne istediğini artık kendi bile bilmiyordu.

“Işini bırakmak için bir nişanlın olduğunu söylememiş miydin?”

“Evet, neden?” Ahsen Dongwook’a meraklı gözlerle bakıyordu.

“Mükemmel.”

■■■■■

Beşi beraber (Ahsen, Duygu, Jaejoong, Yoochun ve Nefise) Dongwook’un oturma
odasında oturuyorlardı. Ahsen ve Duygu’nun apartmanından biraz daha büyüktü.
Hem zaten Park Yoochun’ı kendi evlerine götürselerdi hazırlıksız oldukları için
belki Ahsen’in Micky olduğuna dahil kanıt bulabilirdi evin içinde.

“Yalnız konuşabilir miyiz?” diye sordu Yoochun Micky’e bakarak.

Duygu ablasının sesini taklit ederek, “Bizim yalnız konuşacak hiçbir şeyimiz
yok.” dedi.

Yoochun biraz sinirli bakıyordu. Ahsen onun sinirli bakışını çok özlemişti, ama
ona çok fazla bakmak istemediği için yine kafasını eğdi.

Dongwook sonunda bir tepsi üzerinde değişik kutularda içecek getirdi ve masa’ya
koydu.

“Istediğinizi seçin,” dedi Dongwook. “Misafirlerimi sevmesem bile onların evimde
rahat olmalarını isterim.”

Yoochun Dongwook’un sinirli bakışını görmemezlikten geldi.

“Otur, Wookie.” Duygu yanındaki boş yere gösterdi. Yoochun onun hareketini hiç
beğenmedi ve ‘Wookie’ adamın gerçek ismi olmadığından emindi. Yakın arkadaş
yada sevgili arasında kullanılan bir takma isimdi.

“Sanırım misafirlerime saygı gösterdiğim beni sevmenin bir nedeni daha, öyle değil
mi?” Dongwook Duygu’ya tatlıca sırıttı ve yanına oturarak kolunu omzuna koydu.

Nefise ve Jaejoong sanki hayal kırıklığına uğramış gibi baktılar, ama yinede
sessiz durdular. Fakat Yoochun sinirini saklamaya çalışmadı bile.

“Bu mu senin nişanlın?” O kadar üzgün ve acı bir sesle sormuştu ki, Ahsen
yüzünü kaldırıp ona bakmak gereği duydu. Fakat Yoochun ona bakmıyordu.

“Evet, yakında evleniyoruz. Bunu sana doğum günü kartımda yazmıştım.” dedi Duygu.
Ahsen ve Yoochun’ın arasındaki şeyleri konuşmak zorundaydı ki, herkes onun
Micky olduğundan emin olsun.

“Birbirinize… çok yakışıyorsunuz.” Yoochun kendini iltifat etmek için zorluyordu.
“Güzel bir çiftsiniz.”

Duygu ve Dongwook birbirine baktı. Yoochun’ın sözleri yüzünden Ahsen’e acıyorlardı.

“Ablamı affettiğin için gerçekten çok teşekkür ederim. Bu benim için en iyi düğün
hediyesi.” dedi Duygu Ahsen’in sesiyle.

Yoochun hala Ahsen’in yüzüne bakmıyordu.

“Senin hediyen’de aldığım en iyi hediyeydi.” dedi Yoochun. Sanki Duygu’ya (yani
Micky’ye) ada’daki geçirdikleri güzel zamanı hatırlatmak istiyordu ve Micky’nin
Dongwook’u değilde Yoochun’ı sevdiğini anlamasını istiyordu.

“Beğendiğine sevindim,” dedi Duygu. Hediye’nin ne olduğunu hatırlayamıyordu.
Dongwook ve Ahsen yolda gelirken ona o kadar çok ayrıntı anlatmışlardı ki,
kafası patlamak üzereydi. Bu kadar kısa zamanda öyle çok şeyi hatırlamak zordu.

“Evet, her zaman herşeyin ‘iyi yanına’ bakmayı hatırlarım. Yine görebilmek çok
güzel. Seni… görebilmek çok güzel.” dedi Yoochun. Gitmek ve Micky’yi bırakmak
istemediği için çok konuşuyordu.

“Yoochun, geç oldu.” dedi Jaejoong.

“Evet, son bir haftadır iyice uyku alamıyorsun. Eve gidip dinlenmen gerek,”
dedi Nefise ve bir elini Yoochun’ın omzuna koydu.

Jaejoong Duygu’ya baktı ve Yoochun’ın uyku alamadığına hiç üzgün görünmediğini
fark etti. Onun yerine, yüzünde yarası olan kadın çok üzgün görünüyordu.
Jaejoong bunu aklının bir kenarına yazdı.

Ister istemez, Junsu kafasını sallayarak onayladı. Gözleri hala Duygu’daydı.
“Iyi akşamlar, Micky.”

“Güle güle, Mr. Park.” dedi Duygu.

Yoochun Micky’nin ona bir yabancı gibi davranması’na çok üzüldü. Micky’nin
ablasına kötü davrandığı için ona kızgın olduğundan emindi.

“Yarın yine gelirim,” diye gülümsedi Yoochun umutluca.

Ahsen ona bakamıyordu ve yüzünü yere çevirdi. Egoist, cesur ve güçlü adamın
Micky’nin karşısında kayıp bir çocuk gibi davranması Ahsen’in kalbini kırıyordu.

“Gelmenize gerek yok, düğünümü planlamakla meşgul olacağım.” dedi Duygu. Saygılıca;
bir yabancı gibi.

“Şimdi gidebilir misiniz? Bebeğimin uykusu geldi.” dedi Dongwook ve kolunu
Duygu’nun beline sardı. Bu hareket Yoochun’a Duygu’nun (daha dogrusu Micky’nin)
Dongwook’un ve sadece Dongwook’un olduğunu belli ediyordu.

Yoochun bu mesajı aldı ve çok acıdığı için gözlerini çift’ten ayırdı. Kapı’ya
gittiklerinde son kez dönüp çift’e baktı, ve sonra apartman’ı terk etti. Nefise
ve Jaejoong gitmeden önce üçünede baktılar, ve sonra Yoochun’ı takip ettiler.

Duygu Jaejoong’un ona diğerlerinden biraz daha uzun baktığını fark etti ve bıraz
korkmaya başladı. Yoksa birşey mi anlamıştı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder