15 Mayıs 2011 Pazar

KÖR (14. Bölüm)

14.
Bölüm






“Micky olduğundan emin misin?”

“Neden sen söylemiyorsun? Ben
kör’ken onu sen görmüştün bikere.”

Jaejoong kafasını salladı. Yoochun ona sinirlice baktı. Nefise direksiyon’u
tutarken gözleri yoldaydı.

“Boyu aynı ve ince. Ada’dayken
daha ince gibi geldi bana ama.”

“Ama Jaejoong onu göreli bir kaç hafta oldu.” dedi Nefise. “Belki nişanlısı ona
kilo aldırmıştır biraz. Iyi yemek yapabilen birine benziyor.”

“Sen bilirsin tabi, Nefise. Gözünü ondan ayıramadin.” dedi Yoochun.

“Aaa, hiç’te bile!” diye yalan söyledi Nefise.

“Onu kliniğimde gördüğümdede üzerinde şapka ve grip maskesi vardı.” diye konuyu
değiştirdi Jaejoong.

“Gözlerini tanıyamadın mı?”

“Gözlerini tanıdıysam nolmuş? Gözleri aynı ablasının gözlerine benziyor. Sana
ablasının Micky olduğunu mu söylememi bekliyorsun?”

“Aman sakın! Bu imkansız!” diye bağırdı Yoochun.

“Hemen bağırmalı degilsin.” diye mırıldadı Nefise.

“O kız dilsiz ve… yarası var. Micky olamaz.”

“O zaman olay ortada. Micky’nin ablası senin kazana neden oldu ve ablasının
hatasını düzeltmek için Micky senin bakımcın oldu, öyle mi?” dedi Jaejoong.

“Evet.”

“Micky olsa ne olur? Evleniyor,” diye hatırlattı Nefise ve Yoochun’ın evinin
önüne arabayı park etti. Sonra hepsi sessizce oturdu arabada.

“Ne yapmayı düşünüyorsun, Yoochun?” diye sordu Jaejoong.

Yoochun bir süre sessizlikten sonra konuştu. “Ona yılın düğününü vercem!”

“Ne? Neden?” diye sordu Nefise ve Jaejoong aynı anda.

Yoochun derin bir nefes aldı. “Ben Micky’e ada’dayken aşık oldum, ama benimki
tek taraflı bir aşk.”

Jaejoong ve Nefise birbirine baktı, Yoochun’ın dediklerine nasıl bir tepki
vereceklerini bilmiyorlardı. Onu hiç böyle görmemişlerdi. Normalde üzgünlüğünü
sinirle saklayan bir insandı, ama şimdi açıkca üzgünlüğünü gösteriyordu
herkese.

“Onlara düğünleriyle yardım edipte ne olcak?”

Yoochun araba’nın koltuğuna yaslandı ve elini saçından geçirdi. “Bana bir ara
verin. Kendi kalbimi kırmaya çalışıyorum burda. Micky yeterince kırmadı, bu
yüzden kendim yapmalıyım.”

■■■■■

Ahsen kapı zilini duyunca uyandı ve uyku semesi kapıya gitti. Saçları dağınıktı
ve üzerinde basit bir tişört ve kısa bir pijama donu vardı. Dünkü olaylar
yüzünden hiç uyuyamamıştı. Saatlerce yatağında dönüp durdu, ve ancak saat 6’da
uyku buldu. Şimdi saat 8’di. Dongwook ise gitmişti ve Duygu okuldaydı. Ahsen’in
o kadar uykusu vardı ki delik’ten bakmadan kapıyı açtı.

Fakat kapı’da duran adamı görünce üzerinden buz suyu dökülmüş gibi uyandı
birden. Yoochun’ın yüzünde kapı açılmadan önce bir gülümseme vardı, ama Ahsen’i
görünce gülümsemesi yüzünden silindi.

Ciddi ve saygılı bir sesle konuştu. “Micky burda mı?”

Ahsen kafasını sağ’dan sola salladı. Fark etmeden eli sol yanağını saçlarla
kaplamaya başladı.

“Nerde olduğunu bana söyleye bilir misin?” Yoochun Ahsen’e bakmıyordu bile.

Ahsen döndü ve kapı’nın yanındaki dolap’tan bir küçük defter ve bir kalem çıkardı.
Dongwook onun dilsiz rolu yapmasının en iyi olduğunu söyledi. Dilsiz olduğunu
kimseye söylemediler, ama Yoochun, Jaejoong ve Nefise hepsi onun dilsiz olduğunu
anlamışlardır bile.

Küçük defterin içine yazmaya başladı. [Dongwook’la beraber kahvaltı yapmaya çıktılar.]

Yoochun küçük deftere baktı uzaktan. Hatta Ahsen’e yaklaşmamak için boynunu
mümkün olduğu kadar uzattı okuyabilmek için. Ahsen’de ona doğru bir adım daha
atmak istemiyordu.

“Ne zaman gelceğini biliyor musun?” diye sordu Yoochun. Ahsen’e bakmamak için
onun arkasına küçük oturma odasına çevirdi gözlerini.

Kalem’in yazma sesini duyduktan sonra yine gözlerini küçük deftere çevirdi.

[Siz gidince geri gelecek.]

Yoochun sinirlendi. “Buda ne demek oluyor?”

Sonunda Ahsen’e bakıyordu, ama iyi bir bakış değildi. Ister istemez gözleri
Ahsen’in yanağına baktı. Ahsen yüzünü sadece sağ yanağı görülcek şekilde
çevirdi. Sonra yine deftere yazdı.

[Onu rahat bırakmanızı istiyor. Micky Dongwook’la mutlu.]

Yoochun bu sözleri okuyunca dahada sinirlendi.

“Yani kardeşine aşık olduğumu biliyorsun.”

Ahsen’in gözleri şaşkınlıkla büyüdü ve sanki biri ona tepme atmış gibi hissetti
kendini. Bunu hiç… hayatta… gerçekten düşünmemişti. Anlamamıştı.

Demekki kör olan Ahsen’miş.

…yada kör değildi. Sadece gerçeği inkar ediyordu.

[Lütfen gidin.]

Yoochun gözlerini defter’den çevirdi ve duvara baktı. “Sonra yine gelirim.”
dedi ve gitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder