12.BÖLÜM
Hyun-shik hiçbir tepki vermemişti.Ne üzülme ne sevinme belirtisi vardı yüzünde.
'Tanrım,ne olur..Ne olur beni gerçekten seviyor olsun' diye dua ettim içimden.
Min-kyung beni kucağında taşıyarak sırama getirdi.
~Öğle Arası~
'Cennet Erkekleri' yine provaya gittiler.Min-kyung o yanımda olmazsa korunamayacağımı sanıyor.Bu yüzden isteksiz gitti.Onlar gidince Jin-kyong hemen bana dönüp heyecanlı heyecanlı:
-Eee?Durumlar nasıl? İyi davranıyor mu?Sahipleniyor mu? dedi.
-Bilmiyorum.Ben Min-kyung'layken yanımda olmamasını söyledim.O yüzden sesini çıkarmadı.
~1 Hafta Geçti~
1 hafta boyunca Hyun-shik beni erkenden bekliyordu ve okula birlikte giriyorduk.Ayağımın sakatmış gibi görünmesi,etrafın bana ve Hyun-shik'e acınaklı bakmasına neden oluyordu ama umrumda değil! Hyun-shik'in sevgisini ölçmek için buna katlanmaya razıydım.
Min-kyung..O ise benim Hyun-shik ile vakit geçirmemden oldukça rahatsız oluyordu.Her fırsatta sevgilimmiş rolü oynuyordu.Ayrıca benimle çok ilgileniyor,bundan da hiç şikayet etmiyordu.Hyun-shik'inse artık benden rahatsızlık duyduğunu hissetmeye başlamıştım
~Hyun-shik Gelmedi!!~
Sabah şoförüm beni arabadan indirip tekerlekli sandalyeye oturttu.Hyun-shik neredeydi??
Şoförüme gitmesini söyledim ve beklemeye başladım...Dersler neredeyse başlayacaktı ama Hyun-shik hala ortalarda yoktu.Yağmur yağmaya başladı.Tekerlekli sandalyemle kendim gitmeye çalıştım fakat teker çukurluk bir yere girdi.
-Lanet olası! dedim. Ayağa mı kalksam acaba?
Bu arada ileriden biri koşarak geliyordu..Bu kişi..Evet Min-kyung'du.Hemen ceketini çıkarıp Kafama örttü ve sandalyeyi çukurdan çıkarıp hızla okulun içine götürdü ve yine kucağına aldı.
İkimiz de ıslaktık.Sınıfa girdik,herkes bize bakıyordu.O da ne!! Hyun-shik sınıftaydı! Neden gelmemişti o zaman??
~Hyun-shik'le konuşmak istedim~
Son tenefüs Hyun-shik'e beni dışarı çıkarmasını,onunla birşeyler konuşmak istediğimi söyledim.İsteksizce çıkardı.Sabahki yağmurlu hava gitmiş,yerine pırıl pırıl güneş gelmişti.Sessiz bir yere gittik.
-Ne söyleyeceksen çabuk söyle Ha-na!
-Bugün neden gelmedin?
-Yorgundum.
-Beni yağmurda nasıl bırakabildin? !! deyip bağırdım
Arkası dönüktü.Elleri cebindeydi.Birden bana doğru döndü ve:
-Okulda ne kadar rezil olduğumuzu görmüyor musun?
-Rezil olmak mı? Hastalık rezillik mi!!!
-Arkadaşlarım benle alay ediyor!
-Peki sen onlara ne diyorsun?
-?
-Cevap ver bana.Yoksa şimdiki gibi susuyor musun!!??
Yine cevap vermedi.Birden ayağa kalktım ve tekerlekli sandalyeye bir tekme attım.
-Aşağılık herif! Ben sakat falan değilim!
-Ne? Bu saçmalık da ne?
-Senin kadar adi birisini görmedim! Aptalsın..Duydun mu beni tam bir aptal!! Senin teklifini herşeye göz yumarak kabul ettiğimi sandığın için aptalsın!
-Hah..Sen de en az benim kadar aptalsın.
Daha fazla dayanamayıp tokatı yapıştırdım.,
-Şimdi defol!
Hiçbirşey demeden sinirli gözlerle baktı ve arkasını dönüp hızlıca gitti.
Yere oturup dizlerimi karnıma çektim başımı eğip ağlamaya başladım.
-Demek sakat değildin?
Bu ses Min-kyung'undu.Hemen başımı kaldırıp ona baktım.Elleri cebinde resmi bir tavırla bana bakıyordu.
-Özür di..lafımı tamamlayamadan Min-kyung hızla:
-Özür dileme! Sakın! dedi
O böyle deyince kalbimde bir acı hissettim.Gözlerimdek yaşlar daha da çoğalmıştı.Cebinden peçete çıkarıp bana uzattı:
-Al bunu..Hala adi bir herif için ağlamana şaşıyorum!
-Ben onun için ağlamıyorum
-Ya ne için! diye bağırdı.
-Kendi aptallığıma ağlıyorum.
Bir süre sessiz kaldık.Zil,tüm sessizliği bozdu.
Min-kyung arkasını dönüp tam gidecekti ki ayağa kalktım:
-Gitme Min-kyung ~diye bağırdım.Durdu..Bana dönüp iyice yaklaştı.Omuzlarımdan tutup sertçe baktı:
-Birkez daha...Birkez daha güvenimi mahvettin...Senin için yapmadığım ne kaldı söyler misin?Nasıl bu kadar nankör olabiliyorsun!
diye bağırdı.Nefesi yüzüme vuruyordu.Sadece sustum.Yutkundu ve devam etti:
-Günlerce senin için endişeden deliye döndüm! Hadi onu bir kenara bırak,bu oyunu sırf senin için oynadım! Peki sen ne yaptın? Hyun-shik denen o adi herife koştun.Üstelik beni hiçe sayarak! Tüm okul bizi sevgili bilrken senin bu yaptığına ne denir söylesene!
-Min-kyung!Ne desen haklısın.Çok özür dilerim.Söz veriyorum güvenini birdaha boşa çıkarmayacağım.Bu rolü doğru düzgün oynayacağım.!
Ellerini omuzlarımdan çekti ve:-Gerek yok Ha-na... Artık bu oyunu bitiriyorum! Rol oynamana gerek kalmayacak!!!dedi ve arkasını dönüp yürümeye başladı.Onun arkasından koşup beline sarıldım.Bunu neden yapmıştım?Hayatımda hiç yapmadığım birşeydi.
-Affet beni Min-kyung dedim zorlukla.Belindeki ellerimi tuttu.Yüzüm gülmüştü.Şimdi arkasını dönüp:-Affettim salyangoz demesini bekliyordum.Ama..
Ellerimi tutup hızla itti.. Yüzüme bile bakmadan okula girdi..
--------* Min-kyung'un ağzından *------
-Affettim salyangoz demek isterdim ama benim de bir gururum var !!Onun için hayatımda yapmadığım ve yapmayacağım şeyleri yaptım. Karşılığı bu mudu?!Okula girince hemen duvara yaslandım ve kalbimi tuttum. Dayanılmaz bir öfke ve üzüntüyle doluydu kalbim. Daha ne yapmalıyım?
Yazar: Kim Fueisa
Hyun-shik hiçbir tepki vermemişti.Ne üzülme ne sevinme belirtisi vardı yüzünde.
'Tanrım,ne olur..Ne olur beni gerçekten seviyor olsun' diye dua ettim içimden.
Min-kyung beni kucağında taşıyarak sırama getirdi.
~Öğle Arası~
'Cennet Erkekleri' yine provaya gittiler.Min-kyung o yanımda olmazsa korunamayacağımı sanıyor.Bu yüzden isteksiz gitti.Onlar gidince Jin-kyong hemen bana dönüp heyecanlı heyecanlı:
-Eee?Durumlar nasıl? İyi davranıyor mu?Sahipleniyor mu? dedi.
-Bilmiyorum.Ben Min-kyung'layken yanımda olmamasını söyledim.O yüzden sesini çıkarmadı.
~1 Hafta Geçti~
1 hafta boyunca Hyun-shik beni erkenden bekliyordu ve okula birlikte giriyorduk.Ayağımın sakatmış gibi görünmesi,etrafın bana ve Hyun-shik'e acınaklı bakmasına neden oluyordu ama umrumda değil! Hyun-shik'in sevgisini ölçmek için buna katlanmaya razıydım.
Min-kyung..O ise benim Hyun-shik ile vakit geçirmemden oldukça rahatsız oluyordu.Her fırsatta sevgilimmiş rolü oynuyordu.Ayrıca benimle çok ilgileniyor,bundan da hiç şikayet etmiyordu.Hyun-shik'inse artık benden rahatsızlık duyduğunu hissetmeye başlamıştım
~Hyun-shik Gelmedi!!~
Sabah şoförüm beni arabadan indirip tekerlekli sandalyeye oturttu.Hyun-shik neredeydi??
Şoförüme gitmesini söyledim ve beklemeye başladım...Dersler neredeyse başlayacaktı ama Hyun-shik hala ortalarda yoktu.Yağmur yağmaya başladı.Tekerlekli sandalyemle kendim gitmeye çalıştım fakat teker çukurluk bir yere girdi.
-Lanet olası! dedim. Ayağa mı kalksam acaba?
Bu arada ileriden biri koşarak geliyordu..Bu kişi..Evet Min-kyung'du.Hemen ceketini çıkarıp Kafama örttü ve sandalyeyi çukurdan çıkarıp hızla okulun içine götürdü ve yine kucağına aldı.
İkimiz de ıslaktık.Sınıfa girdik,herkes bize bakıyordu.O da ne!! Hyun-shik sınıftaydı! Neden gelmemişti o zaman??
~Hyun-shik'le konuşmak istedim~
Son tenefüs Hyun-shik'e beni dışarı çıkarmasını,onunla birşeyler konuşmak istediğimi söyledim.İsteksizce çıkardı.Sabahki yağmurlu hava gitmiş,yerine pırıl pırıl güneş gelmişti.Sessiz bir yere gittik.
-Ne söyleyeceksen çabuk söyle Ha-na!
-Bugün neden gelmedin?
-Yorgundum.
-Beni yağmurda nasıl bırakabildin? !! deyip bağırdım
Arkası dönüktü.Elleri cebindeydi.Birden bana doğru döndü ve:
-Okulda ne kadar rezil olduğumuzu görmüyor musun?
-Rezil olmak mı? Hastalık rezillik mi!!!
-Arkadaşlarım benle alay ediyor!
-Peki sen onlara ne diyorsun?
-?
-Cevap ver bana.Yoksa şimdiki gibi susuyor musun!!??
Yine cevap vermedi.Birden ayağa kalktım ve tekerlekli sandalyeye bir tekme attım.
-Aşağılık herif! Ben sakat falan değilim!
-Ne? Bu saçmalık da ne?
-Senin kadar adi birisini görmedim! Aptalsın..Duydun mu beni tam bir aptal!! Senin teklifini herşeye göz yumarak kabul ettiğimi sandığın için aptalsın!
-Hah..Sen de en az benim kadar aptalsın.
Daha fazla dayanamayıp tokatı yapıştırdım.,
-Şimdi defol!
Hiçbirşey demeden sinirli gözlerle baktı ve arkasını dönüp hızlıca gitti.
Yere oturup dizlerimi karnıma çektim başımı eğip ağlamaya başladım.
-Demek sakat değildin?
Bu ses Min-kyung'undu.Hemen başımı kaldırıp ona baktım.Elleri cebinde resmi bir tavırla bana bakıyordu.
-Özür di..lafımı tamamlayamadan Min-kyung hızla:
-Özür dileme! Sakın! dedi
O böyle deyince kalbimde bir acı hissettim.Gözlerimdek yaşlar daha da çoğalmıştı.Cebinden peçete çıkarıp bana uzattı:
-Al bunu..Hala adi bir herif için ağlamana şaşıyorum!
-Ben onun için ağlamıyorum
-Ya ne için! diye bağırdı.
-Kendi aptallığıma ağlıyorum.
Bir süre sessiz kaldık.Zil,tüm sessizliği bozdu.
Min-kyung arkasını dönüp tam gidecekti ki ayağa kalktım:
-Gitme Min-kyung ~diye bağırdım.Durdu..Bana dönüp iyice yaklaştı.Omuzlarımdan tutup sertçe baktı:
-Birkez daha...Birkez daha güvenimi mahvettin...Senin için yapmadığım ne kaldı söyler misin?Nasıl bu kadar nankör olabiliyorsun!
diye bağırdı.Nefesi yüzüme vuruyordu.Sadece sustum.Yutkundu ve devam etti:
-Günlerce senin için endişeden deliye döndüm! Hadi onu bir kenara bırak,bu oyunu sırf senin için oynadım! Peki sen ne yaptın? Hyun-shik denen o adi herife koştun.Üstelik beni hiçe sayarak! Tüm okul bizi sevgili bilrken senin bu yaptığına ne denir söylesene!
-Min-kyung!Ne desen haklısın.Çok özür dilerim.Söz veriyorum güvenini birdaha boşa çıkarmayacağım.Bu rolü doğru düzgün oynayacağım.!
Ellerini omuzlarımdan çekti ve:-Gerek yok Ha-na... Artık bu oyunu bitiriyorum! Rol oynamana gerek kalmayacak!!!dedi ve arkasını dönüp yürümeye başladı.Onun arkasından koşup beline sarıldım.Bunu neden yapmıştım?Hayatımda hiç yapmadığım birşeydi.
-Affet beni Min-kyung dedim zorlukla.Belindeki ellerimi tuttu.Yüzüm gülmüştü.Şimdi arkasını dönüp:-Affettim salyangoz demesini bekliyordum.Ama..
Ellerimi tutup hızla itti.. Yüzüme bile bakmadan okula girdi..
--------* Min-kyung'un ağzından *------
-Affettim salyangoz demek isterdim ama benim de bir gururum var !!Onun için hayatımda yapmadığım ve yapmayacağım şeyleri yaptım. Karşılığı bu mudu?!Okula girince hemen duvara yaslandım ve kalbimi tuttum. Dayanılmaz bir öfke ve üzüntüyle doluydu kalbim. Daha ne yapmalıyım?
Yazar: Kim Fueisa

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder