5 Mayıs 2011 Perşembe

Sen Benim Kaderimsin (22. Bölüm)


 


 
22.BÖLÜM





Onu umursamıyormuş gibi yapıp gittim.Ama içim hiç rahat değildi.



Öğleden sonra derse girmeyip hemen eve gittim.Üstümü değiştirdikten sonra Min-kyung'un yanına geldim.



-Salyangoz'um?



-Efendim Goril? dedim gülümseyerek.



-Geldin mi?



-Hayır.Okuldayım Bay Soo'nun dersinde..





Gülümsedi.Bu arada kapı tıklatıldı ve içeriye...o kız geldi.Elinde bir buket çiçek vardı.



-Oppa,gelebilirmiyim?



-Bana Oppa deme!!



Ben o kızın hiçbir şekilde içeri girmesini istemiyordum.



-Ne işin var burada ! ~ diye bağırıverdim.



Bu arada içeriye Yeon-woo girdi.



-Neler oluyor Ha-na? Kardeşime neden bağırıyorsun?



-N..Ne? Kardeşin mi?



-Evet tanıştırayım.Kardeşim Hae-won



Bir an durdum.Yeon-woo kadar nazik ve hoş birinin kardeşi nasıl böyle bir cadı olabiliyor?



Hae-won bana alaycı alaycı baktı ve:



-Anlaşılan Ha-na varlığımdan rahatsız oldu.Herneyse… Geçmiş olsun oppa.Kendine çok iyi bak.Üzme beni.



Min-kyung sinirlenmişti.Kızın yüzüne bile bakmadı:



-Hadi hadi. Gidiyorsan git.



-Peki peki kızma.



Sonra yine Yeon-woo’ya döndü.:





-Abi seninle konuşmamız gerek.





Dışarı çıktılar.Benim içim daralıyor,kendimi çok kötü hissediyordum.Min-kyung farketmiş olmalı:



-Kkk~ Salyangoz Gorili kıskanıyor.



-Kes şunu.



-Hana ben seni hiç böyle bilmezdim ama yine de hoşuma gitti senin tarafından kıskanılmak.Merak etme ben Salyangoz'umu asla bırakmam kk~



-Gülmesene!



-Tamam tamam sustum. dedi gülmemeye çalışarak.



Bir müddet sustuk.



-Şey..Min-kyung?



-Hmm?



-Beni gerçekten bırakmazsın değil mi?



-Umm...Düşündüm de bazen çok canımı yakıyorsun.O zamanlarıma denk gelirse belki...Koluna yumruk attım.



-Refakatçiye bak! Hastasını dövüyor!



-Senin gibi Goriller dövülmeyi hakediyor!



-Kkk ~ şaka yaptım.Tabi ki bırakmam seni ama bir şartla.



-Neymiş o?



Yine işaret parmağıyla yanağını gösterdi:



-Umarım yine organ tanımlaması yaptırmazsın bana.IQ'n o kadar da düşük değil.Kkk~



Güldüm.



-Peki peki. deyip yanağına bir öpücük kondurdum.



Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı sonra:



-Aferin sana Salyangoz.Hadi şimdi uyuyalım.Yarın çıkacağım nasıl olsa.



-Tamam sen uyu.



-Sen de.



-Benim uykum yok.Akşama doğru yatarım.İstediğin birşey var mı?



-Hayır yok.Teşekkürler.





Min-kyung uyudu.Ben de kitap okumaya başladım.Bu arada içeriye yavaşça Yeon-woo geldi.Min-kyung uyanmasın diye fısıltıyla konuşuyorduk.



-Nasılsın?



-İyiyim teşekkürler sen?



-Ben de...İstersen biraz hava almaya çıkalım.Hem konuşmuş oluruz.



-Peki..





Dışarı çıktık.Hastanenin bahçesinde turluyorduk.



-Min-kyung'la ne zaman tanıştınız?



-Okulun ilk günü dedim ve kendimi tutamayıp kahkaha attım.



-Ne oldu? Neye güldün? deyip o da güldü.



-Okulun ilk günü suratına tekme atmıştım da.



-Haha~ ciddi misin?



-Evet. ~Hala gülüyorduk.



-Nasıl sevgili oldunuz peki?



-Uzun hikaye...Başta yalancı sevgiliydik sonra gerçeğe dönüştü.



-Hmm anladım.Ama uzaktan hiç sevgili gibi durmuyorsunuz.



-Ama birbirimizi sevdiğimizi biliyoruz.



-O da doğru.. durgunlaşmıştı.



-Ha-na?



Efendim? der gibi baktım.



-Ona gerçekten çok mu güveniyorsun?



-Neden sordun?



-Hiç..Öylesine..



-Evet..Çok güveniyorum.



-Ne güzel.



Birden durdu.Ben giderken de kolumdan tutup durdurdu.



-Neden durduk Yeon-woo?Bana iyice yaklaştı. Çok..çok..çok farklı bir erkekti.. Herkesin yanından geçtiğinde birkez daha arkasını dönüp bakabileceği kadar güzeldi yüz hatları….Ben bunları düşünürken gözlerimin içine dikkatlice bakıyordu..



-Gerçekten senin gibi bir sevgilim olsun isterdim...O anda kaçmak istedim ama bir ses donup kalmama sebep oldu:





-O zaman bize zaman kaybettireceğine git başkasını ara!





Bu ses Min-kyung'undu.Oldukça sert görünüyordu.



Yorumlar için teşekkürler ama yine de artık güzel yazmıyormuşum gibi geliyor. Final yaparsam şaşırmayın....



Beğenenler ve takip edenlere gerçekten çok teşekkürler ^^



Yazan: Kim Fueisa 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder