21.BÖLÜM
O yakışıklı genç iyice yanıma yaklaştı.Dikkatli bakınca üstünde doktor önlüğünün olduğunu fark ettim.
-Şey,bu ceket sizin mi?
-Evet..Lee Min-kyung ile ilgilenen benim.Geldiğimde uyuduğunu farkettim ve üşüyüp hasta olmayasın diye üstünü örttüm.
Hemen ayağa kalktım ve omuzlarımdan ceketi çıkarıp ona uzattım:
-Teşekkürler düşünceniz için.
-Rica ederim.
-Doktor musunuz?
Çok genç duruyordu.Doktor olduğunu düşünmüyordum.
-Hayır,tam olarak değil.staj gibi birşey.
-Anladım.
-Bu arada ben Kim Yeon-woo deyip elini uzattı.Ben de elini tuttum
-Ben de Yoo Ha-na
-Çok memnun oldum. dedi gülümseyerek..Sonra Min-kyung'a doğru baktı.:
-Sevgilin mi?
-Evet.
-Zaten böyle güzel bir kızın yalnız olmamasına şaşırmamalıyım dedi yine aynı gülümsemeyle.
-Şey..Teşekkürler..
-Gerçekten çok şanslı... dedi iç çekerek.
-Efendim?
-Lee Min-kyung'dan bahsediyorum..Gerçekten şanslı..Senin gibi bir kızın gece boyu başında bekleeceği kadar şanslı...
Söyledikleri beni çok utandırmıştı.
-Böyle düşündüğünüz için teşekkürler ama.....
-Özür dilerim utandırdım galiba. Onu çok seviyorsun anlaşılan..
-Kim Yeon-woo... Böyle şeyler konuşmak istemiyorum
-Anladım. Her neyse.Yine görüşelim Ha-na.Nasıl olsa Min-kyung ile ben ilgileniyorum.Kendine dikkat et.Üşütme dedi gülümseyerek.
-Görüşürüz
Yine Min-kyung'un yanına yaklaşıp ellerini tuttum.Hala uyuyordu.Benim bir dondurma sevdam yüzünden ne çok acı çekti.Gözlerim doldu ve yatağa yüzümü kapatıp sessizce ağladım.bu arada saçıma biri dokundu.
-Ağlıyor musun salyangoz? sesi çok bitkin geliyordu.
Hemen gözyaşlarımı sildim
-Uyandın mı?
-Bahse girerim kör değilsin.Hadi gözlerime bak.Sence uyanmış mıyım?
-Off alay etme.
-Tamam tamam dedi hafif bir tebessümle.
-Birşey ister misin.Çekinmeden söyle.
-Hayır.Hiçbirşey istemiyorum..Hana?
-Efendim?
-Benim için gerçekten endişelendin mi doğru söyle?
-Aptal bir goril gibi konuşma.Tabi ki endişelendim.Hem de deliye döndüm.
Gülümsedi.Sırıttı demek daha doğru olur.
-Sana inanmıyorum salyangoz.Kanıtlamak için bana sarıl.
Kollarını kocaman açtı.
-Sen...! Tam bağıracaktım sustum..Sonra kısık sesle:
-Benim aptal gorilimsin deyip sarıldım.
-Kkk~sen de benim sevimsiz ama vazgeçilmez salyangozum.
~Hastanede~
-Salyangoz?
-Efendim goril?
-Okula gidiyorsun.Hem de derhal.
-Hayır.Burada seninle kalacağım.
-Bana itiraz etme.
-Sen de bana!
-Bak gerçekten iyyim.Derslere gir ikimizin yerine anla sonra gel bana anlat anlaştık mı.?
-Ama..
lafımı tamamlayamadan bir ses böldü:
-Min-kyung doğru söylüyor..kafamı sesin geldiği yöne çevirdim.Bu yeon-woo'ydu
devam etti:
-Ben onunla ilgileniyorum zaten.Sen merak etme.Derslerinden geri kalma.
-Ama..
-Bir kere de beni dinle salyangoz! die atıldı Min-kyung
-Peki tamam ama öğleye kadar girerim sadece.
-İyi peki.Ama çabuk ol eve gidip giyin.Ders yarım saate başlar.
-Tamam deyip çıkacaktım ki Min-kyung'un sesi geldi:
-Hey!!
Arkamı döndüm:
-Efendim?Bişey mi istiyorsun?
İşaret parmağıyla yanağını gösterdi.
-Ne?
-Tanrım bu salyangozun IQ'su gerçekten tek haneli.Bu işaret ettiğim yer yanak.Senin çenenin ve burnunun arasında olan kırmızı şeyse dudak.Bu ikisi birleşince öpücük oluşuyor.Ben de ondan istiyorum.Biliyorsun senin dondurma sevdan yüzünden hastalandım.Hastaya iyi bakılmalı.
Güldüm.
-Peki tamam Goril! eğilip yanağına bir öpücük kondurdum.Bu arada Yeon-woo bize boş gözlerle bakıyordu.
~Okulda~
Tenefüsteydik.Jin-kyong,Shin ve Jang-ho'ya Min-kyung'un durumunu rapor ediyordum.Sonra:
-Siz oturun ben lavaboya gidip elimi yüzümü yıkayacağım.Çok halsiz hissediyorum kendimi.Biraz açılırım deyip kalktım.
Koridordayken biri kolumdan tuttu.Karşımda süs budalası bir kız vardı.Bu kızı hatırladım.Min-kyung'n peşinde sürekli 'oppa,oppa' diye dolanan kızdı.
-Ne var? dedim sertçe.
-Min-kyung senin yüzünden hasta oldu deyip çıkıştı bana.
-Çek o iğrenç ellerini kolumdan!
-İyice havalara girmişsin bakıyorum...
Elini iteleyip devam edecektim ki arkamdan bağırmasıyla durdum:
-Min-kyung'u kimin hakkettiğini hepimiz biliyoruz.Onu sen haketmiyorsun.Ama yakında onu hakeden kişiyle olacak!
Arkamı dönüp ona baktım.Alaycı bir gülümseme attıktan sonra yürümeye devam edecektim ki son sözü yine beni durdurmaya yetti:
-Beni alaya almasan iyi edersin! Yakında sana kim olduğumu göstereceğim!
Yazan: Kim Fueisa
O yakışıklı genç iyice yanıma yaklaştı.Dikkatli bakınca üstünde doktor önlüğünün olduğunu fark ettim.
-Şey,bu ceket sizin mi?
-Evet..Lee Min-kyung ile ilgilenen benim.Geldiğimde uyuduğunu farkettim ve üşüyüp hasta olmayasın diye üstünü örttüm.
Hemen ayağa kalktım ve omuzlarımdan ceketi çıkarıp ona uzattım:
-Teşekkürler düşünceniz için.
-Rica ederim.
-Doktor musunuz?
Çok genç duruyordu.Doktor olduğunu düşünmüyordum.
-Hayır,tam olarak değil.staj gibi birşey.
-Anladım.
-Bu arada ben Kim Yeon-woo deyip elini uzattı.Ben de elini tuttum
-Ben de Yoo Ha-na
-Çok memnun oldum. dedi gülümseyerek..Sonra Min-kyung'a doğru baktı.:
-Sevgilin mi?
-Evet.
-Zaten böyle güzel bir kızın yalnız olmamasına şaşırmamalıyım dedi yine aynı gülümsemeyle.
-Şey..Teşekkürler..
-Gerçekten çok şanslı... dedi iç çekerek.
-Efendim?
-Lee Min-kyung'dan bahsediyorum..Gerçekten şanslı..Senin gibi bir kızın gece boyu başında bekleeceği kadar şanslı...
Söyledikleri beni çok utandırmıştı.
-Böyle düşündüğünüz için teşekkürler ama.....
-Özür dilerim utandırdım galiba. Onu çok seviyorsun anlaşılan..
-Kim Yeon-woo... Böyle şeyler konuşmak istemiyorum
-Anladım. Her neyse.Yine görüşelim Ha-na.Nasıl olsa Min-kyung ile ben ilgileniyorum.Kendine dikkat et.Üşütme dedi gülümseyerek.
-Görüşürüz
Yine Min-kyung'un yanına yaklaşıp ellerini tuttum.Hala uyuyordu.Benim bir dondurma sevdam yüzünden ne çok acı çekti.Gözlerim doldu ve yatağa yüzümü kapatıp sessizce ağladım.bu arada saçıma biri dokundu.
-Ağlıyor musun salyangoz? sesi çok bitkin geliyordu.
Hemen gözyaşlarımı sildim
-Uyandın mı?
-Bahse girerim kör değilsin.Hadi gözlerime bak.Sence uyanmış mıyım?
-Off alay etme.
-Tamam tamam dedi hafif bir tebessümle.
-Birşey ister misin.Çekinmeden söyle.
-Hayır.Hiçbirşey istemiyorum..Hana?
-Efendim?
-Benim için gerçekten endişelendin mi doğru söyle?
-Aptal bir goril gibi konuşma.Tabi ki endişelendim.Hem de deliye döndüm.
Gülümsedi.Sırıttı demek daha doğru olur.
-Sana inanmıyorum salyangoz.Kanıtlamak için bana sarıl.
Kollarını kocaman açtı.
-Sen...! Tam bağıracaktım sustum..Sonra kısık sesle:
-Benim aptal gorilimsin deyip sarıldım.
-Kkk~sen de benim sevimsiz ama vazgeçilmez salyangozum.
~Hastanede~
-Salyangoz?
-Efendim goril?
-Okula gidiyorsun.Hem de derhal.
-Hayır.Burada seninle kalacağım.
-Bana itiraz etme.
-Sen de bana!
-Bak gerçekten iyyim.Derslere gir ikimizin yerine anla sonra gel bana anlat anlaştık mı.?
-Ama..
lafımı tamamlayamadan bir ses böldü:
-Min-kyung doğru söylüyor..kafamı sesin geldiği yöne çevirdim.Bu yeon-woo'ydu
devam etti:
-Ben onunla ilgileniyorum zaten.Sen merak etme.Derslerinden geri kalma.
-Ama..
-Bir kere de beni dinle salyangoz! die atıldı Min-kyung
-Peki tamam ama öğleye kadar girerim sadece.
-İyi peki.Ama çabuk ol eve gidip giyin.Ders yarım saate başlar.
-Tamam deyip çıkacaktım ki Min-kyung'un sesi geldi:
-Hey!!
Arkamı döndüm:
-Efendim?Bişey mi istiyorsun?
İşaret parmağıyla yanağını gösterdi.
-Ne?
-Tanrım bu salyangozun IQ'su gerçekten tek haneli.Bu işaret ettiğim yer yanak.Senin çenenin ve burnunun arasında olan kırmızı şeyse dudak.Bu ikisi birleşince öpücük oluşuyor.Ben de ondan istiyorum.Biliyorsun senin dondurma sevdan yüzünden hastalandım.Hastaya iyi bakılmalı.
Güldüm.
-Peki tamam Goril! eğilip yanağına bir öpücük kondurdum.Bu arada Yeon-woo bize boş gözlerle bakıyordu.
~Okulda~
Tenefüsteydik.Jin-kyong,Shin ve Jang-ho'ya Min-kyung'un durumunu rapor ediyordum.Sonra:
-Siz oturun ben lavaboya gidip elimi yüzümü yıkayacağım.Çok halsiz hissediyorum kendimi.Biraz açılırım deyip kalktım.
Koridordayken biri kolumdan tuttu.Karşımda süs budalası bir kız vardı.Bu kızı hatırladım.Min-kyung'n peşinde sürekli 'oppa,oppa' diye dolanan kızdı.
-Ne var? dedim sertçe.
-Min-kyung senin yüzünden hasta oldu deyip çıkıştı bana.
-Çek o iğrenç ellerini kolumdan!
-İyice havalara girmişsin bakıyorum...
Elini iteleyip devam edecektim ki arkamdan bağırmasıyla durdum:
-Min-kyung'u kimin hakkettiğini hepimiz biliyoruz.Onu sen haketmiyorsun.Ama yakında onu hakeden kişiyle olacak!
Arkamı dönüp ona baktım.Alaycı bir gülümseme attıktan sonra yürümeye devam edecektim ki son sözü yine beni durdurmaya yetti:
-Beni alaya almasan iyi edersin! Yakında sana kim olduğumu göstereceğim!
Yazan: Kim Fueisa

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder