23.BÖLÜM
---------* Min-kyung'un dilinden *----------
Yeon-woo denen adam hiç hoşuma gitmemişti. Gözü sürekli Hana'daydı. Gözlerimi kapatıp uyumayı denedim. 5-10 dakika kestirdikten sonra Hana'nın yanımda olmadığını farkettim. Onu beklemeye başladım. Pencerenin önüne geldiğimde ikisinin aşağıda yürüdüğünü farkettim. Etrafta pek kimse yoktu. Yeon-woo denen herif benim Hana'ma iyice yaklaşıyordu. Kolumdaki serumu tek hamleyle söküp aşağı koştum..
---------* Hana'nın dilinden *---------
Yeon-woo'nun eli hala kolumdaydı.Min-kyung sinirli bir şekilde yanımıza yaklaşıp yeon-woo'nun elini,kolumdan hızla çekti.Bileğimden tuttu:
-Hadi gidiyoruz.
Ben hiçbirşey diyemiyordum.Min-kyung'a birşey söylesem Yeon-woo'yu savunduğumu sanardı.Ayrıca Yeon-woo da farklı düşünebilirdi.
Hastane odasına doğru koşarak çıkıyorduk. Min-kyung beni çeke çeke hıla yukarı kata çıkarıyordu. Min-kyung'un bileğinde serum olmadığını gördüm. Ayrıca hafiften kanıyordu.
-Min-kyung.Serumun çıkmış?
-Evet ben çıkardım...
-Ne? Deli misin sen? Bunu neden yaptın?
Birden durup bana baktı:
-Çünkü bu iğrenç yerde seni bu iğrenç adamla bir dakika bile başbaşa bırakmak istemiyorum!
Sonra yine beni hızla çekti.
Odaya geldik.Min-kyung üstüne ceketini geçirip eşyalarını toplamaya başladı.
-Min-kyung.Biraz sakin ol.Tam iyileşmedin.Şimdi gitmemiz çok yanlış olur.
-Hiçbirşey olmaz.Doktorla konuşurum!
-Ama serumun bitseydi bari..
-Umrumda mı sanıyorsun.Ölürüm yine de seni burda bir dakika tutmam.
-O zaman ben gideyim Shin ya da Jang-ho gelsin.Yeter ki iyileş.
Yalvarır gibi söyledim.Eşyaları hazırlamayı bıraktı ve yavaşça yanıma yaklaştı.Yüzümü ellerinin arasında tutarak:
-Seni bensiz de bırakmam.Merak etme iyiyim ve eğer buradan biran önce çıkarsak daha iyi olacağım.
-Peki...O zaman sana yardım edeyim.
Eşyaları birlikte topladıktan sonra aşağıya indik.Doktordan izin alıp işlemleri tamamladıktan sonra Min-kyung'un evine gittim.
Biraz ilgilendikten sonra Min-kyung zorla beni evime gönderdi. Yorgun olduğumu düşünüyordu.
~Yeon-woo Aradı~
Jang-ho ve Shin'e Min-kyung'u teslim ettikten sonra eve geldim.Pijamalarımı üstüme geçirip kendimi yatağa attım.Tam uykuya dalacakken telefonum çaldı.Min-kyung olduğunu düşünüp hemen açtım.
-Alo?
-Merhaba Ha-na nasılsın?
-Şey,,çıkaramadım siz kimsiniz?
-Ben Yeon-woo.Rahatsız etmedim umarım.
Birden içim bir tuhaf oldu..
-Efendim Yeon-woo birşey mi diyecektin?
-Evet..Hastaneden ayrılmışsınız?
-Hmm evet..Min-kyung gitmek istedi.
-Benim yüzümden mi?
Afalladım bir an.
-Şey..Sanırım..Seni yanlış anladı bence.
-Hayır..Kıskanmakta haklıydı.
Sustum.Cevap vermek istemiyordum.
-Her neyse.Birdaha görüşme imkanımız var mı?
-Neden görüşelim ki?
-Ben gerçekten bugün olanlar için çok üzgünüm.Seninle arkadaş olmak istiyorum.
-Buna ne gerek var!
-Anlıyorum..Bana hala kızgınsın.Gerçekten hatamı telafi edeceğim bana bir şans ver.Lütfen..Bugüne kadar kimsenin kalbini kırmadım kırmak da istemem..Hele de senin kalbini..
-Off affettim.Tamam.Şimdi yatacağım iyi geceler!
-Ha-na bir dakika..
-Efendim?
-Ben bunu affetmiş saymıyorum.Yarın tatil değil mi? Bir yerde buluşalım istersen.
-Olmaz.Min-kyung'a bakacağım.
-Sadece bir saat.Farketmez..Min-kyung'un yanına gittikten sonra da buluşabiliriz.
-Onun yanından gece yarısı ayrılacağım!!!
-Sorun değil.Ne zaman istersen.Ama lütfen kırma beni.Lütfen...
-Öf peki tamam.Yarın akşam Min-kyung'u ziyaretimden sonra buluşuruz.
-Bu harika! İstediğin bir yer var mı?
-Farketmez!
-Peki,seni daha fazla kızdırmadan ben belirleyeyim.Sana birazdan mesaj atarım.Oldu mu.
-Tamam.İyi geceler! Uykum var.
-İyi geceler.
Telefonu hemen kapattım.Sinir küpüne dönmüştüm.Çok iyi birisi ama Min-kyung'u üzmesi beni çileden çıkartmıştı.Telefonum yine çaldı.Kim olduğuna bakmadan sinirle açtım:
-Ne var! Yarın buluşuruz dedim ya!
-Salyangoz? Sakin ol.Benim,Min-kyung...Kiminle buluşacaksın?
Yazan: Kim Fueisa
Umarım beğenmişsinizdir. Korkmayın kızımız Min-kyung'u seviyor, yine de Yeon-woo sorun çıkarabilir...
---------* Min-kyung'un dilinden *----------
Yeon-woo denen adam hiç hoşuma gitmemişti. Gözü sürekli Hana'daydı. Gözlerimi kapatıp uyumayı denedim. 5-10 dakika kestirdikten sonra Hana'nın yanımda olmadığını farkettim. Onu beklemeye başladım. Pencerenin önüne geldiğimde ikisinin aşağıda yürüdüğünü farkettim. Etrafta pek kimse yoktu. Yeon-woo denen herif benim Hana'ma iyice yaklaşıyordu. Kolumdaki serumu tek hamleyle söküp aşağı koştum..
---------* Hana'nın dilinden *---------
Yeon-woo'nun eli hala kolumdaydı.Min-kyung sinirli bir şekilde yanımıza yaklaşıp yeon-woo'nun elini,kolumdan hızla çekti.Bileğimden tuttu:
-Hadi gidiyoruz.
Ben hiçbirşey diyemiyordum.Min-kyung'a birşey söylesem Yeon-woo'yu savunduğumu sanardı.Ayrıca Yeon-woo da farklı düşünebilirdi.
Hastane odasına doğru koşarak çıkıyorduk. Min-kyung beni çeke çeke hıla yukarı kata çıkarıyordu. Min-kyung'un bileğinde serum olmadığını gördüm. Ayrıca hafiften kanıyordu.
-Min-kyung.Serumun çıkmış?
-Evet ben çıkardım...
-Ne? Deli misin sen? Bunu neden yaptın?
Birden durup bana baktı:
-Çünkü bu iğrenç yerde seni bu iğrenç adamla bir dakika bile başbaşa bırakmak istemiyorum!
Sonra yine beni hızla çekti.
Odaya geldik.Min-kyung üstüne ceketini geçirip eşyalarını toplamaya başladı.
-Min-kyung.Biraz sakin ol.Tam iyileşmedin.Şimdi gitmemiz çok yanlış olur.
-Hiçbirşey olmaz.Doktorla konuşurum!
-Ama serumun bitseydi bari..
-Umrumda mı sanıyorsun.Ölürüm yine de seni burda bir dakika tutmam.
-O zaman ben gideyim Shin ya da Jang-ho gelsin.Yeter ki iyileş.
Yalvarır gibi söyledim.Eşyaları hazırlamayı bıraktı ve yavaşça yanıma yaklaştı.Yüzümü ellerinin arasında tutarak:
-Seni bensiz de bırakmam.Merak etme iyiyim ve eğer buradan biran önce çıkarsak daha iyi olacağım.
-Peki...O zaman sana yardım edeyim.
Eşyaları birlikte topladıktan sonra aşağıya indik.Doktordan izin alıp işlemleri tamamladıktan sonra Min-kyung'un evine gittim.
Biraz ilgilendikten sonra Min-kyung zorla beni evime gönderdi. Yorgun olduğumu düşünüyordu.
~Yeon-woo Aradı~
Jang-ho ve Shin'e Min-kyung'u teslim ettikten sonra eve geldim.Pijamalarımı üstüme geçirip kendimi yatağa attım.Tam uykuya dalacakken telefonum çaldı.Min-kyung olduğunu düşünüp hemen açtım.
-Alo?
-Merhaba Ha-na nasılsın?
-Şey,,çıkaramadım siz kimsiniz?
-Ben Yeon-woo.Rahatsız etmedim umarım.
Birden içim bir tuhaf oldu..
-Efendim Yeon-woo birşey mi diyecektin?
-Evet..Hastaneden ayrılmışsınız?
-Hmm evet..Min-kyung gitmek istedi.
-Benim yüzümden mi?
Afalladım bir an.
-Şey..Sanırım..Seni yanlış anladı bence.
-Hayır..Kıskanmakta haklıydı.
Sustum.Cevap vermek istemiyordum.
-Her neyse.Birdaha görüşme imkanımız var mı?
-Neden görüşelim ki?
-Ben gerçekten bugün olanlar için çok üzgünüm.Seninle arkadaş olmak istiyorum.
-Buna ne gerek var!
-Anlıyorum..Bana hala kızgınsın.Gerçekten hatamı telafi edeceğim bana bir şans ver.Lütfen..Bugüne kadar kimsenin kalbini kırmadım kırmak da istemem..Hele de senin kalbini..
-Off affettim.Tamam.Şimdi yatacağım iyi geceler!
-Ha-na bir dakika..
-Efendim?
-Ben bunu affetmiş saymıyorum.Yarın tatil değil mi? Bir yerde buluşalım istersen.
-Olmaz.Min-kyung'a bakacağım.
-Sadece bir saat.Farketmez..Min-kyung'un yanına gittikten sonra da buluşabiliriz.
-Onun yanından gece yarısı ayrılacağım!!!
-Sorun değil.Ne zaman istersen.Ama lütfen kırma beni.Lütfen...
-Öf peki tamam.Yarın akşam Min-kyung'u ziyaretimden sonra buluşuruz.
-Bu harika! İstediğin bir yer var mı?
-Farketmez!
-Peki,seni daha fazla kızdırmadan ben belirleyeyim.Sana birazdan mesaj atarım.Oldu mu.
-Tamam.İyi geceler! Uykum var.
-İyi geceler.
Telefonu hemen kapattım.Sinir küpüne dönmüştüm.Çok iyi birisi ama Min-kyung'u üzmesi beni çileden çıkartmıştı.Telefonum yine çaldı.Kim olduğuna bakmadan sinirle açtım:
-Ne var! Yarın buluşuruz dedim ya!
-Salyangoz? Sakin ol.Benim,Min-kyung...Kiminle buluşacaksın?
Yazan: Kim Fueisa
Umarım beğenmişsinizdir. Korkmayın kızımız Min-kyung'u seviyor, yine de Yeon-woo sorun çıkarabilir...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder