27.BÖLÜM
Min-kyung dönüp bana baktı. Onun karşısında ağlamak çok acı olacaktı. Bu arada biri başımı hafifçe tutup çevirdi ve göğsüne yasladı. Başımı hafifçe kaldırdım. Bu yeon-woo'ydu. Min-kyung'un karşısında alçalmamam için, gözyaşlarımı görmemesi için göğsüne yaslamıştı..
Aynı şeyler...
Tekrar yaşıyorum..
Kalbim kırıldığında sevmediğim birinin göğsünde ağlıyorum.Hyun-shik beni üzdüğünde de aynı şey olmuştu.. Sadece kişiler farklı.. O zamanlar Min-kyung'un göğsünde ağlıyordum, şimdi Yeon-woo'nun..
Hyun-shik ve onun gibiler..Bu benim kaderim mi???
Gözyaşlarımı hızla silip Yeon-woo'dan kendimi çektim.
Min-kyung gitmişti.
-Ha-na yalvarırım böyle yapma.Gözyaşlarını görmek beni çok üzüyor.
-Ben derse gireceğim.Görüşürüz.
-Ha-na..İstersen seni o ışıklı yere götüreyim.
Gülümsedim.Sonra aklıma oyuncaklar geldi.Onları bugün atacaktım
-Peki...Çok iyi olur ama okul çıkışı benim yapmam gereken birşey var..
-Tamam.Beni ararsın olur mu?
Tamam anlamında kafamı salladım ve sınıfa çıktım.
~Oyuncakları Atmaya Gidiyorum~
Eve gelir gelmez odama çıktım.Oyuncak Goril'e bakıp bağırdım:
-Beni hiç bırakmayacaktın öyle mi?? Herşeyin yalan! Herşeyin!
Gelinlikli salyangoz ve onun boynuna dolanmış Goril'i alıp bir poşete koydum ve dışarı çıktım.Babam da eve gelmek üzereymiş.Kapının önünde karşılaştık.
-Ha-na?Nereye gidiyorsun kızım?O elindekiler ne?
-Şey..Önemli birşey değil babacığım.Ben biraz sahilde dolanacağım. Sonra da bir arkadaşımla buluşup biryerlere gideceğiz..
-Peki tatlım.Geç kalma olur mu?
deyip öptü.Ben hızla uzaklaştım.Bu arada arkamdan birinin geldiğini farkettim.Döndüm.
-Min-kyung?~
Birden umutlanmıştım.Atma onları diyecek sanmıştım.
-O aptal şeyleri gerçekten atacak mısın diye merak ettim.dedi..
Yüzümdeki gülümseme anında söndü.Şimdi kızgınlıktan başka hiçbirşey hissetmiyordum.Kim için üzülüyorum ki?
-Evet Min-kyung.Şu an daha da eminim bunları atmak istediğime.
-İyi yaparsın.Her neyse Ha-won'la buluşacaktım.Görüşürüz cadı dedi gülümseyerek.
O karşıya geçerken bir arabanın geldiğini farkettim.
-MIN-KYUNG !!!!
~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~
''Derin bir acı..Hayatımda bu kadar acı çektiğimi hatırlamıyorum.Neredeyim ben?Gözlerimi açamıyorum.Tanrım böyle bir acı yok.Canlı canlı kesilmiş gibiyim.Neler oluyor?''
-Ha-na!
''Bu hıçkırıklarla gelen ses..Jin-kyong...''
-Ha-na..Yalvarırım iyileş.Yalvarırım dayanıklı ol. Seni üzdüğüm için beni..affet.
-Jin-kyong,bizi biraz yalnız bırakabilir misin.
''...Bu titreyen ses..Min-kyung? Tanrım,vücudumdaki bu acıyı al..Gözümü açmak istiyorum.Bu katlanılmaz acı,beni öldürecek!! Min-kyung hıçkırıklara boğulmuş bir şekilde ağlarken vücudum daha da dayanılmaz acılar çekiyor. Bu kadar güçlü değilim ben..Artık dayanamıyorum.....''
--------* Min-kyung'un dilinden *---------
Yavaşça yanına yaklaştım.. Ağlayışım hıçkırığa dönüşmek üzereydi. Doktor bü tür hastaların dışarıdan gelen sesleri duyabileceğini söyledi... Bu ona olan hislerimi söylemek için iyi bir fırsat.
-Hana..Beni duyuyorsun değil mi? Ben... dayanamıyorum artık....
Hıçkırıklarım konuşmamı engelliyor....
-Neden beni kurtardınki!! Neden beni iteleyip o lanet olası arabanın önüne geçtin ki! Benim yüzümden... Lanet olası benim yüzümden !!! Sana birşey olursa eğer... Hayır!! Ha-na yalvarırım iyileş. Yemin ederim sana söylediklerimin hepsi yalandı. Sana verdiğim sözü tutamadım. Yanında olamadım. Sen yanımdayken de bunu birkez bile söyleyemedim.Ama şimdi söylüyorum. Ben seni...
Lafımı yoğun bakım monitöründen gelen ince ses böldü... Hana'nın Kalp atışları....!!
-Ha-na!! Sakın...! Sakın bunu bana yapma. !!
Dışarı çıkıp avazım çıktığı kadar bağırdım.Doktorlar koşarak geliyordu..
Hayatımda bu kadar çok ağladığımı hatırlamıyorum.
Orada titreye titreye ağlarken yanıma gelen hemşirelerden birinin verdiği sakinleştirici iğnenin hafif acısını hissediyorum...
Tanrım ondan özür dilemem için bir şans ver bana lütfen...Onu sevdiğimi söyleyemeden ölemez!! Buna dayanamam....
''Bu acıyı vücudum daha fazla kaldıramıyor. Üzgünüm...Min-kyung...''
NOT: Bu da ikinci favori bölümüm. Yorumlardan sonra erken final yapıp yapmayacağımı söyleyeceğim.
Yazan: Kim Fueisa (Feyza)
Min-kyung dönüp bana baktı. Onun karşısında ağlamak çok acı olacaktı. Bu arada biri başımı hafifçe tutup çevirdi ve göğsüne yasladı. Başımı hafifçe kaldırdım. Bu yeon-woo'ydu. Min-kyung'un karşısında alçalmamam için, gözyaşlarımı görmemesi için göğsüne yaslamıştı..
Aynı şeyler...
Tekrar yaşıyorum..
Kalbim kırıldığında sevmediğim birinin göğsünde ağlıyorum.Hyun-shik beni üzdüğünde de aynı şey olmuştu.. Sadece kişiler farklı.. O zamanlar Min-kyung'un göğsünde ağlıyordum, şimdi Yeon-woo'nun..
Hyun-shik ve onun gibiler..Bu benim kaderim mi???
Gözyaşlarımı hızla silip Yeon-woo'dan kendimi çektim.
Min-kyung gitmişti.
-Ha-na yalvarırım böyle yapma.Gözyaşlarını görmek beni çok üzüyor.
-Ben derse gireceğim.Görüşürüz.
-Ha-na..İstersen seni o ışıklı yere götüreyim.
Gülümsedim.Sonra aklıma oyuncaklar geldi.Onları bugün atacaktım
-Peki...Çok iyi olur ama okul çıkışı benim yapmam gereken birşey var..
-Tamam.Beni ararsın olur mu?
Tamam anlamında kafamı salladım ve sınıfa çıktım.
~Oyuncakları Atmaya Gidiyorum~
Eve gelir gelmez odama çıktım.Oyuncak Goril'e bakıp bağırdım:
-Beni hiç bırakmayacaktın öyle mi?? Herşeyin yalan! Herşeyin!
Gelinlikli salyangoz ve onun boynuna dolanmış Goril'i alıp bir poşete koydum ve dışarı çıktım.Babam da eve gelmek üzereymiş.Kapının önünde karşılaştık.
-Ha-na?Nereye gidiyorsun kızım?O elindekiler ne?
-Şey..Önemli birşey değil babacığım.Ben biraz sahilde dolanacağım. Sonra da bir arkadaşımla buluşup biryerlere gideceğiz..
-Peki tatlım.Geç kalma olur mu?
deyip öptü.Ben hızla uzaklaştım.Bu arada arkamdan birinin geldiğini farkettim.Döndüm.
-Min-kyung?~
Birden umutlanmıştım.Atma onları diyecek sanmıştım.
-O aptal şeyleri gerçekten atacak mısın diye merak ettim.dedi..
Yüzümdeki gülümseme anında söndü.Şimdi kızgınlıktan başka hiçbirşey hissetmiyordum.Kim için üzülüyorum ki?
-Evet Min-kyung.Şu an daha da eminim bunları atmak istediğime.
-İyi yaparsın.Her neyse Ha-won'la buluşacaktım.Görüşürüz cadı dedi gülümseyerek.
O karşıya geçerken bir arabanın geldiğini farkettim.
-MIN-KYUNG !!!!
~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~
''Derin bir acı..Hayatımda bu kadar acı çektiğimi hatırlamıyorum.Neredeyim ben?Gözlerimi açamıyorum.Tanrım böyle bir acı yok.Canlı canlı kesilmiş gibiyim.Neler oluyor?''
-Ha-na!
''Bu hıçkırıklarla gelen ses..Jin-kyong...''
-Ha-na..Yalvarırım iyileş.Yalvarırım dayanıklı ol. Seni üzdüğüm için beni..affet.
-Jin-kyong,bizi biraz yalnız bırakabilir misin.
''...Bu titreyen ses..Min-kyung? Tanrım,vücudumdaki bu acıyı al..Gözümü açmak istiyorum.Bu katlanılmaz acı,beni öldürecek!! Min-kyung hıçkırıklara boğulmuş bir şekilde ağlarken vücudum daha da dayanılmaz acılar çekiyor. Bu kadar güçlü değilim ben..Artık dayanamıyorum.....''
--------* Min-kyung'un dilinden *---------
Yavaşça yanına yaklaştım.. Ağlayışım hıçkırığa dönüşmek üzereydi. Doktor bü tür hastaların dışarıdan gelen sesleri duyabileceğini söyledi... Bu ona olan hislerimi söylemek için iyi bir fırsat.
-Hana..Beni duyuyorsun değil mi? Ben... dayanamıyorum artık....
Hıçkırıklarım konuşmamı engelliyor....
-Neden beni kurtardınki!! Neden beni iteleyip o lanet olası arabanın önüne geçtin ki! Benim yüzümden... Lanet olası benim yüzümden !!! Sana birşey olursa eğer... Hayır!! Ha-na yalvarırım iyileş. Yemin ederim sana söylediklerimin hepsi yalandı. Sana verdiğim sözü tutamadım. Yanında olamadım. Sen yanımdayken de bunu birkez bile söyleyemedim.Ama şimdi söylüyorum. Ben seni...
Lafımı yoğun bakım monitöründen gelen ince ses böldü... Hana'nın Kalp atışları....!!
-Ha-na!! Sakın...! Sakın bunu bana yapma. !!
Dışarı çıkıp avazım çıktığı kadar bağırdım.Doktorlar koşarak geliyordu..
Hayatımda bu kadar çok ağladığımı hatırlamıyorum.
Orada titreye titreye ağlarken yanıma gelen hemşirelerden birinin verdiği sakinleştirici iğnenin hafif acısını hissediyorum...
Tanrım ondan özür dilemem için bir şans ver bana lütfen...Onu sevdiğimi söyleyemeden ölemez!! Buna dayanamam....
''Bu acıyı vücudum daha fazla kaldıramıyor. Üzgünüm...Min-kyung...''
NOT: Bu da ikinci favori bölümüm. Yorumlardan sonra erken final yapıp yapmayacağımı söyleyeceğim.
Yazan: Kim Fueisa (Feyza)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder