5 Mayıs 2011 Perşembe

Sen Benim Kaderimsin (28. Bölüm)


 


 
28.BÖLÜM





-------* Min-kyung'un dilinden *-------





Gözlerimi açtım...Bunların hepsinin bir rüya olmasını diledim.Başımda bi bir hemşire vardı.





-Ne oldu bana?



-Önemli birşey değil.Sadece biraz sakinleştirici verdik.



-Yani bu bir rüya değil mi?Ahh karetsin!!



-Lütfen sakin olun.Bu arada arabanın şöförü bu poşeti size vermemi istedi.Kaza sırasında düşmüş.





Poşeti bana uzattıktan sonra gitti.





Poşette Salyangoz ve Goril vardı...Dayanamayıp yine ağladım..Bir kızdan farksızım! Salyangozun üstünde hala benim giydirdiğim gelinlik vardı.



Yaşadıklarımızı hatırladım birden..Bu oyuncakları kukla gibi oynatışımızı...



'' -Sen gıcık bir Salyangozsun!-Sen de aptal bir Goril ''



Ve hana'nın gülüşü...Salyangozu elime aldım.



-Lütfen dayan,yalvarıyorum Ha-na.! Bırakamazsın beni



-Min-kyung yeter artık! Ağlamayı kes



-Git burdan Hae-won!



-Ne diyeceğimi bilemiyorum...Olayların bu boyuta gelmesini istemezdim.



-O nasıl Söyle



Hiçbirşey demeden ağlayarak çıktı.Bu ne demek oluyor?





Bir süre sonra içeriye hızla Jang-ho ve Shin girdi.



-Min-kyung iyi misin?



-Bırakın şimdi beni. Ne olur söyleyin Ha-na nasıl?



Birbirlerine bakıp başlarını yere eğdiler.



-Söyleyinsene!



avazım çıktığı kadar bağırıyordum.



Jang-ho sakince:



-Hala yoğun bakımda.Doktorlar çok uğraşıyor ama kurtulma ihtimali azalıyormuş.Kurtulsa bile beyninde ya da vücudundaki organların herhangi birinde fonksiyonel bozukluk olabilirmiş dedi.





Yutkundum.Ölmek istiyorum!!





Hızla doğrulup kolumda asılı serumu söktüm ve yoğun bakımın bulunduğu yere geldim.Shin ve Jang-ho da arkamdan koşuyorlardı.



-Min-kyung sakin ol!





Birkaç doktorun hızla içeri girdiğini gördüm.Yeon-woo da içeri girecekken bağırdım.



-Yeon-woo!



Bana baktı.Ağlıyordu.



-Onu kurtar...Sana yalvarıyorum.



Hiçbirşey demeden koşarak içeri girdi.



Duvara çöküp başımı iki elimin arasına aldım.





~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~*~





---------* Ha-na'nın dilinden *-----------





Yine derin bir acı duyuyordum ama daha önceki kadar değildi.Birçok kişinin sesi geliyor.Saçlarımı birinin okşadığını hissediyorum. Aynı zamanda yüzüme nefesi geliyor bu kişinin...



Gözlerimi açmak için tüm gücümü kullandım. Başta ne olduğunu anlayamadım.Lenslerim gözümden çıkmış olmalıydı.Birkaç saniye sonra başımdaki kişinin Min-kyung olduğunu gördüm. Gözlerini kapatmış damla damla yaş döküyordu. Hafifçe gülümsedim.



-Min-kyung?



Sesim oldukça kısık ve yumuşak çıkıyordu.





Birden gözlerini açtı.



-Ha-na! Gözlerini açtın.! dedi büyük bir gülümsemeyleHerkes başıma toplanmıştı.Jin-kyong,Shin,Jang-ho,Hyun-Shik,Eun,Hae-won ve bizim sınıftan birkaç erkek..





Min-kyung'un elini tuttum yavaşça.Hem ağlıyor hem gülümsüyordu.



-Ağlıyor musun?



Sesim yine çok kısık çıktı.



Dudaklarını ısırıp kocaman gülümsedi ve sarıldı.



-Beni bırakmadığın için..Teşekkürler.



-Üstüme abanma diye daha kaç kez söyleyeceğim Goril?



Hemen doğruldu.





-Ha-na? Gözlerini açmışsın..Ne kadar sevindiğimi anlatamam.Kafamı çevirdim.Bu Yeon-woo'ydu.



Min-kyung da ona bakıp gülümsedi:



-Teşekkürler Yeon-woo..Onu kurtardığın için..





--------*Min-kyung*--------



''Tanrım..Teşekkür ederim.Onu sevdiğimi söylemeden öleceği fikri içimi kavuruyordu.Anladım insanın sevdiği kişilere yanındayken,yaşıyorken sevdiğini söylemesinin ne kadar önemli olduğunu...''





Yazan: Kim Fueisa (Feyza) 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder