5 Mayıs 2011 Perşembe

Tesadüf (7. Bölüm)





7. BÖLÜM



Gamze bir anda jonghyun’un öpmesiyle başka dünyalara yol almıştı. Neden böyle olduğuna kendide bir anlam verememişti. Hemen silkelenip kendine gelir. Jonghyun kapısını kapattıktan sonra dolanıp yerine oturur.



Gamze: hey sen ne yaptığını sanıyorsun. İnsan bi haber verir.



Jonghyun: ayyy küçük bir öpücüktü. Daha gerçekçi olsun diye yaptım. Hem baksana konsere çıkacağım zaman bile bu kadar gazeteci olmuyor. Ünüm daha da artacak gel bi daha öpüyüm.



Gamze: aishhh. İğrenç birisin. Nefret ediyorum senden ve kendimden. Nerden kabul ettim. Mis gibi gidip ölmek varken. Ah ne kadar aptalım.



Jonghyun başını sağa sola sallayıp gülümsemişti. O kadar yakışıklıydı ki gülümsemesi denizin üstünde ki bir yakamozu andırıyordu. Gazetecilerin fotoğraf makinelerinin flashları art arda patlıyordu. Gamze jonghyun’un yüzüne bakınca sinirinden eser kalmamıştı o da gülümsemişti. Camları tıklatıyorlardı durmadan. Jonghyun Gamze’nin omuzlarından tutup kendine doğru çeker. Göz göze gelirler. Gamze afallayıp kalmıştı.



Jonghyun: hazır ol öpüyorum.



Gamze: dur bi dakika. Senin ünün artacak diye beni bu işlere…



Gamze daha sözünü bitirememişti ki jonghyun’un dudaklarını dudaklarında hisseder. Gamze tokat atmak istiyordu ama gazeteciler olduğu için yapamıyordu. Gazetecilerin görmez tarafından jonghyun’u çimdikleyiverir. Canı acıyan jonghyun öpmeyi bırakır ve arabayı çalıştırır.



Gamze: sen ne kadar sinsi ve bencil birisin. Ben sana yardım etmeye çalışıyorum ama sen beni hiç dinlemiyorsun. Şimdi ne olacak. Ben sadece ailenin yanında rol yapacağız sanıyordum birde gazeteciler mi çıkacak başımıza ahhh aptalsın aptal hiç düşünmüyorsun.



Jonghyun: Bitince haber ver. Maşallah ne çene var sende sanki kötü bi şey yaptık. Bu arada nerde kalıyorsun sen. Umarım bana yakışacak bir yerde kalıyorsundur.



Gamze: kaldığım yerle senin ne alakan var ki? Niye sana uyan bir yer olması gerekiyor?



Jonghyun: of seninle işimiz var. Gazeteciler takip edip kaldığın yeri sıradan bir yer olduğunu görürlerse ne yaparız.



Gamze: tamam sorun yok.



Jonghyun: gerçekten mi? Kaldığın yer güzel bir yer yani bana uygun öyle mi?



Gamze: evet. Sokakta kalıyorum tam sana uygun bir yer.



Jonghyun sinirden köpürmüştür. Gamze ise bir yandan rolüne çalışıyor bir yandan da jonghyun’un bozulan yüzüne bakıp gülüyordu. Jonghyun eline telefonunu alıp bir yerleri arar ve bir evin önünde durur.



Gamze: geldik mi? Burada mı kalıyor sizinkiler.



Jonghyun: Burası şimdilik senin. Evin eşyaları var. Poşetleri götürelim içeriye. Sonra biraz dinlenip gideriz bize.



Ev o kadar büyük ve gösterişlidir ki gamze etrafa zarar vermemek için enini kolunu bile sallamaz. Fark etmeden nefesini bile tutmuştur.



Jonghyun: böyle yapmayı kes ve bana içecek bir şeyler getir.



Gamze: kim? Ben mi? Ah ayaklarım çok ağrıyor biraz ayakkabıları çıkartıp dinlenmek istiyorum. Ayrıca mutfak nerde ki bilmiyorum.



Jonghyun: o ayakkabılar çıkmayacak ayağından. Her şeye de bir bahanen var zaten. Dediğimi yap hadi çabuk.



Gamze: burası normalde kimin eviydi.



Jonghyun: ahh sen beni öldüreceksin. Neden seni seçtim ki sessiz ve meraksız onca kişi varken. Hani bana aptal diyorsun ya şuan gerçekten seni seçerek aptal olduğumu düşünüyorum.



Gamze: iyi ya kölen değilim. Giderim çok mu zor.



Jonghyun: git ve getir. Bıktırdın beni valla.



Gamze bu sefer çok kırılmıştı. Bunda ne vardı ki sadece birkaç soru sormuştu. Ayakkabıları çıkartıp kapıya yönelir. Kapının kolunu büküp açar ve koşmaya başlar. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder