5 Mayıs 2011 Perşembe

Tesadüf (8. Bölüm)


 


8. BÖLÜM



Jonghyun dış kapının açıldığını duyunca hemen kapıya koşar ve kapının yanında Gamze’nin ayakkabılarını görüp Gamze’nin gittiğini anlar. Kapıya yönelir ve ileride koşan birini görür. Haksız olduğunu düşünmez ama Gamze’nin gitmesine de izin veremez çünkü ailesine haber vermişti. Her şey mahvolacaktı ve bunun farkındaydı.Oda koşmaya başlar. Gamze oraları bilmediği için çok uzaklaşamaz ve jonghyun hemen yakalar. İkisi de nefes nefesedirler.



Jonghyun: sen ne yaptığını sanıyorsun? Çabuk eve dönüyoruz.



Gamze: hayır dönmüyorum. Yetimhanede bile senin kadar kötü davranmadılar bana.



Jonghyun Gamze’nin kolundan sıkıca tutar ve çekiştirir.



Jonghyun: dönüyoruz dedim sana. Anlaşma yaptık uymak zorundasın.



Gamze: bende dönmüyorum dedim. Anladın mı dönmüyorum. Git senin için sırada olan kızlardan birini götür. Hem sessiz olsun hem meraksız hem de bakarsın köpeğin olur. Takarsın tasmasını sürüklersin gittiğin yere. Ben onlardan değilim. Kolumu da bırak. Özür dilesen dönerdim ama sende o kafa ne arar. İyi ki bi ünlüsün. Başkalarını hiç düşünmüyorsun çok mu zor ya çok mu zor.



Jonghyun gamze’nin tokat gibi yüzüne inen laflarında haklı olduğunu anlar. Ama gururuna yediremez haksız oluşunu.



Jonghyun: anlaşma yaptık hadi dönüyoruz. Haklısın biraz kötü davrandım sana.



Gamze: ben öyle anlaşmanın… Ne biraz mı? Yok yok sen git ben dönmem.



Jonghyun: yarı yolda mı bırakacaksın beni. Ne yapabilirim affettirmek için kendimi. Para veriyim mi istediğini alman için yada en çok istediğin birşeyi ben alıveriyim.



Gamze: ohaa. Yok ya bu kadar da olmaz. Özür dilemen yeterdi diyorum para veriyim diyorsun. Öküzsün valla hemde tescilli öküz.



Onlar konuşurken jonghyun gazetecileri fark eder. Kurdukları plan teker teker suya düşüyordu. Buna göz yumamazdı. Gamze’ye sıkıca sarılır ve gözlerinin içine bakıp özür diler.



Jonghyun: özür dilerim affet beni nolur. Hatalıyım fark ettim. Öleyim ben en iyisi.



Gamze’nin içinden bir şeyler kopup gider. Ama kırılmıştır bir kere acısını çıkarmalıdır.



Gamze: noldu? Ne değişti de özür diledin. Yok istemiyorum dönmeyeceğim.



Jonghyun korkudan ölmek üzeredir. Gamze’nin ayaklarına kapanıp özür diler. Gamze başını çevirdiği sırada o da gazetecileri görür ve birden panikler.



Gamze: tamam kalk gazeteciler var evde konuşalım.



Jonghyun birden rahatlar ve Gamze’ye yeniden ama bu sefer içten ve rol yapmadan sarılır. Eve geldiklerinde derin bir nefes alırlar.



Gamze: ay ne kadar aptalsın sen ya. Gazetecileri gördün madem niye söylemiyorsun.



Jonghyun: anlaşmadan banane diyip giden gazetecilerimi takar. Korkudan ölüyordum. Bir daha yapma bunu.



Gamze: emir verme bana. Anlaşmayı yenileyeceğiz.



Jonghyun: niyeymiş o?



Gamze: eziyet görüyorum. Can güvenliğim yok benimle de ilgili maddeler koyacağız. Örneğin: bana emir vermeyeceksin, bağırmayacaksın, benim dediklerimi de dinleyip uygulayacaksın, ikidebir çok konuşma, meraklı, beni isteyen onca kişi var filan demeyeceksin yani adam gibi davranacak insan gibi konuşacaksın benimle.



Jonghyun: bu ne ya. Olmaz asıl benim can güvenliğim yok seninle. Her an ne yapacağın belli olmuyor.



Gamze: tamam o zaman ben gidiyorum bb.



Jonghyun: Allah kahretsin dur tamam.



Gamze zafer kazanmış gibi mutlu olur. Ayakkabılarını giyip oturur.



Jonghyun: gamze içecek bir şeyler içelim mi (içecek getir bana demek istiyordur ama gidecek diye korkuyordur)



Gamze: olur içelim.



Jonghyun bu dilde konuşunca anlaşabileceklerinin farkına varır. Gamze’nin içecek getireceğine sevinir.



Gamze: olur dedim gidip getirsene içelim.



Jonghyun: hıh? Ben mi? Ben sana demiştim.



Gamze: Ne var bunda bende sana dedim.



Jonghyun: bence içmeyelim artık bize gidelim. Ama bak orda güzel oyna rolünü. Ayrıca bu ev evlendiğimizde oturacağımız ev. Ve kesinlikle hizmetçimiz olacak.



Gamze: hım. Yorulmayayım diye hizmetçi mi tutacaksın çok kibarsın.



Jonghyun: tabi canım yorulma diye. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder