2.BÖLÜM
zırrr..zırrr
"Ahh yer yerim
ağrıyor. Gece yük taşımış gibiyim. Bu arayan da kim? Bir rahat
uyuyamayacak mıyım?" diye söylenirken bu mesleği seçtiğinde, işi
herşeyden öncelikli gören genç Shin' i düşündü. Artık uykusuzluğa
gelemiyordu."Kimsin?" dedi uykulu bir sesle. Saatine baktığında sabahın
5 i olduğunu gördü."Ben doktor Seung hani adli tıptan arkadaşın olan" sesi oldukça neşeliydi. Bu adam hiç mi uyumaz? diye geçirdi aklından."Ahh
kasap Seung kusura bakma uyuyordum da, her normal insan gibi." Kasap
kelimesini bilerek vurgulamıştı. Seung' un bu takma addan nefret
ettiğini gayet iyi biliyordu."Pardon paşamızı uyandırdım. Uykun açıldıysa başlıyorum""Seni dinliyorum" yatakta doğrularak telefonu kullağına iyice bastırmıştı."Kızımızın
kaburgalarının tam ortasından yaklaşık 50 derece açıyla kasıklarına
doğru inen iki derin kesiği var. Bilinci yerindeyken kesildiği ve çok
acı çektiği kesin. Tecavüz yok. uyuşturucu yok. Kaçırılırken oluşan
çürük ve morluları da sayarsak aynı diğerleri gibi..""Ya cinayet aleti?" merakla sormuştu ama cevabını gayet iyi biliyordu."Aynısı. Tırtıklı ekmek bıçağı""Lanet olsun" diye tısladı elini başına götürerek ayağa kalkmıştı."Tavandaki
yazıya gelince sprey ile yazılmış. Balistik raporuna baktım
nalburlarda bulunan, graffiti atan çocukların kullandıklarından.""Evet bundan bende de olması lazım""Olabilr ama onların içinde boya var. Bu kaçık içine kan dolduruyor!""Evet evet evet kahretsin!""Dikkat çeken hiçbir şey kullanmıyor. Bu adam içimizden biri Shin, en büyük sorun bu. Ondan yakalanmıyor""Evet biliyorum ekmek bıçağı ve sprey boya her evde rahatlıkla bulunanlardan." sinirden her yeri gerilmişti."Fikrimi soracak olursan eli bıçak tutan biri""Güldürme beni Seung ayaklarıyla mı doğrayacaktı kızları?" Seung' un ne sorunu var diye düşünmeye başladı."Demek istediğim bütün kesikler çok temiz ve dikkatli açılmış.""Başka bişey var mı?""Üzgünüm
başka birşey yok." Arkadaşının bu adamı ne kadar yakalamak istediğini
iyi biliyordu. Ona yardım etmek için her şeyi yapmıştı ama kayda değer
bir şey bulamamıştı." Bu arada beni bir kaç defa aradı demiştin?
Telefon kayıtlarından bir şey çıktı mı?""İşte burası çok ilginç. Onunla konuştuğuma eminim ama kayıtları yok. Yüzünde şaşkın bir ifade belirmişti.Seung gülerek "Rüyanda görmüş olmayasın?" ."Ya! ben ciddiyim" Yakın arkadaşının ona inanmaması canını sıkıyordu."Neyse kapatıyorum bir gelişme olursa ararım daha kesilecek iki kadavram var" sesinden bu işe can attığı belli oluyordu."Pekala
sana iyi kesmeler" diyip kapattı telefonu. Odasında gezerken aynadaki
silüeti dikkatini çekti. Üstsüz vücudunu incelemeye başladığında
gözleri göbeğine iliştiğinde yüzünde bir tebessüm oluştu. __geri bakış__Hye birlikte yemek hazırladıkları sevgilisinin göbeğini tutarak " Aşkım sende hiç kas yok" demişti.Altdudağını indirmiş küsmüş gibi yaparak "Hye' m baklava dilimi kaslarımı görmüyor musun?""Elma dilimi olmasın o" Hye bir yandan gülüyor bir yandan sevgilisinin doğradığı salataları atıştırıyordu.__geri bakış son__ Hye' ye gitmeyi düşündü. Onu çok özlemişti ama önce Young' la konuşmanın daha iyi olacağına karar verdi."Alo Young""Shin
adamım bu saatte rüyanda mı gördün?" Evet rüyamda kafanı kırıyordum
adamım demeyi düşündüysede vazgeçti.Young onun ortağı ve iyi niyetli bir
adamdı. Ne kadar kızgın olsada onu kırmak istemezdi. İçinden olumlu
bir cevap versin diye dua ederek "ilerleme var mı?""Görgü tanığı yok, cinayet aleti yok. Gerisini zaten biliyorsun"" Lanet olsun! asıl hiçbir şey bildiğimiz yok""Hey adamım lanet okumayı bırak. Aklıma gelmişken bir daha aradı mı seni?"Ona inanmasını umarak "Hayır. Kimse inanmadı zaten. Gayet iyi hatırlıyorum Young, rüya değildi."
__geri bakış__
Oturmuş adli tıp raporlarına dalmışken telefonun sesiyle irkildi Shin. "Kimsin?""Ken.."
net bir sesle söylemişti. Shin iliklerine kadar donduğunu hissetti.
Elektrik akımına uğramış gibi titredi. "Ss ee n" diye kekeledi ancak.
Ses tonu ben şaşkınım diyordu.. Bir zaman sonra şaşkınlığı sevince
dönüşmüştü.Kısmen..Aradığı kişinin ona bu kadar yakın olması,
yakalamasının an meselesi olduğunun göstergesiydi ya da o öyle
sanıyorudu. " Evet ben, peşimden köpek gibi koştuğun, yakalamak için
herşeyi yaptığın ben.." dalga geçer gibi konuşmuştu. Bu Shin' in daha da
sinirlenmesine yol açıyordu."Seni bulucam aşağılık. Ve bu dediklerini ödeticem!""Beni
bulamazsın." Shin' in sinirleri iyice gerilmişti. Ama Ken, manava bir
sipariş verir gibi ya da işi olduğu için geç geliceğini bildiren biri
gibi konuşuyor onun bu rahatlığı Shin' i daha da geriyordu. "Bulursam ne
yapıcaksın?" bu soruyu gerçekten merak ettiği için sormuştu."Beni bulamazsın Shin kalın kafana sok bunu. Ben senin bakmadığın yerde olucağım. Her zaman... dıtdıtdıt.."
__geri bakış son__
"Demek ki böyle. Moralin bozulmasın adamım mutlaka bulunacak mutlaka.."
teselli verir gibi konuşmuştu ama Shin'in teselliye değil kanıtlara
ihtiyacı vardı."Tamam Young kapatıyorum. Hye' e gideceğim bana
şans dile. Eğer 3 saate kadar dönmezsem ya öldürülmüş olurum ya da
barışmış oluruz" dedi gülerek.Diğer taraftan Young da "Bunu Hye' ye söylememi ister misin?" diyerek Shin'in gülmesine eşlik etmişti.
___________
"Bu kokuda ne böyle, ocakta bir şey mi unuttu acaba?" yüzünü ekşiterek
mutfağa doğru gitti Shin. Ocakta yemek yok Hye de ortalarda
gözükmüyordu. Korkmaya başlamıştı. Belindeki yarı otamatik tabancasını
çıkartıp kendisine siper eder gibi oturma odasına doğru ağır ağır
adımlar atarak ilerlemeye başladı. Gördüğü manzara karşısında
dizlerinin bağı çözülmüş yere doğru sert bir şekilde düşmüştü. Hye,
Shin ile çok beğenerek aldığı halının üstünde, 2 senedir yakalanamayan
Ken'in maktulleri listesindeki sırasını almıştı. Shin'n kendinden
geçmeden önce gördüğü son şey tavandaki yazı oldu."Black"
_____2.bölüm sonu______

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder