16 Mayıs 2011 Pazartesi

SİYAH-BEYAZ (4.Bölüm -Final)







4.BÖLÜM
FİNAL 
 
"Shin?" diyebildi ancak."Hayır.. Ken diyceksin" bıçağı ters düz edip, rahat yüz hatlarıyla Young' a bakmaya devam ediyordu."Naassıl ollur?" bu yaşadıklarına anlam veremiyordu."Ben
siyahım Young. Unuttun mu kötü olan? Shin daima beyazdı beni kovalayan
beyaz... Asla yakalayamadı, yakalayamazda.. Çünkü ben onun içindeyim.
Benliğinde.." işaret ve orta parmağını birleştirmiş kafasına vurarak
konuşuyordu."Sen.." diyebildi ancak zorlukla yutkunarak. Hiçbir şeye anlam veremiyordu. Tüm gücünü toplayarak "Hye' i sen mi öldürdün?""Ken,
yani ben öldürdüm evet" yüzünde bir tebessüm oluşmuştu."O kız benden
nefret ediyordu, Shin beni yakalamayı isterken o bunu kıskanıyordu zaten
ne buldu o kızda bilmiyorum. Sarışın bile değil.""Önceki
cinayetlerde peki.." derin nefes alarak "maktullerin birbiriyle arasında
bir bağlantı varmıydı, sarışın olmaları dışında?""Hayır
sarışınlara her zaman ilgi duymuşumdur. Onların tek suçu yanlış zamanda
yanlış yerde bulunmalarıydı. "Ağır adımlarla Young'a yaklaşmaya
başlamıştı.Young içinden onu oyalaması gerektiğini biliyordu. Bu
merak ettiği soruları öğrenmesi için iyi bir fırsattı. "Sen Shin ile
aynı vücudu paylaştığınızı biliyordun.Peki Shin?O seni biliyor muydu?""Bilseydi
intihar ederdi inan bana ve dolaylı olarak bende ölürdüm. Bu duyguyla
yaşayamaz. O Güçsüz ve ezik taraf..Hiçbir zaman zeki olmadı."Soruları
sorarken arkada ellerinin bağlı olduğu ipi yokluyor, gevşetmeye
çalışıyordu. "Seninle konuştuğunu söylemişti. Gerçekten konuştunuz mu?""Ahh
şu mesela zihnimizde konuştuk evet. Ona içinden seslendim. Benim
gerçek biri olduğumu sandı kafasında yaşayan biri olduğumu asla
bilmedi." gülerek devam etti "Ama en komiği ne biliyor musun? Dışardan
biri görse deli bu adam derdi." daha fazla kahkaha atmaya başladı.
Young'un yüzüne eğilerek bıçağı boynunda gezdiriyordu. "Peki sen vücudu
ele geçirmişken Shin' de ele geçirir. Bu yüzden korkmuyor musun?"
arkada ellerini yeterince gevşetmiş Ken' in saldıracağı anı bekliyordu."O
hiçbir şey bilmiyor Young, öğrenmeyecekte yine beni araştırmaya devam
edicek. Bende öyle son 2 sene olduğu gibi..Hem biliyor musun? Sende
onun gibi salaksın. Beni yani Shin' den endişelendiğin için onu takip
ettiğini biliyordum. Ve evin önüne geldiğini gördüğümde senden de
kurtulmam gerektiğini anladım. Beni takip edeceğini bildiğim içinde seni
buraya kadar sürükledim. Ken bıçağı gezdirirken Young aniden atak
yaparak onu devirdi. Aceleyle ipleri çözüp Ken' in elindeki bıçağı
yakalamaya çalışırken dengesini kaybedip yere düştü. Bütün gücünü
toplayarak Ken' in bacağını yakalayıp onuda yanına çekti. Bir yandan
dövüşüyor bir yandan silahın nerde olduğunu bulmaya çalışıyordu. Bu
sırada Ken de Young' un boynuna asılmış onu boğmaya başlamıştı. Young
güçlükle nefes alırken ellerini Ken' in belindeki silahı çekmek için
uzattı. Ken' in bunu farkedip dönmesiyle silah sağ tarafa doğru uçmuştu.
İki adamda birbirlerini iterek silaha ulaşmaya çalışıyorlardı. Young'
ın silahı kapmasıyla Ken üstüne çullanmıştı. Bu sırada bir patlama
bütün depoda yankılandı.
___________ 
 
"Çoklu kişilik bozukluğu.." Seoul Akıl Hastalıkları Hastanesinde 358.
numaralı hasta odasında oturan Young, derin bir nefes alarak
konuşmasına devam etti. "Tıptaki adıyla dissosiyatif kişilik bozukluğu.
Kısacası bir vücutta birden fazla farklı karakter olmasıymış. Doktor
buraya girmeme başta karşı çıktı Shin." tekrar derin bir nefes alıp "
Yoksa Ken misin?" diye ekledi. Beyaz bir oda da yatağa kolları ve
ayakları bağlanmış bir şekilde yatan Shin başını hafifçe doğrulttu.
Yüzündeki acıyı belli ederek "Young..Ken benim içimdeymiş.." diyebildi
ancak. Genç adam topallayarak Shin' in yanına gidip elini sıktı.
Topalladığını gören Shin daha çok üzüldüğünü belli eden yüz hatlarıyla
"O mu yaptı? Hayır hayır ben yaptım bunu sana. Hye' e ve daha bir sürü
kıza..." Gözünden yaşlar geliyordu. Young, Shin' in elini daha çok
sıkmış onu teselli etmeye çalışıyordu. "Hayır senin bir suçun yok
onları Ken öldürdü. Ayrıca ayağımı merak etme kurşun sıyırıp geçti
yakında düzelir." dedi gülümseyerek."Kendimi öldürmek istedim Young. Öldürmek..."Aniden
Shin' in yüz hatları gerilmiş Young' un koluna asılmıştı. Ken' e
dönüştüğünü kim görse anlardı. Young, kolunu çekmeye çalışarak bir
yandan "personel yardım edin!" diye bağırıyor bir yandan öbür eliyle
yatağın başındaki yardım butonuna basıyordu. "Bacağına değil beynine
gelmeliydi o kurşun seni gerizekalı!." kolunu daha çok sıkarak "Evet
kendini öldürmek istedi. Seni pislik!. Bunları ona kim yaptı sanıyorsun?
Sen yaptın! Her şeyi anlaması iyi mi oldu?" Aniden içeri giren hastane
personelleri Young'un kolunu kurtarıp Shin' e uyuşturucu yapmayı
başarmışlardı.Young, büyük bir kaygı ve üzüntüyle kapının ucundan son
bir kez eski ortağına baktı. Onun giderek kesilen hakaret dolu sesi,
hastane koridorlarında uğultuya dönüştüğünde başını öne eğip yürümeye
devam etti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder