9 Mayıs 2011 Pazartesi

MAZE (Labirent) (5.Bölüm)



Adı: MAZE (Labirent) 
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin,
Yunho, Merve 
Türü: Romantik, Komedi 
Yazan: Cassie 
                                                  NOT: Bu hikayedeki oyuncularin hicbiri
                                                             simdiki gibi ünlü DEGIL.

                                                                       5. Bölüm







Büşra tüm eşyalarını dolaba yerleştirene kadar tam üç gün
geçmişti. Ama o üç gün içinde günlük 8 saat uykusu ve üç öğün yemekleride vardı.

Odasına bir baktı ve kendine gülümsedi. Çok küçük bir odaydı, ama Büşra iyice
odanın her köşesini silip süpürdükten sonra, güzelce yerleşebilmeyi başardı.

Herşey iyi güzel’de, onu iki şey rahatsız ediyordu; birincisi, Jung Min o geldi
geleli her gün dışarıda olmasıydı. Ama hafta sonu bitmişti, ve Jung Min için
yine iş günleri başlamıştı.

Ikincisi ise; Jung Min’in çok terbiyesiz olmasıydı. Büşra dün sabah onu
telefonda biriyle konuşurken duydu ve nerdeyse her ikinci lafı bir küfürdü. Büşra
için çok iğrenç birşeydi.



Yemek açısından, Büşra bayağı mutluydu. Jung Min’in buz dolabında ablasının
yaptığı yemekler vardı ve o yemekleri her akşam işten gelince mikro dalga’da ısıtıp
yiyordu. Büşra erken uyumaya alışık olduğu için, o eve geldiğinde uyuyor
oluyordu hep. Bazen geceleri uyanıyordu ve Jung Min’in mikro dalga’nın kapısını
örtüşünü ve sonra televizyon’un sesini duyabiliyordu.

Bu sabah Jung Min yine evden erken çıkmıştı. Büşra’nın ise odasına yerleşmeyi
tamamladıktan sonra, bir işi kalmamıştı şimdilik ve listesindeki ikinci önemli noktaya gelmişti:
Jung Min’in bir saç telini bulmak!

Jung Min’in saç telini en iyi tarağında bulabilirdi. Büsra koltuktan yada
mutfaktan bir saç teli almak istemiyordu, çünkü başka birisinin olabilirdi.
Hatta ona eşyalarını içeriye taşıyan adamlardanda olabilirdi. Bunu risk
edemezdi Büsra. Ona Jung Min’den bir saç teli lazımdı.





Ama Jung Min’in tarağına nasıl ulaşabilirdi? Kendi odasındaki
tuvalettedir kesin. Eve misafir gelincede, salondaki tuvaleti kullanırlardı.

Ama Büşra öylece Jung Min’in tuvaletine giremezdi. Sanki çok kötü bir şey yapıyor
muş gibi gelirdi ona, ve bu onu çok rahatsız ederdi…

Salondaki tuvalete girdi ve Jung Min’in izni olarak odasındaki tuvalete nasıl
girebilceğini düşünüyordu. Salon’un tuvaletinde etrafına bakarken gözleri
birden küvetin kenarındaki sabun’a takıldı.





Bingo!





Büşra küvetin yanında duran sabunu eline aldı ve kokladı.
En sevdiği sabundu. Çok güzel bir kokusu vardı ve sadece 4 kere kullanmıştı,
ama başka çaresi yoktu…



Büşra tuvaletin yanına gitti ve gözlerini kapayarak sabunu tuvaletin içine
atti, ve sonra suyunu saldı.

------------

“Offf, Büşra, bu tuvalete ne yaptığını bilmiyorum ama bunu tamir eden adamı sen
ödersin ona göre!”

“Tamam, öderim merak etme.” Büşra sinirli Jung Mine gülümsedi. “Ama şimdilik
senin tuvaletini kullanabilir miyim? Daha duşumu almadım.”

Jung Min bir kaşını kaldırdı ve düşündü. Ilk başta, Büşra’yı odasına dağınık ve
pis olduğu için bırakmıyordu, ama şimdi imzayı attıktan sonra, bir sakıncası
olmazdı, değil mi?



“Tamam, ama çabuk ol. Yemek yedikten sonra bende duş alcam. Yemeğimi bitiresiye
kadar bitmiş ol.” Jung Min mutfağa gitti ve buz dolabından yemeğini çıkardı.

“Çok teşekkür ederim!” Büşra arkasından sevinçle bağırdı. Jung Min burnunu kıvırdı.
Bu kız neden hep gülüyordu?

Büşra kendi odasından havlu ve giyisilerini aldı ve Jung Min’in odasına doğru
yürüdü.



Eli kapının kulbunu tuttuğunda, Büşra’nn kalbi hızlı atmaya başladı. Nihayet
Jung Min’in odasını görcekti! Bu haftalardır çok merak ettiği bir şeydi.

Heyecanla yavaşca kapıyı açtı ve…

… bir çöplüktü! Odanın her köşesinde giyisiler orta yerde dağınıktı, ve hepsi
ya siyah yada koyu maviydi. Yerde yastıklar, yorgan yatağın bir köşesinden
sallanıyordu, pis bir çorap gece lambasının üstündeydi, ve bütün masa çoğu
müzik notaları olmak üzere kağıtlarla kaplıydı. Bir köşede pis tabaklar duruyordu,
diğer köşede çamurlu ayakkabılar. Büşra bir an kapısı açık duran dolap’tan bir
örümcek yürüyecek sanıyordu. Jung Min’den korkulurdu gerçekten.

Bir insan nasıl böyle yaşayabilirdi?

Büsra etrafına bakmaya devam etti ve sonra gözleri tabana döndü. Tabanda bir
satranç tahtası ve üstünde satranç taşları yapışıktı!





“Ne yapıyosun?” Jung Min arkasından ona bağırdı ve Büşra’nın
ödü koptu. “Tuvalet o tarafta. Bu oda yolunu kaybetcek kadar büyük değil.”

Büşra ona aslında bu pisliğin arasında çok kolay kayboluncağını söylemek
istiyordu, ama Jung Min’i daha fazla sinirlendirmek istemiyordu. Birşey ama onu
çok rahatsız ediyordu. “Afedersin, ama… tabanda neden bir satranç tahtası yapışık?”

“Taemin’le bir iddia’yı kaybettim.”





“Taemin kim?”





“Kardeşim.” Jung Min Büşra’ya doğru yürüdü ve omuzlarından
onu tuvalete doğru itti. “Hadi git şimdi duşunu al, senden sonra bende sıra.”

“Yemeğini yedin mi?”

“Çoktan,” dedi Jung Min. “Iki dakikada yerim ben herşeyi. Neyse git hadi,
uzatma.”

“Ama öyle yapmamalısın. Yavaşca çiğnemelisin ki karnın güzelce eritebilsin…”

“Tamam, annecim, şimdi gidiyomusun gitmiyomusun?”

“Özür dilerim,” Büşra hafifce eğildikten sonra tuvalete girdi ve ardından kapıyı
kilitledi. Kapıdan döndüğünde bir şok daha yaşadı: tuvalet aynı Jung Min’in
odası gibi dağınık ve pisti! Kullanılmış çamaşırlar ve tabaklar ortalıkda yayılıydı.
Bu adam bir insan olamazdı!

Büşra şoktan kendine gelince, gizli görevini devam etmeyi hatırladı.

Lavaboda yayılı olan eşyaları kenara itti ve kendi eşyalarını yerleştirdi.
Sonra Jung Min’in dolabında tarak aramaya başladı. Tüm çekmecelere ve köşelere
baktı ve sonunda en alt cekmecede bir tarak buldu. Fakat tarağın üstünde hiç saç
teli yoktu.





Bu ona cok tuhaf geldi. Jung Min’in odası bu kadar
pisken, neden tarağı bu kadar temizdi?





Sonra yere eğildi ve yerde saç teli aramaya başladı. Bir
kaç dakika aramaktan sonra, kapı’nın yanında yerde bir sarı saç teli buldu.





“Evet!!!” Büşra çok sevinmişti.

Aynı zamanda, hala odasında duran Jung Min Büşra’nın ‘Evet!’ çığlığını duyunca
tuvaletin kapısına şaşkınca baktı. Bu kız duş alırken şampuan reklamı mı yapıyordu?



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder