12 Mayıs 2011 Perşembe

MAZE (Labirent) (7.Bölüm)


Adı: MAZE (Labirent)

Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin,
Yunho, Merve

Türü: Romantik, Komedi

Yazan: Cassie

NOT: Bu hikayedeki oyuncularin hicbiri
simdiki gibi ünlü DEGIL.

7. Bölüm


Ertesi gün, Jung Min iş yerini aradı ve hasta olduğunu
söyledi. Bütün gece uyumamıştı. Kendi güvenliği evinde Büşra gibi korkunç bir
canavar varken çok tehlike altındaydı. Hala yatağındaydı ve yorganın altında
yuvarlanmıştı.



Yinede odasından çıkmak istemiyordu. Büşra’nın evden çıktığını duyunca ancak,
odasından çıkabildi.



Bu kızla tam bir yıl nasıl yaşayacaktı? Daha bir kaç gün oldu eve gireli, ve
Jung Min ondan korkmaya başladı bile.

Jung Min kucağında bir paket cips yerken elindeki spor dergisine bakıyordu ve
birden kapı zili çaldı. Büşra gideli yaklaşık yarım saat olmuştu, acaba
anahtarlarını mı unuttu?

Sessizce kapıya yaklaştı ve hayatında ilk kez delikten baktı. Kapida Büsra değil,
BoA ve Taemin duruyordu.

“Ayyyy!” Jung Min kardeşlerini görünce çok sevindi. „Tam zamanında geldiniz!“

“Sana gerçekten hasta olmadığını söylemiştim.” BoA gözlerini Taemin’e çevirdi.

“Bende biliyodum,” diye cevap verdi Taemin. Aralarında en küçüğü idi, ama aynı
zamanda en akıllılarıydı. Diğer ailelerde büyük kardeşler küçük kardeşlerine çatarken,
Taemin abisine ve ablasına hep çatıyordu.

“Ben işe gitmiyorum diye sizde mi gitmediniz yoksa?” Jung Min güldü.

“Saate baksana, öğle molasındayız biz.” BoA markalı saatini gösterdi Jung
Min’e.

Sonra BoA mutfağa yemek hazırlamaya gitti ve Taemin ile Jung Min oturma odasına
oturdular.

“Devamlı işe gitmemezlik yaparsan, bir gün seni kovarlar.”

“Haha, hayatta olmaz! Işveren kadın bana deli gibi aşık, beni hayatta kovamaz!”
Jung Min güldü.

“Evet, ama o kadın bugün başka bir departmana gönderildi. Yerine başka birisi
gelcek.” dedi Taemin.

“Olsun, o zaman oda bana aşık olur. Yeni işverene bir kere gözümü kırpsam bana
saçını süpürge eder!” Jung Min ayaklarını masaya uzattı.

Taemin gözlerini çevirdi. Jung Min’le beraber aynı firmada calışıyorlardı, ama
değişik departmanlarda.

“Abi kötü haberim var… yeni işveren erkek miş.”

Jung Min bir sure düşündü, ama sonra yine güldü. “Olsun, oda bana aşık olur ve
hala gözümü kırpsam saçını bana süpürge eder, hihihiiii.”

“Şaka yapıyor olmalısın.” Taemin bir kaşını kaldırdı.

Jung Min ciddi olduğunu söyleyecekti fakat o an BoA elinde bir tepsiyle odaya
girdi. Jung Min yemeği görünce etrafında herşeyi unuttu birden.

“Abla sana hayranım, acccccccayipsiiinnnn!!” Jung Min ablasına bir öpücük fırlattıktan
sonra her zamanki gibi Taemin’le yemek savaşına başladı. “Hey, o benim!!”

“Hayır o benim! Geçen sefer benden bir parça et daha çok yedin, bu sefer
benim!” Taemin abisinin elindeki tavuk kanadını almaya çalışıyordu.

“Hey, kavga etmeyin. Bu sefer herkese yetcek kadar yaptım. Herkese 5 tane düşüyor.”

“Ama burda 20 tane tavuk kanadı var! Hepimiz beçer tane yesek, geri kalanlara
nolcak?” Jung Min protesto yaptı.



“Geri kalanları çöpe atamayız… ben seve seve yerim onlarıda!“ Taemin tüm
tepsiyi kendi önüne çekti.

BoA tepsiyi geri çekti. “Geri kalan beş parça yeni ev arkadaşın için! Dün bana
demedin mi, kız yerleşti diye?”



“Şu an burda değil ama. Onu merak etme, o kendi yemeğini yapar. Ben yerim onun
payını.” Jung Min ekstra tabağa saldırdı, fakat Taemin eline vurdu.

“Ben en küçüğüm ve güçlenmem lazım! Benim bu tavuklar!”






“Küçüksen büyüklerine saygı göster, ufaklık!”

BoA bu kavgalarını daha fazla dinlemek istemiyordu. Kücüklüklerinden beri hep
yemek kavgası ediyorlardi. “Eee, yeni ev arkadaşın nasıl birisi?” diyerek
konuyu değiştirdi.

“Manyağın teki abla!” dedi Jung Min ve aynı zamanda Taemin’in ellerini tabaktan
uzak tutmaya çalışıyordu.

“Manyakmı? Neden?”

“Bilmiyorum! Galiba bana aşık! Ama onun suçu yok, yani o kadar yakışıklı ve
seksi’yim ki herkes bana bayılıyor! Bakma bana öyle garip garip abla, bu kadar
yakışıklı görünmeyi ben seçmedim, tanrı öyle istedi!”

“Aman, kendini beğenmişe bak. Ev arkadaşın’ın seni sevmesi için ya deli, yada
kör olması lazım.” Taemin bir kanat aldı ve ıstırdı.

Jung Min ona küsmüş gibi baktı. “Sen önce kendine bak!”



“Onu savunduğuna göre, sende ondan hoşlanıyorsun yani?” BoA Taemin parmaklarını
yalarken burnunu kıvırdı. Yemek konusunda Jung Min ve Taemin aynıydılar. Ama
BoA alışıktı.

“Hayır! Sizden aslında bu konuda yardım isticektim. Bu kız beni korkutuyor…
bana sanki o aç kurtmuş, bende zavallı koyun muşum gibi bakıyor! Beni yemek
istediğinden eminim!”

“Son tavuk kanadını bana verirsen, sana bir fikir veririm!” dedi Taemin.

Jung Min elindeki son tavuk kanadına baktı. Bunun için değer miydi?


“Önce söyle, sonra veririm!”


“Söz mü?”


„Söz!!“


„Peki öyleyse. Kendine sahte bir kız arkadaşı bul. Onu
görünce, kız senin ondan hoşlanmadığını anlar. Hadi şimdi bana kanadımı ver!”





Taemin Jung Min’in elindeki kanadını almak isterken, Jung
Min elini geri çekti ve kanadın etrafını yaladı, ve sonra Taemin’e uzattı. “Al
abicim, ister misin? Ekstra senin için bıraktım.”





“Bunu yaptığına inanmıyorum!” Taemin Jung Min’in üstüne
atladı ve bir süre boğuştular.





BoA bir köşede oturup herşeyi izliyordu. Neden hep
beraber olunca bu ikisi kavga ediyordu?





“Jung Min, kıza doğruyu söylesene. Ondan hoşlanmadığını
yüzüne söyle.”

“Hayır yapamam! Çok tuhaf olurdu bunu söyledikten sonra beraber yaşamak. Hem
anlaşmamız bir yıl sürüyor. Düşünsene bunu ona söyledikten sonra, onu her gün
görmeliyim bir yıl boyunca, ne kadar tuhaf olurdu.”





“Bir yıllık anlaşma mı? Peki kaç para alıyorsun ondan?” BoA
sordu.

“100.000 Won.”

“Ne? Bu çöplük için mi?” Taemin duyduklarına inanamıyordu. “Çok zengin olması
lazım.“

O an, kapı açıldı ve Büşra içeri geldi. Taemin ve BoA ona bakarken, Jung Min bu
fırsatı alıp, geri kalan tüm tavukları yemeye devam etti.

BoA Büşra’yı görünce çok sevindi. “Merhaba! Buraya sen taşındın demek!”

Büşra’da BoA’yı tanıyınca güldü. “Merhaba, nasılsın?”

“Siz birbirinizi tanıyomusunuz?” diye sordu Taemin.

“Bir kaç gün önce apartmanın dışında görüştük.” BoA açıkladı. “Otursana.”

Büşra gülümsedi ve BoA’nın yanına oturdu. Jung Min hala deli gibi yiyordu.

“Merhaba,” Büşra Taemin’e elini uzattı. “Ben Büşra.”

“Kusura bakma, elini sıkmak isterdim, ama ellerim tavuk yemekten çok yağlandı.”
Taemin ona yakışıklıca gülümsedi. “Ben Park Taemin, memnun oldum.”

“Park?” Büşra Jung Min’e baktı, fakat ondan bir tepki gelmedi.

BoA Jung Min’e sinirlendi. Neden kız’a böyle soğuk davranıyordu? Kendisi açıklamaya
başladı, “Biz üçümüz kardeşiz. Ben en büyükleriyim, Jung Min ortancı ve Taemin
en kücüğümüz.”





“Ayrıca ben en yakışıklı ve en zekileriyim.” Taemin
ekledi.





Büşra bunun üzerine güldü ve Jung Min ona sinirlice baktı.





“Jung Min çirkin ortancımız.“ Taemin Jung Min’e dilini çıkardı.

Büsra Taemin’e gülümsedi. “Ücünüz cok yakın olmalısınız. Eminim onu cidden
söylemiyorsundur, bence Jung Min ‘çirkin’ olmaktan çok uzakta.”

Üç kardeş birbirine baktı ve Jung Min’in önceki laflarını hatırladı. Büşra onu
gerçekten seviyor muydu yoksa?

Taemin bunu öğrenmek için çok normalmiş gibi bir soru sordu, “Eee, Büşra? Jung
Min’le yaşamak nasıl birşey?”

“Ev arkadaşı olmak çok güzel birşey. Hatta bir yıl sonra anlasmamızı birdaha
uzatmak isterdim, Jung Min izin verirse.” Büşra meşhur abartılı gülümseyişini
gösterdi üç kardeşlere.

BoA ve Taemin şok oldular. Hangi normal insan Jung Min’le yaşamanın ‘güzel’
olduğunu söyleyebilirdi? Kızın buraya taşınması henüz bir hafta olmadı, ve o
gelecek yılıda düşünüyordu!





Taemin ve BoA gözleriyle konuştu. ‘Abla, bu kız Jung
Min’e kör gibi aşık galiba.‘

BoA’nin gözleri Taemin’e ‘Ama nasıl olur? Giyim stilini seçerken çok sivri
gözleri var, nasıl şimdi bu kadar kör olabilir?’ dedi.

Jung Min ablasına ve kardeşine baktı. ‘Susun!’

Büşra şaşkınca baktı. “Yanlış birşey mi söyledim?”

BoA hemen güldü. “Hayır, hayır, sadece… düşünüyorduk. Acmısın? Sana yemek yapıyım
mı?” En iyisi konuyu değiştirmekti.

“Yok, hayır, teşekkür ederim. Dışarıda yedim ben.”

“Hahaaa! Sana dediğim fast food lokantalarından birine girdin demi?? Sana bu
apartmanın yakınında çok lokanta var demedim mi Very Happy” Jung Min güldü.

“Hayır, ben fast food yemem. Sağlıklı bir sandviç yedim.” dedi Büşra.

“Vay be…” Taemin şimdi gercekten abisine inanıyordu. Bu kız hakikaten manyaktı.
Fast food sevilmez mi yaa?

Jung Min’in gözleri ‘Sana korkunç olduğunu söylemiştim!’ dedi.

Taemin’in gözleri cevap verdi, ‘Hem korkunç, hemde sana aşık! Hahahaha!’

Jung Min ona sinirlice baktı. ‘Bana yardım et!’

Bu arada, BoA ve Büsra son sezonun modalarını konuşmaya başlamıştıı. Büşra,
Jung Min ve Taemin’in birbirine bakışlarıyla konuştuklarını görünce onları
kesin deli sanardı.

Taemin BoA ve Büşra’nın birbirleriyle konuştuklarını fark edince, seslice Jung
Min’e birşey sormaya karar verdi: “Jung Min, kız arkadaşın nasıl?”

Jung Min Taemin’in oynadığı oyunu anlamıştı. Büşra BoA ile konuşmayı bıraktı ve
Jung Min’e döndü. “Kız arkadaşın mı?”



“Ne yapsın Taemin, iyi işte. Bu hafta geri geliyor sanırım.“ JungMin Büşra’ya
ilgi göstermeden konuştu.

“Senin kız arkadaşın mı var?” Büşra, Jung Min’in kolunu salladı.





BoA ve Taemin aralarında ‘Acaba kıskandı mı?‘ bakışını
paylaştılar.





Jung Min Büşra’ya baktı. “Eh, evet! Çok sexy… ve… yani…”

“Uzun saçları var,” Taemin yardım etmeye çalıştı. Büşra dönüp Taemin’e baktı.

“Uzun saçları var,” Jung Min Taemin’in dediklerini tekrarladı. Büşra yine ona
döndü.

“Güzel yüzü var,” Taemin yine yardım etmeye calıştı, ve Büşra yine ona döndü.

“Güzel yüzü var,” Jung Min robot gibi herşeyi tekrarlıyordu. Büşra yine ona
döndürdü kafasını.

“Ve seksi bir vücudu var,” diye ekledi Taemin. Büşra yine Taemin’e döndü.





Aynı sözleri Jung Min tekrarlamadan önce, Büşra ona doğru
dönmüştü bile.

“Ve seksi bir vücudu var,” Jung Min çok iyi bir şey yapmış gibi gülüyordu Büşra’ya.





BoA gözlerini çevirdi. Bunların ikisi nasıl bu kadar
aptal olabilirdi?



“Neden Taemin kız arkadaşını senden daha iyi tanıyor gibime geliyor?“ Büşra şaşkınca
sordu.

“Onun kız arkadaşı benim sekreterim.” diye cevap verdi Taemin. Jung Min yüzüne
yalandan bir gülümseme yapıştırdı ve ‚Evet‘ dedi.



BoA Büşra’nın tepkisini merak ediyordu. Büşra buna inandıysa bravo yani.

“Ama… neden abi’nin kız arkadaşına ‘Bir seksi vücudu var’ diyosun?”

Bunun üzerine Taemin biraz endişelendi, ama hemen uygun bir cevap bulabildi.

“Jung Min abim hislerini iyice anlatmakta zorluk çekiyor, o yüzden ben onun için
anlatıyorum. Şimdiye kadar kız arkadaşlarını hiç romantik anlatamadığı için hep
terk ettiler Jung Min’i.” Taemin gülümsedi. “Şunu bilmelisin ki, bir taş bile
Jung Min’den daha romantiktir.”

Büşra parmağını dudaklarına koydu ve düşündü. Üç kardeş Büşra’ya dikkatlice bakıyordu…
acaba bu yalana inanmış mıydı?

Bir süre sonra Büşra konuştu, “Aslında bir taş bile romantik olabilir. Arkadaşımın
biri, bir taşın üstüne aşk mektubunu kazıdı ve kız arkadaşına verdi.”

Bu cevap beklenmedikti, ama en azından yalanlarına inanmıştı Büşra!



“Öylemi.. hehe…” Taemin anlını kaşıdı. Bu kız Jung Min’le, yani Şeytan’ın en
iyi arkadaşıyla, bir evde yaşamak için çok masum ve safdı.





Sonra, Taemin’in aklına bir fikir daha geldi. “Büşra, sen
mangal partilerini sever misin?”

“Bir kaç kere gittim mangal partilerine, fakat etten çok sebzelerini severim.”
Büşra yine gülümsedi.

Jung Min elleriyle yüzünü kapattı. Bu
normal değil.


Sonra Taemin BoA’ya döndü. “Abla, sen geçen gün yeni bir mangal tarifi
bulduğunu söylemiştin! Istersen bu hafta sonu bir mangal partisi yapalım, pek
büyük bir şey olmaz, sadece biz, Büşra ve Merve.”

“Merve?” Büşra ve Jung Min aynı anda sordu.

Taemin Jung Min’e uyarıcı ifadesiyle baktı ve dişlerini sıkarak, “Kız arkadaşın
Merve abi... heheh…” dedi.

Jung Min şimdi anlamıştı. “Haaa Merve! Evet, Merve ve ben mangal partilerini en
az birbirimizi sevdiğimiz kadar severiz!”


Büşra, BoA ve Taemin birbirine garipçe baktı. Jung Min
gerçekten hiç romantik değildi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder