Adı: MAZE (Labirent)
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.
8. Bölüm
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.
8. Bölüm
“Herşey çok lezzetliydi. Gerçekten çok güzel yemek yapıyorsun.”
Büşra BoA ile beraber bulaşıkları yıkıyordu ve ona iltifat etti.
“Teşekkür ederim.” BoA hafifce kızardı. “Ama bana gerçekten
yardım etmeli değilsin. Istersen sende balkona çık diğerleriyle sohbet et.”
“Yok, sana yardım etmeyi tercih ederim. Bu arada, yemeklerde kullandığın havuçtan
daha kaldı mı?”
“Torbanın yarısı daha duruyor. Market’te sadece büyük torbalarda satılıyordu, o
yüzden çok almak zorunda kaldım. Hepsinide çorbanın içine atamazdım çünkü
Taemin ve Jungmin havuç sevmiyorlar. Sen olmasaydın, torbanın yarısını bile
bitiremezdik.”
Büşra BoA’ya güldü. “Sebzeleri çok severim. Senin için bir sakıncası yoksa,
bana geri kalan havucları verebilirmisin? Sana parasını geri veririm.”
“Tabii, hepsi senin olsun, ama parayı geri vermene hiç gerek yok. Havuçların
zebil olmamasına sevindim.”
“Teşekkür ederim!”
Bütün gün, BoA Büşra’yı gizlice izledi. Taemin sekreteri
Merve’yi eve getirdikten beri hepsi Büşra’da kıskançlık arıyorlardı.
Taemin önceden Merve’ye herşeyi anlatmıştı ve Merve bütün
gece Jungmin’e yapışıktı, ama Büşra hiç rahatsız yada kıskanç görünmüyordu.
Hatta Merve’yle bir arkadaşmış gibi konuşuyordu ve şakalaşıyordu!
-[GERI BAKIM]-
Mangal yemeği başlamadan önce, Taemin ablasını ve abisini bir kenara çekti ve Merve
ile Büşra’yı yanlız bıraktı.
“Abi, senden hoşlanıyor gibi görünmüyor.” diye fısıldadı Jungmin’e. Uzaktan iki
kızlara bakıyorlardı, ama Taemin sanki Merve’ye daha çok bakıyordu.
“Saçmalama, ben uyurken saçımı okşadı! Hem kızın bana bakışlarını fark etmedin
mi?” Jungmin yine abartarak konuştu.
“Ama çok tatlı bir kız Büşra,” BoA protesto yaptı. “Merve’ylede çok iyi anlaşıyor.”
“Bunların hepsi yalan. Ona bir arkadaşmış gibi yaklaşıyor ve iyi davranıyor,
ama kesin onun yemeğine sonra fare zehiri katar yada ‘görmeden’ onu balkon’dan
aşağı iter!” Jungmin kenarda duran tencerelere şüphelice bakıyordu.
“Abartıyorsun,” BoA kafasını salladı.
“Acaba bizim yemeğimizede mi fare zehiri kattı?” Taemin’de abisinin dediklerini
duyunca kendisini güvenli hissetmedi birden. BoA’ya dönerek sordu, “Sana yemek
yaparken yardım etti mi?”
“Evet, siz orda mal gibi boş boş otururken o bana burda yardım etti.”
“Eyvah! Yemek zehirli!” Jungmin Taemin’e sarıldı. “Abim, bugüne kadar yaptığım
kötülükleri affet kardeşim. Ayrıca, ölmeden önce sana şunu söylemek istiyorum:
Hani senin Italya’dan getittirdiğin en sevdiğin çikolata dondurması varya?”
Taemin bir kaşını kaldırdı. “Eeee….???”
„O dondurmayı ben yedim abim ühühühhüüüüüü!“
“NE?!” Taemin Jungmin’i kovalamaya başladı. “Gel buraya öldürcem seni!!!”
BoA kafasını salladı. “Gerçekten çok fazla televizyon
izliyorsunuz.” Sonra Merve ve Büsra’ya geri gitti.
-[GERI BAKIŞ SON]-
Son tabağı kuruladıktan sonra, Büşra BoA’nın ona baktığını
fark etti. “Yüzümde leke mi var?”
“Eh? Oh, hayır, sadece… saç rengine bakıyordum. Çok güzel.”
“Teşekkür ederim! Bende senin saç rengini çok beğeniyorum,” Büşra çok sevindi.
BoA kendini tutamadi: “Çok gülümsüyorsun. Senin hiç gülmediğin halını hatırlamıyorum.
Üstüne alınma, bunu iyi bir manada söylüyorum.”
“Üstüme alınmadım,” Büşra güldü. “Gülmesini çok seviyorum. Bazı insanlar hiç
bir dertleri yokken, gülümsemesini bile bilmiyor. Fakat ben kötü günlerim olsa
bile daima gülümsemeye çalışırım.”
BoA elini Büşra’nın omzuna koydu. “Çok haklısın. Her zaman cıvıl cıvıl olman çok
sıradışı birşey.”
Birden BoA yemekten önce Jungmin’in sözlerini hatırladı. ‘Abla, bu kız hep
gülüyor ve hep mutlu. Bir insan nasıl bu kadar mutlu olabilir? Bence uyuşturucu
alıyor.’
“Her kişiye göre ayrıdır bence =)” Büşra son tabağıda dolabına yerleştirdi.
“Doğru.” dedi BoA. “Neyse, bu gece’yi nasıl buldun?”
“Çok eğlenceliydi. Yemekler ve sohbet çok güzeldi, herşey için teşekkür ederim.”
“Merve ile çok konuştun bugün. Onu nasıl buluyorsun?”
“Merve çok iyi bir kız! Jungmin Merve gibi bir kız arkadaşı olduğu için çok şanslı
bence.”
BoA Büşra’nın ifadesinde ve sözlerinde biraz kıskançlık bulmaya çalıştı, fakat
Büşra’nın gerçekleri söylediğini anladı. Şimdi yüzde yüz emindi: Büşra
Jungmin’den kesinlikle hoşlanmıyordu.
BoA Büşra’nın saçlarını kulağının arkasına soktu. “Gerçekten çok şanslı. Merve
onu kaba olduğu halde seviyor. Taemin’inde dün dediği gibi; Jungmin gerçekten
hiç romantik değil.”
“Eminim Merve için değişecektir. Ona gerçekten aşıksa elinden herşey gelebilir.”
---------------------
Ertesi gün, Jungmin eve erken geldi. Aslında arkadaşlarıyla diskoya gidecekti
ama Merve’yi evine davet edip Büşra’nın önünde biraz daha sarmaş dolaş olmak
istiyordu. BoA ona Büşranın ondan hoşlanmadığını söylemişti daha önce, ama
Jungmin emin değildi.
Sarılmak istiyordu Merve’yle Büsra’nın önünde ama Merve onu bir köşede bırakıp
Büşra’yla sohbete daldı.
Jungmin için fark etmezdi. Onun tek istediği zaten Büşra’yı başından salmaktı,
ama bu olmadı. Jungmin hala Büşra’nın onu sevdiğinden emindi.
Büşra üçüne sağlıklı bir yemek pişirdikten sonra, Merve için eve gitme zamanı
gelmişti.
“Yemek için çok teşekkürler, çok lezzetliydi.” Merve Büşra’ya gülümsedi.
“Beğendiğine sevindim,” Büşra Merve’yi kapıya doğru götürdü. Jungmin oturma
odasında oturuyordu ve elindeki telefonla birine mesaj yazıyordu.
“Jungmin, Merve’yi eve götürmicek misin? Çok geç oldu,
yanlız eve gitmemesi lazım.”
“Yok, hayır hiç önemli değil.” Merve kafasını salladı.
“Ama…”
“Merak etme, ben Taemin’e bir mesaj yazdım şimdi, o Merve’yi evine götürcek.” Jungmin
Merve’ye doğru yürüdü ve yanağını öptü. “Iyi geceler, bebeğim.” Bunların
hepsini sanki beş saniye içinde yapmıştı, ve bittikten sonra odasına gitti ve
kapıyı ardından kapattı.
Büsra ve Merve arkasından şaşkınca baktı. Büşra kafasını salladı, “Gerçekten hiç
romantik değil.”
Merve güldü. “Hayır, hiç değil. Neyse ben Taemin’ı bekliyim.”
“Seninle beklememi istermisin?”
“Yok, sağol. Burası güvenli bir mahalle. Herşey için teşekkürler!”
Merve gittikten sonra Büşra kapıyı kapattı ve kilitledi. Sonra evdeki bütün ışıkları
söndürdü ve Jungmin’in odasına doğru gitti.
Kapısının önünde durdu ve kapıya vurmak için elini kaldırdı, fakat bir süre
sonra yine elini indirdi. Jungmin kapıyı açtığında ne diyecekti ona? Büşra bir
haftadır Jungmin’e muhtaç kalmıştı ve bu onun için çok utanç vericiydi.
Bir kaç dakika orda öyle sessizce karanlıkta durdu. Sonra birden kapı açıldı ve
Jungmin Büşra’yı karanlıkta göremediği için Büşra’nın üstüne yürüdü.
“AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAHHHHHHHHHHHHH!!!!!!”
Jungmin korkudan yere düştü ve kafasını yukarı kaldırdı.
“Ne yapıyosun MANYAK!? Niye gece yarısı karanlıkta kapımda bekliyosun?!”
Büşra odanın lambasını açtı ve oda aydınlandı. “Şey…” dedi.
“Hala salondaki tuvalet için bir tamirci çağırmadın, ve… biraz sıkıştım…” Büşra
domates gibi kızardı.
“Haa, doğru. Peki, kullan.” Jungmin mutfağa doğru yürüdü.
“Ne yapıyosun?” Büşra sıkıştığını birden unutuverdi ve Jungmin’i takip etti.
“Yat-Zıbar yemeğimi yicem izin verirsen. Senin yaptığın akşam yemeği fazla sağlıklıydı.
Hepsini demin sıçtım. Kokusu bir hafta gitmez tuvaletimden.”
Büşra burnunu kıvırdı. Jungmin neden hep küfürlü konşuyordu?
“Sana başka bir yemek yapmamı istermisin?”
“Aman, yapma. Senin yaptığın iğrenç yemekleri hayatta
birdaha ağzıma almam.” Jungmin Büşra’nın bunada gülümsemesini bekliyordu, ama
Büsra’nin tepkisi onu şaşırttı.
Büşra yavaşca kafasını eğdi ve üzgün bir sesle “Özür dilerim, elimden sadece
böyle yemekler yapması geliyor. Birdahaki sefer senin sevdiğin yemeklerden
yaparım.” diyerek mutfaktan çıktı ve Jungmin’in tuvaletine girmeden kendi
odasına gitti ve kapıyı ardından kilitledi.
Jungmin Büşra’yı kırdığının bile farkında değildi. Onu şaşırtan şey Büşra’nın
onun sevdiği yemeklerden yapmak istemesiydi. Hep sağlıklı beslenen Büşra şimdi
Jungmin’e katlanıp onun sevdiği yemeklerden mi yapacakti? Kulaklarına inanamıyordu.
Jungmin bir elini saçından geçirdi ve kendi kendine mırıldandı, “Hayret, yani
BU kadar dayanılmaz olduğumu gerçekten bilmiyodum.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder