19.BÖLÜM
----* Hana'nın dilinden *------
Ertesi gün Jin-kyong,Min-kyung,Jang-ho,Shin ve ben sahilde buluştuk. Shin barışma şerefine benden bir akşam yemeği istedi. Ben de onları ertesi gün eve davet ettim.
~Akşam Yemeği~
Harika yemekler yapmıştım.Gerçi bazılarına aşçı yardım etti ama olsun yine de güzeldi.
Zil çaldı..Koşa koşa kapıya gittim.
Jang-ho elindeki bir demet çiçekle yüzünü kapatmıştı.
-Acaba bu güzel bayan bu çiçek sayesinde bizi içeri alabilecek mi?
-Beni çiçekle kandıramazsın yakışıklı çocuk.Ama yanındaki güzel kız hatrına sizi içeri alacağım deyip Jin-kyong'a göz kırptım.
Çiçekleri kucaklayıp onları içeriye buyur ettim.
Shin:
-Pasta ve içecekler bizden küçük bayan.
-Teşekkürler bad boy.
-Ben kötü çocuk muyum,aşk olsun.
-Ah haklısın pis boğaz daha uyumlu.
Dudaklarını büzdü.
-Bebeklik yapma da geç dedim gülümseyerek.
Min-kyung'un elindeyse büyük bir poşet vardı.
-Bu ne Min-kyung? Yoksa bana hediye mi aldın?
-Hah..Birkere hediye aldık diye alışkanlık yaptı herhalde.
Bu arada Jin-kyong:
-Sahi,Min-kyung..O poşet ne öyle? Gelirken bize de söylemedin.
Şimdi daha da meraklandım ve elindeki poşete yapıştım:
-Ver şu poşeti
-Bıraksana ya!
-Bırakmam Goril! Ver şu poşeti!
Bu arada poşet yere düştü ve içinden iki tane oyuncak çıktı.Birisi benim Min-kyung'a hediye ettiğim goril, diğeri de gelinlikli bir bebekti.
Kahkaha attım:
-Hey goril! Sen bu oyuncak işine iyice merak sardın galiba. Doğum gününde odanı oyuncakla dolduracağım.
-Kes şunu salyangoz.Ver o bebeği bana.
-Aman,al yemedik.
-Ayrıca ben onu küçük bir kıza hediye edeceğim.
-Peki peki.
Shin masayı adeta yuttu.Çok güzel bir geceydi.Yemekten sonra odamı merak edip odama çıktılar.
Shin:
-Vay canına.Posterler harika.
Jin-kyong:
-Ha-na,SS501,SHINee ve FT Island'ın tüm üyelerinden imza mı aldın.
-Evet,kaçar mı hiç? dedim sırıtarak.
Min-kyung etrafta bişeyler arıyordu.
-Ne arıyorsun goril?
-Hı?
-Ne arıyorsun diyorum.
-Sana verdiğim salyangoz nerde?
Dolabımın üstünü gösterdim.
-İşte orda...Tüm oyuncakları oraya koyuyorum.
-Salyangoz orda hiç iyi durmamış deyip salyangozu aldı ve yatağın yanına koydu.
Birlikte film izledik.Gitme saatleri yavaş yavaş yaklaşıyordu.
Min-kyung:
-Lavabo nerede ?
-Bak şu ileride.
-Yukarı katta yok mu?
-Var.
-Tamam. deyip merdivenlere yöneldi
-Goril şuradaki daha yakın.
-Sen sus.
Nihayet 10 dakika sonra aşağıya inebildi.
-Nerede kaldın?
-Sanane salyangoz. Shin,Jang-ho,Jin-kyong hadi biz de kalkalım artık.
Jang-ho:
-Biraz daha oturalım.Ne acelemiz var ki?
-Gorilliğini gösterme yine.Biraz daha oturun
-Sana soran olmadı Salyangoz. Hadi diyorum.
Shin:
-Öf..Şu deliyle takışacağımıza kalkalım daha iyi.
-Ya neden erken gidiyorsunuz.Ne güzel oturuyorduk.
Jin-kyong:
-Yarın sınıfta görüşeceğiz nasıl olsa.
Onları yolcu ettim.En sona Min-kyung çıkacaktı.Bana döndü:
-Yemekler çok güzeldi.Doğrusu senden bu kadarını beklemezdim.Oldukça iyiymişsin.
-Teşekkürler Goril.Ah,bu arada oyuncaklarını aldın değil mi? deyip kahkaha attım.
-Evet evet aldım merak etme.
Birden kulağıma eğildi:
-Ben gittikten sonra odana çık Salyangoz.Sanırım o çirkin Salyangozunun sana bir mesajı var kkk ~
deyip küçük bir kahkaha attı.
Çok merak etmiştim.Min-kyung gittikten sonra koşa koşa odama çıktım.
Yatağımın üstünde Min-kyung'un gorilinin elleri benim salyangozumun boynuna dolanmıştı.Gülümseyerek yaklaştım.Birşeyi daha farkettim ki bu beni daha çok şaşırttı.
Min-kyung'un 'küçük bir kıza aldım' dediği gelinlikli bebeğin gelinliği salyangozuma giydirilmişti.Bu manzara karşısında bir kahkaha attım.Bu arada telefonum çaldı.Arayan Min-kyung'du
-?
-Salyangoz?
-Efendim Goril?
-Odanda mısın?
-Evet dedim gülerek.
-Kkkk ~ O zaman şimdi pencereye yaklaş.
-Ne?
-Beynini biryere mi bağışladın?.Pencereye yaklaş diyorum.
Pencere yaklaştım.Min kyung bahçede bana bakıyordu.Muzip muzip sırıtıyordu.
-Ne var ne sırıtıyorsun?
-Sanki sen sırıtmıyorsun.
Evet ben de sırıtıyordum.Hem de öyle bir sırıtıyordum ki ağzım yırtılacak diye korktum.
-Eee? Goril ve salyangozu gördün değil mi?
-Evet.
-Ne kadar şirin duruyorlar.Acaba sen de benimle aynı fikirde misin diye merak ettim.
Önce gözlerimi kısarak ona baktım.Gülmemeye çalışıyordum ama daha fazla dayanamayıp yine sırıttım ve kafamı 'evet' anlamında salladım.
-Kkkk~ işte bu güzel haber. O zaman sana iyi geceler salyangoz.Yarın sınıfta görüşürüz.
-Peki..
El sallayıp arabasına bindi ve gitti.Bense yatağımın kenarına oturup goril ve salyangoza baktım.Bu sevimsiz şeyler gerçekten yakışıyordu galiba.Kalbim daha farklı atmaya başladı...
------*Min-kyung'un dilinden *-----
Lavaboya gidiyorum bahanesiyle onun odasına çıktım. Benim için ne ifade ettiğini göstermek istiyorum. Aldığım gelinlikli bebeğin gelinliğini salyangoza giydirdim ve oyuncak gorilin ellerini salyangozun boynuna doladım. Uzun bir süre onları izledim. Goril ve salyangoz ancak bu kadar yakışabilir ^^
Yazan: Kim Fueisa
Yine beğeneceğinizi umuyorum
----* Hana'nın dilinden *------
Ertesi gün Jin-kyong,Min-kyung,Jang-ho,Shin ve ben sahilde buluştuk. Shin barışma şerefine benden bir akşam yemeği istedi. Ben de onları ertesi gün eve davet ettim.
~Akşam Yemeği~
Harika yemekler yapmıştım.Gerçi bazılarına aşçı yardım etti ama olsun yine de güzeldi.
Zil çaldı..Koşa koşa kapıya gittim.
Jang-ho elindeki bir demet çiçekle yüzünü kapatmıştı.
-Acaba bu güzel bayan bu çiçek sayesinde bizi içeri alabilecek mi?
-Beni çiçekle kandıramazsın yakışıklı çocuk.Ama yanındaki güzel kız hatrına sizi içeri alacağım deyip Jin-kyong'a göz kırptım.
Çiçekleri kucaklayıp onları içeriye buyur ettim.
Shin:
-Pasta ve içecekler bizden küçük bayan.
-Teşekkürler bad boy.
-Ben kötü çocuk muyum,aşk olsun.
-Ah haklısın pis boğaz daha uyumlu.
Dudaklarını büzdü.
-Bebeklik yapma da geç dedim gülümseyerek.
Min-kyung'un elindeyse büyük bir poşet vardı.
-Bu ne Min-kyung? Yoksa bana hediye mi aldın?
-Hah..Birkere hediye aldık diye alışkanlık yaptı herhalde.
Bu arada Jin-kyong:
-Sahi,Min-kyung..O poşet ne öyle? Gelirken bize de söylemedin.
Şimdi daha da meraklandım ve elindeki poşete yapıştım:
-Ver şu poşeti
-Bıraksana ya!
-Bırakmam Goril! Ver şu poşeti!
Bu arada poşet yere düştü ve içinden iki tane oyuncak çıktı.Birisi benim Min-kyung'a hediye ettiğim goril, diğeri de gelinlikli bir bebekti.
Kahkaha attım:
-Hey goril! Sen bu oyuncak işine iyice merak sardın galiba. Doğum gününde odanı oyuncakla dolduracağım.
-Kes şunu salyangoz.Ver o bebeği bana.
-Aman,al yemedik.
-Ayrıca ben onu küçük bir kıza hediye edeceğim.
-Peki peki.
Shin masayı adeta yuttu.Çok güzel bir geceydi.Yemekten sonra odamı merak edip odama çıktılar.
Shin:
-Vay canına.Posterler harika.
Jin-kyong:
-Ha-na,SS501,SHINee ve FT Island'ın tüm üyelerinden imza mı aldın.
-Evet,kaçar mı hiç? dedim sırıtarak.
Min-kyung etrafta bişeyler arıyordu.
-Ne arıyorsun goril?
-Hı?
-Ne arıyorsun diyorum.
-Sana verdiğim salyangoz nerde?
Dolabımın üstünü gösterdim.
-İşte orda...Tüm oyuncakları oraya koyuyorum.
-Salyangoz orda hiç iyi durmamış deyip salyangozu aldı ve yatağın yanına koydu.
Birlikte film izledik.Gitme saatleri yavaş yavaş yaklaşıyordu.
Min-kyung:
-Lavabo nerede ?
-Bak şu ileride.
-Yukarı katta yok mu?
-Var.
-Tamam. deyip merdivenlere yöneldi
-Goril şuradaki daha yakın.
-Sen sus.
Nihayet 10 dakika sonra aşağıya inebildi.
-Nerede kaldın?
-Sanane salyangoz. Shin,Jang-ho,Jin-kyong hadi biz de kalkalım artık.
Jang-ho:
-Biraz daha oturalım.Ne acelemiz var ki?
-Gorilliğini gösterme yine.Biraz daha oturun
-Sana soran olmadı Salyangoz. Hadi diyorum.
Shin:
-Öf..Şu deliyle takışacağımıza kalkalım daha iyi.
-Ya neden erken gidiyorsunuz.Ne güzel oturuyorduk.
Jin-kyong:
-Yarın sınıfta görüşeceğiz nasıl olsa.
Onları yolcu ettim.En sona Min-kyung çıkacaktı.Bana döndü:
-Yemekler çok güzeldi.Doğrusu senden bu kadarını beklemezdim.Oldukça iyiymişsin.
-Teşekkürler Goril.Ah,bu arada oyuncaklarını aldın değil mi? deyip kahkaha attım.
-Evet evet aldım merak etme.
Birden kulağıma eğildi:
-Ben gittikten sonra odana çık Salyangoz.Sanırım o çirkin Salyangozunun sana bir mesajı var kkk ~
deyip küçük bir kahkaha attı.
Çok merak etmiştim.Min-kyung gittikten sonra koşa koşa odama çıktım.
Yatağımın üstünde Min-kyung'un gorilinin elleri benim salyangozumun boynuna dolanmıştı.Gülümseyerek yaklaştım.Birşeyi daha farkettim ki bu beni daha çok şaşırttı.
Min-kyung'un 'küçük bir kıza aldım' dediği gelinlikli bebeğin gelinliği salyangozuma giydirilmişti.Bu manzara karşısında bir kahkaha attım.Bu arada telefonum çaldı.Arayan Min-kyung'du
-?
-Salyangoz?
-Efendim Goril?
-Odanda mısın?
-Evet dedim gülerek.
-Kkkk ~ O zaman şimdi pencereye yaklaş.
-Ne?
-Beynini biryere mi bağışladın?.Pencereye yaklaş diyorum.
Pencere yaklaştım.Min kyung bahçede bana bakıyordu.Muzip muzip sırıtıyordu.
-Ne var ne sırıtıyorsun?
-Sanki sen sırıtmıyorsun.
Evet ben de sırıtıyordum.Hem de öyle bir sırıtıyordum ki ağzım yırtılacak diye korktum.
-Eee? Goril ve salyangozu gördün değil mi?
-Evet.
-Ne kadar şirin duruyorlar.Acaba sen de benimle aynı fikirde misin diye merak ettim.
Önce gözlerimi kısarak ona baktım.Gülmemeye çalışıyordum ama daha fazla dayanamayıp yine sırıttım ve kafamı 'evet' anlamında salladım.
-Kkkk~ işte bu güzel haber. O zaman sana iyi geceler salyangoz.Yarın sınıfta görüşürüz.
-Peki..
El sallayıp arabasına bindi ve gitti.Bense yatağımın kenarına oturup goril ve salyangoza baktım.Bu sevimsiz şeyler gerçekten yakışıyordu galiba.Kalbim daha farklı atmaya başladı...
------*Min-kyung'un dilinden *-----
Lavaboya gidiyorum bahanesiyle onun odasına çıktım. Benim için ne ifade ettiğini göstermek istiyorum. Aldığım gelinlikli bebeğin gelinliğini salyangoza giydirdim ve oyuncak gorilin ellerini salyangozun boynuna doladım. Uzun bir süre onları izledim. Goril ve salyangoz ancak bu kadar yakışabilir ^^
Yazan: Kim Fueisa
Yine beğeneceğinizi umuyorum

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder