5 Mayıs 2011 Perşembe

Son Sevgili (4. Bölüm) FINAL





4. Bölüm

Nerden biliyordu acaba?

- Şey sen ismimi nerden biliyorsun?

- Sen benimkini nerden biliyorsan.

Gözleriyle odamın penceresini isaret etti. Janghwa penceredeydi gülerek bize el salladı.

- Otursana. Bende seni bekliyordum.

- Beni mi bekliyordun? Şasırmistım.

- Evet. Sana birşey soracaktım.

- Ne soracaksın?

- Önce otur ama.

Tamam diyip yanına oturdum. Yanıma yaklastı. Elimi tuttu. Kalbim yerinden cıkacaktı. Ilk defa biri bir erkek ellerimi tutuyordu. Gülümsedi. İki gamzeside ortaya çıkmıstı.

- Benimle evlenir misin?

- Ne?

- Çok ani olduğunu biliyorum. Ama vaktimiz kısıtlı değil mi? Bunları soylerken onune bakıyordu. Cevap bekliyordu.

- Evet. Denemeye değer .

Dedim gülerek. Yüzüme baktı.

- Şimdi nişanlıma sarılabılır miyim? Buna çok hasretim.

- Bende.

Beni yavaşça kollarının arasına aldı. Yüzünü boyun bosluğuma gömdü. Burnumdan birşeyin aktığıni hissettim. Elimi burnuma sürdüm. Koyu kırmızı kanım. Başimın dôndüğünü hissettim. Ne olur şimdi bayılmayayım. Onun kollarında biraz daha kalayım. Uzun zamandır birinden sevkat beklıyorum ne olur daha uzun sürsün bu anımız.



Uyandığımda odada kimse yoktu. Birden kapı açıldı. İçeri Woo Bin girdi. Elinde birkaç tane çiçek vardı. Uyandığımı görünce gülümseyerek yanıma geldi. Çiçekleri uzatarak

- Hastanede birtek bunları bulabildim. Ama söz burdan çıkalım sana daha güzellerini alacağım.

- Bence bunlar çok güzel. Biliyor musun ilk defa birinden çiçek alıyorum.

- Bende ilk defa bu kadar güzel bir kiza çiçek verıyorum. Ikımizde güldük.

- Güzel olmadığımı biliyorum.

- Bence çok güzelsin. Güzel olmasaydın seninle evlenmek istemezdım.

- Yalancı.dedim gülerek.

- Şimdi sen bana inanmıyor musun? Kanıtlayacağım sana. Yanıma geldi. Eliyle yüzüme dokundu.

- Bu gözler başka kimsede var mı? Peki bu kaşlardan? Ya bu güzel ağıza ne demeli?

Bizim bir geleceğimiz olmayacaktı. Ama eğer yasayabilseydim yine onu bulmak isterdim. Yine beni böyle sevmesini isterdim onu böyle kısa sürede nasıl sevdim bilmiyorum. Ama içim onunlayken çok rahat. Biliyorum bizım geleceğimiz olmayacak. Ama son günlerim mutlu geçecek. Ağlamak istemiyorum ama elimde değil. Yaşamak istiyorum. Anne baba siz gittikten sonra ilk defa yaşamak istiyorum. Onunla çocuklarım olsun istiyorum. Biliyorum olmayacak bunlar en azından onunla ölmek istiyorum.

- Evet görmedim gercekten güzel olduğumu kanıtladın bana.

Yüzümde gezinen elinı tuttum. Dudaklarıma götürüp öptüm. Oda beni alnımdan optü. İlk öpücüğümùz. O sırada içeri Janghwa girdı.

- Woo bin iznin doldu. Cennetin dinlenmesi lazım.

- Tamam. Ben yine geleceğim sevgilım. Dedi ve odadan çıktı.





Iki haftadır Woo Bin'i göremiyorum. Kimsenin yanıma girmesine izin vermiyorlar. Kapı açıldı. Woo bin koşarak yanıma geldi.

- ne oluyor?

- bana söz vermiştin evlenmeye gidiyoruz.

serumları çıkarıyordu kolumdan. Sonunda çıkardı. Elimden tuttu. Koşarak hastaneden çıktık. Elimi tutuyordu.

- Simdi gelinlik almaya gideceğiz.

Taksi durdurdu. İkimizde arkaya bindık. Çevreme baktım. Ama bir anlam ifade etmiyordu.

Elimı tuttu. Kocaman bir binanın önünde durduk başım ağrımaya başladi. Ama umrumda değildi. İceri gırdıgımizde kadının birı benı kolumdan tutup kabine soktu ne olduğunu anlamadan ustümdekilerı cıkarıp gelınlik giydirdiler. Hayalimdeki gıbi üstü taşlı altı kabarık bir gelinlık. Kadın beni giydirdıkten sonra dısarı cıkardı beni woo bin siyah sımokiniyle karşımdaydı.

- Gördügüm en güzel gelinsin.

- Sende benin gördüğüm en yakisıklı damat.

Elimden tuttu.

- Sana göstermek istediğim birsey var.

- Bunların parası ne olacak?

- Ödedim. Çok param var Harcamaya vaktim yok zaten. Simdı gidelim.

Beni disarı cıkarttı. Taksimize binıp soylediği adrese gıttık. Tepe gıbı bır yere geldik. Elimden tutup benı yukarya dogru cıkarttı. Tüm seoul ayaklarımizın altındaydı. Yere oturduk. Elini omzuma sardı. Başım şimdi çok ağriyordu. Ve uykum geliyordu. Başımı omzuna yasladım.

- Şimdı sana bir hikaye anlatacağım beni ıyı dinle karicım. Ve anlatmaya basladı. Ama artık dinleyemiyordum onu belkide o anlatmiyordu. Bilincımi kaybediyordum. Kendimi zorluyordum dinlek için. Ama olmuyordu. Hayatım flım seridı gıbı gözlerımin önünden geciyordu. Tanrım yalvarırım canımı al. Ben burda bu şekilde SON SEVGİLİMIN yanında öleyim. Ölüme gülerek gitmek istiyorum. Ne olur şimdi al canımı. Artık kaybolmustum. Karsımda bir ısık vardı. Işığin içinde annem ve babam vardı. Ve ve ve ilk aşkım son sevgilim Woo binde vardı.





Son-

okuyan herkes yorum yaparsa cok sevınırım ♥

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder