14. BÖLÜM
Dilanur Gamze’nin anlattıklarından dolayı Gamze’yi çok iyi anlıyordu. Jonghyun Dilanurdan öğrenmişti Gamze’nin üzülme sebebini.
Jonghyun: hadi sıkıca giyin gidiyoruz.
Gamze: nereye?
Jonghyun: soru sorma hadi
Jonghyun Gamze’nin elinden tutup yağan karın altında koşuyorlardı. Gamze o kadar mutluydu ki anılarını birazda olsa unutma fırsatı bulmuştu. Güneşin doğuşuna kadar koşup eğlenmişlerdi. Eve geldiklerinde de bahçede kartopu savaşı yapmaya başlamışlardı.
Gamze: jonghyun bi dur. Dilanurrr. Sende gelsene.
Dilanur da katılmıştı onlara. Biraz sonra key, onew, taemin, minho ve mingi de gelmiş ve katılmışlardı savaşa. Gamze uzun süredir hiç bu kadar eğlenmemişti./Ve bu kadar arkadaşı olmamıştı./ Bu kalabalıkta kimin kime kartopu fırlattığı bile belli olmuyordu. Jonghyun yere düşmüştü Gamze de gülmeye başlamıştı. Arkasından onew kartopunu fırlatınca Gamze de jonghyun un yanına düşmüştü. Yerde itişirlerken havuzun yanına geldiklerini fark edememişlerdi. Ayağa kalkar kalkmaz havuzun soğuk sularına gömüldüler. Diğerlerin umurunda dahi değillerdi. Su soğuk da olsa içinde birbirlerine su sıçratıyorlardı.
Jonghyun: biliyor musun? Ben küçükken bile bu kadar karla oynamadım. Oynadığım zamanlarda da bu kadar eğlenmedim. ((Seninle her şey çok güzel))
Zar zor havuzdan çıkmışlar ve çok yorulmuşlardı. Eve girdiklerinde herkes sırılsıklamdı. Gamze kıyafetlerinden kızlara jonghyunda erkeklere vermişti. Hepsi yerdeki pofuduk minderlerin üzerine oturdular. Kışın vazgeçilmezlerinden olan salep ve meyve getirdiler. Jonghyun Gamze’ye söyleyemediklerini elmaya söylüyordu.
Jonghyun: ah seni çok seviyorum elma.
minho, key, onew ve taemin elmaya söyleyip Gamze’yi kastettiğini anlamışlardı.
Jonghyun: baksana çok güzel. Gerçekten çok seviyorum.
Gamze aslında elmaya değilde kendine söylendiğini bilmiyordu.
Gamze: sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda değil ki. Hatta nefret ediyordur bence.
Jonghyun u öksürük tutmuştu. Kızlar haricinde diğerlerinin gözleri kocaman açılmıştı. Kızlarda şaşırmışlardı.
Mingi: ne oldu ya. Evet haklısın Gamze.
Dilanur: bence de. Jonghyun iyi misin su getireyim mi?
Onew: dilanur öyle diyorsa evet Gamze haklıdır. İçecekse kendisi alır boşver sen.
Gamze: yani düşünsenize jonghyun elmayı yiyerek mutlu olacak diye elma kendini feda ediyor. Yanlış bir şey mi söyledim.
Jonghyun: ama elmada beni sevse ne olur?
Gamze: mucize olur. Neyse ben bilmiyorum belki de seviyordur. ♥
Jonghyunun gözleri ışıldamaya başlamıştı. Saat baya geç olduğu için kalkmaya karar vermişlerdi. Ama onew kalmak istiyordu. Gamze ve dilanurla konuşmak istedi. İçeride onlar konuşurken küçük odada da kızlar konuşuyordu.
Gamze: dilanur bu onew niye gitmedi?
Dilanur: bilmiyorum ki.
Gamze: aklıma bir şey geliyor ama.
Dilanur: ??
Gamze: bence seni seviyor.
Dilanur: yok ya nerden çıkardın. Ama jonghyun seni seviyor.
Gamze: asıl sen onu nerden çıkardın. Sevseydi söylerdi. ((Söylemediğine göre dedesi ölünce bitecek her şey.))
Salonda da olaylar farklı değildi.
Jonghyun: onew ne oluyor oğlum? Dilanura hayran hayran bakıyorsun.
Onew kıpkırmızı olmuştu.
Onew: çok mu belli ediyorum. Beni boşverde sen Gamze’yi gözlerinle yedin resmen. Elma niyetine.
Jonghyun: kapa çeneni.
Onew: Neyse dilanur akşam burada mı yatıyor?
Jonghyun: hayır akşam gidip sabah erkenden geliyor.
Onew: tamam o zaman bende onunla beraber çıkarım.
Jonghyun: dur ben sesleneyim Gamze’ye de çıksınlar odadan Dilanuru da evine yollayayım.
Dilanura yol boyunca onew eşlik etmişti. Gamzeyle jonghyun’un bir türlü uykusu gelmiyordu.
Jonghyun: üf hiç uykum yok.
Gamze: benimde. Aslında o kadar yorulduk uykumuzun gelmesi lazım ama.
Jonghyun: bir şeyler yapalım istersen.
Gamze: ne gibi bir şeyler?
Jonghyun: korkma ya. Bilmiyorum film izleyelim istersen. Seç şuradan bir film.
Gamze: ooo bu korku filmi mi? Türkiye de çok izlerdim ama korkunç değillerdi pek.
Jonghyun: ya romantik izleseydik. O “face” korkunç bir film. Ama getir izleyelim.
Korku filmini izlemeye başlamışlardı. Normalde korkmayan Gamze titriyordu.
Gamze: anammm bu ne. Bizimkiler hiç böyle değildi.
Gamze korkudan jonghyunun kolunu tutuyordu. Aslında pek tutmak sayılmaz tırnaklarını geçirmişti.Jonghyunun canı yanmasına rağmen sesini çıkarmıyordu.
Jonghyun: kapatalım istersen. Korktun sen.
Gamze: yok izliyorum. Ayrıca korkmadım. Sen korktun mu? Yanında ben varım, dur azıcık yaklaşayım da korkma.
Aslında Gamze korkmuştu. Fakat söyleyemiyordu. Film bitmişti ama filmle beraber Gamze de bitmişti. Yüzü kireç gibi bembeyaz bir hale gelmişti. Evde kimse olmadığı içinde farklı odalarda yatacaklardı. Gamze küçük odayı hazırlamıştı kendine. Ancak karanlıktan korkuyordu. Korkudan yatağa öylece uzanmış tavana bakıyordu ki birden bir karaltı gördü ve çığlık atıp yorganını başından aşırdı…
Dilanur Gamze’nin anlattıklarından dolayı Gamze’yi çok iyi anlıyordu. Jonghyun Dilanurdan öğrenmişti Gamze’nin üzülme sebebini.
Jonghyun: hadi sıkıca giyin gidiyoruz.
Gamze: nereye?
Jonghyun: soru sorma hadi
Jonghyun Gamze’nin elinden tutup yağan karın altında koşuyorlardı. Gamze o kadar mutluydu ki anılarını birazda olsa unutma fırsatı bulmuştu. Güneşin doğuşuna kadar koşup eğlenmişlerdi. Eve geldiklerinde de bahçede kartopu savaşı yapmaya başlamışlardı.
Gamze: jonghyun bi dur. Dilanurrr. Sende gelsene.
Dilanur da katılmıştı onlara. Biraz sonra key, onew, taemin, minho ve mingi de gelmiş ve katılmışlardı savaşa. Gamze uzun süredir hiç bu kadar eğlenmemişti./Ve bu kadar arkadaşı olmamıştı./ Bu kalabalıkta kimin kime kartopu fırlattığı bile belli olmuyordu. Jonghyun yere düşmüştü Gamze de gülmeye başlamıştı. Arkasından onew kartopunu fırlatınca Gamze de jonghyun un yanına düşmüştü. Yerde itişirlerken havuzun yanına geldiklerini fark edememişlerdi. Ayağa kalkar kalkmaz havuzun soğuk sularına gömüldüler. Diğerlerin umurunda dahi değillerdi. Su soğuk da olsa içinde birbirlerine su sıçratıyorlardı.
Jonghyun: biliyor musun? Ben küçükken bile bu kadar karla oynamadım. Oynadığım zamanlarda da bu kadar eğlenmedim. ((Seninle her şey çok güzel))
Zar zor havuzdan çıkmışlar ve çok yorulmuşlardı. Eve girdiklerinde herkes sırılsıklamdı. Gamze kıyafetlerinden kızlara jonghyunda erkeklere vermişti. Hepsi yerdeki pofuduk minderlerin üzerine oturdular. Kışın vazgeçilmezlerinden olan salep ve meyve getirdiler. Jonghyun Gamze’ye söyleyemediklerini elmaya söylüyordu.
Jonghyun: ah seni çok seviyorum elma.
minho, key, onew ve taemin elmaya söyleyip Gamze’yi kastettiğini anlamışlardı.
Jonghyun: baksana çok güzel. Gerçekten çok seviyorum.
Gamze aslında elmaya değilde kendine söylendiğini bilmiyordu.
Gamze: sen elmayı seviyorsun diye elma da seni sevmek zorunda değil ki. Hatta nefret ediyordur bence.
Jonghyun u öksürük tutmuştu. Kızlar haricinde diğerlerinin gözleri kocaman açılmıştı. Kızlarda şaşırmışlardı.
Mingi: ne oldu ya. Evet haklısın Gamze.
Dilanur: bence de. Jonghyun iyi misin su getireyim mi?
Onew: dilanur öyle diyorsa evet Gamze haklıdır. İçecekse kendisi alır boşver sen.
Gamze: yani düşünsenize jonghyun elmayı yiyerek mutlu olacak diye elma kendini feda ediyor. Yanlış bir şey mi söyledim.
Jonghyun: ama elmada beni sevse ne olur?
Gamze: mucize olur. Neyse ben bilmiyorum belki de seviyordur. ♥
Jonghyunun gözleri ışıldamaya başlamıştı. Saat baya geç olduğu için kalkmaya karar vermişlerdi. Ama onew kalmak istiyordu. Gamze ve dilanurla konuşmak istedi. İçeride onlar konuşurken küçük odada da kızlar konuşuyordu.
Gamze: dilanur bu onew niye gitmedi?
Dilanur: bilmiyorum ki.
Gamze: aklıma bir şey geliyor ama.
Dilanur: ??
Gamze: bence seni seviyor.
Dilanur: yok ya nerden çıkardın. Ama jonghyun seni seviyor.
Gamze: asıl sen onu nerden çıkardın. Sevseydi söylerdi. ((Söylemediğine göre dedesi ölünce bitecek her şey.))
Salonda da olaylar farklı değildi.
Jonghyun: onew ne oluyor oğlum? Dilanura hayran hayran bakıyorsun.
Onew kıpkırmızı olmuştu.
Onew: çok mu belli ediyorum. Beni boşverde sen Gamze’yi gözlerinle yedin resmen. Elma niyetine.
Jonghyun: kapa çeneni.
Onew: Neyse dilanur akşam burada mı yatıyor?
Jonghyun: hayır akşam gidip sabah erkenden geliyor.
Onew: tamam o zaman bende onunla beraber çıkarım.
Jonghyun: dur ben sesleneyim Gamze’ye de çıksınlar odadan Dilanuru da evine yollayayım.
Dilanura yol boyunca onew eşlik etmişti. Gamzeyle jonghyun’un bir türlü uykusu gelmiyordu.
Jonghyun: üf hiç uykum yok.
Gamze: benimde. Aslında o kadar yorulduk uykumuzun gelmesi lazım ama.
Jonghyun: bir şeyler yapalım istersen.
Gamze: ne gibi bir şeyler?
Jonghyun: korkma ya. Bilmiyorum film izleyelim istersen. Seç şuradan bir film.
Gamze: ooo bu korku filmi mi? Türkiye de çok izlerdim ama korkunç değillerdi pek.
Jonghyun: ya romantik izleseydik. O “face” korkunç bir film. Ama getir izleyelim.
Korku filmini izlemeye başlamışlardı. Normalde korkmayan Gamze titriyordu.
Gamze: anammm bu ne. Bizimkiler hiç böyle değildi.
Gamze korkudan jonghyunun kolunu tutuyordu. Aslında pek tutmak sayılmaz tırnaklarını geçirmişti.Jonghyunun canı yanmasına rağmen sesini çıkarmıyordu.
Jonghyun: kapatalım istersen. Korktun sen.
Gamze: yok izliyorum. Ayrıca korkmadım. Sen korktun mu? Yanında ben varım, dur azıcık yaklaşayım da korkma.
Aslında Gamze korkmuştu. Fakat söyleyemiyordu. Film bitmişti ama filmle beraber Gamze de bitmişti. Yüzü kireç gibi bembeyaz bir hale gelmişti. Evde kimse olmadığı içinde farklı odalarda yatacaklardı. Gamze küçük odayı hazırlamıştı kendine. Ancak karanlıktan korkuyordu. Korkudan yatağa öylece uzanmış tavana bakıyordu ki birden bir karaltı gördü ve çığlık atıp yorganını başından aşırdı…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder