5 Mayıs 2011 Perşembe

Tesadüf (13. Bölüm)


 


13. BÖLÜM



Jonghyun elinin tersiyle gamze’yi ittirmiş Gamze yere düşmüştü.



Jonghyun: özür dilerim. Canın acıdı mı?



Gamze jonghyunun bu dengesiz davranışlarına bir anlam veremiyordu. Jonghyun ıslak haliyle ayağa kalkmış ve elini gamze’yi kaldırmak için uzatmıştı. Gamze jonghyun’un elini öylece havada bırakmış kendi kendine yerden kalkmıştı. Üstünü çırparken yanından geçen biri çarpmıştı Gamze’ye. Gamze yine düşmüştü ve bileği burkulmuştu. Jonghyun hemen çarpan çocuğun yakasına yapışmış dövmeye çalışıyordu. Gamze ayırmaya çalışsa da acısından başaramıyordu. Onları izleyen key, onew, taemin ve minho koşup ayırmışlardı. Hepsi birden evin yolunu tutmuştu. Gamze topallıyordu.



Jonghyun: Gamze koluna girip destek olayım.



Gamze: hayır ben kendim yürürüm.



Jonghyun kolunu gamze’nin beline sarmıştı gamze kenara çekilip yardımını istemediğini belirtti. Jonghyun yine sinirlenmişti. Biraz daha hızlı yürüyüp gamze’yi arkada bıraktı. Onew ve minho gamzeyle, key ve taemin ise jonghyunla yürüyorlardı. Gamze’nin gözleri dolmuştu. Hem canının hem de kalbinin acısından.



Onew: Gamze taksiye binip öyle gitseydik eve.



Gamze: hayır. Ben eve gitmeyeceğim.



Minho: Gamze saçmalama lütfen. Jonghyun sana bir şey olacak diye korktu o yüzden öyle davrandı.



Gamze: bu erkeklerin hepsi mi böyle ya? Düşüncesiz. Sizde jonghyun gibi misiniz?



Minho: yani değiliz aslında. Jonghyun içinde tutamaz hiçbir şeyi. Ben ise tam tersi içe kapanığımdır.



Onew: o kadar kapanık ki. Çocukluktan beri sevdiği kıza daha söyleyemedi.



Gamze: gerçekten mi? Adı ne? Bir ara getirsene tanışalım. Hem arkadaşım yok yalnız kalmış olmam.



Minho: adı mingi. Onunla iyi anlaşacağınıza eminim.



Gamze: hem senin hakkında düşündüklerini de öğrenmiş oluruz.



Minho: Gamze gerçekten yapar mısın? Çok teşekkür ederim.



Eve baya önce giden jonghyun, key ve taemin ise oturup konuşuyorlardı.



key: jonghyun seviyor musun Gamze’yi?



Jonghyun: hayır.



Taemin: iyi o zaman neden böyle davranıyorsun.



Jonghyun: sevmiyorum demedim sadece hayır dedim.



Gamze içeriye girmişti ve hepsi susmuştu. Gamze odaya doğru yürürken jonghyunun arkadaşları çıkmışlardı evden. Yalnız kalınca jonghyun hemen Gamze’nin yanına gelivermişti.



Jonghyun: birbirimizi sevmiyor ve nefret ediyor olabiliriz ama saygılı davranmalıyız.



Gamze: ama onlar rol icabı evlendiğimizi biliyorlardı. Ve saygısızca davranmadım sana.



Jonghyun: Bir daha öyle bişey olursa yanımda duracaksın mecbursun. Bir de seninle uğraşamam.



Gamze: mecbur değilim ayrıca ben sana bir şey yapmadım.



Jonghyun: tamam biraz sert davrandım kusura bakma. Git içeriye dinlen biraz. Bileğin nasıl oldu.



Gamze: bir şey olmaz korkma yani başına bela açmam.



Gamze odaya gidip kendini yatağın üzerine atmıştı. Başını pencereye doğru çevirdiğinde bahçedeki havuz görünüyordu. Ağaçların dökülen yaprakları yüzüyordu üstünde. Hiçbir ağaçta yaprak kalmamıştı. Kış geliyordu belliydi. Gamze bileğinin acısı biraz olsun azalınca havuzun yanına çıkmıştı. Havuzun üzerindeki yaprakları almaya çalışıyordu. Gözyaşlarından havuzun üzerinde küçük küçük halkalar oluşmaya başlamıştı. Gamze yine ağlıyordu. Minçea gamze’yi o halde görünce yanına gitti. Gamze ilk defa ülkesinden bu kadar uzaktaydı. Ve ilk defa sonbaharı başka bir yerde yaşamıştı. Minçea da gamze gibi çömelmişti havuzun başına. Jonghyun ise pencereden havuzun yanındaki gamze’yi izliyordu.



Minçea: efendim üşüyeceksiniz. Ben temizlerim havuzu.



Gamze: minçea yaşıtız aslında. Bana Gamze der misin? Hatta yanlış anlamazsan sana minçea değil de yetimhanedeki çok yakın arkadaşlarımdan birinin adı olan Dilanur desem olmaz mı? Bak yanlış anlama kendimi çok yalnız hissediyorum hiç değilse bit Türk adı duyayım diye. İstemezsen demem.



Minçea: güzel isimmiş. Tabiî ki diyebilirsiniz.



Gamze topladığı bir elindeki yaprakları havuzdan dışarıya atıyordu. Dilanur koşup jonghyuna haber verecekti ama jonghyun zaten görüyordu. Dilanura içeriye girmesini söyleyip Gamze’nin yanına çıktı. jonghyun Gamze’nin yüzünü iki elinin arasına alıp gamze’nin gözlerinin içine baktı.



Jonghyun: ne yapıyorsun? Bırak o yaprakları. Hadi içeriye girelim. Hava soğudu bak akşamda oluyor. Kar yağacak diyorlar. Üşütme.



İçeriye girmişlerdi. İçeriye girer girmez kar yağmaya başlamıştı. Gamze pencerenin kenarında kar yağarken altında koşup eğlendiklerini hatırladı. Artık anıları Gamzeyi hiç bırakmıyor onu üzüyordu.





(arkadaşlar bazı sebeplerden dolayı hikayeyi hızlandırıcam ve 4 5 bilemedin 6 bölüm sonra sona erebilir)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder