17. BÖLÜM
Kız koşup gelmişti. Elindeki fotoğraf makinesini gamzenin eline tutuşturup jonghyuna sarılarak fotoğrafını çekmesini istemişti. Gamzenin gözlerden alev çıkmaya başlamıştı.
Gamze: bu ne.
Kız: fotoğrafımızı çeker misin?
Gamze: hayır tabiî ki.
Jonghyun: aaa çekiversen ölür müsün.
Kız: oppa.
Gamze: hah buldum oppanın ne demek olduğunu. Kızım bak o battaniye niyetine sarıldığın kişi benim kocam. Biraz daha bırakmazsan bende seni sarıcam ha.
Kız: oppa ne diyor bu
Gamze: bak ya hala oppa diyo. Kızım televizyona, gazeteye, dergiye hiç mi bakmıyon. Evliyiz diyorum hayatım.
Kız: olsun artık ne yapalım.
Jonghyun 32 diş sırıtarak izliyordu kızların sözlü dalaşını. Gamze en sonunda dayanamayıp eline tutuşturulan fotoğraf makinesini yere atıp çiğnedikten sonra kızın saçına yapışınca jonghyun olayın ciddiyetini fark etmişti. Etraftakiler toplanmadan jonghyun çareyi gamzenin belinden tutup arabaya bindirmekte buldu. Arabada gamze camdan dışarıya bakıyordu.
Jonghyun: vay be seni hiç o halde görmemiştim. Ama senin yüzünden kıza para vermek zorunda kaldık.
Gamze: vermeseydin. Ben verdim mi hiç.
Jonghyun: fotoğraf makinesini kırdın kızın. Mecburduk
Gamze: yoo değildik. Sen hemen vermeseydin ben onu da halledecektim. Yüzsüz. ya kusura bana göstereceğin şeyi de göremedik.
Jonghyun: yok önemli değildi. Zaten göstereceğim şey senin kavgandan daha eğlenceli olamazdı.
Yol boyunca didişip durmuşlardı. Konser alanına geldiklerinde diğerleri de gelmişti. Jonghyun oğlanları yanına almış ballandıra ballandıra gamzenin kavgasını anlatıyordu. Gamze bir süre sonra minho ve onewe.
Gamze: sevdiğinizi söylemenin şimdi bence tam sırası.
Minho: nasıl bu kadar emin oluyorsun. Hem nasıl olacak çok heyecanlıyım ben.
Onew: gidip yanına söyleyelim mi diyorsun.
Gamze: hayır tabiî ki. Görgüsüz gibi ne o. Koskoca shinee grubunun 2 üyesi sevdiklerini öyle pat diye mi söyler.
Gamze planını anlatmıştı. Konser başlamadan hemen diğer hayranların yanına inmişlerdi. Hep beraber sahneye çıkmışlardı. Onew le minho planı uygulayıp sürekli kızlara bakarak şarkılarını söylüyorlardı. Konser bitmişti. Tam içeriye girecekken minho ve onew durup kızlara sevdiklerini söylemişlerdi. Kızlarında duyguları belliydi. Kulisin önüne gitmişlerdi. Onewle dilanur, mingiyle de minho kenara çekilmiş konuşuyorlardı. Diğer dördü ise onları izliyorlardı.
Jonghyun: nasıl oldu ya. Bunlar söyleyemiyorlardı ki?
Key: yenge sağ olsun. Ne dediyse artık.
Gamze: bir şey demedim ki. Seven insan her şeyi yapar, yani aşk engel tanımaz.
Taemin: hadi içeri girip şu kıyafetlerden kurtulalım.
Jonghyun: gamze gel sende burada tek durma.
Gamze: saçmalama. Ben bekliyorum hadi gidin siz.
Jonghyun elinde tuttuğu mikrofonu gamzeye vermiş ve içeriye gitmişti. Gamze orda kenara oturmuş beklerken yakışıklı bir çocuk gelip gamzenin yanına oturmuştu.
---: merhaba
Gamze: merhaba?
---: Koreli değilsin sanırım. Konsere mi geldin prenses.
Gamze: evet konsere geldim. Koreli değilim Türküm
Aklına ilkokulda okudukları andımız gelmişti. Türküm, doğruyum, çalışkanım… Ve gülümseyivermişti. Kuliste üstünü değiştirip dışarı çıkan taemin gamzeyle çocuğu görünce şok olmuştu. Jonghyunda değiştirmişti Gözlerini pörtletmiş çocukla gamzeye bakıyordu. Tutamamışlardı ve koşup yanlarına gelmişti.
---: ooo ben sizin hayranınızım. Şarkılarınızı da çok beğeniyorum.
Jonghyun: iyi sağol. Hadi kalk gidiyoruz.
----: prenses sen de mi onlardansın.
Jonghyun: evet birader o da bizden
----: prenses bundan sonra seninde hayranınım.
Jonghyun çocuğun son cümlesiyle beraber gamzenin elinden aldığı mikrofonu çocuğa fırlatmıştı. Hatta hırsını alamamıştı ama çocuk kaçtığı için kavga başlamadan son bulmuştu. Arabaya binip eve varmışlardı. Hepsi çok mutluydu.
Key: yarın spor kursuna gidiyoruz değil mi?
Jonghyun: yok hayır ben gelmiyorum siz gidin.
Taemin: gamze sen gelir misin?
Gamze: bilmiyorum ki. Ne kursu?
Jonghyun: Sizin deyişinizle “uzak doğu sporu”
Gamze: sumo mu?
Jonghyun: uzak doğu diyince aklına ilk sumo gelende sensin herhalde.
Gamze: of ne biliyim sana bakınca aklıma bir an o geldi.
Key: tekvando.
Gamze: aaa harika olur gelirim tabiî ki.
Jonghyun: gamze sen biliyorsun zaten kızda denedin ya.
gamze: ama olsun. sende o çocukta denedin.
jonghyun: tamam canım bizde gidiyoruz bizsiz olur mu. gamze de ben de hıncımızı alamadık daha.
Kız koşup gelmişti. Elindeki fotoğraf makinesini gamzenin eline tutuşturup jonghyuna sarılarak fotoğrafını çekmesini istemişti. Gamzenin gözlerden alev çıkmaya başlamıştı.
Gamze: bu ne.
Kız: fotoğrafımızı çeker misin?
Gamze: hayır tabiî ki.
Jonghyun: aaa çekiversen ölür müsün.
Kız: oppa.
Gamze: hah buldum oppanın ne demek olduğunu. Kızım bak o battaniye niyetine sarıldığın kişi benim kocam. Biraz daha bırakmazsan bende seni sarıcam ha.
Kız: oppa ne diyor bu
Gamze: bak ya hala oppa diyo. Kızım televizyona, gazeteye, dergiye hiç mi bakmıyon. Evliyiz diyorum hayatım.
Kız: olsun artık ne yapalım.
Jonghyun 32 diş sırıtarak izliyordu kızların sözlü dalaşını. Gamze en sonunda dayanamayıp eline tutuşturulan fotoğraf makinesini yere atıp çiğnedikten sonra kızın saçına yapışınca jonghyun olayın ciddiyetini fark etmişti. Etraftakiler toplanmadan jonghyun çareyi gamzenin belinden tutup arabaya bindirmekte buldu. Arabada gamze camdan dışarıya bakıyordu.
Jonghyun: vay be seni hiç o halde görmemiştim. Ama senin yüzünden kıza para vermek zorunda kaldık.
Gamze: vermeseydin. Ben verdim mi hiç.
Jonghyun: fotoğraf makinesini kırdın kızın. Mecburduk
Gamze: yoo değildik. Sen hemen vermeseydin ben onu da halledecektim. Yüzsüz. ya kusura bana göstereceğin şeyi de göremedik.
Jonghyun: yok önemli değildi. Zaten göstereceğim şey senin kavgandan daha eğlenceli olamazdı.
Yol boyunca didişip durmuşlardı. Konser alanına geldiklerinde diğerleri de gelmişti. Jonghyun oğlanları yanına almış ballandıra ballandıra gamzenin kavgasını anlatıyordu. Gamze bir süre sonra minho ve onewe.
Gamze: sevdiğinizi söylemenin şimdi bence tam sırası.
Minho: nasıl bu kadar emin oluyorsun. Hem nasıl olacak çok heyecanlıyım ben.
Onew: gidip yanına söyleyelim mi diyorsun.
Gamze: hayır tabiî ki. Görgüsüz gibi ne o. Koskoca shinee grubunun 2 üyesi sevdiklerini öyle pat diye mi söyler.
Gamze planını anlatmıştı. Konser başlamadan hemen diğer hayranların yanına inmişlerdi. Hep beraber sahneye çıkmışlardı. Onew le minho planı uygulayıp sürekli kızlara bakarak şarkılarını söylüyorlardı. Konser bitmişti. Tam içeriye girecekken minho ve onew durup kızlara sevdiklerini söylemişlerdi. Kızlarında duyguları belliydi. Kulisin önüne gitmişlerdi. Onewle dilanur, mingiyle de minho kenara çekilmiş konuşuyorlardı. Diğer dördü ise onları izliyorlardı.
Jonghyun: nasıl oldu ya. Bunlar söyleyemiyorlardı ki?
Key: yenge sağ olsun. Ne dediyse artık.
Gamze: bir şey demedim ki. Seven insan her şeyi yapar, yani aşk engel tanımaz.
Taemin: hadi içeri girip şu kıyafetlerden kurtulalım.
Jonghyun: gamze gel sende burada tek durma.
Gamze: saçmalama. Ben bekliyorum hadi gidin siz.
Jonghyun elinde tuttuğu mikrofonu gamzeye vermiş ve içeriye gitmişti. Gamze orda kenara oturmuş beklerken yakışıklı bir çocuk gelip gamzenin yanına oturmuştu.
---: merhaba
Gamze: merhaba?
---: Koreli değilsin sanırım. Konsere mi geldin prenses.
Gamze: evet konsere geldim. Koreli değilim Türküm
Aklına ilkokulda okudukları andımız gelmişti. Türküm, doğruyum, çalışkanım… Ve gülümseyivermişti. Kuliste üstünü değiştirip dışarı çıkan taemin gamzeyle çocuğu görünce şok olmuştu. Jonghyunda değiştirmişti Gözlerini pörtletmiş çocukla gamzeye bakıyordu. Tutamamışlardı ve koşup yanlarına gelmişti.
---: ooo ben sizin hayranınızım. Şarkılarınızı da çok beğeniyorum.
Jonghyun: iyi sağol. Hadi kalk gidiyoruz.
----: prenses sen de mi onlardansın.
Jonghyun: evet birader o da bizden
----: prenses bundan sonra seninde hayranınım.
Jonghyun çocuğun son cümlesiyle beraber gamzenin elinden aldığı mikrofonu çocuğa fırlatmıştı. Hatta hırsını alamamıştı ama çocuk kaçtığı için kavga başlamadan son bulmuştu. Arabaya binip eve varmışlardı. Hepsi çok mutluydu.
Key: yarın spor kursuna gidiyoruz değil mi?
Jonghyun: yok hayır ben gelmiyorum siz gidin.
Taemin: gamze sen gelir misin?
Gamze: bilmiyorum ki. Ne kursu?
Jonghyun: Sizin deyişinizle “uzak doğu sporu”
Gamze: sumo mu?
Jonghyun: uzak doğu diyince aklına ilk sumo gelende sensin herhalde.
Gamze: of ne biliyim sana bakınca aklıma bir an o geldi.
Key: tekvando.
Gamze: aaa harika olur gelirim tabiî ki.
Jonghyun: gamze sen biliyorsun zaten kızda denedin ya.
gamze: ama olsun. sende o çocukta denedin.
jonghyun: tamam canım bizde gidiyoruz bizsiz olur mu. gamze de ben de hıncımızı alamadık daha.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder