18. BÖLÜM
Sabah olduğunda spor salonun kapısında buluşup içeriye girdiklerinde ders başlamıştı. Hocaya selam verdikten sonra biraz tek çalışıp eşli çalışmaya geçmişlerdi. Minho minginin yanından zaten bir saniye bile ayrılmıyordu. Onewde dilanura yapışmıştı. Keyle de taemin grup olunca gamzeyle de jonghyun eşleşmişti. Gamze tekvandonun içinde büyümüş biri gibiydi. Çabuk öğreniyordu her şeyi. Tekmeler, yumruklar havada uçuşuyordu. Jonghyun gamzeye vurmaya kıyamıyordu bu yüzden sürekli vuran gamzeydi.
Gamze: jonghyun oppa hazır ol. Uçan tekme atıcam.
Jonghyun: duydunuz mu bana oppa dedi.
Jonghyun o kadar sevinmişti ki gerçek sanmıştı. Gamze kedisine doğru koşarken oda gamzeye doğru yaklaşıyordu. Gamze uçtuğu zaman anca fark etmişti jonghyunun yaklaştığını. Çekil bile diyemeden jonghyun ağzına tekmeyi atıvermişti.
Gamze: opss. Jonghyun iyi misin.
Jonghyun yere serilmişti. Gamze ve diğerleri yanına çömelip hasar tespiti yaptıktan sonra jonghyun yine ayağa kalkmıştı.
Jonghyun: tamam yok bir şeyim. Devam edelim.
Gamze: huh? Yok ya bırakıyorum. Ben seni dövmekten zevk alamadım. Karşılık vermiyorsun.
Jonghyun: ne yani senin yaptığın gibi mi yapıyım ben de. Ağzına tekme atıyım ister misin?
Gamze: Duvara bu kadar tekme atsam duvar bile bi karşılık verirdi. Sen devam et ben oturup dinlenicem.
Gamze oturup dinlenirken jonghyunun karşısına başka biri gelmişti. Jonghyun o kadar güzel tekvando yapıyordu ki gamze gözlerini bile kırpmadan onu izliyordu. Kurs bittikten sonra dağılmışlardı. Eve giderlerken jonghyun’un aklına bir fikir gelmişti.
Jonghyun: gamze bizimkileri. Yani minho, mingi, dilanur ve onewi akşam yemeğine çağırsak mı?
Gamze: hımm. Olabilir aslında. Ama yemekleri ben yapıcam
Jonghyun: neden?
Gamze: Türk mutfağı görün azıcık. Kore yemeği yiye yiye gözleriniz çekmiş.
hadi beni markete götür.
Jonghyun: mecburuz zaten. Onew dilanurun çalışmasını istemiyor.
Gamze: hey ama ben sadece bugünlük… Aman neyse. Ben yaparım bundan sonra yemekleri.
Jonghyun pis pis sırıtıyordu.
Gamze: ne var. Niye botoks yaptırmışlar gibi sırıtıyorsun?
Jonghyun: dilanur bir tek yemek yapmıyordu. Evi de temizliyordu. Yani evin her işini yapıyordu. Sen yapamazsın yeni birini tutarız.
Gamze: bi kere bizim evde ben yapardım her şeyi. Evlatlık edinen annem yaşlıydı. Gerek yok yeni birine.
Jonghyun: görücez. 2 gün sonra bıkacaksın. Yalvaracaksın “nolur işe birini al” diye.
Gamze: görücez.
Markete gitmişlerdi. Gamze’nin peşinden jonghyun oradan oraya savruluyordu. Malzemeleri alıp eve geldiklerinde üzerlerini değiştirip gamze mutfağa koşmuştu. Elinden gelen, iyi yaptığına emin olduğu her yemeği yapmıştı. Akşam olduğunda her şey hazırdı. hepsi yemekleri beğenerek severek yiyordu.Yemekten kalkınca biraz oturup dinlendikten sonra minhonun aklına harika bir fikir gelmişti.
Minho: tabu oynayalım mı? Hazır bir araya gelmişken.
Jonghyun: kızlara erkekler mi olacak. Öyleyse ben kabul etmiyorum.
Onew: iyi hemen mızıkçılık yap zaten.
Jonghyun: banane arkadaş.
Gamze: neden? Niye böyle yapıyorsun?
Jonghyun: çiftleri ayırmayalım diye. Onew-dilanur, minho-mingi çiftini.
Gamze: İyi ya ayrılmıyorlar işte sen bir tarafa ben öbür tarafa geçersek bozulmuyor.
Jonghyun: hayır bozuluyor. Ben oynamıyorum.
Gamze: çocuk gibisin. Ne yapmaya çalıştığını anlamadım ama Çağırın keyle taeminide.
Jonghyun: harika bir fikir.
4er kişilik gruplara ayrılmışlardı. Gamze, jonghyun, key, taemin.- minho, mingi, onew, dilanur.
Jonghyun: şimdi oldu.
O kadar komik durumlar ortaya çıkıyordu ki ölüyü bile diriltir cinstendi. Diğerleri efendi efendi anlatıp anlıyorlardı ancak sıra gamzeye ya da jonghyuna gelince işler sarpa sarıyor millet yere yatıp gülme krizi geçiriyordu..
*Kelime: helikopter
jonghyun- Savaşta yaralıları kurtarır
Gamze- Doktor
jonghyun- Değil...
Gamze- Sıhhiye
jonghyun- Değil, yukardan gelen bir şey...
Gamze- Allah?
Jonghyun: pas
*Kelime-timsah
gamze- kertenkele nedir
jonghyun-hayvan
gamze:-... Bu kertenkelenin birkaç beden büyüğü
jonghyun- ejderha
Gamze: of pas
Sabah olduğunda spor salonun kapısında buluşup içeriye girdiklerinde ders başlamıştı. Hocaya selam verdikten sonra biraz tek çalışıp eşli çalışmaya geçmişlerdi. Minho minginin yanından zaten bir saniye bile ayrılmıyordu. Onewde dilanura yapışmıştı. Keyle de taemin grup olunca gamzeyle de jonghyun eşleşmişti. Gamze tekvandonun içinde büyümüş biri gibiydi. Çabuk öğreniyordu her şeyi. Tekmeler, yumruklar havada uçuşuyordu. Jonghyun gamzeye vurmaya kıyamıyordu bu yüzden sürekli vuran gamzeydi.
Gamze: jonghyun oppa hazır ol. Uçan tekme atıcam.
Jonghyun: duydunuz mu bana oppa dedi.
Jonghyun o kadar sevinmişti ki gerçek sanmıştı. Gamze kedisine doğru koşarken oda gamzeye doğru yaklaşıyordu. Gamze uçtuğu zaman anca fark etmişti jonghyunun yaklaştığını. Çekil bile diyemeden jonghyun ağzına tekmeyi atıvermişti.
Gamze: opss. Jonghyun iyi misin.
Jonghyun yere serilmişti. Gamze ve diğerleri yanına çömelip hasar tespiti yaptıktan sonra jonghyun yine ayağa kalkmıştı.
Jonghyun: tamam yok bir şeyim. Devam edelim.
Gamze: huh? Yok ya bırakıyorum. Ben seni dövmekten zevk alamadım. Karşılık vermiyorsun.
Jonghyun: ne yani senin yaptığın gibi mi yapıyım ben de. Ağzına tekme atıyım ister misin?
Gamze: Duvara bu kadar tekme atsam duvar bile bi karşılık verirdi. Sen devam et ben oturup dinlenicem.
Gamze oturup dinlenirken jonghyunun karşısına başka biri gelmişti. Jonghyun o kadar güzel tekvando yapıyordu ki gamze gözlerini bile kırpmadan onu izliyordu. Kurs bittikten sonra dağılmışlardı. Eve giderlerken jonghyun’un aklına bir fikir gelmişti.
Jonghyun: gamze bizimkileri. Yani minho, mingi, dilanur ve onewi akşam yemeğine çağırsak mı?
Gamze: hımm. Olabilir aslında. Ama yemekleri ben yapıcam
Jonghyun: neden?
Gamze: Türk mutfağı görün azıcık. Kore yemeği yiye yiye gözleriniz çekmiş.
Jonghyun: mecburuz zaten. Onew dilanurun çalışmasını istemiyor.
Gamze: hey ama ben sadece bugünlük… Aman neyse. Ben yaparım bundan sonra yemekleri.
Jonghyun pis pis sırıtıyordu.
Gamze: ne var. Niye botoks yaptırmışlar gibi sırıtıyorsun?
Jonghyun: dilanur bir tek yemek yapmıyordu. Evi de temizliyordu. Yani evin her işini yapıyordu. Sen yapamazsın yeni birini tutarız.
Gamze: bi kere bizim evde ben yapardım her şeyi. Evlatlık edinen annem yaşlıydı. Gerek yok yeni birine.
Jonghyun: görücez. 2 gün sonra bıkacaksın. Yalvaracaksın “nolur işe birini al” diye.
Gamze: görücez.
Markete gitmişlerdi. Gamze’nin peşinden jonghyun oradan oraya savruluyordu. Malzemeleri alıp eve geldiklerinde üzerlerini değiştirip gamze mutfağa koşmuştu. Elinden gelen, iyi yaptığına emin olduğu her yemeği yapmıştı. Akşam olduğunda her şey hazırdı. hepsi yemekleri beğenerek severek yiyordu.Yemekten kalkınca biraz oturup dinlendikten sonra minhonun aklına harika bir fikir gelmişti.
Minho: tabu oynayalım mı? Hazır bir araya gelmişken.
Jonghyun: kızlara erkekler mi olacak. Öyleyse ben kabul etmiyorum.
Onew: iyi hemen mızıkçılık yap zaten.
Jonghyun: banane arkadaş.
Gamze: neden? Niye böyle yapıyorsun?
Jonghyun: çiftleri ayırmayalım diye. Onew-dilanur, minho-mingi çiftini.
Gamze: İyi ya ayrılmıyorlar işte sen bir tarafa ben öbür tarafa geçersek bozulmuyor.
Jonghyun: hayır bozuluyor. Ben oynamıyorum.
Gamze: çocuk gibisin. Ne yapmaya çalıştığını anlamadım ama Çağırın keyle taeminide.
Jonghyun: harika bir fikir.
4er kişilik gruplara ayrılmışlardı. Gamze, jonghyun, key, taemin.- minho, mingi, onew, dilanur.
Jonghyun: şimdi oldu.
O kadar komik durumlar ortaya çıkıyordu ki ölüyü bile diriltir cinstendi. Diğerleri efendi efendi anlatıp anlıyorlardı ancak sıra gamzeye ya da jonghyuna gelince işler sarpa sarıyor millet yere yatıp gülme krizi geçiriyordu..
*Kelime: helikopter
jonghyun- Savaşta yaralıları kurtarır
Gamze- Doktor
jonghyun- Değil...
Gamze- Sıhhiye
jonghyun- Değil, yukardan gelen bir şey...
Gamze- Allah?
Jonghyun: pas
*Kelime-timsah
gamze- kertenkele nedir
jonghyun-hayvan
gamze:-... Bu kertenkelenin birkaç beden büyüğü
jonghyun- ejderha
Gamze: of pas

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder