9. BÖLÜM
Arabaya binip ailesinin evine doğru yola çıkarlar. Gamze korkuyor ve heyecandan titriyordu.
Jonghyun: sakin ol tamam. Panikleyecek bir şey yok sadece dediklerimi yap bir problem olmayacak güven bana.
Gamze: iyide ya anlarlarsa
Jonghyun: Gamze kes şu titremeyi. Taa ben heyecan yaptım.
Gamze: bilerek mi titriyorum.
Gamze gözlerini kapatıp derin nefes alır ama fayda etmez. Gelmişlerdir. Arabadan inerler ama Gamze hala titriyordur. Jonghyun Gamze’nin elini tutup gözlerinin içine bakar ve
Jonghyun: her şey mükemmel olacak tam da planladığımız gibi. Yeter ki sen sakin ol tamam mı? Sana bir şey sorarlarsa ben cevap veririm.
Gamze: ah ne kadar basit anlatıyorsun. O o kadar kolay değil işte. Ya ben yapamayacağım galiba geri dönelim.
Jonghyun yanından bir saniye bile ayrılmayacağına dair söz verir. Gamze biraz da olsa rahatlamıştı. Rahatlamasını fırsat bilen jonghyun hemen eve sürükler Gamze’yi. Evde Gamze’yi o kadar sıcak karşılarlar ki Gamze kendini kendi evinde ailesinin yanında gibi hisseder. Biraz oturduktan sonra sofraya geçerler. Gamze yemekleri görünce jonghyun’un kulağına yavaşça fısıldar.
Gamze: bunlar ne? Çubukla mı yiyeceğiz?
Jonghyun: tamam sakin. Anne Gamze’ye çatal getirir misiniz?
Annesi: ah kusura bakma kızım biz çubukla yiyince senin öyle yemediğini unuttuk.
Gamze: önemli değil. Asıl siz kusura bakmayın düzeninizi bozdum.
Babası: olur mu öyle şey kızım. Bak bizim hanım elleriyle yapıp bize yedirmediği kimchi yi senin için koydu sofraya yesene.
Gamze kimchinin ne olduğunu bile bilmiyordu. Müracaat yine jonghyundu. Sessizce.
Gamze: neychi?
Jonghyun: kimchi bak şu ortadaki.
Gamze: o ne? Ben bilmediğim şeyi yemem ki.
Jonghyun: turşu turşu. Ye bak annem senin için çıkartmış ayıp olur.
Gamze: ya çok değişik görünüyor.
Jonghyun Gamze’nin yemeyeceğini anlayınca eline çubuklarını alıp kimchiden alır ve Gamze’ye uzatır. Gamze geri çeviremeyeceği için yer. Sofra macerasını da kazasız belasız atlatırlar. Sıra en önemli konuya gelmişti.
Jonghyun: baba biz Gamzeyle evlenmeyi düşünüyoruz. Hem de bu hafta içinde.
Babası: Oğlum bu ne acele. Yoksa…
Jonghyun: hayır baba düşündüğün gibi bişey yok. Uzun zamandır tanışıyorduk size söylememiştik. Şimdi sırası geldi diye düşünüyoruz.
Babası: siz bilirsiniz oğlum. Gamze ailen ne diyor kızım.
Gamze: benim kimsem yok. Ama olsalardı da jonghyun gibi iyi biriyle evlenmem için izin verirlerdi.
Gamze’nin rol icabı söylediği şeyler Jonghyun’un çok hoşuna gitmişti. yanyana oturdukları için Gamze'nin elinden tutmuştu. bir an ikiside gerçek olsun istemişlerdi herşeyin. Planları tıkır tıkır işlemekteydi.Her o kadar çabuk ilerliyordu ki Sabah olduğunda jonghyun’un annesiyle Gamze gelinlik seçmeye gitmişlerdi. Ev eşyaları filan derken sahte nikah memuru hariç her şey tamamdı. Jonghyun’un arkadaşı Onew ayarlayacaktı nikah memurunu. Düğün günü gelip çatmıştı. Gamze o kadar güzel olmuştu ki masallardaki peki kızını bile solda sıfır bırakmıştı. Gamzeyi almaya geldiğinde jonghyun bakakalmıştı.
Gamze: hey ne bakıyorsun? Güzel olmamış mıyım?
Jonghyun: h h h ha hayır. Fena olmamışsın. İdare eder yani
Gazeteciler, davetliler herkes doldurmuştu salonu. İkisi de çok heyecanlıydılar. Nikah memuru hazırdı ve masada yerini bile almıştı. Ya anlaşılırsa diye korkuyorlardı. derin bir nefes alıp oturdular masaya her şey planladıkları gibiydi, imzaları atıp planın önemli olan noktasını bitirmişlerdi. Dans etmek için kalktılar ve bir şey olmadan kurtuldukları için yüzleri gülüyordu.
Biraz sonra kapı açılıp da gelenleri görünce Gamze’nin kalbi sıkışmıştı ve bayılmak üzereydi. Jonghyun’un ise yüzü bembeyaz olmuştu. gözleri kocaman açılmıştı...
Arabaya binip ailesinin evine doğru yola çıkarlar. Gamze korkuyor ve heyecandan titriyordu.
Jonghyun: sakin ol tamam. Panikleyecek bir şey yok sadece dediklerimi yap bir problem olmayacak güven bana.
Gamze: iyide ya anlarlarsa
Jonghyun: Gamze kes şu titremeyi. Taa ben heyecan yaptım.
Gamze: bilerek mi titriyorum.
Gamze gözlerini kapatıp derin nefes alır ama fayda etmez. Gelmişlerdir. Arabadan inerler ama Gamze hala titriyordur. Jonghyun Gamze’nin elini tutup gözlerinin içine bakar ve
Jonghyun: her şey mükemmel olacak tam da planladığımız gibi. Yeter ki sen sakin ol tamam mı? Sana bir şey sorarlarsa ben cevap veririm.
Gamze: ah ne kadar basit anlatıyorsun. O o kadar kolay değil işte. Ya ben yapamayacağım galiba geri dönelim.
Jonghyun yanından bir saniye bile ayrılmayacağına dair söz verir. Gamze biraz da olsa rahatlamıştı. Rahatlamasını fırsat bilen jonghyun hemen eve sürükler Gamze’yi. Evde Gamze’yi o kadar sıcak karşılarlar ki Gamze kendini kendi evinde ailesinin yanında gibi hisseder. Biraz oturduktan sonra sofraya geçerler. Gamze yemekleri görünce jonghyun’un kulağına yavaşça fısıldar.
Gamze: bunlar ne? Çubukla mı yiyeceğiz?
Jonghyun: tamam sakin. Anne Gamze’ye çatal getirir misiniz?
Annesi: ah kusura bakma kızım biz çubukla yiyince senin öyle yemediğini unuttuk.
Gamze: önemli değil. Asıl siz kusura bakmayın düzeninizi bozdum.
Babası: olur mu öyle şey kızım. Bak bizim hanım elleriyle yapıp bize yedirmediği kimchi yi senin için koydu sofraya yesene.
Gamze kimchinin ne olduğunu bile bilmiyordu. Müracaat yine jonghyundu. Sessizce.
Gamze: neychi?
Jonghyun: kimchi bak şu ortadaki.
Gamze: o ne? Ben bilmediğim şeyi yemem ki.
Jonghyun: turşu turşu. Ye bak annem senin için çıkartmış ayıp olur.
Gamze: ya çok değişik görünüyor.
Jonghyun Gamze’nin yemeyeceğini anlayınca eline çubuklarını alıp kimchiden alır ve Gamze’ye uzatır. Gamze geri çeviremeyeceği için yer. Sofra macerasını da kazasız belasız atlatırlar. Sıra en önemli konuya gelmişti.
Jonghyun: baba biz Gamzeyle evlenmeyi düşünüyoruz. Hem de bu hafta içinde.
Babası: Oğlum bu ne acele. Yoksa…
Jonghyun: hayır baba düşündüğün gibi bişey yok. Uzun zamandır tanışıyorduk size söylememiştik. Şimdi sırası geldi diye düşünüyoruz.
Babası: siz bilirsiniz oğlum. Gamze ailen ne diyor kızım.
Gamze: benim kimsem yok. Ama olsalardı da jonghyun gibi iyi biriyle evlenmem için izin verirlerdi.
Gamze’nin rol icabı söylediği şeyler Jonghyun’un çok hoşuna gitmişti. yanyana oturdukları için Gamze'nin elinden tutmuştu. bir an ikiside gerçek olsun istemişlerdi herşeyin. Planları tıkır tıkır işlemekteydi.Her o kadar çabuk ilerliyordu ki Sabah olduğunda jonghyun’un annesiyle Gamze gelinlik seçmeye gitmişlerdi. Ev eşyaları filan derken sahte nikah memuru hariç her şey tamamdı. Jonghyun’un arkadaşı Onew ayarlayacaktı nikah memurunu. Düğün günü gelip çatmıştı. Gamze o kadar güzel olmuştu ki masallardaki peki kızını bile solda sıfır bırakmıştı. Gamzeyi almaya geldiğinde jonghyun bakakalmıştı.
Gamze: hey ne bakıyorsun? Güzel olmamış mıyım?
Jonghyun: h h h ha hayır. Fena olmamışsın. İdare eder yani
Gazeteciler, davetliler herkes doldurmuştu salonu. İkisi de çok heyecanlıydılar. Nikah memuru hazırdı ve masada yerini bile almıştı. Ya anlaşılırsa diye korkuyorlardı. derin bir nefes alıp oturdular masaya her şey planladıkları gibiydi, imzaları atıp planın önemli olan noktasını bitirmişlerdi. Dans etmek için kalktılar ve bir şey olmadan kurtuldukları için yüzleri gülüyordu.
Biraz sonra kapı açılıp da gelenleri görünce Gamze’nin kalbi sıkışmıştı ve bayılmak üzereydi. Jonghyun’un ise yüzü bembeyaz olmuştu. gözleri kocaman açılmıştı...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder