16 Mayıs 2011 Pazartesi

Fallen Angel (13.Bölüm)









Adı: Fallen Angel

Oyuncular: Bahar, SeungHyun (TOP),
SooHyo, Jaejoong, Ji Hoon (Bi), Bendis

Türü: Romantik, Dram

Yazan: Cassie

NOT: “Fallen Angel”in anlamı
Türkçede ‘Yeryüzüne İnmiş Melek’. Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.

13. Bölüm

Seunghyun gözlerini açtı. Kulaklarına gelen gıcık ses onu deli ediyordu. Elini
yorganın altından çıkarıp yatağın yanındaki masa’daki telefonu eline aldı. Yanında
Bahar hala uyuyordu ve uykusunda telefonun fishini çekme gibi birşey söyledi.

Gözleri hala kapalıyken Seunghyun telefonu kulağına tuttu. Kendi telefonunun
olmadığını fark etmemişti bile. “Alo?” diye cevapladı kaba bir sesle.

“Nihayet aldın şu telefonunu!” diye bağırdı diğer taraftaki ses.

“Ne?”

“Bahar? Sen misin?”

“Ne?” diye mırıldadı Seunghyun.

“Ben Jihoon!”

“Kim? Ne? Gee Huhn?”

“‘Jihoon!” diye düzeltti adam. “Sen Bahar değilsin! Kimsin?”

“Kocası.” diye cevapladı Seunghyun ve telefonu kapatıp yere atarak yorganın altına
girdi yine Bahar’a sarılmak için. Iyiki onları yorgan örtüyordu, yoksa çıplak
vücutlari donardı soğuktan.

-=-=-=-=-=-=-=-

“Ne kadar oldu?”

“Bilmem.”

“Dört buçuk ay?”

“Evet, öyle gibi.”

“Bana diyecek birşeyin varmı?”

Bahar gözlerini dergisinden ayırdı ve Jihoon’a baktı. “Adını Gee Huhn’a değiştir
bence.”

Jihoon kafasını yana eğdi ve Bahar’a garipçe baktı. “Sen ne zamandan beri komik
olmasını biliyorsun?”

“Seunghyun’dan beri.” diye basitce cevapladı Bahar ve dergisini okumaya devam
etti. Italyan makarna tarifiydi. Geçen gün Seughyun italyan yemeğini sevdiğini
söylemişti.

Jihoon gülecekmiş gibi baktı. “Ona gerçekten aşık mısın?”

“Bunda gülcek ne var?” diye sordu Bahar lazım olan malzeme listesine bakarken.

“Değiştin. Benim tanıdığım Kim Bahar kimse’nin onu bu kadar etkilemesine izin
vermezdi.“

“Senin beni etkileyemediğine mi kıskandın?”

“Hayatım’da bir şey için mutluysam, oda beş yıl önce senden ayrıldığımadır.”
dedi Jihoon.

“Ben seninle ayrılmamış mıydım?”

“Ikiside aynı şey. Şimdi arkadaşız ve önemli olanda bu.” diye hatırlattı
Jihoon.

“Arkadaş olmaya devam etmemiz iyi birşeydi. Senin şansına,” dedi Bahar. Kafasında
süper markete gidip malzemeleri alma zamanını, ve sonra eve gidip makarnayı hazırlama
zamanını hesaplıyordu. Herşey Seunghyun eve gelmeden önce hazır olmalıydı.

“Evet, şansıma. Senin kötü yanına geçseydim, şimdi burda olmazdım.” dedi
Jihoon.

Bahar ona bir kaşını kaldırdı. “O kadar kötü ve duygusuz biri miyim?”

“Evet, kesinlikle.” dedi Jihoon. Bir süre sonra kafasını salladı. “Aslında artık
değilsin. Şimdi… normal bir ev kadınına benziyorsun. Choi Seunghyun sana ne
yapti?”

Bahar dergi’yi kapattı ve Jihoon’un sözlerini düşündü.

Doğruydu. Değişmişti. Çok ve fazlasıyla değişmişti. Hep gazetenin finans ve
borsa bölümünü okurdu her sabah, ama son aylarda bunu yapmayı bırakmıştı.
Haberlerede artık pek bakmıyordu ve babası bile onunla iş üzerinde konuşamadığı
için ona üzüldüğünü söylemişti geçen gün telefonda.

“Bu arada, baban nasol?” diye
böldü Jihoon Bahar’ın düşüncelerini.

“Iyi.”

“Ve hala seni düşünüyor.”

“Her hafta arıyorum onu. Saatlerce konuşuyoruz.”

“Hayır, ben onunla geçen gün konuştum. Artık onun seni her hafta aramak zorunda
kaldığını söyledi. Hatta kocanın işte olduğu saatlerde aramaya dikkat etmeliymiş.
Kocan yüzünden onunla artık hiç ilgilenmediğini söylüyor.”

“Seunghyun’un bana iyi davranmadığından korkuyor.”

“Haklı değil mi? Choi Seunghyun’u seninle evlenmeye zorlayan oydu. Çocuğun
seninle evlenme düşüncesinin tepkisini gördü. Hiçte iyi bir tepki değildi.”
dedi Jihoon.

“Seunghyun ve benim beraber mutlu olduğumuzu anlaması için daha ne kadar
zaman lazım ona?”

“Hiçbir zaman inanmaz.” dedi Jihoon direkce. “Hangi baba kızının onu sevmediği
biriyle evlenmiş olmasına karşı çıkmaz ki?”

“Babamın Seunghyun’un beni hiçbir zaman sevmiceğini düşündüğünü mü
söylüyorsun?” diye sordu Bahar.

“Sadece sen ve o bilir.” dedi Jihoon.

Bahar Jihoon’un gözlerine baktı ve duygusuzca konuştu. “Jihoon, herşeyi
planlamaya üç ay gerekti. Benim planlarım hiçbir zaman suya düşmez. Benim nasıl
bır dahi olduğumu senden iyi bilen yoktur. Şimdi Seunghyun benimle ve babamı
beni onunla evlendirmesine zorlayan kişinin asıl ben olduğumu hiçbir zaman
anlamicak. Mutluyum. Mutluyuz. Bu kadar basit.”

Jihoon’un gözleri yumuşadı. “’Mutluyuz’ derken, Choi Seunghyun’un’da seni senin
onu sevdiğin kadar sevdiği anlamına mı geliyor?”

Jihoon hayatında daha önce hiç çekingen bir Bahar görmemişti. Şimdi önünde
oturan Bahar saçlarıyla oynamaya başladı.

“Evet,” diye cevap verdi Bahar bir süre sonra. Ama sesinden hiç emin olmadığı
belliydi. Jihoon sadece derin bir nefes alıp onun iyiliği için dua
edebiliyordu.

Dünya’nın en iyi yalancısı
bile sonsuza kadar yalan söyleyemezdi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder