17.
Bölüm
“Öğle yemeğinden
sonra nereye gidiyorsun?” diye sordu Jaejoong.
“Bir kaç arama
yaptıktan sonra Yoochun’ın evine gidip ona Micky’nin telefonunu vermeliyim. O
zaman’a kadar Micky’le foto stüdyosundaki termini bitmiş olur.”
“Tamir edebildinmi?”
“Hayır, tamir ettirdiğim arkadaşım sadece hafıza kartındaki bazı şeyleri tamir
edebildi.”
“Ne mesela?”
“Resimleri ve telefon adresindeki bazı numaraları.” dedi Nefise. “Kartı kendi
telefonuma soktum, ama sadece resimleri görebildim.”
“Ne resimleri?”
Nefise elindeki kahve bardağını masa’ya koydu ve cebinden kendi telefonunu çıkardı.
Sonra Micky’nin hafıza kartını telefonuna soktu.
“Micky’nin resimleri sadece,” dedi Nefise. “Ama tuhaf birşeyi fark ettim
resimlere bakınca.”
“Neyi?” diye sordu Jaejoong, şimdi çok meraklanmıştı.
Nefise resimleri açtı ve telefonunu Jaejoong’un eline koydu. “Bu resimlerde
Micky’nin saçı şimdikinden çok daha kısa. Onun bu resimlerde saçları omzuna
kadar geliyor, ama şimdiki saçları dirseklerine kadar varıyor.”
Jaejoong resimi daha iyi görebilmek için biraz daha uzağa tuttu. Resimdeki kuz
o kadar tatlu ve şirindi ki, Jaejoong’un kalp atuşları hızlandı.
“Belki eski resimleridir?” diye sordu Jaejoong. Konuştukları konu’ya konsantre
olmaya çalışıyordu, ama aklında sadece Micky’nin tatlılığı vardı.
“Onu bende düşündüm, ama bazı resimleri büyüttüm. Buna baksana,” diyerek Nefise
cebinden orta boyda bir fotoğraf çıkardı ve masa’ya koydu.
Jaejoong resimi eline aldı ve Micky’nin güzelliğini görünce kalbi eridi.
Gülümserken gözleri küçülmüş bir bebeğe benziyordu Micky.
“Görmüyorsun, demi?” diyerek Nefise Jaejoong’un Micky hayallerini böldü.
Jaejoong kendi dünyasın’da kaybolmuştu.
“Neyi görmüyorum?” diye sordu Jaejoong.
“Resimdeki kıza bakışların beni rahatsız ediyor. Bu kız Yoochun’ın aşık olduğu
kız, Jaejoong.”
Jaejoong gözlerini Nefise’den çevirdi. “O kadar belli mi ediyorum?”
“Benim kadar belli etmiyorsun en azından.” dedi Nefise.
“Bu ne ya? Bir film’mi bu? Nasıl ben Micky’i maskesiz görünce ondan birden hoşlanıyorum?
Nasıl sen birden Micky’nin erkek arkadaşından hoşlanıyorsun?” diye bağırdı
Jaejoong café’de ve eliyle saçlarını dağıttı sinirinden. Etraftaki insanlar ona
garip garip bakıyordu.
“Sence Yoochun fark etti mi?”
“Senin Dongwook’a baktığını kesinlikle fark etti.”
“O önemli değil. Asıl önemli olan soru: Senin Micky’e baktığını fark etti mi?”
“Belki Micky’e bakarak ona onu incelemekte yardım ettiğimi düşünüyordur.
Bakmamaya çalışcam artık.” dedi Jaejoong. “Ondan hoşlanmamaya çalışcam.”
“‘Çalışcam’ demek yetmez.” dedi Nefise.
Jaejoong derin bir nefes aldı ve elindeki resime baktı. “Konu’ya geri dönelim.
Bu resimi neden büyüttün?”
“Büyüttüm ve bu köşeyi netleştirdim, hala biraz bulanık, ama arkasında bir
takvim olduğu belli oluyor.” dedi Nefise ve resmin köşesine gösterdi eliyle.
Jaejoong Micky’e bakmamaya çalıştı ve arkasında duran takvim’e çevirdi
gözlerini. Takvim’de bir sürü çapraz vardı ve çaprazlar 20ci kutuda bitiyordu.
“Her geçen günü çaprazlıyor. Çaprazlar ayın 20sinde bitiyor, yani bu resimi o
gün mü çekti?” diye sordu Jaejoong. “Telefonda hangi gün ve hangi saat’te çekildiği
kayıtlı değil mi?”
“Telefon kırılmıştı, ve arkadaşım kayıtlı bilgileri geri getiremedi, yani
elimizde sadece görüntüler var ama bilgiler yok.“ dedi Nefise.
Jaejoong saatin’de bugünün tarihine baktı. “Öyleyse bu resimi çekeli daha bir
ay bile olmamış, bu kadar kısa zamanda saçlarının bu kadar büyümesi imkansız!”
“Bende onu düşündüm.”
Jaejoong sandalyesine yaslandı ve Nefise’ye baktı. “Sence bu gerçek Micky değil
mi?”
“Olabilir.” dedi Nefise.
“Ama… neden?”
“Onu daha araştıramadım. Jaejoong, ben bir ajanım, başka uğraştığım
görevlerimde var. Senin gibi tatilim yok benim.”
“Hey, ben zamanında çok çalıştım üniverstedeyken. Erken mezun oldum ve genç yaşta
doktor olabildim, şimdi sen bana hiç çalışmadığımı mı söylüyorsun? Ben zamanında
çalıştım ve şimdi arkama yaslanıp tadını çıkarıyorum. Sen ise okul’da derslerine
önem vermedin, bu yüzden şimdi acı çekiyosun.” Jaejoong Nefise’ye dilini çıkardı.
(NOT: Arkadaşlar dayanamicam söylemeliyim: Doktooor Jaejoongum doktor doktor Jaejoongum,
ne istersen alayım, ben senin olayım puahahaha xD)
Nefise gözlerini çevirdi ve Jaejoong’un kolunu kendine çekip saat’teki zamana
baktı. “Ben gitmeliyim. Foto stüdyosuna geç kalırsam yine sara geçircek
Yoochun. Keşke onunla baş ettiğim için bana para verseler, şimdiye zengin
olurdum.”
“Hala mı saralı? Bir süre önce bittiğini düşünüyordum.”
Nefise sandalyesinden kalktığında kafasını salladı. “Sadece Micky için öyle.”
Bölüm
“Öğle yemeğinden
sonra nereye gidiyorsun?” diye sordu Jaejoong.
“Bir kaç arama
yaptıktan sonra Yoochun’ın evine gidip ona Micky’nin telefonunu vermeliyim. O
zaman’a kadar Micky’le foto stüdyosundaki termini bitmiş olur.”
“Tamir edebildinmi?”
“Hayır, tamir ettirdiğim arkadaşım sadece hafıza kartındaki bazı şeyleri tamir
edebildi.”
“Ne mesela?”
“Resimleri ve telefon adresindeki bazı numaraları.” dedi Nefise. “Kartı kendi
telefonuma soktum, ama sadece resimleri görebildim.”
“Ne resimleri?”
Nefise elindeki kahve bardağını masa’ya koydu ve cebinden kendi telefonunu çıkardı.
Sonra Micky’nin hafıza kartını telefonuna soktu.
“Micky’nin resimleri sadece,” dedi Nefise. “Ama tuhaf birşeyi fark ettim
resimlere bakınca.”
“Neyi?” diye sordu Jaejoong, şimdi çok meraklanmıştı.
Nefise resimleri açtı ve telefonunu Jaejoong’un eline koydu. “Bu resimlerde
Micky’nin saçı şimdikinden çok daha kısa. Onun bu resimlerde saçları omzuna
kadar geliyor, ama şimdiki saçları dirseklerine kadar varıyor.”
Jaejoong resimi daha iyi görebilmek için biraz daha uzağa tuttu. Resimdeki kuz
o kadar tatlu ve şirindi ki, Jaejoong’un kalp atuşları hızlandı.
“Belki eski resimleridir?” diye sordu Jaejoong. Konuştukları konu’ya konsantre
olmaya çalışıyordu, ama aklında sadece Micky’nin tatlılığı vardı.
“Onu bende düşündüm, ama bazı resimleri büyüttüm. Buna baksana,” diyerek Nefise
cebinden orta boyda bir fotoğraf çıkardı ve masa’ya koydu.
Jaejoong resimi eline aldı ve Micky’nin güzelliğini görünce kalbi eridi.
Gülümserken gözleri küçülmüş bir bebeğe benziyordu Micky.
“Görmüyorsun, demi?” diyerek Nefise Jaejoong’un Micky hayallerini böldü.
Jaejoong kendi dünyasın’da kaybolmuştu.
“Neyi görmüyorum?” diye sordu Jaejoong.
“Resimdeki kıza bakışların beni rahatsız ediyor. Bu kız Yoochun’ın aşık olduğu
kız, Jaejoong.”
Jaejoong gözlerini Nefise’den çevirdi. “O kadar belli mi ediyorum?”
“Benim kadar belli etmiyorsun en azından.” dedi Nefise.
“Bu ne ya? Bir film’mi bu? Nasıl ben Micky’i maskesiz görünce ondan birden hoşlanıyorum?
Nasıl sen birden Micky’nin erkek arkadaşından hoşlanıyorsun?” diye bağırdı
Jaejoong café’de ve eliyle saçlarını dağıttı sinirinden. Etraftaki insanlar ona
garip garip bakıyordu.
“Sence Yoochun fark etti mi?”
“Senin Dongwook’a baktığını kesinlikle fark etti.”
“O önemli değil. Asıl önemli olan soru: Senin Micky’e baktığını fark etti mi?”
“Belki Micky’e bakarak ona onu incelemekte yardım ettiğimi düşünüyordur.
Bakmamaya çalışcam artık.” dedi Jaejoong. “Ondan hoşlanmamaya çalışcam.”
“‘Çalışcam’ demek yetmez.” dedi Nefise.
Jaejoong derin bir nefes aldı ve elindeki resime baktı. “Konu’ya geri dönelim.
Bu resimi neden büyüttün?”
“Büyüttüm ve bu köşeyi netleştirdim, hala biraz bulanık, ama arkasında bir
takvim olduğu belli oluyor.” dedi Nefise ve resmin köşesine gösterdi eliyle.
Jaejoong Micky’e bakmamaya çalıştı ve arkasında duran takvim’e çevirdi
gözlerini. Takvim’de bir sürü çapraz vardı ve çaprazlar 20ci kutuda bitiyordu.
“Her geçen günü çaprazlıyor. Çaprazlar ayın 20sinde bitiyor, yani bu resimi o
gün mü çekti?” diye sordu Jaejoong. “Telefonda hangi gün ve hangi saat’te çekildiği
kayıtlı değil mi?”
“Telefon kırılmıştı, ve arkadaşım kayıtlı bilgileri geri getiremedi, yani
elimizde sadece görüntüler var ama bilgiler yok.“ dedi Nefise.
Jaejoong saatin’de bugünün tarihine baktı. “Öyleyse bu resimi çekeli daha bir
ay bile olmamış, bu kadar kısa zamanda saçlarının bu kadar büyümesi imkansız!”
“Bende onu düşündüm.”
Jaejoong sandalyesine yaslandı ve Nefise’ye baktı. “Sence bu gerçek Micky değil
mi?”
“Olabilir.” dedi Nefise.
“Ama… neden?”
“Onu daha araştıramadım. Jaejoong, ben bir ajanım, başka uğraştığım
görevlerimde var. Senin gibi tatilim yok benim.”
“Hey, ben zamanında çok çalıştım üniverstedeyken. Erken mezun oldum ve genç yaşta
doktor olabildim, şimdi sen bana hiç çalışmadığımı mı söylüyorsun? Ben zamanında
çalıştım ve şimdi arkama yaslanıp tadını çıkarıyorum. Sen ise okul’da derslerine
önem vermedin, bu yüzden şimdi acı çekiyosun.” Jaejoong Nefise’ye dilini çıkardı.
(NOT: Arkadaşlar dayanamicam söylemeliyim: Doktooor Jaejoongum doktor doktor Jaejoongum,
ne istersen alayım, ben senin olayım puahahaha xD)
Nefise gözlerini çevirdi ve Jaejoong’un kolunu kendine çekip saat’teki zamana
baktı. “Ben gitmeliyim. Foto stüdyosuna geç kalırsam yine sara geçircek
Yoochun. Keşke onunla baş ettiğim için bana para verseler, şimdiye zengin
olurdum.”
“Hala mı saralı? Bir süre önce bittiğini düşünüyordum.”
Nefise sandalyesinden kalktığında kafasını salladı. “Sadece Micky için öyle.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder