Adı: MAZE (Labirent)
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.
21. Bölüm
“Bana çok kızgın olması lazım!” Jungmin,
Merve ve Taemin arabadan çıktı ve apartmana doğru yürüdüler.
“Sana kızmasından okadar korkuyorsan, neden ona kendini dövdüttürmüyorsun? En
azından rahatlamış olurdu sinirinden.” Taemin şaka olarak söylemişti, ama
Jungmin ciddi aldı.
“Aslında iyi bir fikir… ama Büşra beni bir kick’le
öldürürdü… karate masteri!”
“Karate masteri’mi? O zaman seni dövmesinden yanayım!”
Jungmin Taemin’e bakıp gözlerini çevirdi, sonra apartmanın kapısını anahtarlarıyla
açtı ve Merve ile Taemin’le beraber içeri girdi.
“Ben geldiiiiim” Jungmin çok tatlı olmaya çalışıyordu ve şeker bir sesle
söyledi bunu, ama Taemin’in kusacağı geldi bunu duyunca. Merve ise çok komik
buldu ve güldü.
Merve’nin gülüşünü duyunca Taemin’de ister istemez gülmeye başladı.
Jungmin Büsra’nin onun tatli halini görünce siniri biraz yatar diye düsünmüstü,
ama Büsra iceri girdiklerinde oturma odasinda degildi bile.
“Burdami?” diye sordu Merve.
“Büssssraaaaa?” Jungmin yine sevimklice söyledi ve Büsra’nin odasina dogru
yürüdü.
Büsra’nin kapisi yariya kadar acikti ve kendi onlara
sirti dönük bir sekilde yatakta oturuyordu ve kafasini egikti.
“Bakin, o kadar üzgün ki kafasini kaldirip bize bakamiyor bile… bana o kadar
kizgin ki, benimle konusmak bile istemiyor… Beni görmezlikten geliyor, off cok
sinirlendi bana galiba…”
“Bir dakik,” Taemin Büsra’ya dogru yürüdü ve elini
omzuna koydu. “Jungmin icin o kadar üzülme, onun icin degmez.”
Arkasindan Jungmin ona yari fisildadi, yari bagirdi (nasil oluyosa =P) “Kapa
ceneni!”
Ayni anda, Büsra Taemin’e dogru döndü ve kafasini
kaldirdi ona bakmak icin. Ücünü kapida görünce kulaginda takili olan
kulakciklari cikardi ve onlara gülümsedi. “Merhaba!” diyerek kulakciklari mp3
playerinin etrafina doladi ve yatagina koydu. “Özür dilerim, müzigim cok sesli
oldugu icin sizing girdiginizi duyamadim.”
“Müzik mi dinliyordun?” diye sordu Merve.
“Evet, dün yeni bir album almistim ve demin mp3’üme tüm sarkilari yükledim ve
dinliyordum. Siz ne yapiyorsunuz burda? Sinema’ya gitceginizi saniyordum?”
Bunlarin tümünü her zamanki gibi gülümseyerek ve sevimli sesiyle söyledi.
Jungmin icin biraz fazla mutlu görünüyordu.
“Bana sinirli oldugun icin beni görmezlikten geldigini
saniyordum.” dedi Jungmin.
Büsra ona saskinca bakti. “Neden sana sinirli oliyim?”
“Cünkü Merve’nin sahte kiz arkadasim oldugunu bir
yalan sandin! Onu buraya getirdim aciklamasi icin.”
Büsra ücünede tek tek bakti. Sonra yine Jungmin’e döndü ve kafasini saga egdi.
“Neden bana aciklama yapmasi gerekiyor ki?”
“Nasil yani? Hic umrunda degilmi?” diye sordu Jungmin.
“Aslinda ilk basta bana neden yalan söyledigine
sasirmistim, ama sonra sana kizgin olmanin bir sebebi olmadigini anladim. Senin
ve Merve’Änin arasinda olan seyler sadece ikinizi ilgilendiriyor, ben bunun bir
parcasi degilim.”
“Tabiki bir parcasisin! Sana yalan söyledigim icin kizmadin mi bana?”
“Belki bu yalani bir saka olarak yaptin. Orasini bilmem, ama senin bana yalan
söyleyip söylemedigin arkadasligimizi bozmaz, o yüzden sana kizgin olmanin bir
anlami olmadigini düsünüyorum.”
“Büsra beni
deli etme, sana yalan söyledim diyorum! Buna hic mi kizgin degilsin, hic mi
beni dövmek istemiyosun? Hic mi yüzümü bir karis boka
bastirasin gelmiyor?”
“Beni asil sinir eden senin küfürlü konusman, Jungmin.” Büsra anlini kasidi.
“Am asana yalan söyledigin icin kizgin degilim. Herkesin bir sirri vardir. Sen
bana yalan söylersin, ben sana yalan söylerim, hayat bu. Bana tüm sirlarini
anlatcaksin diye seni zorlamiyorum. Bu senin sirrin, ve bir gercek arkadas
sirrini ona söyledmedigin icin sana kizgin olmazdi, ve bende bu yüzden sana
kizgin degilim.”
Taemin ve Merve ikiside Büsra’ya aptal mis gibi bakti. Bu kiz gercekten salak
miydi yoksa kör müydü? Büsra’yi hic anlayamiyorlardi, ama anladiklari birsey
varsa, o da Jungmin in Büsra’nin kizgin olmadigi icin her an cildirabilecegi
idi.
Jungmin hizlica nefes alip veriyordu, her an patlayabilirdi. O Büsra’ya
bagiriyordu, ve Büsra hic bir sey olmamis gibi ona sevimli sevimli cevaplar
veriyordu.
Merve onun halini anlayinca hemen araya girmeye karar
verdi. “Ayyy, ne kadar tatli bir tavsan!” Kafes’e dogru yürüdü ve önünde
cömeldi.
“Evet! Ismi BlackEye!” Büsra tavsanini kafesten cikardi ve yatakta outran
Merve’nin kucagina koydu. Sonra Merve’nin yanina oturdu ve beraber tavsanla
oynamaya basladilar.
Jungmin hala cok sinirliydi, ama Büsra’yi masumca
tavsaniyla oynarken görünce kalbi yumusadi. Kaslarinin arasindaki cizgi
kayboluverdi ve Büsra’ya asik asik bakiyordu.
Ayni zamanda, Merve gülüp oynarken Taemin’de ona ayni bakisla bakiyordu.
Bir sure sonra Taemin Jungmin’in ona baktigini hissetti ve abisine döndü ve
yine gözleriyle konusmaya basladilar.
‘Ne var?’
diye sordu Taemin’in gözleri.
‘Büsra’ya bakarsan seni öldürürüm!’
‘Rahat ol, BlackEye’a bakiyordum.’ diye yalan atti Taemin.
‘Iyi!’ Büsra’ya bakmadigi sürece, hersey iyiydi.
Taemin gözlerini cevirdi ve odadan disari cikti.
---------------
BoA portakal suyundan bir yudum aldi ve sonra bardagin
icindeki cubukla oynamaya basladi. Etrafindaki masalarda cogu insan onun ne
kadar güzel ve sik oldugunu söylüyorlardi, ama BoA bunlari hic fark etmedi. Cok
dalgindi…
[GERI BAKIS]
“Icimde bir his Büsra Jungmin’I bilerek burden cikardigini söylüyor.” dedi
Yunho.
BoA Büsra ve Jungmin’in arkasindan bakyordu, sonra ikiside köseden döndü ve BoA
yine Yunho’ya döndürdü gözlerini. “Ne demek istiyorsun?”
“Biz konusabilelim diye gittiler. Daha az insane olan bir yerde konusmak
istermisin?”
BoA kafasini salladi. Yunho bu konuda kararliydi.
“Hayir, burasi iyi. Zaten bir kösedeyiz bu yüzden kimse bizi duyamaz. Ayrica, böyle insan dolu yerde
konusurken aglamamin ihtimali daha kücük.” BoA son sözü bir sakaymis gibi
söyledi, ama cok ciddiydi.
Yunho BoA’nin sözlerine üzüldü. “Aslinda aglamak kötü bir sey degildi.”
“Cok komik bizim durumumuz. Ben en büyükleriyim ama ayni zamanda
en hassaslariyim. Bazen Taemin gibi akilli ve Jungmin kadar sert olabilmek
isterdim.”
“Eminim
onlarda senin bazi kalitelerine sahip olmak isterlerdi.”
BoA güldü. “Taemin bana hep benim gibi yemek yapmak istedigini söylerdi. Hep
beni güldürebiliyor, Jungmin’de öyle. Cok özel bir kardes iliskimiz var
ücümüzünde. Hatta sadece gözlerimizle bile konusabilyoruz. Etrafimizda herkes
bizi deli saniyor.” BoA eskileri hatirlayinca güldü.
BoA’nin gülüsü Yunho’nun kulaklarina müzik gibiydi. “Anne ve baban size cok
seviyor olmasi lazim.”
BoA’nin gülümsemesi yavas yavas silindi yüzünden.
Yunho BoA’nin konusmak istemedigi konuyu acmaya calisiyordu.
“Annem ve babam inanilmazlar. Aslinda ücümüzde degisik ailelerden geliyoruz.
Ücümüzden ikisi aslinda -.-.-.-.-.--.-.--.-.-.-.-.-.-..-.-.-.-. Anne ve babamiz
bizi evsiz kalmaktan kurtardilar, onlara bunun icin minnettariz ücümüzde. Ama
dünyadaki en iyi insanlarin bile hatalari oluyor. Anne ve babamiz aile’mizin
isminin kirlenmesini istemiyorlar ve islerini sürdürebilcek iyi bir damat ve
iki tane zengin evden gelen ev hanimi istiyorlar.”
“Sizi evsiz kalmaktan kurtardiklari icin mi onlarin isteklerine bu kadar cabuk
uyuyorsun?”
BoA Yunho’nun gözlerine üzgünce bakti. “Yunho, onlar beni sokaktan
kurtardilar. Gercek annem öldügünde ben daha 5 yasindaydim. Benim
icin okadar cok sey yaptilar, bu yüzden onlari kiramam.“
Garson yemeklerini getirmisti masalarina.
“BoA…”
“Bu yemegin tadini cikaralim, olur mu? Bugünlük yeterince konustum.”
“Peki, ama bir sey daha sorabilir miyim?”
“Buyur.”
“Ilk askina ne oldu? Hani anne ve baban yüzünden ayrilmak zorunda kaldigin
arkadasin. Onu hala seviyor musun? Anne ve baban izin verse, ona geri döner
miydin?”
“Hayir, dönmezdim. Aslinda onunla bir kac ay önce tesadüfen karsilasmistim…
artik evlenmis. Arkadas kalmaya karar verdik.”
Yunho ister istemez gülümsedi kendi kendine. „Tamam
öyleyse, yemegimizi yiyelim.“
“Evet. Bu arada, gecen sefer gelemedigim icin bu sefer
benim ödememe izin verir misin?”
“Bu sefer senin ödemene izin verirsem, gelcek sefer ben ödiyebilir miyim?”
BoA’ya bir an sanki Yunho onu yine bir randevu’ya davet ediyormus gibi geldi.
[GERI BAKIS SON]
“Abla!”
BoA kafasini kaldirdi ve Taemin ve Jungmin’I kapidan girerken gördü. Ikiside
ona dogru yürüyüp önüne oturdular.
“Cok gec kaldiniz,” dedi BoA.
“Cok dalginsin, neyi düsünüyordun?” diye sordu Taemin.
“Is…” diye yalan söyledi BoA. “Neden ikinizde bu kadar gücsüz görünüyorsunuz?”
“Uyumadik…” dediler ikiside ayni anda.
“Neden? Ne oldu?”
“Sen önce konus, ben
acim.” Taemin yerinden kalkip büfe’ye yemek almaya gitti.
“Jungmin? Ne oldu?” BoA kardesine bakti. Jungmin’in bu
kisa zamanda ne kadar degistigine cok sasti. Üstünde hafiften kirmizi bir kazak
vardi ve acik mavi kot pantolonu giymisti. Hatta kafasinda hafiften kirmizi bir
sapka bile vardi.
“Dün gece hic uyuyamadim abla. Bence ya inanilmaz derecede salak, yada bana
asik degil... Onun inanilmaz derecede salak oldugunu umuyorum.”
“Büsra’mi?”
“Baska kim olabilir?” Taemin masa’ya geri dönmüstü ve elinde üc dyemekle dolu
tabak tasiyordu.
“Ona gercekten asik misin?” diye sordu BoA.
“Bugün ask problemlerimizi yemek icin buraya toplanmadik mi?” Jungmin kafasini
egdi.
BoA bir kasii kaldirdi. “Ben bugün Taemin ödüyor diye burda toplandigimizi
saniyordum.”
“Bende abimin ödicegini saniyodum!” Taemin ve BoA Jungmin’e baktilar. “Bize
yalan mi söyledin?”
Jungmin kafasini salladi. “Bosverin yaa, sizinle
görüsmek istiyodum, o kadar.”
“Hmm…” diye basladi BoA. “Ask problem mi? Taeminin de
mi ask problemleri var?”
“Evet, Merve’ye asik.”
“Merve’mi? Sekreterin Merve? Jungmin’in sahte kiz arkadasi mi?” BoA soru üstüne
soru soruyordu. “Bu ne zaman oldu?”
Taemin kasigini masa’ya koydu ve kafasini egdi. “Abim bana Merve’ye artik sahte
kiz arkadasi olmasi gerekmedigini söylememi istedi.”
“Evet, ve sen söylemedin!”
“Nolmus ki? Zaten Büsra’nin umrunda degildi!”
“Umrunda degil miydi??” BoA lafini böldü. “Neyse, Büsra’yi sonra konusuruz,
devam et Taemin.”
“Daha konusulcak ne var ki? BÜS-MIN ikilisinin ne kadar gicik oldugunu
konusabiliriz istersen!”
Jungmin cenesini kasidi. “Hmm… Büs-Min… Bu ismi
sevdim. Belki cocugumuza bu ismi koyariz.”
Taemin ve BoA ona büyük gözlerle bakti. Jungmin mi? Evlenmek mi? Cocuk yapmak
mi???
BoA yine Taemin’e döndü. “Neyse, sen devam et…
Merve’den konusuyorduk.”
“Jungmin’in bana söyledigi seyleri ona söylemedim cünkü son günlerde hic
birbirimizle iyice konusmuyoruz… konusuncada sadece is üzerinde oluyor… Beni
hep görmezlikten geliyor, ve benimle isi oldugu zaman hep benden uzakta
duruyor…”
“Neden?” Jungmin yemegini yerken, BoA Taemin’e soru sormaya devam etti.
“Eskiden hep cok iyi gecinirdik, ilk sekreterim oldugu
günden beri cok iyi arkadastik. Sonra, onu isten cikinca her gün eve
götürüyordum cünkü bizim evimizin yakinlarinda oturuyordu. Hep cok konustuk
birbirimizle ve gercekten … cok güzeldi.”
“Ondan hoslaniyorduysan, neden ona cikma teklifi
etmedin?”
“Abla, is iliskilerinden korkuyorum… Isteki arkadaslarima ne dicem? Hem beraber
olsaydik, her gün birbirimizi görünce, ise konsantre olamazdik… o yüzden
simdiye kadar hic bir sey demedim ona.” Taemin cok üzgündü.
“Eee? Peki neden sana böyle kizgin?”
“Sonra o gece Jungmin bana onu apartmanindan almaya gelmemi söyledi. Aslinda
onu Jungmin’e sahte kiz arkadasi yapmamin sebebide onu daha cok görebileyim
diyeydi.”
“Bu yaptigin cok tatliydi…” BoA Taemin’in yanagini mincikladi.
Jungmin agzina hala yemek tikinirken, gözleri kardesinden ablasina bakip
duruyordu.
“O gece cok sey oldu… Shanghai’li bir is ortagimizla
gec bir meetingim vardi. O adam is bulusmalarinda bir kac bardak visky icmesini
sevenlerden, bu yüzden o gece biraz icmistim, ama arabayi süremicek kadar cok
degildi. Sonra abim bana mesaj yazdi, ve ben Merve’yi almaya gittim.”
“Haha! O aksam Büsra bana cok kiziyordu, kötü bir erkek arkadasi oldugum icin.
Hicte kötü degilmis yaptigim, en azindan ikinizi birlestirdim!” Jungmin güldü.
Taemin ona sinirlice bakti. “O gün onunla birlesmeseydim daha iyi olcakti!”
Yine kafasini egdi. “Onu evinde götürdüm ve kapinin önüne kadar yürüdüm onunla…
sonra…”
“Sonra ne?”
diye Jungmin ve BoA ayni anda sordu.
„Sonra onu öptüm…”
“Ne?!” Jungmin okadar sesli bagirmisti ki agzindaki
pirinc parcalari etrafa firlamisti.
Taemin yüzüne gelen bir kac pirinc parcasini sildi, ve
kafasini salladi “Evet…” Sonra kendi tabagina bakti ve hic birsey yemedigini
fark etti. Hic ictahi yoktu… dakikalardir catalla sadece yemegi deseliyordu.
“Ama onu öpünce, hersey daha iyi olmaz miydi?” diye sordu BoA.
“Onu öptükten sonra deli gibi sarhosca ondan kacmasaydim, iyi bir sey olurdu.”
“Ondan kactin mi? Aptal! HAHAHAHA!” Jungmin seslice güldü.
“Yanlis bir hareketti, biliyorum… Aslinda onunla hic alakam olmasaydi daha iyi
olurdu, cünkü dedigim gibi is iliskilerinden cok korkuyorum…”
Oyuncular: Jung Min, Büşra, BoA, Taemin, Yunho,
Merve
Türü: Romantik, Komedi
Yazan: Cassie
NOT: Bu hikayedeki oyuncuların hiçbiri şimdiki
gibi ünlü DEĞIL.
21. Bölüm
“Bana çok kızgın olması lazım!” Jungmin,
Merve ve Taemin arabadan çıktı ve apartmana doğru yürüdüler.
“Sana kızmasından okadar korkuyorsan, neden ona kendini dövdüttürmüyorsun? En
azından rahatlamış olurdu sinirinden.” Taemin şaka olarak söylemişti, ama
Jungmin ciddi aldı.
“Aslında iyi bir fikir… ama Büşra beni bir kick’le
öldürürdü… karate masteri!”
“Karate masteri’mi? O zaman seni dövmesinden yanayım!”
Jungmin Taemin’e bakıp gözlerini çevirdi, sonra apartmanın kapısını anahtarlarıyla
açtı ve Merve ile Taemin’le beraber içeri girdi.
“Ben geldiiiiim” Jungmin çok tatlı olmaya çalışıyordu ve şeker bir sesle
söyledi bunu, ama Taemin’in kusacağı geldi bunu duyunca. Merve ise çok komik
buldu ve güldü.
Merve’nin gülüşünü duyunca Taemin’de ister istemez gülmeye başladı.
Jungmin Büsra’nin onun tatli halini görünce siniri biraz yatar diye düsünmüstü,
ama Büsra iceri girdiklerinde oturma odasinda degildi bile.
“Burdami?” diye sordu Merve.
“Büssssraaaaa?” Jungmin yine sevimklice söyledi ve Büsra’nin odasina dogru
yürüdü.
Büsra’nin kapisi yariya kadar acikti ve kendi onlara
sirti dönük bir sekilde yatakta oturuyordu ve kafasini egikti.
“Bakin, o kadar üzgün ki kafasini kaldirip bize bakamiyor bile… bana o kadar
kizgin ki, benimle konusmak bile istemiyor… Beni görmezlikten geliyor, off cok
sinirlendi bana galiba…”
“Bir dakik,” Taemin Büsra’ya dogru yürüdü ve elini
omzuna koydu. “Jungmin icin o kadar üzülme, onun icin degmez.”
Arkasindan Jungmin ona yari fisildadi, yari bagirdi (nasil oluyosa =P) “Kapa
ceneni!”
Ayni anda, Büsra Taemin’e dogru döndü ve kafasini
kaldirdi ona bakmak icin. Ücünü kapida görünce kulaginda takili olan
kulakciklari cikardi ve onlara gülümsedi. “Merhaba!” diyerek kulakciklari mp3
playerinin etrafina doladi ve yatagina koydu. “Özür dilerim, müzigim cok sesli
oldugu icin sizing girdiginizi duyamadim.”
“Müzik mi dinliyordun?” diye sordu Merve.
“Evet, dün yeni bir album almistim ve demin mp3’üme tüm sarkilari yükledim ve
dinliyordum. Siz ne yapiyorsunuz burda? Sinema’ya gitceginizi saniyordum?”
Bunlarin tümünü her zamanki gibi gülümseyerek ve sevimli sesiyle söyledi.
Jungmin icin biraz fazla mutlu görünüyordu.
“Bana sinirli oldugun icin beni görmezlikten geldigini
saniyordum.” dedi Jungmin.
Büsra ona saskinca bakti. “Neden sana sinirli oliyim?”
“Cünkü Merve’nin sahte kiz arkadasim oldugunu bir
yalan sandin! Onu buraya getirdim aciklamasi icin.”
Büsra ücünede tek tek bakti. Sonra yine Jungmin’e döndü ve kafasini saga egdi.
“Neden bana aciklama yapmasi gerekiyor ki?”
“Nasil yani? Hic umrunda degilmi?” diye sordu Jungmin.
“Aslinda ilk basta bana neden yalan söyledigine
sasirmistim, ama sonra sana kizgin olmanin bir sebebi olmadigini anladim. Senin
ve Merve’Änin arasinda olan seyler sadece ikinizi ilgilendiriyor, ben bunun bir
parcasi degilim.”
“Tabiki bir parcasisin! Sana yalan söyledigim icin kizmadin mi bana?”
“Belki bu yalani bir saka olarak yaptin. Orasini bilmem, ama senin bana yalan
söyleyip söylemedigin arkadasligimizi bozmaz, o yüzden sana kizgin olmanin bir
anlami olmadigini düsünüyorum.”
“Büsra beni
deli etme, sana yalan söyledim diyorum! Buna hic mi kizgin degilsin, hic mi
beni dövmek istemiyosun? Hic mi yüzümü bir karis boka
bastirasin gelmiyor?”
“Beni asil sinir eden senin küfürlü konusman, Jungmin.” Büsra anlini kasidi.
“Am asana yalan söyledigin icin kizgin degilim. Herkesin bir sirri vardir. Sen
bana yalan söylersin, ben sana yalan söylerim, hayat bu. Bana tüm sirlarini
anlatcaksin diye seni zorlamiyorum. Bu senin sirrin, ve bir gercek arkadas
sirrini ona söyledmedigin icin sana kizgin olmazdi, ve bende bu yüzden sana
kizgin degilim.”
Taemin ve Merve ikiside Büsra’ya aptal mis gibi bakti. Bu kiz gercekten salak
miydi yoksa kör müydü? Büsra’yi hic anlayamiyorlardi, ama anladiklari birsey
varsa, o da Jungmin in Büsra’nin kizgin olmadigi icin her an cildirabilecegi
idi.
Jungmin hizlica nefes alip veriyordu, her an patlayabilirdi. O Büsra’ya
bagiriyordu, ve Büsra hic bir sey olmamis gibi ona sevimli sevimli cevaplar
veriyordu.
Merve onun halini anlayinca hemen araya girmeye karar
verdi. “Ayyy, ne kadar tatli bir tavsan!” Kafes’e dogru yürüdü ve önünde
cömeldi.
“Evet! Ismi BlackEye!” Büsra tavsanini kafesten cikardi ve yatakta outran
Merve’nin kucagina koydu. Sonra Merve’nin yanina oturdu ve beraber tavsanla
oynamaya basladilar.
Jungmin hala cok sinirliydi, ama Büsra’yi masumca
tavsaniyla oynarken görünce kalbi yumusadi. Kaslarinin arasindaki cizgi
kayboluverdi ve Büsra’ya asik asik bakiyordu.
Ayni zamanda, Merve gülüp oynarken Taemin’de ona ayni bakisla bakiyordu.
Bir sure sonra Taemin Jungmin’in ona baktigini hissetti ve abisine döndü ve
yine gözleriyle konusmaya basladilar.
‘Ne var?’
diye sordu Taemin’in gözleri.
‘Büsra’ya bakarsan seni öldürürüm!’
‘Rahat ol, BlackEye’a bakiyordum.’ diye yalan atti Taemin.
‘Iyi!’ Büsra’ya bakmadigi sürece, hersey iyiydi.
Taemin gözlerini cevirdi ve odadan disari cikti.
---------------
BoA portakal suyundan bir yudum aldi ve sonra bardagin
icindeki cubukla oynamaya basladi. Etrafindaki masalarda cogu insan onun ne
kadar güzel ve sik oldugunu söylüyorlardi, ama BoA bunlari hic fark etmedi. Cok
dalgindi…
[GERI BAKIS]
“Icimde bir his Büsra Jungmin’I bilerek burden cikardigini söylüyor.” dedi
Yunho.
BoA Büsra ve Jungmin’in arkasindan bakyordu, sonra ikiside köseden döndü ve BoA
yine Yunho’ya döndürdü gözlerini. “Ne demek istiyorsun?”
“Biz konusabilelim diye gittiler. Daha az insane olan bir yerde konusmak
istermisin?”
BoA kafasini salladi. Yunho bu konuda kararliydi.
“Hayir, burasi iyi. Zaten bir kösedeyiz bu yüzden kimse bizi duyamaz. Ayrica, böyle insan dolu yerde
konusurken aglamamin ihtimali daha kücük.” BoA son sözü bir sakaymis gibi
söyledi, ama cok ciddiydi.
Yunho BoA’nin sözlerine üzüldü. “Aslinda aglamak kötü bir sey degildi.”
“Cok komik bizim durumumuz. Ben en büyükleriyim ama ayni zamanda
en hassaslariyim. Bazen Taemin gibi akilli ve Jungmin kadar sert olabilmek
isterdim.”
“Eminim
onlarda senin bazi kalitelerine sahip olmak isterlerdi.”
BoA güldü. “Taemin bana hep benim gibi yemek yapmak istedigini söylerdi. Hep
beni güldürebiliyor, Jungmin’de öyle. Cok özel bir kardes iliskimiz var
ücümüzünde. Hatta sadece gözlerimizle bile konusabilyoruz. Etrafimizda herkes
bizi deli saniyor.” BoA eskileri hatirlayinca güldü.
BoA’nin gülüsü Yunho’nun kulaklarina müzik gibiydi. “Anne ve baban size cok
seviyor olmasi lazim.”
BoA’nin gülümsemesi yavas yavas silindi yüzünden.
Yunho BoA’nin konusmak istemedigi konuyu acmaya calisiyordu.
“Annem ve babam inanilmazlar. Aslinda ücümüzde degisik ailelerden geliyoruz.
Ücümüzden ikisi aslinda -.-.-.-.-.--.-.--.-.-.-.-.-.-..-.-.-.-. Anne ve babamiz
bizi evsiz kalmaktan kurtardilar, onlara bunun icin minnettariz ücümüzde. Ama
dünyadaki en iyi insanlarin bile hatalari oluyor. Anne ve babamiz aile’mizin
isminin kirlenmesini istemiyorlar ve islerini sürdürebilcek iyi bir damat ve
iki tane zengin evden gelen ev hanimi istiyorlar.”
“Sizi evsiz kalmaktan kurtardiklari icin mi onlarin isteklerine bu kadar cabuk
uyuyorsun?”
BoA Yunho’nun gözlerine üzgünce bakti. “Yunho, onlar beni sokaktan
kurtardilar. Gercek annem öldügünde ben daha 5 yasindaydim. Benim
icin okadar cok sey yaptilar, bu yüzden onlari kiramam.“
Garson yemeklerini getirmisti masalarina.
“BoA…”
“Bu yemegin tadini cikaralim, olur mu? Bugünlük yeterince konustum.”
“Peki, ama bir sey daha sorabilir miyim?”
“Buyur.”
“Ilk askina ne oldu? Hani anne ve baban yüzünden ayrilmak zorunda kaldigin
arkadasin. Onu hala seviyor musun? Anne ve baban izin verse, ona geri döner
miydin?”
“Hayir, dönmezdim. Aslinda onunla bir kac ay önce tesadüfen karsilasmistim…
artik evlenmis. Arkadas kalmaya karar verdik.”
Yunho ister istemez gülümsedi kendi kendine. „Tamam
öyleyse, yemegimizi yiyelim.“
“Evet. Bu arada, gecen sefer gelemedigim icin bu sefer
benim ödememe izin verir misin?”
“Bu sefer senin ödemene izin verirsem, gelcek sefer ben ödiyebilir miyim?”
BoA’ya bir an sanki Yunho onu yine bir randevu’ya davet ediyormus gibi geldi.
[GERI BAKIS SON]
“Abla!”
BoA kafasini kaldirdi ve Taemin ve Jungmin’I kapidan girerken gördü. Ikiside
ona dogru yürüyüp önüne oturdular.
“Cok gec kaldiniz,” dedi BoA.
“Cok dalginsin, neyi düsünüyordun?” diye sordu Taemin.
“Is…” diye yalan söyledi BoA. “Neden ikinizde bu kadar gücsüz görünüyorsunuz?”
“Uyumadik…” dediler ikiside ayni anda.
“Neden? Ne oldu?”
“Sen önce konus, ben
acim.” Taemin yerinden kalkip büfe’ye yemek almaya gitti.
“Jungmin? Ne oldu?” BoA kardesine bakti. Jungmin’in bu
kisa zamanda ne kadar degistigine cok sasti. Üstünde hafiften kirmizi bir kazak
vardi ve acik mavi kot pantolonu giymisti. Hatta kafasinda hafiften kirmizi bir
sapka bile vardi.
“Dün gece hic uyuyamadim abla. Bence ya inanilmaz derecede salak, yada bana
asik degil... Onun inanilmaz derecede salak oldugunu umuyorum.”
“Büsra’mi?”
“Baska kim olabilir?” Taemin masa’ya geri dönmüstü ve elinde üc dyemekle dolu
tabak tasiyordu.
“Ona gercekten asik misin?” diye sordu BoA.
“Bugün ask problemlerimizi yemek icin buraya toplanmadik mi?” Jungmin kafasini
egdi.
BoA bir kasii kaldirdi. “Ben bugün Taemin ödüyor diye burda toplandigimizi
saniyordum.”
“Bende abimin ödicegini saniyodum!” Taemin ve BoA Jungmin’e baktilar. “Bize
yalan mi söyledin?”
Jungmin kafasini salladi. “Bosverin yaa, sizinle
görüsmek istiyodum, o kadar.”
“Hmm…” diye basladi BoA. “Ask problem mi? Taeminin de
mi ask problemleri var?”
“Evet, Merve’ye asik.”
“Merve’mi? Sekreterin Merve? Jungmin’in sahte kiz arkadasi mi?” BoA soru üstüne
soru soruyordu. “Bu ne zaman oldu?”
Taemin kasigini masa’ya koydu ve kafasini egdi. “Abim bana Merve’ye artik sahte
kiz arkadasi olmasi gerekmedigini söylememi istedi.”
“Evet, ve sen söylemedin!”
“Nolmus ki? Zaten Büsra’nin umrunda degildi!”
“Umrunda degil miydi??” BoA lafini böldü. “Neyse, Büsra’yi sonra konusuruz,
devam et Taemin.”
“Daha konusulcak ne var ki? BÜS-MIN ikilisinin ne kadar gicik oldugunu
konusabiliriz istersen!”
Jungmin cenesini kasidi. “Hmm… Büs-Min… Bu ismi
sevdim. Belki cocugumuza bu ismi koyariz.”
Taemin ve BoA ona büyük gözlerle bakti. Jungmin mi? Evlenmek mi? Cocuk yapmak
mi???
BoA yine Taemin’e döndü. “Neyse, sen devam et…
Merve’den konusuyorduk.”
“Jungmin’in bana söyledigi seyleri ona söylemedim cünkü son günlerde hic
birbirimizle iyice konusmuyoruz… konusuncada sadece is üzerinde oluyor… Beni
hep görmezlikten geliyor, ve benimle isi oldugu zaman hep benden uzakta
duruyor…”
“Neden?” Jungmin yemegini yerken, BoA Taemin’e soru sormaya devam etti.
“Eskiden hep cok iyi gecinirdik, ilk sekreterim oldugu
günden beri cok iyi arkadastik. Sonra, onu isten cikinca her gün eve
götürüyordum cünkü bizim evimizin yakinlarinda oturuyordu. Hep cok konustuk
birbirimizle ve gercekten … cok güzeldi.”
“Ondan hoslaniyorduysan, neden ona cikma teklifi
etmedin?”
“Abla, is iliskilerinden korkuyorum… Isteki arkadaslarima ne dicem? Hem beraber
olsaydik, her gün birbirimizi görünce, ise konsantre olamazdik… o yüzden
simdiye kadar hic bir sey demedim ona.” Taemin cok üzgündü.
“Eee? Peki neden sana böyle kizgin?”
“Sonra o gece Jungmin bana onu apartmanindan almaya gelmemi söyledi. Aslinda
onu Jungmin’e sahte kiz arkadasi yapmamin sebebide onu daha cok görebileyim
diyeydi.”
“Bu yaptigin cok tatliydi…” BoA Taemin’in yanagini mincikladi.
Jungmin agzina hala yemek tikinirken, gözleri kardesinden ablasina bakip
duruyordu.
“O gece cok sey oldu… Shanghai’li bir is ortagimizla
gec bir meetingim vardi. O adam is bulusmalarinda bir kac bardak visky icmesini
sevenlerden, bu yüzden o gece biraz icmistim, ama arabayi süremicek kadar cok
degildi. Sonra abim bana mesaj yazdi, ve ben Merve’yi almaya gittim.”
“Haha! O aksam Büsra bana cok kiziyordu, kötü bir erkek arkadasi oldugum icin.
Hicte kötü degilmis yaptigim, en azindan ikinizi birlestirdim!” Jungmin güldü.
Taemin ona sinirlice bakti. “O gün onunla birlesmeseydim daha iyi olcakti!”
Yine kafasini egdi. “Onu evinde götürdüm ve kapinin önüne kadar yürüdüm onunla…
sonra…”
“Sonra ne?”
diye Jungmin ve BoA ayni anda sordu.
„Sonra onu öptüm…”
“Ne?!” Jungmin okadar sesli bagirmisti ki agzindaki
pirinc parcalari etrafa firlamisti.
Taemin yüzüne gelen bir kac pirinc parcasini sildi, ve
kafasini salladi “Evet…” Sonra kendi tabagina bakti ve hic birsey yemedigini
fark etti. Hic ictahi yoktu… dakikalardir catalla sadece yemegi deseliyordu.
“Ama onu öpünce, hersey daha iyi olmaz miydi?” diye sordu BoA.
“Onu öptükten sonra deli gibi sarhosca ondan kacmasaydim, iyi bir sey olurdu.”
“Ondan kactin mi? Aptal! HAHAHAHA!” Jungmin seslice güldü.
“Yanlis bir hareketti, biliyorum… Aslinda onunla hic alakam olmasaydi daha iyi
olurdu, cünkü dedigim gibi is iliskilerinden cok korkuyorum…”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder