14 Mayıs 2011 Cumartesi

MAZE (Labirent) (24.Bölüm)

24. Bölüm





Taemin ve Jungmin ablalarına kıskanç gözlerle bakıyorlardı.
“Gülmeyi bırak abla,
bizi deli ediyorsun. Biz böyle kahrımızdan ölürken sen nasıl bu kadar mutlu
olabilirsin?” diye Taemin küsmüş gibi yaptı.





“Merve’ye
daha aşkını itiraf etmedin mi?” diye sordu BoA.



“Hayır, abla, ne yapcağımı bilmiyorum, çünkü o benden hala uzakta duruyor ve
benimle sadece iş meselerini konuşuyor.



“Ya! Bana neden hiç sormadın?” Jungmin koluna vurdu.

“Senin bir fikrin mi var?” Taemin’in gözleri ışıldamaya başladı heyecan’dan.

“Tabiki! Biraz romantik olması lazım, o zaman hemen seni affeder.” dedi
Jungmin.





“Bence ona
direkten gidip ona aşkını itiraf etsen daha kolay olur.” BoA kardeşine
gülümsedi.

“Hayır, o çok basit. Taemin’e büyük ve spektaküler birşey lazım!”

“Neyse, size bol şanslar.” diyerek BoA kolundaki saate baktı.






“Bu aksam yine’mi
Yunho’nun evine gidiyosun?” Jungmin bir kaşını kaldırdı. “Küçük kardeşin bu
kadar üzgünken?”

“Taemin eşek kadar oldu, kendi başının çaresine bakabilir =P” BoA güldü ve
sonra Taemin’e döndü ve saçını okşadı. “Ablam, Jungmin’e uymadığın sürece hayatın
yolunda gider. Jungmin’in aşk hayatını bozmasına izin verme.”

“Hey!” Jungmin küsmüş gibi yaptı ama BoA sadece gülümseyerek café’den çıktı.





“Aşk hayatımı
bozmak mı? Acaba ne demek istedi?” diye sordu Taemin kendi kendine.



“Onu dinleme, beni dinle,” Jungmin bir kolunu Taemin’in omzuna koydu.. “Bak
senin için mükemmel bir fikrim var…”

Jungmin oda’nın tabanına bakıyordu ve hayalini anlatıyordu Taemin’e…





[JUNGMIN’IN
FIKRI]

“Abi, bunun çalışcağından emin misin?” diye sordu Taemin.

“Tabi çalışcak, güven bana!” Jungmin Taemin’in yanaklarına pembe allık sürdü. Sonra
bir bira şişesi alıp eline birazını döktü ve ellerini Taemin’in boynuna ve
kıyafetine sürdü. “Şimdi hem sarhoş görünüyosun hemde sarhoş kokuyosun.”





Jungmin
Taemin’i Merve’nin kapısına doğru itti ve bir çalının arkasında saklandı.

Taemin zile bastı ve Merve kapıyı açtı. “Taemin bey!” Taemin sarhoş’muş gibi
yapıp Merve’nin üzerine düştü, ve Merve onu hemen alıp apartmanın içine
sürükledi.

“Merve,” dedi Taemin bebek sesiyle. Merve’nin koltuğunda yatıyordu.

Sonra Merve ıslak bir havlu getirdi ve çay kaynattı.

“Ne oldu size?” Merve koltuğun yanında çömeldi ve Taemin’in yüzüne ıslak
havlu’yu bastırdı.

Taemin Merve’nin elini tuttu ve gözlerinin içine baktı. “Ben bir kıza aşığım…”

Merve üzgünce yere baktı. “Öylemi… sizin adınıza sevindim.”

“Oda beni seviyor,” diye
devam etti Taemin. “Ama onu çok kızdırcak bir hata yaptım.”

“Sizi seviyorsa, o zaman sizi affedeceğinden eminim.” Merve hala yere bakıyordu,
çünkü Taemin’in gözlerindeki kiskancligi görmesini istemiyordu.



“Sen o olsaydin, beni affeder miydin?”

Merve kafasini kaldirdi ve Taemin’in gözlerine bakti. Yüzündeki ifade onun o
kiz olmak istedigini söylüyordu.





“Evet, tabiki,” diye cevap verdi.

Taemin ona gülümsedi ve elindeki havlu’yu aldi. Sonra havlu’yu yüzüne sürdü ve
alligi sildi.

Taemin kolaylikla koltuktan kalkinca Merve ona saskinca bakti.



“Ben sarhos degilim,” dedi Taemin. “Merve, bahsettigim kiz sensin.”

“Yani sarhos oldugun bir yalanmiydi?” diye sordu Merve.



“Evet, ve sana garantileyebilirim ki, su an sarhos degilim, ve seni öptügüm
gecede sarhos degildim.”

“O gece…” Merve o gece’nin olaylarini yine aklindan geciriyordu.



“Seni öpmek istedigim icin öptüm. Kimi öptügümü biliyordum ve onu neden
öptügümüde biliyordum. Sana asik oldugum icin seni öptüm.“



Merve’nin gözlerine mutluluktan yaslar doldu. “Minnie!” diye agladi ve
Taemin’in kollarina düstü.

Taemin ona sikica sarildi ve sevincten kalbi yerinden firlayacakti. Sonra
sarilma’dan ayrildi ve Merve’nin gözlerinin icine bakti. Yavasca yüzleri
birbirine yaklasti ve dudaklari birbirine degdi.

Ayni zamanda, disaridaki cali’nin arkasinda Jungmin cam’dan kardesinin
Merve’yle öpüstügünü görüyordu.



Jungmin kamera’ya döndü ve parmaklariyla zafer isareti yapti.


Misyon tamamdir!





[JUNGMIN’IN FIKRI –SON-]







Jungmin güldü ve bir zafer isareti yapti.

Fakat Taemin sanki onun arkasinda kirmizi bir kuyruk görüyor gibi oldu.
“Seytan’a benziyorsun.” dedi.

“Hey, sana mükemmel bir fikir verdim!”

“Aman, istemez… benc o’nun sonu asil ne olurdu biliyor musun?”





“Ne olurdu?”
diye sordu Jungmin. Taemin tabana bakti, ve Jungmin aynisini yapti. Sonra
Taemin anlatmaya basladi…





[TAEMIN’IN
FIKRI]

“Ben sarhos degilim,” dedi Taemin. “Merve, bahsettigim kiz…”

PAT!

Taemin sok olmustu tokat’tan. Birsey söylemek istedi, ama Merve ondan önce
konustu.

“Sarhos oldugun bir yalan miydi?! Inanmiyorum!”

“Beni dinle, asik oldugum kiz sensin!”



“Buda mi bir yalan? Sana artik ne zaman güvenip güvenmicegimi bile bilmiyorum. Cik
disari, defol!“





Nasil
yaptiysa, Merve’nin elinde birden bir oklava vardi ve Taemin’e onunla kovaliyordu,
Taemin evinden cikasiya kadar.



“Merve! Merve!” Taemin kapi’dan iceri bagirmaya calisiyordu, ama Merve kapiyi
suratina kapatti.

[TAEMIN’IN FIKRI –SON-]





Jungmin’in yüzünde aci bir ifade vardi. “Oklava bayagi
acitir.”



Taemin kafasini salladi. “Daha bitmedim. Ne daha acir, biliyor musun?”





“Ne?”





Taemin yine tabana bakti ve Jungmin yine aynisini
yapti.



[TAEMIN’IN FIKRI]

“Merve! Merve!” Taemin kapi’dan iceri bagirmaya calisiyordu, ama Merve kapiyi
suratina kapatti.



“Taemin, Taemin, ne oldu?” Jungmin cali’nin arkasindan
Taemin’e dogru kostu.





“Sarhos rolü oynamami söyledin simdi beni yalanci
saniyor!” diye bagirdi Taemin abisine ve ellerini Jungmin’in bogazina sardi ve
onu bogmaya basladi.

[TAEMIN’IN FIKRI –SON-]

Jungmin Taemin’e korkulu gözlerle bakti. “Evet, oda acirdi.”





“Eee, baska
fikrin varmi?” diye sordu Taemin.



“Bir sahte kiz arkadasi bul ve onu kiskandir! Kiskaninca
kesin sana askini itiraf edicek! Yada bir ayi kostümü giyebilirsin ve ona gidip
‘Sonsuza kadar senin ayicigin olmak istiyorum’ dersin. Bunu televizyon’da
görmüstüm bi kere.”

Taemin gözlerini cevirdi. “Hayir, abi, o igrenc tatli. Bende ndahada cok nefret
eder öyle yaparsam. Ya bende uzaklasmak icin istifa ederse??” diye sordu
Taemin. “Ablamin simdi ne demek istedigini anladim, sen hayatimi mahfetmek icin
dünyaya gelmissin!”

“Aman, abartma, sen
benim fikirlerimden birini yap, o zaman kesin seni affeder!”

“Aslinda, benim baska bir fikrim var… mükemmel fikir hemde.”



“Benim fikirlerimden degil mi?”

“Hayir, senin fikirlerinin tam tersi!”

------------------



“Beni niye takip ediyosun?!” diye sordu Taemin Jungmin’e.






“Takip etmiyorum ki. Sadece buralarda yasayan bir
arkadasim var onu ziyarete gidiyorum…”

“Abi, cok kötü bir yalancisin. Hem eve gitsene, Büsra’n bekliyordur seni!”



“Büsra’nin bu aksam bir isi varmis ve sekize kadar evde olmicakmis.”

“Yaaa, öylemi? Belki erkek arkadasiyla bir randevusu vardir.”



“Kapa ceneni ve kendi kiz arkadasina bak!” Jungmin Taemin’i evin kapasina dogru
itti ve hemen bir cali’nin arkasinda saklandi.





Taemin’in hangi super fikri kullanacagini merak
ediyordu, ve ondan bir kac sey ögrenmek istiyordu.

Taemin apartman’in önüne yürüdü ve kapinin zilini caldi.



Bir sure sonra Merve kapiyi acti ve Taemin’e sinirlice bakti.

“Özür dilerim, Mr. Park, ama bu günlük isim bitti.” dedi sogukca.

“Merve…”

“Benim icin bir isiniz varsa, o zaman bana yarin iste söyleyin lütfen.” Merve
Taemin’in lafini böldü ve kapiyi yüzüne kapatmaya hazirlandi.





“Saranghamnida,” dedi Taemin birden.

Merve ona saskinca bakti ve bir tas gibi kimildayamadi. “Ne?”

“Saranghaeyo,” dedi Taemin simdi. “O gece seni alkol yüzünden öptügüm bir yalandi,
gercek su ki … seni seviyorum.”



Jungmin sok olmustu.



“Taemin…”

Taemin sessizce güldü ve elleriyle oynasmaya basladi utanctan. “Bunu yine
duymak cok güzel… Bana Mr. Park deyince cok aciyordu. Bana tokat at, tepmele ve
bicakla, ama bunlar bile senin bana soguk davranmandan daha az acirdi.”

“Tesekkür ederim,” sonunda Merve konustu. “Bana dogruyu söyledigin icin
tesekkür ederim.”





Taemin yavas yavas gülümsemeye basladi.
“Ben…yani…sende mi.. yani… beni?”





Merve Taemin’in tatliligina güldü ve kafasini
sallayarak sorusunu onayadi. Taemin sevincten yerinden hopladi, ve “Saranghae!”
diye bagirdi Merve’ye.





Sonra Merve’yi kollarindan tuttugu gibi sikica sarildi
ona. “Komsularimi uyandiriyorsun.” diye güldü Merve.

“O kadar mutluyum ki rahat duramiyorum!” Taemin Merve’ye dahada siki sarildi.





“Önce ‘Saranghamnida’, sonra ‘Saranghaeyo’, sonra
‘Saranghae’ dedin, neden?”diye sordu Merve. Taemin’in kollarinin etrafinda
olmasindan cok hoslaniyordu.

“Önce resmi kelimeyle basladim, sonra saygili, ve sonunda ‘Saranghae’’yle
bitirdim. Bu sevgililer arasinda kullanilir, bende sevgili olmamizi istiyorum.
Erkek arkadas/kiz arkadas, sevgili, asiklar, evli, mutlu, cocuklu aile,…”



Merve güldü, “Bayagi bir düsünmüssün bunu galiba.”

“Sadece mutlu olunca ypiyorum.”





Ikiside gülerek birbirine apartmanin önünde sarildi.



“Buna INANMIYORUM.” yüksek bir ses onlarin anini böldü.

Merve calilarin arkasindan cikan Jungmin’I görünce cok sasirdi. Jungmin’in
saclarinda bir kac yaprak vardi.



“Ya, mutlu animizi bozuyorsun!” diye kizdi Taemin.



“Biri bana ne oldugunu anlatabilir mi? Sen ona
sadece ‚Saranghae‘ dedin, ve dogrulari söyledin, ve o seni affetti? Simdi siz
sonsuza dek mutlusunuz öylemi?!” Jungmin olanlara inanamiyordu.



“Evet, bu kadar basit.” Taemin Merve’ye asikca gülümsedi.



Merve ona geri gülümsedi ve Jungmin’e döndü. “Neden bu
kadar sasirdin?“

“Bu… bu cok kolaydi! Sen onu öylesine af mi ettin?”



“Abi, sussana!” Taemin
onu dövmek istiyordu su an.

“Hic özel birsey bile degildi! Dizlerinde sana yalvarmadi ve cicek bile vermedi!”

“Ciceklerin Taemin bana
vermedigi sürece anlami yoktur benim icin.” dedi Merve.

Jungmin kaslarini kaldirdi. “Bu inanilmaz.”



“Ne inanilmaz? Gercekleri söylemek mi? Bazen gercekleri söylemek en dogru
seydir,” Taemin dedi abisine. “Sende denesene?”



“Sen Büsra’ya hala itiraf etmedin mi?” diye sordu Merve.



“Bir kac ipucu verdim ona…”

“Onun ilk adimi yapmasini mi bekliyorsunuz?”



“Bilmiyorum!”





“Yani o hic bir adim yapmazsa, sen hayatinin sonuna
kadar onu beklemekle mi gecireceksin?” diye sordu Taemin.

Jungmin cenesini kasidi. “Olabilir.”



“Saat sekize geliyor, simdi eve gidiyor olmali, hadi git, git, git!”



“Tamam, tamam, gidiyorum.” dedi Jungmin ve kosarak onlardan uzaklasti.





“Umarim hersey yolunda gider onlar icin.” dedi merve.



“Onlari unutalim simdilik ve iliskimizi merakli iscilerden nasil koruyacagimizi
düsünelim!”

Merve ona güldü.





“Sana söz veriyorum, iliskimizi korumak icin elimden
geleni yapcam!” dedi Taemin.



“Biliyorum,” Merve sanki dünya’nin en mutlu insaniymis gibi gülümsedi.



“Bunu yapmayi birak.” dedi Taemin ona.





“Ne?” Merve ona saskinca bakiyordu.





“Dünyanin en mutlu insaniymis gibi gülümseme, o benim
pozisyonum cünkü.“

Merve güldü. “Paylasabiliriz!”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder