14 Mayıs 2011 Cumartesi

MAZE (Labirent) (27.Bölüm)

27. Bölüm





Sabah olmuştu ve Büşra yatağın’daydı hala. Bütün
gece uyuyamamıştı. Apartmanın kapısının kapanışını duydu ve Jungmin’in işe
gittiğini anladı. Işe 3 saat erkenden gitmişti. Büşra’yla karşılaşmamak için mi
yaptı bunu?



Büşra yatağın kenarındaki saate baktı. Jungmin işten eve gelmesine daha on saat
vardı. Yani yeterince zamanı vardı Büşra’nın.



Yataktan kalktı ve banyo’da duş aldıktan sonra üstüne birşeyler giydi. Sonra
yere eğildi ve dün akşam yere düşen resimleri ve cüzdanını aldı, fakat Büşra’nın
kendi resmi kayıptı. Bir süre aradıktan sonra, boşverdi. Zaten önemli bir şey
değildi. Büşra üç kardeşin resmini ve cüzdanını alıp, çantasına koydu.






Sonra bir kaç arama yaptı, ve BlackEye’a yemeğini
verdi. Tavşan uyuduğunda, Büşra yatağın yanındaki küçük dolaba gitti. Çekmecesini
açtı ve içindeki şeye üzgünce baktı.





Çekmecedeki sarı zarfı eline aldı ve güçsüz ellerle içindeki
kağıdı çıkardı.



Kağıdın altına baktığında yine kalbi kırıldı. ’99.999999%’ yazıyordu.



Bu sayıyı ilk gördüğünde ne kadar mutlu olduğunu hatırladı Büşra. Ama bu sefer
baktığında gözlerine yaşlar doldu. Hiç mutlu değildi. Bunun bir yalan olmasını
istiyordu.

Büşra ama kendine yalan söylemenin daha iyi olduğunu düşündü. Büşra Jungmin’in
kalbini kırdığı için üzgündü. DNA testinin doğru olduğuna üzgün değildi. Hatta
çok mutluydu. Evet, mutluydu. Jungmin’i bir kardeş gibi seviyordu. Sadece bir
kardeş gibi.

Büşra DNA sonucunun yanlış olmasını istemiyordu. Istemiyordu. Gerçekten
istemiyordu. Ama insan kendi kendine yalan söyleyemiyordu.

Tanrı iki kardeşi birbirine aşık etmezdi, öyle değil mi? Bir gün Jungmin Büşra’ya
karşı sadece kardeş sevgisi hissettiğini anlayacaktı. Bundan emindi Büşra.

Jungmin bir gün kaderinde yazılı olan kişiyi bulup onunla mutlu olacaktı, ve Büşra’yı
unutacaktı.



Jungmin’in başka bir kızla olmasını düşünmek, Büşra’nın kalbini kırıyordu. Büşra
elini sıkıyordu acı’dan, ve elindeki kağıtı büktüğünü fark etmedi.



Sadece bir kardeş gibi. Evet, bir kardeş gibi. Büşra Jungmin’in kardeşiydi.
Birbirlerini kardeş gibi sevmelilerdi.



Büşra derin bir nefes aldı ve kağıdı zarf’ın içine yerleştirdi. Gözlerindeki yaşlar
düşmek üzereydi, ama Büşra ağlarsa, herşey çok daha kötü olurdu. Ağlamak için
vakti yoktu.





Şu an daha
önemli işleri vardı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder