24.BÖLÜM
------* Hana'nın dilinden *-------
Eyvah..Ne diyeceğimi düşündüm birkaç saniye.
-Salyangoz? Cevap versene kiminle buluşacaksın.
-Şey...Eski bir arkadaşımla.
-İyi de ne diye bağırıyordun?
Kahkaha atmaya çalıştım.
-Hahaha onu bir tanısan,çok ısrarcıdır.İlla yüz kere söz verdirir.Buluşacağız değil mi diye soruyordu sürekli ondan bağırdım.Sen dedektif olsana Goril! Sanane hem.
-Tamam tamam sustum.
-Sahi niye aradın?
-Hiç..Sesini duyayım dedim.Bir de...Teşekkür ederim
Salyangoz.Artık turp gibiyim.
-Tabi turp gibisin Goril
İkimiz de güldük.
-Neyse senin uykun vardır.Yarın beni ziyarete gelmeyi unutma.
-Merak etme geleceğim.Hadi iyi geceler.
-Sana da Salyangoz.
~Ertesi Gün~
Min-kyung'la sabahtan akşama kadar vakit geçirdim.Çok iyi görünüyordu.
Film izledik.Saat gece yarısına yaklaşmıştı.Yeon-woo'yla buluşmalıydım.
-Şey Goril.Ben gidiyorum.
-Umm evet baya geç olmuş.Seni ben bırakayım.
-Ah,hayır hayır dedim ani bir tepkiyle.
-Sakin ol.Tamam istemiyorsan bırakmam.
-Yorulmanı istemiyorum.Hadi iyi geceler
deyip yanağına öpücük kondurdum.Gözleri faltaşı gibi açıldı.
-Sen..beni..ben istemeden..öptün mü şimdi?
-Evet Goril ne var?
-Yoo şaşırdım da...
Gülümsedim.Ayağa kalktım.Kapıya kadar benimle geldi.
Gülümsedim
-Hadi ben çıktım.
-Tamaaam.Kendine dikkat et.
-Merak etme.
~ Yeon-woo ile buluştum~
Arabama atlayıp hızla Yeon-woo'nun istediği yere gittim. Şehirden yüksekte bir yerdi.İlerde ışıklı bir yer vardı.Oraya doğru ilerledim.Burası büyük ve oldukça güzel bir restauranttı. Ve Yeon-woo'yu gördüm.Beni görünce ayağa kalktı.Ani bir hamleyle belimden tutup kendisine çekti ve sarıldı.
Yüzümün şekilden şekile girdiğine eminim.
-Bir an gelemeyeceğini sanmıştım. Öyle korktum ki...
Hızla kendimi geri çekip masaya oturdum.Gülümsemeye çalışarak:
-Min-kyung'la film izliyorduk.Bu yüzden geciktim.
-Sorun değil.Geldin ya...
O da oturdu.
-Burası ne kadar güzel bir yer..Seul ayaklarımın altında resmen.Her tarafta ışıklar var pırıl pırıl.
-Buraya moralim bozuk olduğunda gelirim.Ah,bu arada üşümüş olmalısın.Yüksek bir yer sonuçta.
-Şey evet.
-Merak etme gelirken ikimiz için de üstümüze giyecek bir şey aldım.
Gülümsedi ve oturduğu sandalyenin yanındaki sandalyeye uzanıp bir paket uzattı bana.
-Bu senin için.
yine bir paket daha gösterdi:
-Bu da benim için.
Gülümsedim.Paketi açtım.Kapşonlu çok tatlı bir sweat çıktı.
-Haha.Bu harika.
-Beğendin mi?
-Hem de çok.Teşekkür ederim Yeon-woo.Gerçekten zevklisin.
Gülümsedi.
-Buna sevindim.Barışma hediyesi olarak kabul et ve hemen üstüne giy.Doktorun sayılırım.Üşütmeni istemiyorum.Seninle hastanede değil böyle yerlerde görüşmek istiyorum
deyip gülümsedi.
Çok güzel bir gülümsemesi vardı..Tıpkı..Tıpkı Hyun-shik'inki gibi...
Bu arada yemeklerimiz geldi.Yemekler bittikten sonra biraz daha izledik ışıklı manzarayı.
-Şehir çok güzel görünüyor dedim kendimden geçerek
-Çok haklısın.
Gülümsedi..Sonra kafasını çevirip manzaraya bakmaya devam etti.Bense onun gülüşüne bakmaya devam ediyordum.Gülücüğü daha da büyüdü.Yüzüme bakmadan:
-Beni çoğu zaman böyle izlerler..Ama ilk defa şimdi rahatsızlık hissetmiyorum.
Sonra bana döndü.Hemen kafamı çevirdim.
-Ha-na?
-Efendim.
-Biraz daha eğlenmeye,o ışıklara karışmaya ne dersin?
-Güzel olur aslında.
Beraber lunaparka gittik.Hayatımda hiç eğlenmediğim kadar eğlenmiştim.Yeon-woo da benim gibi çılgınca şeylerden hoşlanıyordu.Birkaç saate mükemmel anlar sığdırmıştık.Sahile gelip su savaşı bile yaptık.
Üstümüz ıslanmıştı.Yeon-woo hemen gidip sahil kenarında bir yerden iki havlu satın aldı.Ateş yakıp oturduk.Kahkahalara boğulmuştuk
-Çok kötüsün Ha-na.Şu halime bak.(bunu söylerken bile kahkaha atıyordu)
-Sen önce bana bak.Saçım sırılsıklam oldu.
Birbirimize başımızdan geçen komik olayları anlatıp gülüyorduk.Nihayet üstümüz,saçımız kurumuştu.Ateşi de söndürdükten sonra kalktık.Sahil kenarında önde ben, arkada o , yürüyorduk.
-Bir daha su savaşı yapar mıyız Ha-na?
-Hahaha tabii ki.
-Yaşasınnn Hana ile Yeon-woo arkadaş olduu diye bağırmaya başladı.
-Sussana!
Beni dinlemiyor kahkalar atıyordu.Ben de gülümsedim.Yürümeye devam ettim.
-Her neyse çok geç oldu.Herşey için teşekkürler Yeon-woo.Harika bir gündü.Çok eğlendim.
-Asıl ben teşekkür ederim.
-Ben gitsem iyi olur.Sonra yine görüşürüz.
Tam gidecekken kolumdan tutup kendisine çekti ve öptü!!
Kalbimle midem felaket bir durumdaydı.Gözlerim faltaşı gibi açıldı.Ellerimi bile kımıldatamıyordum.Yeon-woo hemen geri çekildi. Başını yavaşça eğdi:
-Ben galiba...İlk kez.. aşık oluyorum... Seni seviyorum Ha-na.
Ben bir an vücudumda bir titreme hissettim.Gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı.Buna inanamıyordum! Koşarak onun yanından uzaklaştım. Hışkıra hıçkıra ağlıyordum.
~Okula geldim~
O gece ağlamaktan gözlerim şişmişti.Bunu nasıl yapabilir!
Sabah kalktığımda gözlerim hala şişikti.Başım da felaket ağrıyordu.Okuldakilere belli etmemeliydim.Sakinleştirici ve ağrı kesici aldıktan sonra sınıfa geldim.Arka sıralara doğru yaklaştığımda Hae-won denen o gıcık kızla Min-kyung'un yanyana birşeylere baktığını gördüm.
Birden Min-kyung kafasını kaldırıp bana baktı.Gözleri dolu doluydu ve oldukça sinirli görünüyordu.Hatta titriyordu...!!
Yanlarına gittim:
-Min-kyung? Neyin var?
GÖZLERİNDEN BİR DAMLA YAŞ DÜŞTÜ ! Boğazında büyük birşey düğümlenmiş gibi yutkundu.Zorlukla konuştu::::
-Sen....böyle bir kız mıydın..Ha-na?? !!!
='(
Aslında bunu verdiğim sitede şarkıyla birlikte veriyordum ama şu an sanırım böyle bir imkanım yok. Şarkıyla çok güzel oluyordu. Umarım beğenmişsinizdir bölümü.
NOT: Bu benim favori bölümümdü. Çünkü Min-kyung'un birisi için döktüğü ilk gözyaşı. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.
Yazan: Kim Fueisa
------* Hana'nın dilinden *-------
Eyvah..Ne diyeceğimi düşündüm birkaç saniye.
-Salyangoz? Cevap versene kiminle buluşacaksın.
-Şey...Eski bir arkadaşımla.
-İyi de ne diye bağırıyordun?
Kahkaha atmaya çalıştım.
-Hahaha onu bir tanısan,çok ısrarcıdır.İlla yüz kere söz verdirir.Buluşacağız değil mi diye soruyordu sürekli ondan bağırdım.Sen dedektif olsana Goril! Sanane hem.
-Tamam tamam sustum.
-Sahi niye aradın?
-Hiç..Sesini duyayım dedim.Bir de...Teşekkür ederim
Salyangoz.Artık turp gibiyim.
-Tabi turp gibisin Goril
İkimiz de güldük.
-Neyse senin uykun vardır.Yarın beni ziyarete gelmeyi unutma.
-Merak etme geleceğim.Hadi iyi geceler.
-Sana da Salyangoz.
~Ertesi Gün~
Min-kyung'la sabahtan akşama kadar vakit geçirdim.Çok iyi görünüyordu.
Film izledik.Saat gece yarısına yaklaşmıştı.Yeon-woo'yla buluşmalıydım.
-Şey Goril.Ben gidiyorum.
-Umm evet baya geç olmuş.Seni ben bırakayım.
-Ah,hayır hayır dedim ani bir tepkiyle.
-Sakin ol.Tamam istemiyorsan bırakmam.
-Yorulmanı istemiyorum.Hadi iyi geceler
deyip yanağına öpücük kondurdum.Gözleri faltaşı gibi açıldı.
-Sen..beni..ben istemeden..öptün mü şimdi?
-Evet Goril ne var?
-Yoo şaşırdım da...
Gülümsedim.Ayağa kalktım.Kapıya kadar benimle geldi.
Gülümsedim
-Hadi ben çıktım.
-Tamaaam.Kendine dikkat et.
-Merak etme.
~ Yeon-woo ile buluştum~
Arabama atlayıp hızla Yeon-woo'nun istediği yere gittim. Şehirden yüksekte bir yerdi.İlerde ışıklı bir yer vardı.Oraya doğru ilerledim.Burası büyük ve oldukça güzel bir restauranttı. Ve Yeon-woo'yu gördüm.Beni görünce ayağa kalktı.Ani bir hamleyle belimden tutup kendisine çekti ve sarıldı.
Yüzümün şekilden şekile girdiğine eminim.
-Bir an gelemeyeceğini sanmıştım. Öyle korktum ki...
Hızla kendimi geri çekip masaya oturdum.Gülümsemeye çalışarak:
-Min-kyung'la film izliyorduk.Bu yüzden geciktim.
-Sorun değil.Geldin ya...
O da oturdu.
-Burası ne kadar güzel bir yer..Seul ayaklarımın altında resmen.Her tarafta ışıklar var pırıl pırıl.
-Buraya moralim bozuk olduğunda gelirim.Ah,bu arada üşümüş olmalısın.Yüksek bir yer sonuçta.
-Şey evet.
-Merak etme gelirken ikimiz için de üstümüze giyecek bir şey aldım.
Gülümsedi ve oturduğu sandalyenin yanındaki sandalyeye uzanıp bir paket uzattı bana.
-Bu senin için.
yine bir paket daha gösterdi:
-Bu da benim için.
Gülümsedim.Paketi açtım.Kapşonlu çok tatlı bir sweat çıktı.
-Haha.Bu harika.
-Beğendin mi?
-Hem de çok.Teşekkür ederim Yeon-woo.Gerçekten zevklisin.
Gülümsedi.
-Buna sevindim.Barışma hediyesi olarak kabul et ve hemen üstüne giy.Doktorun sayılırım.Üşütmeni istemiyorum.Seninle hastanede değil böyle yerlerde görüşmek istiyorum
deyip gülümsedi.
Çok güzel bir gülümsemesi vardı..Tıpkı..Tıpkı Hyun-shik'inki gibi...
Bu arada yemeklerimiz geldi.Yemekler bittikten sonra biraz daha izledik ışıklı manzarayı.
-Şehir çok güzel görünüyor dedim kendimden geçerek
-Çok haklısın.
Gülümsedi..Sonra kafasını çevirip manzaraya bakmaya devam etti.Bense onun gülüşüne bakmaya devam ediyordum.Gülücüğü daha da büyüdü.Yüzüme bakmadan:
-Beni çoğu zaman böyle izlerler..Ama ilk defa şimdi rahatsızlık hissetmiyorum.
Sonra bana döndü.Hemen kafamı çevirdim.
-Ha-na?
-Efendim.
-Biraz daha eğlenmeye,o ışıklara karışmaya ne dersin?
-Güzel olur aslında.
Beraber lunaparka gittik.Hayatımda hiç eğlenmediğim kadar eğlenmiştim.Yeon-woo da benim gibi çılgınca şeylerden hoşlanıyordu.Birkaç saate mükemmel anlar sığdırmıştık.Sahile gelip su savaşı bile yaptık.
Üstümüz ıslanmıştı.Yeon-woo hemen gidip sahil kenarında bir yerden iki havlu satın aldı.Ateş yakıp oturduk.Kahkahalara boğulmuştuk
-Çok kötüsün Ha-na.Şu halime bak.(bunu söylerken bile kahkaha atıyordu)
-Sen önce bana bak.Saçım sırılsıklam oldu.
Birbirimize başımızdan geçen komik olayları anlatıp gülüyorduk.Nihayet üstümüz,saçımız kurumuştu.Ateşi de söndürdükten sonra kalktık.Sahil kenarında önde ben, arkada o , yürüyorduk.
-Bir daha su savaşı yapar mıyız Ha-na?
-Hahaha tabii ki.
-Yaşasınnn Hana ile Yeon-woo arkadaş olduu diye bağırmaya başladı.
-Sussana!
Beni dinlemiyor kahkalar atıyordu.Ben de gülümsedim.Yürümeye devam ettim.
-Her neyse çok geç oldu.Herşey için teşekkürler Yeon-woo.Harika bir gündü.Çok eğlendim.
-Asıl ben teşekkür ederim.
-Ben gitsem iyi olur.Sonra yine görüşürüz.
Tam gidecekken kolumdan tutup kendisine çekti ve öptü!!
Kalbimle midem felaket bir durumdaydı.Gözlerim faltaşı gibi açıldı.Ellerimi bile kımıldatamıyordum.Yeon-woo hemen geri çekildi. Başını yavaşça eğdi:
-Ben galiba...İlk kez.. aşık oluyorum... Seni seviyorum Ha-na.
Ben bir an vücudumda bir titreme hissettim.Gözlerimden yaşlar boşalmaya başladı.Buna inanamıyordum! Koşarak onun yanından uzaklaştım. Hışkıra hıçkıra ağlıyordum.
~Okula geldim~
O gece ağlamaktan gözlerim şişmişti.Bunu nasıl yapabilir!
Sabah kalktığımda gözlerim hala şişikti.Başım da felaket ağrıyordu.Okuldakilere belli etmemeliydim.Sakinleştirici ve ağrı kesici aldıktan sonra sınıfa geldim.Arka sıralara doğru yaklaştığımda Hae-won denen o gıcık kızla Min-kyung'un yanyana birşeylere baktığını gördüm.
Birden Min-kyung kafasını kaldırıp bana baktı.Gözleri dolu doluydu ve oldukça sinirli görünüyordu.Hatta titriyordu...!!
Yanlarına gittim:
-Min-kyung? Neyin var?
GÖZLERİNDEN BİR DAMLA YAŞ DÜŞTÜ ! Boğazında büyük birşey düğümlenmiş gibi yutkundu.Zorlukla konuştu::::
-Sen....böyle bir kız mıydın..Ha-na?? !!!
='(
Aslında bunu verdiğim sitede şarkıyla birlikte veriyordum ama şu an sanırım böyle bir imkanım yok. Şarkıyla çok güzel oluyordu. Umarım beğenmişsinizdir bölümü.
NOT: Bu benim favori bölümümdü. Çünkü Min-kyung'un birisi için döktüğü ilk gözyaşı. Yorumlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.
Yazan: Kim Fueisa

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder