5 Mayıs 2011 Perşembe

Tesadüf (12. Bölüm)





12. BÖLÜM



Taemin: oooo günaydın. Yenge nerde?



Jonghyun: oğlum sussana. Ne ara geldiniz siz 3 diye anlaşmıştık.



Onew: saat kaç haberin yok herhalde.



Key: yengeyle çok yakışıyorsunuz.



Minho: yenge varken saatin nasıl geçtiğini fark etmemiştir.



Gamze’nin utanması için duyması bile yetmişti. Nasıl bakacaktı yüzlerine. Yemeğini mutfakta yemeye karar vermişti. Hizmetçiyle beraber oturdular mutfaktaki masaya. Bir yandan hizmetçiyi tanımaya çalışıyor bir yandan da karnını doyuruyordu.



Gamze: adın ne senin?



Hizmetçi: minçea efendim.



Gamze: tamam minçea. Hoş geldin. Bu arada Jonghyun’un ailesi nerde?



Minçea: onlar sabah gittiler.



Gamze: aa neden? niye beklemediler. Çok ayıp oldu onlara karşı.



Jonghyun ve saz ekibi de salondaki sofraya oturmuşlardı. 4ü yiyor jonghyun Gamze’yi bekliyordu. En sonunda dayanamayıp mutfağa geldiğinde Gamze’nin karnını doyurmakta olduğunu görünce sinirden küplere bindi.



Jonghyun: sen ne yapıyorsun burada. İçeride seni bekliyorum. Geç içeriye.



Gamze: ben gelmeyim. Siz yiyin.



Jonghyun: gamze! Beni deli etme. Kalk yürü içeri.



Jonghyun kolundan tutup gamze’yi apar topar salona sürüklemişti. Gamze sinirinden tek bir söz bile söyleyememişti. Salona geldiğinde hepsi birden ayağa kalkmıştı. Gamze kendini çok önemli biri gibi hissetmişti ama hala utanıyordu. Başını önüne eğmiş halının desenlerini inceliyordu. Jonghyun gamze’yi tutup birden sandalyeye oturtturdu.



Jonghyun: bir şeyler ye.



Gamze: aç değilim. Yemiyeceğim.



Jonghyun: ahhh bana bak…



Onew: ya abi ne yapıyorsun. Aç değilse yemesin. Ne olmuş sana böyle. Canavara dönmüşsün.



Jonghyun: karışma onew. Yesin şunlardan.



Gamze o kadar sinirlenmişti ki jonghyun’un eline zorla tutuşturduğu çatalı masaya fırlatıp odaya gitmişti. Ee tabi hemen arkasından da jonghyun. Gamze odaya girmiş ve ağlıyordu. Jonghyun’un geldiği ayak seslerinden rahatlıkla anlaşılıyordu. Gamze koşup kapıyı kilitledi. Bu jonghyunu daha da sinirlendirmişti. Kapıyı yumruklarken onew, minho, key ve taemin gelip tutular ve içeriye götürdüler. Gamze’nin hıçkırıklarını duyabiliyordu jonghyun ve daha kötü oluyordu. En iyi fikir evden çıkmaktı. Ve öyle de yaptılar.



Onew: jonghyun ne oluyor sana böyle? Neden kıza öyle davranıyorsun. Kız bişey yapmadı ki



Jonghyun: yemese bile yanımda oturmalıydı.



Minho: hayır oturmak zorunda değil. Gamze’nin yaptığı doğru. Bir insanın arkadaşları gelince konuşacakları vardır diye yanına gidilmez yalnız bırakılır.



Onew: hem siz rol yapmıyor muydunuz? Bırak da kız istediğini yapsın.



Taemin: oğlum susun ya.



Jonghyun diğerlerinin yanından ayrılıp yalnız kalmak istemiş ve sahile gitmişti. Diğerleri de olayı konuşuyorlardı.



Taemin: gamze, jonghyuna yardım etmek için rol yapıyor ama jonghyunun duyguları gerçek.



Onew: söylesin o zaman. Kıza eziyet ediyor ama böyle.



Minho: onu hiç böyle görmemiştim. Kız sevmiyor mu?



Key: anlayamadım ki. Gelmesiyle gitmesi bir oldu. Bence de söylesin jonghyun.



Taemin: bizim bilmediğimiz bir şeyler var ama.



Onew: aslında evlenmeyeceklerdi. Ben sahte nikah memuru

ayarlamıştım ama gerçek nikah kıyılmış. O nikah memurunu kim ayarladı bilmiyorum. jonghyun kızın gitmesinden korkuyor.



Jonghyun sahilde, gamze ise evde derin düşüncelere dalmıştı. Gamze biraz hatanın da kendinde olduğunu düşünüyordu. Sadece kafasını karıştıran o değildi. Geçmişi, geleceği her şey sorun olmuştu Gamze için. Jonghyun sahilde kumların üstüne boylu boyunca uzanmıştı. Dalgalar gelip ıslatıyordu ama aldırmıyordu. Diğerleri çok merek etmişti jonghyunun ne yaptığını ve bu yüzden gizlice takip ediyorlardı. Jonghyuna bir şey oldu zannedip gamze’yi aradılar. Gamze’nin içini panik kaplamıştı. O kadar paniklemişti ki taksiye bile binmek aklına gelmemişti. Topuklu ayakkabıları vardı sadece ve onlarla koşması zor oluyordu. Çıkartıp eline almış çıplak ayaklarıyla şehrin soğuk sokaklarında koşuyordu. Sahile geldiğinde jonghyunun yerde yattığını görür görmez bağırmıştı.



Gamze: jonghyunn, jonghyun.



Jonghyun öylece yatıyordu. Ses dahi vermiyordu. Gamze onu öldü zannetmiş yanı başına gidip ağlamaya başlamıştı. Hava bile soğumuştu. Gamze’nin sesini duyunca kendine gelip gözlerini açmıştı.



Gamze: jonghyun iyi misin? Ne işin var burada?



Jonghyun: git başımdan. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder