5 Mayıs 2011 Perşembe

Tesadüf (21. Bölüm) FINAL


 


21. Bölüm (FINAL)






Arkadaşlarından hiçbiri yanına gitmeye cesaret edemiyordu. Uçak çoktan uçtu uçacaktı. Ve bir sabun misali ellerinin arasından kayıp gitmişti. Kimseler kalmamıştı. Sadece jonghyun ve diğerleri. Jonghyun hala yerde oturuyordu. Gözlerinden akan yaşlar yerleri ıslatmıştı. Gamzenin sesi kulaklarında çınlıyordu. Her ses gelişinde kulaklarını tıkıyordu.



Gamze: OPPAAAAA.



Tekvando kursunda söylemişti. Başını önüne eğiyor duymamaya çalışıyordu. Ama engel olamıyordu.



Gamze: Oppaaa.



Jonghyunu eve götürmek istiyorlardı artık.



Gamze: of jonghyun ya. Neden kulağını tıkıyorsun.



Jonghyun hemen dönüp bakmıştı. Evet gamzeydi. Gitmemişti. Kalkıp sarıldılar.



Gamze: jonghyun bu kadar sulu gözlü olduğunu bilmiyordum. Uçak ülke sınırını çoktan geçti.Hehehee çok tatlısın. Gittim diye mi ağladın.



Jonghyun: gamze sensin değil mi? Dur bi öpeyim.



Gamze: hey hey hey. Tabiî ki benim. Saçmalama öpemezsin…



Jonghyun: evet. Sensin gamze. Neden gitmedin.



Gamze: gideyim istemiyorsan.



Jonghyun sıkıca sarılmıştı. Gamze de. Evlerine dönmüşlerdi. İkisinin de yüzünde güller açıyordu. Akşam olmuştu zaten. Yatıp uyumak istiyorlardı gamze çok yorgundu. Gamze yatağın kenarına oturmuş ayakkabılarını çıkartıyordu. Jonghyun birden arkadan atlamıştı gamzenin üstüne. İkisi birden yere yapışmışlardı. Yerde göz gözeydiler. Jonghyun gayet bu durumdan mutluydu ama gamze çok rahatsızdı. Ağzını bıçak açmıyordu. Jonghyun öpmeye çalışıyordu ama gamze eliyle jonghyunun dudaklarını kendi dudaklarına değmesini engellemişti. Jonghyun eli çekip yeniden öpmeye çalışıyordu ki gamze bu seferde başını yana çevirmişti. Gamze jonghyunu üzerinden ittirip kalktıktan sonra kapıya yöneldi.



Jonghyun: gamze nereye? Gitme. Tamam, haklısın yerde olmaz. Aptalım ben.



Gamze: jonghyun düşünce dudağımı ısırdım çok acıyo ve kanıyo o yüzden lavaboya gitmem lazım.



Jonghyun: ahh. Bende küstün sandım. Dön bana bakıyım.



Dönünce öpmüştü. Telefonu çalıyordu jonghyunun ama açmak gibi bir niyetleri yoktu. Bu güzel anı kimsenin bozmasını istemiyorlardı. Öğlen olmuştu. Gamze kalkıp sürpriz kahvaltı hazırlamak istiyordu. Kalkıp hazırlarken jonghyunda uyanmıştı. Gelip gamzeye arkadan sarılmıştı. O kadar mutluydular ki aldıkları 2 güzel haberle daha mutlu olmuşlardı. Dilanurla onew, mingiyle de minho evleniyorlardı. Şahitleri de belliydi gamze ve jonghyun.



Jonghyun: aşkım bizde yeniden evlenelim mi?



Gamze: neden. Biz zaten evliyiz. Bir kere daha evlenmeye ne gerek var ki.



Jonghyun: ama sen isteyerek evlenmemiştin ki.



Gamze: yok ben istemesem evlenmezdim. Hem bu bence bir tesadüftü nikâh memuru sahte değildi.



Jonghyun: he. Şey onu ben ayarlamıştım. Ben çağırdım gerçek nikâh memurunu.



Gamze: ne? Aishh. Neden daha önce söylemedin. Kalp krizi geçiriyordum senin yüzünden.



Jonghyun: sadece bayıldın. Konuyu değiştirme bizde evlenelim mi?



Gamze: hayır jonghyun. Deden ölmüşken biz yeniden evlenemeyiz. Ben durumumdan memnunum.



~~ 1–2 hafta sonra ~~



Dilanur: gamze duvağım yamuk duruyor. Bi düzeltiver nolur.



Mingi: gamze biz evleniyoruz ama sen bizden daha süslüsün.



Jonghyun: aşkım bi bak ya bu minho kravatını bozdu yapamıyoruz.



Gamze: ama ben makyaj…



Minho: yenge hadi bi bağlayıver.



Onew: nikah memuru geldi bizi çağırıyorlar.



Gamze: vay arkadaş ben kendim evlenirken bu kadar

paniklemedim. Tamam, minho kravatın oldu al. Dilanur duvağını düzelttim.



Jonghyun: aşkım bir de bana yardım etsen.



Gamze: ya yapma aşkım. Sana ne oldu?



Jonghyun: bi öpsen.



Gamze: tamam sonra öperim hadi çıkalım. Konuklar sıkılıp gidecekler yoksa.



~~1 yıl sonra~~



Jonghyun gamze’den erken uyandı. Kahvaltı hazırlayıp yatağa getirmişti ama gamze de uyanmış ve jonghyuna bakıyordu. jonghyun kahvaltıyı kenara bırakıp gamzeyi öpmek istiyordu. Yatağa kanguru edasıyla zıplayıvermişti. Sarılıyordu. Gamze yataktan kalkıp oturmuştu yatağın üstüne. gamzeden sonra jonghyunda oturdu. Sarılıyordu gamzeye, gamze yatakta ayağa kalkmıştı hemen jonghyunda dikilmişti.



Jonghyun: aşkım niye dikiliyoruz. Yatakta yatılır böyle dikilinmez.



Gamze: ben sana bişey diyecektim.



Jonghyun: sonra dersin şimdi işimiz var.



Gamze: jonghyun ama ben… Ben galiba hamileyim.



Jonghyun bayılıp yataktan yere düşmüştü. Gamze ambulansı aramıştı. Hastaneye gitmişlerdi hemen. Durumu öğrenen diğerleri de koşup gelmişlerdi.



Minho: jonghyun ne oldu sana böyle. Yenge yine tekvandomu uyguladı sana.



Gamze: hayır tabiî ki.



Dilanurun midesi bulanmıştı.



Onew: diloşum bitanem neyin var. İyi misin?



Dilanur: hastanenin kokusundan oldum olası nefret ederim. Midemi bulandırdı yok bir şeyim.



Onew: hadi senide bir doktora gösterelim.



Onew ve dilanur yan odaya geçmişlerdi muayene için.



Jonghyun: minho amca oluyon oğlum.



Mingi duyar duymaz sevinçten olsa gerek bayılmıştı.



Gamze: ana! Bu da gitti.



Mingiyi de bir yan odaya almışlardı. Doktor jonghyunun ısrarına dayanamayıp kaldırmıştı yataktan jonghyunu. Gamzeyi muayene etmişti ve gamze hamileydi. Odaya önce mingi ve minho sonra dilanur ve onew gelmişti.



Mingi: gamze bende hamileymişim.



Gamze: ooo çok sevindim.



Dilanur: tesadüfün bu kadarı bende.



~~9 ay sonra~~



Ayrılmaz ekip yine bir aradaydılar.



Jonghyun: oğlum sizinkiler normal mi? Gamzeyi sürekli elinde çilek reçeli kavanozuyla görüyorum. Sizinkilerle aynı anda hamile kaldı ama bizimki sizinkilerden azıcık daha şişman. Çocuğumuzun ileride ki mesleği belli sumocu. Sürekli bebeğimize kendi müziklerimi dinlettiriyorum.



Onew: dilanur da sürekli canım şunu çekti bunu çekti diyip bir şeyler istiyor. Bulamayacağım diye korkuyorum. Bebekler doğdu doğacak bunlar niye hala böyle.



Minho: ah mingi de çok alıngan oldu. Bebeğimiz için aldığım oyuncak ayıdan kıskandı beni.



Kızların 3üde ayağa kalkmıştı. jonghyunun dediği gibi gamze diğerlerinden birazcık daha şişmandı. Sürpriz olsun diye doktordan sadece sağlık durumunu öğreniyorlardı. Birden çığlıklar basmıştı evi. Hemen hastanenin yolunu tutmuşlardı.



Jonghyun: şişme botum sakin ol. Ben yanındayım. Junior sumom, bebeğim sende annenin canını acıtma.



Gamze: ahhhh jonghyun sus ya.



~~bebekler doğmuştu~~



Hemşireler ellerinde bebeklerle aynı odada bulunan bu 3lüye bebekleri getiriyorlardı. Jonghyun elinde 2 bebekle gelen hemşirenin önüne atlamıştı.



Jonghyun: oyy yerim ben ikisini de ama hangisi bizim ver de babasını bir görsün bebeğim.



Hemşire: 2side sizin buyurun. Biri kız biri oğlan. Diğerlerinin de kızı oldu. Hepinize hayırlı olsun.



Jonghyun: isimleri; seorin ve sooyang olacak.



Gamze: mert ve melis olacak.



Jonghyun: tamam ikimizin dedigi de olsun.



~~SON~~

umarım beğenirsiniz 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder